Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı


Son yıllarda yurt dışına ihraç ettiği dizi sayısını arttıran Türkiye, altına imzasını attığı kaliteli yapımlarla dünyanın dört bir yanında adından söz ettirmeye devam ediyor. Özellikle Ortadoğu, Balkan ve Latin Amerika’da popüler olan Türk dizileri, izleyicide Türkiye’yi ziyaret etme isteği uyandırıyor. Medya Takip Merkezi (MTM) basında yer alan dizi sektörü haberlerini inceleyerek, yurt dışına ihraç edilen dizilerin turizme olan katkısını değerlendirdi. İşte araştırmanın detayları…

Son yıllarda ülkenin dünyaya tanıtılmasında önemli bir öge olarak görülen Türk dizileri hız kesmeden yurt dışına pazarlanmaya devam ediyor. Hem medya hem de hükümet kanadından Türk dizilerinin turizme etkisi fark edilirken, bu konuda çalışmalara hız verildi.

140’tan fazla ülkede dizilerimiz izleniyor
Türk dizileri, 5 yıl öncesine kadar 50’ye yakın ülkeye ihraç edilirken, son verilere göre 140’tan fazla ülkeye ulaşıyor. Medya Takip Merkezi’nin (MTM) Fransız İzleyici Araştırma Kuruluşu IPSOS'un çalışmasından derlediği bilgilere göre, 2016 yılında Arap kanallarında 75 Türk dizisi gösterildi ve bundan 600 milyon dolarlık reklam geliri elde edildi. Türk dizileri çok geniş bir kitleye hitap ediyor ve ülkenin tanıtımında büyük rol oynuyor. Özellikle İstanbul Boğaz’ı ve çekimlerde kullanılan mekânlar izleyicilerin ziyaret etme isteğini arttırıyor. 

Dizi ihracatı hükümet meselesi oldu
Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir etkinlikte konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Rus Hükümeti’nin teklifi üzerine Ruslar ile ortak dizi ve film yapımı konusunda çalışmaların başladığını belirterek, Türk dizilerinin kendilerini şaşırtacak şekilde turizme anlamlı katkılar sunduğuna değindi. Ayrıca Hindistan ve Arap ülkeleriyle de ortak dizi yapılmasının gündemlerinde olduğunu söyleyerek, bu çalışmaları Bakanlık olarak son derece önemsediklerini iletti.

Medyanın da gündeminde
Medya Takip Merkezi’nin (MTM) yaptığı araştırmaya göre, dizi film sektörü yazılı basında 61 bin 991, görsel basında 4 bin 444 ve internet medyasında 160 bin 206 olmak üzere toplamda 226 bin 641 habere konu oldu. 
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Yunus Özdemir, Ramazan ayı sebebiyle bir basın açıklaması yaptı.
Özdemir şunları kaydetti:
''Rabbimiz katında merhamet, “insan” için muhasebe ve murakabe olan Ramazan ayı, gönlümüze, hanemize, sokağımıza, şehrimize, ülkemize hâsılı dünyamıza bir kere daha teşrif buyurdu. Hoş geldi sefa getirdi.
İtikadımızca belirlenen temel bir ölçü, Anadolu irfanınca “Her geceyi kadir gecesi, her günü ramazan bil” şeklinde darb-ı mesele dönüştürülmüştür. Yani, “bir bak, yine bak bir boşluk görebilecek misin?” hükmünce, her an muhasebe ve murakabe içinde olması gereken “Müslüman” için, bütün geceler “Kur’an’ın indirildiği mübarek vakti”, bütün günler ise “Kur’an’ın bize öğütlediği ve öğrettiği şekilde gaflete yer olmayan” anlar topluluğudur. Onun için, insanı parçalayan, onu belirli kategoriler içine hapseden seküler anlayışın oluşturduğu köleci müktesebattan kurtularak özgürleşmek için içinde bulunduğumuz Ramazan vaktinde, kendimizden başlayıp evrene uzanan bir muhasebeye muhatap olmamız gerekir.
Çünkü Ramazan ayı, eşyanın oluşturduğu determinizmden kurtulma, kula kul olmaktan çıkıp Allah’a kul olarak özgürleşip sultan olma ayıdır.
Bugün “bana eşyanın hakikatini öğret” diyerek insanı özgürleşmenin yolunu gösteren Peygamber efendimizin hikmetinin maddeci dünya görüşünün oluşturduğu anaforda maalesef köleliğinin farkında olmayan insanlığın hakikate dolayısıyla özgürleşmeye tekrar yol bulabilmesi Kur’an ayı Ramazan’ı yani vakti kuşanmasıyla mümkündür.
Ramazan, mutlak adaletin sahibi Allah’ın Kitabını kulun gönlüne indirmesiyle, küresel ölçekte yaşanan haksızlık ve zulme karşı adaleti kuşanarak mücadele etmesi için de bir fırsattır. Gün geçtikçe adaletsizliğin arttığı, “gücün hakka galip geldiği” vehminin yaşandığı bir zaman diliminde, bir  anlamı da “unutanlara(kullara) hatırlatma” anlamına gelen ayetleri, bir muhatap olma bilinciyle gönül akıl denklemini sağlayarak okuyup yaratılış sırrını hatırlar, adil şahitliğe yükseldiğimiz zaman, bize verilen emanetin hakkını veririz ve adil bir dünya için çok güçlü bir adım atmış oluruz.
Evet… Biz hatırlayanlar, yani Müslümanlar, bütün dünyanın bize verilmiş bir emanet olduğunu bilmemiz gerekiyor. Emanetin sorumluluğu ağırdır. İster hemen yanıbaşımızda olsun, isterse dünyanın herhangi bir yerinde, bir olay, bir durum bizim sorumluluk hanemizdedir. Ramazanın yoğunluğu bu idraki gerektirir. Maalesef, bugün sorumluluk alanımızın yoğunlaştığı bölge gönül coğrafyamızdır. Küresel emperyalizmin cürufunu boşalttığı bölgenin tam ortasında, dünyanın bütün yükünü omuzlayan kardeşlerimize daha fazla el uzatmamız gereken zamanlardan geçiyoruz. En büyük eylem olan duanın gerçek anlamını kavrayıp, kalıcı çözümler üretmenin yollarını bulmak zorundayız. İnşaallah, içinde bulunduğumuz zamanın sırrına vakıf olup, özgürlüğün yeşereceği sulh ortamı için güçlü bir adım atacak iradeyi oluştururuz. Adil bir dünyanın yolu da bu iradeden geçmektedir.

Bu vesileyle; Yüce Allah’ın Kitabı’nı merkeze alarak şekillenmiş medeniyetimizin ilkeleri doğrultusunda hareket etmeyi şiar edinmiş Büyük MEMUR-SEN ailesi olarak, bütün mazlumları hatırlama ve onlara merhamet ve adalet götürme şuurunun oluşmasını beklediğimiz Ramazan Ayınızı tebrik eder, insanlara huzur ve felah sağlamasını dileriz.'' dedi.
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.
Düzenleme | Copyright © 2013-2016 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN