Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, Yeni Zelenda’da meydana gelen cami saldırısı nedeniyle bir kınama mesajı yayımladı. Rektör Akgül, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Yeni Zelanda'nın Christchurch kasabasında iki farklı camiye düzenlenen alçakça saldırıyı kınıyoruz. Bu vahim olay her geçen gün dünyayı kutuplaşmaya doğru iten ve İslamafobiyi körükleyen elim bir terör olayıdır. İbadetten başka hiçbir gayesi olmayan bu masum insanlara yapılan hunharca saldırıyı hiçbir akıl ve vicdan sahibi bireyin kabul etmesi mümkün değildir.  Bu çirkin saldırı terörün karanlık yüzünü bir kez daha ortaya koymuş ve tüm dünyanın adalete ve insanî değerlere ne kadar muhtaç olduğunu gözler önüne sermiştir. Özü ve ilkeleri barış, sevgi ve merhamet üzerine kurulmuş olan ve insanlığın onurunu yücelten İslam dininin mensuplarına yapılan bu akıl almaz saldırı, vahşet ve katliam bütün akıl ve vicdan sahibi insanlarca en şiddetli şekilde telin edilmelidir. Müslümanları hedef alan bu terör saldırılarının son bulmasını ümit ediyor; KMÜ ailesi ve bilim camiası olarak saldırıda hayatını kaybeden Müslüman kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.”



Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Siyasi Partiler de sürekli bir şey başkanı olmak için enerjisini ve ömrünü harcayan ve bir şey yapmak isteyip de imkân bulamayanlar toplum yararına birçok Vakıf ve Dernek var.
Enerjinizi buralarda harcayın ve hayır işleyin. Mesela alkole, kumara bağımlılığı olanları hayata bağlamak için İl ve İlçenizin YEŞİLAY ilçe başkanı veya yönetim kurulu üyesi olabilirsiniz. Veya Toplum yararına projeler hazırlamak, kan bağışı kampanyaları ile hayat kurtarmak, afetlerde zarar görenlere yardım etmek için TÜRK KIZILAYI'nın İlçe temsilcisi veya yönetim kurulu üyesi olabilirsiniz. Okuma imkânı olup da zorluk çeken gençlerin elinden tutmak, burs vermek için TÜRKİYE MAARİF VAKFI, TÜRKİYE GENÇLİK VAKFI, İLİM YAYMA CEMİYETİ gibi birçok dernek veya vakıfların İl veya ilçe temsilci, yönetim kurulu üyesi olabilirsiniz. Bu sayede siyasette birbirinize rakip durumuna düşmez ve kimse ile kavga durumuna gelmezsiniz.
Sonuç olarak da ait olduğunuz topluma yük olan değil, yük alan durumuna gelirsiniz ve bir şeyleri başardığınız, bir şeyler yaptığınız için her daim kendinizi iyi hisseder, huzurlu bir hayat yaşarsınız. Madem niyet hizmet etmek, madem niyet faydalı olmak, madem niyet bir şeyler yapmak, madem niye Allah'ın rızasını kazanmak, gelin enerjinizi, imkânınızı, zamanınızı günübirlik heves ve istikbal hayallerinize kurban etmeyin.
Ölümün ne zaman geleceği belli değil. Belki iki gün sonra, belki iki saat sonra, belki de iki dakika sonra...
Gelin Mahşerde hesaba çekilmeden, bu dünyada kendimizi hesaba çekelim...
Bozyazı Manevi Kalkınma Hamlesi


Celal Gülcan
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinde ‘’İstiklal Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü” dolayısıyla konferans düzenlendi. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Danışmanı, Uluslararası Kültür ve Dil Araştırmaları Derneği (UKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahri Temizyürek’in konuşmacı olarak katıldığı programa öğrencilerin ilgisi oldukça fazlaydı.

İSTİKLAL MARŞIMIZ VE MEHMET AKİF ERSOY YENİ NESİLLERE ANLATILMALI
Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinde ‘’İstiklal Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü” dolayısıyla düzenlenen konferansın konuğu, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi A.B.D. Öğretim Üyesi, Kültür ve Turizm Bakan Danışmanı, Uluslararası Kültür ve Dil Araştırmaları Derneği (UKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahri Temizyürek'ti. Programa, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda kürsüye ilk olarak Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş geldi. İstiklal Marşının öneminin ve Merhum Mehmet Akif Ersoy'un yeni nesillere anlatılmasının, yeni nesiller tarafından anlaşılmasının çok önemli olduğunu belirten Çökmüş, bir milletin bağımsızlığının her şeyin önünde olduğunu ifade etti.

SAFAAT’I İDRAK EDEN GENÇLİK, SORUNLARLA HER DÖNEMDE BAŞA ÇIKABİLİR
‘Milletin Sesi Mehmet Akif Ersoy’’ konulu konferansında gençlerin Mehmet Akif Ersoy'u tanımasının çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fahri Temizyürek, "Safaat’ı okuyan, idrak eden bir gençliğin her dönemde sorunlarla başa çıkabileceğini düşünüyorum. Akif, Türk gençliğine geleceği nasıl idrak etmesi gerektiğini ifade ederek gençliğe tavsiyelerde bulunmuş. Akif muhteşem bir şahsiyettir, tam bir dava adamıdır. Akif'in olayları çok iyi anlamasını ve geleceğe yön verebilecek çok yönlülüğünü Kur'anı Kerim'e çok iyi vakıf olmasına bağlıyorum. Mehmet Akif'in beni en çok etkileyen yönü şahsiyetidir" şeklinde konuştu.

MEHMET AKİF ERSOY, YOLUMUZU AYDINLATAN KİLOMETRE TAŞLARINDANDIR
Mehmet Akif Ersoy'un cesur bir insan olduğunu ifade eden Prof. Dr. Temizyürek, "Allah'tan başka hiçbir kimseden korkmayan Mehmet Akif Ersoy, uzunca bir süre canından çok sevdiği ülkesinden ayrı kaldı ama bunu korktuğu için yapmadı, ülkemizin geleceği, selameti açısından ülkede olmaması gerektiğini düşündüğü için, bunun daha hayırlı olacağını düşündüğü için ülkemizden gitmiştir. Başka hiçbir nedeni yoktur, bununla ilgili yazılan görüşler de itibar edilecek görüşler değildir. Akif'in bir tek aşkı vardı, o da vatan aşkı. Bunun dışında hiçbir şeyi düşünmüyordu. Akif bizim yolumuzu aydınlatan kilometre taşlarındandır, toplumların varlıklarını devam ettirmeleri abide şahsiyetlere bağlıdır. Akif, hiçbir zaman vicdanı ile cüzdanı arasında kalmamıştır, her zaman hakkın hakikatin, doğrunun yanında yer almıştır. Her zaman net, dürüst ve vatanının yanında olmuştur. Tembelliği, geriliği, cehaleti asla kabul etmiyor. Hemen hemen üç şiirinin birinde, terakkinin, ilmin öneminden bahseder, cehalet batağının toplumları nasıl yok ettiğinden, cehalet batağına saplanmamak için nasıl bir yol izlememiz gerektiğinden bahseder. Tam bir abidevi şahsiyettir. Akif'in tek derdi bu milletin bekasıdır. Onun dışında bir beklentisi yok. Tabi bu millet de O'na vefa borcunu öder, Akif biraz belki eve geç döndü ama döndü, bugün Asımın Nesli Akif'in ruhunu şad ediyor. Sabırla Safaat'ı okumalıyız. Bağımsız, müstakil, güçlü bir devlet olacaksak ve bu gücümüzü devam ettireceksek Akif gibi ülkemizin kilometre taşı olarak nitelendirebileceğimiz şahsiyetlerimizi anlamamız, okumamız gerekiyor" dedi.
Konferansın sonunda Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş, Prof. Dr. Fahri Temizyürek’e bir plaket takdim etti.






Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Vali Fahri Meral, İl Özel İdaresi tarafından düzenlenen fidan dağıtım programına katıldı.

14 Mart 2019 Perşembe günü İl Özel İdaresinde gerçekleşen fidan dağıtım programına; Vali Fahri Meral’in yanı sıra Karaman Milletvekilleri Dr. Recep Şeker ve Av. Selman Oğuzhan Eser, İl Genel Meclisi Başkanı Adem Kapar, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Vekili Ali Yener Terlemez, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Orhan Özçalık, İl Özel İdaresi birim müdürleri ve çiftçilerimiz katıldı.

Gerçekleştirilen fidan alımı projesi kapsamında 54 bin 096 adeti İl Özel İdaresinin, 18 bin 032 adeti de çiftçilerimizin katkısı ile toplam olarak 72 bin 28 adet ceviz, badem ve zeytin fidanı Vali Fahri Meral ve protokol üyeleri tarafından çiftçilerimize dağıtıldı.

Yine proje kapsamında dağıtılan fidanlara ek olarak Karaman’a özgü 42 bin adet ekşikara üzüm bağının ihalesi de İl Özel İdaresi ve çiftçimizin katkısı ile yapıldı. Yapılan ihaleler sonucunda aşılanacak olan fidanların Ekim ayında çiftçilerimize dağıtılacağı ifade edildi.

İl Özel İdaresi olarak çiftçilere olan desteğin tüm kurumlar ile koordineli olarak sürdürüleceğini vurgulayan Vali Meral, tüm katılımcılara teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi.





























Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Vali Fahri Meral, 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen programa katıldı.

13 Mart 2019 Çarşamba günü Grand Karaman Otel’de düzenlenen Tıp Bayramı programına, Vali Fahri Meral, eşi hanımefendi Zehra Meral, Milletvekili Dr. Recep Şeker, Vali Yardımcıları İsmail Hakkı Çınarsoy ve Hacı İbrahim Türkoğlu, İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Arslan, Karaman Türk Tabipler Birliği Başkanı Muzaffer Mutluer, Aile Hekimleri Derneği Süleyman Doğruer ve sağlık çalışanları katıldı.

14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen etkinlik saygı duruşunda bulunulması ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Gelenekten Geleceğe” adlı video gösteriminin ardından protokol konuşmalarıyla devam eden program, Karaman Devlet Hastanesi çalışanlarından oluşan Şifalı Eller Türk Halk Müziği Korosunun seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle sona erdi.







Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Yaptıkları görev itibariyle kutsal bir mesleği icra eden sağlık çalışanlarımız yeni bir 14 Mart Tıp Bayramı’na çözüm bekleyen sorunlarıyla girmektedirler.

Yeni Türkiye’de sağlıkta dönüşümün mimarları olan sağlık çalışanları, var olan sorunların çözümüne yönelik adımlar atılmasını beklemekte ve 14 Mart’ı gerçek bir bayram havasında yaşamayı arzu etmektedirler.

Öncelikle döner sermaye sisteminde yaşanan adaletsizlik sağlık çalışanlarının iş motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Aynı görevde çalışan sağlık çalışanlarının farklı oranda döner sermaye ücreti alması önemli bir haksızlıktır. Bu durumu başka hiçbir meslek grubunda göremeyiz. Örneğin eşit durumda olan ancak farklı karakollarda çalışan 2 polis memurunun veya yine aynı şekilde farklı okullardaki 2 öğretmenin farklı ücret aldığını göremeyiz. Ancak unvanları, eğitimi ve hizmet yılı aynı olan sağlık çalışanları farklı hastanelerde çalıştığı için aynı döner sermaye ücreti alamamaktadır. Çalışanlarımız arasında huzursuzluğa sebep olan bu durumun giderilmesi Sağlık-Sen olarak önceliklerimiz arasındadır ve bu adaletsizlik çözülene kadar konunun takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz. Bunun için öncelikli olarak mevcut döner sermaye sisteminde köklü değişikliklere gidilmelidir.

Çalışanlarımızın beklediği bir diğer konu da 3600 ek göstergenin bir an önce çıkarılmasıdır. 3600 ek göstergenin tüm sağlık çalışanlarına verilmesi, diğer çalışanlarımız ile ilgili de aynı oranda ek gösterge puanı verilmesi ve konunun bir takvime bağlanarak çözülmesi gerekmektedir.

Sağlık çalışanlarımız 7 gün 24 saat esasına göre fedakarca görev yapmaktadırlar ve bu hizmetlerinin karşılığını maalesef alamamaktadırlar. Sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşırken, hasta memnuniyeti artarken maalesef sağlık çalışanlarımız için bu durum aksi yönde gelişmektedir. İstihdam yetersizliği nedeniyle ağır iş yükü altında ezilen, nöbetlerden kendilerine, ailelerine zaman ayıramayan sağlık çalışanlarının bu mağduriyeti, Dünya Sağlık Örgütü istihdam rakamlarının uygulanmasıyla çözülecektir.

Yine çalışanlarımızın yıllardır çözüm beklediği fiili hizmet süresi zammı, sağlık hizmetleri sınıfından sayılan bütün unvanları kapsayacak şekilde çözüme kavuşturulmalıdır.

Sağlık Bakanlığı tüm sağlık çalışanlarının hak ve hukukunu gözetmelidir.
İcap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta öldürülen sağlık çalışanlarımızın haklarına Sağlık Bakanlığı mutlaka sahip çıkmalıdır. Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz.

Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılması önemli bir noktadır.

Bu vesile ile sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, bugünün sorunların çözümüne vesile olmasını temenni ediyoruz.
İdris GÜNEŞ
Sağlık-Sen Karaman Şube Başkanı
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.
başyayla kaşoluk ile ilgili görsel sonucu
Ayın şavkı vurur çalılıklara.
Yeni bir ruh gelir kayalıklara.
Bir sessizlik çöker o yamaçlara. 
Dolunayda akıl alır kaş oluk!

Dev kayalar ne heybetli duruyor!
Gecenin gizemi ruhu sarıyor.
Uyuyan kulunu Mevla koruyor,
Geceleri zikre dalar Kaş Oluk.
Yörük Pazarında yollar birleşir.
Barcın Yaylaları derdi paylaşır.
O kuşlar, böcekler neler söyleşir?
Gece kurda-kuşa kalır Kaş Oluk.
Geceleyin ne ses vardır, ne soluk.
Baş Yayla uykuda, hava da ılık.
Çevreye bakarken biz alık alık,
Yaz gecesi gönül çalar Kaş Oluk.
Seyreyle vadiyi, çevre köyleri.
Bir başka güzeldir o yaz ayları.
Bin yıldır suladı nice boyları,
Hatırda kalmayı bilir Kaş Oluk.
Bu resme şeklini Yaratan verir.
Resmin haşmetinden insan ürperir.
Neler söyler neler, bağrımız erir,
Hal diliyle ozan olur Kaş Oluk.
O Yurdumun yüzük kaşı bir süsü.
Bin yılların eskimeyen ülküsü.
Söylediği bir memleket türküsü,
Sılayım der, dile gelir Kaş Oluk.
ZİYA UYSAL
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Arslan 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayımladı.
Arslan mesajında “Bu gün zor görevlerini başarı, fedakârlık ve özveri ile yürüten değerli sağlık çalışanlarımızın günüdür. Bildiğimiz üzere ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilen 14 Mart 1827 tarihinden dolayı ner yıl 14 Mart günü Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır.
İnsanların huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşam sürdürebilmeleri, en başta sağlıklı bir insan olunması ile mümkündür. Sağlıklı olmak, mutluluğun en öncelikli parçasını oluşturmaktadır. Sağlıklı olmayan bir insanın dünya nimetlerinden haz alması mümkün değildir.
Sağlık personeli olmak; insanı sevmeyi, yardımsever ve özverili olmayı gerektirir. Saygın ve onurlu mesleğin çıtasını daha da yükseklere çıkarmak için var güçleri ile çalışan meslektaşlarımın ve tüm sağlık camiasının 14 Mart Tıp Bayramını en derin duygularımla kutlar esenlikler dilerim" dedi.

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

DOKTOR MEHMET SÖNMEZ ( 1918-2008 )
( Ölümünün 12. yılına gererken)
Dr. Mehmet Sönmez’i 18 Mart 2008 Salı günü saat 01.45’te Ankara’da kaybettik. 18 Mart 2019 tarihinde on bir yılı tamamlayıp 12. yıla girmiş olacağız. Kendisini rahmetle anarken ruhunun şad olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.  Dr. Mehmet Sönmez ile ilgili yazılarımda ve sohbetlerimde hep Mehmet Bey demeyi tercih etmişimdir. Dr. Mehmet Sönmez adı bana her zaman çok resmi ve soyut geldi. Mehmet Bey adı ise cana yakın, içten, sıcak, samimi bir hava veriyor insana.
  Doktorluğu ile particiliği ile avcılığı ile hocalığı ile ve beyefendi bir yaşam tarzı ile 1965 yılının öncesi Ermenek’te hepimizin hayatında hep o vardı. Ben onu Ermenek Orta Okuluna gelmeden önce köyümüze ( Büyükkarapınar’a) doktor olarak ve siyasetçi olarak gelip giderken tanıdım. Daha sonra bir dönem ortaokulda Türkçe derslerimize girdi. Kendisinden Türkçe öğrenmemizin yanında insanı değerler açısından şahsen çok şeyler öğrendik Her ne kadar demokrat bir ailenin çocuğu da olsam, sosyal hayatta yaptığı işleri ve insanî değerleri verdiği öncelik nedeni ile onu hep hayranlıkla izledim. 1963 yılının Haziranında Ermenek Orta Okulunu bitirince Ermenek’ten tamamen koptum, eğitimi yapmak için gurbet ellere düştük. O yıllarda ( 1963)  Mehmet Bey de Ankara’ya göçmüş.2003 yılına gelinceye kadar Mehmet Bey’i hep uzaktan İstanbul’dan izledim. Her Ankara’ya varışımda onu görmek ve konuşmak arzusu hep içimden geçti ama kısmet olmadı. Hep onu içimde yaşadım. Niçin yaşadım? İnsanlara insanca değer verdiğinden, özverili bir doktor olduğundan, toplum çıkarlarını kişisel çıkarlardan üstün tuttuğundan, her alanda örnek bir insan olduğundan Mehmet Bey’i hep sevdim ve saydım. Bu nedenle Taşeli Coğrafyasında yaptığı özverili çalışmaları unutulmaya başladığı bir dönemde onu yazmaya ve eskilere hatırlatmaya, gençlerimize de tanıtmayı vicdanî bir görev saydım. Tam 95 soru ile Mehmet Bey Yaşadığı dönemin Ermenek’ini,  kendini, yaptıklarını ve Ermenek’e verdiği hizmetleri anlattı. Sorduğum soruların hiçbirini atlamadı, yanıtlarını yazılı olarak gönderdi. Soruların yanıtlanmasında ve derlenip toparlanmasında rahmetli Turan Servi ağabeyimizin büyük katkıları oldu.  Bu vesile ile onu da rahmetle anıyorum. Yeşil Ermenek gazetesinin sahibi Mustafa Şenol Bey sağ olsun gazetede hiçbir kısıntıya yer vermeden hazırlamış olduğumuz yazıyı neşretti. Bu vesile ile Dr. Mehmet Bey’in hizmetlerini 50 yaşının üstünde olan Ermeneklilere hafızalarında tazeledik, yeni kuşaklara da tanıtmış olduk. Yazı serisini hazırlarken ileri yaşta olan İstanbul’daki Ermeneklilere Dr. Mehmet Bey’i tanıyıp tanımadıklarını sorduğumda hepsi onun iyiliklerinden ve özverili çalışmalarından bahsetti. Onu tanıyan hiçbir Ermenekli olumsuz bir ifade kullanmadı. Hatırlatmakta fayda var: 1940’lı ve 50’lı yıllar Ermenek ve köylerinde her evde en az bir, hatta iki üç hastanın olduğu yıllar… Doktor yok, ilaç yok, hasta çok.  Böyle yokluk ve kıtlık içindeki bir dönemde Mehmet Bey l943 yılında Ermenek’te göreve başlar. Yol yok, insanı ve doktoru taşıyacak motorlu araç yok. Yokluklar ve imkânsızlıklar diyarında (Taşeli’nde)  yaşamının büyük bir kısmını, mesleki bilgisini insanlara hizmet ederek geçirir. O, doktorluk bilgi ve kariyerini hiçbir zaman para için kullanmadı. Hastalarını hep gözetledi. Bakırköy Sadık Konuk Devlet Hastanesi Eski Başhekimi Opr. Dr. Zühtü Susanlı’ya göre parayla arası pek iyi değildi. “Mehmet Ağabey’in para ile arasında mesafe var.” derdi.
Ermenek Orta Okulundan bizim gibi öğrencisi olan İstanbul Üniversitesi Eski Türk Dili ve Edebiyatı Profesörü olan değerli bilim adamı Prof. Dr. Kemal Yavuz da Dr. Mehmet Bey’i “Türkçeyi bize öğreten adam.”  olarak niteler.
Ermenek’teki can dostu ve av arkadaşlarından olan rahmetli İlhan Gür, onun av arkadaşlığında da toplumsal değerleri önemsediğini ve gözettiğini vurgular.
1963 yılında Ermenek’ten ayrıldığımda ben ortaokulu yeni bitirmiş bir öğrenci, Dr. Mehmet Bey de Ermenek Coğrafyası’nda 45 yaşlarında kelli felli bir doktordu. 2001 yılında 38 yıl sonra Ankara’da Ermenekliler gecesinde onu tanıyamadım, Dr. Mehmet Bey olduğunu yanımdaki arkadaşlardan öğrendim. İncelip zayıflayacağını, yaşlılığın insanı fiziki olarak değiştireceğini düşünememiştim. Hep hayalimde 38 yıl önce Ermenek’te bıraktığım Dr. Mehmet Bey vardı. Yılların insanları nasıl yıpratıp örselediğini ancak resimlere bakınca görüp  anlayabiliyoruz.
Kendilerini en son olarak 2007 yılında Dil Bayramı Etkinlikleri nedeni ile gittiğimiz Ermenek’teki evinde ziyaret etmiştik. Bize Selçuklu Otel’in müdürü değerli kardeşimiz Ata Gür kılavuzluk etti. Kendisiyle bir saati geçen doyumsuz bir sohbet yaptık.
Dr. Mehmet Bey şimdi Ankara’da yatıyor. Torosların Beyi’ni neden Torosların bağrında güneye bakan bir yamaca koymadılar,anlayabilmiş değilim!...onu tanıyan bütün Ermenekliler mezarının Ermenek’te olmasını istiyorlar. Daha önceki yıllardaki bir yazımda, “Yakınları bu kararı bir daha derinlemesine düşünmelidir.” demiştim.
Ömrünün son yıllarında, Ermenek Barajı Şantiye Müdürü Sayın Ümit Arslan Kobal ile baba oğul ilişkisinden öte çok içten bir arkadaşlık ilişkisi yaşamıştır. Ümit Bey, onu tanıdığından dolayı çok mutlu olduğunu ifade eder. Ümit Bey, her yıl Ermenek’teki evinde, ona olan sevgi ve saygısından dolayı, seneyi devriyesinde  Mehmet Bey için mevlit okutur. Ümit Bey’e teşekkür ederken rahmetli Mehmet Bey’e de “ Mekânı Cennet olsun!” deriz.
Bu vesile ile başta Dr. Mehmet Bey olmak üzere bizim insanlarımıza hizmet eden ve bu dünyadan göçüp giden bütün fanilerimizi rahmetle anarım.
14.03.2019
Hasan ŞİMŞEK

Not: Bu yazıyı daha önceki yıllarda yazıp ve yayınlamıştık. Bilgilerimiz tazelensin diye yeniden yayınladık. Daha geniş bilgi www.hasansimsek.com.tr Kim Kimdir sekmesinde.


Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.
Düzenleme | Copyright © 2013-2019 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN