Yapılan açıklamada; "Belediye Başkanımız Atila Zorlu bu gün Belediyemiz Turkuaz Mesire Alanında sabah kahvaltısında Ermenek Belediyesi Kadın Meclisi Üyeleriyle bir araya geldi.
Kahvaltı sonrasında Ermenek Belediyesi Kadın Meclisi Üyelerinin sorunlarını dinleyerek onlarla sohbet eden Belediye Başkanımız ilçemizde özellikle kadınlar için yapılabilecek faaliyetleri kadın meclisi üyeleriyle paylaşarak fikir alışverişinde bulundu.
Kahvaltı sonrasında Belediye Başkanımız Bir milletin uygarlık seviyesi o milletin kadınlarının yaşam şartlarından anlaşılır diyerek meclis üyelerine teşekkür etti." denildi.







Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Cuma Yazıları- 3
Hayırlı cumalar değerli okuyucularım!
Geçmiş, diğer söylenişiyle tarih insanların ortak malıdır.
Bizler de bir gün geçmiş olacağız, geçmeyen, baki olan sadece Allah Teâlâ’dır.
Geçmişi hiçbir şekilde düzeltme imkânı yoktur. Ondan ancak ibret alınarak tekerrürü önlenebilir. Bu nedenle ona ve onda yaşamış olanlara sövmek ancak zırvalamaktır.
Düşünün bir kere, bir Müslüman olarak hiç peygamberimizin eskilere laf ettiğini duydunuz mu?
Küfre, nifaka ve şirke daima laf etmiştir ama asla bu vasıflara sahip olup ta ölmüşlere laf atmamıştır. Ancak bu tür insanların neden imanı seçmediklerine üzülmüştür. Ana ve babasının mezarları başında dua etmesi, amcasına iman için ısrar etmesi hep bundandır.
Şimdiki halde bazı Müslümanlar işi gücü bırakmışlar tarihi ve tarihi yazanları yazdıranları kötülemekle meşguller. Bu alanda İslam büyüklerine laf atanlar da bulunmaktadır. Oysa onlar mum ışığında yazdıkları binlerce cilt eserlerle halen bize ışık tutmaktadırlar.
Bu tür Müslümanlar kesinlikle bilsinler ki doğru bir şey yapmamaktadırlar. Geçmişe de geçmişte kalanlara da şetmetmek İslam’da yasaktır. Bu yasak bizzat Allah cc tarafından konulan bir yasaktır:
Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir” (En’am 108)
Bu ayette açıkça bizden cahil insanların putlarına veya putlaştırdıkları kahramanlarına kötü söz etmememiz istenmektedir. Gerekçesi için ayete bir daha göz atabilirsiniz.
Değerli okuyucularım!
Geçmişte yaşanan: kişiler, âlimler, halifeler, devletlerarasındaki siyasi, şahsi ve dünyevi kavgalara dalarak tartışmaya girmeyin, bu olaylara bakarak İslam ve Müslümanlar hakkında kanaat oluşturmayın.
Müslümana bakarak İslam’a küsmek olmaz, İslamiyet Allahtan peygamberimizin bildirdiği gibi akappak ve lekesiz tertemizdir. Müslümanların lekesini ona yapıştırmayalım.
Bizim gibi inanmasa da, yaşamasa da, aynı sevinç ve kederleri paylaşmasa da beraber ve aynı ülkede yaşadığımız insanların sevdiklerine asla sövememeli. Böyle bir tutum Allah cc tarafından çok haklı gerekçelerle kesinlikle yasaklanmaktadır:
Kıbleye dönen, Allah ve son peygamberine iman eden hiç kimseyi tekfir etmeyin, şirk ve müşriklikle itham etmeyin, önce kendi hata ve günahlarımızla alakadar olalım.
Hiçbir etnik kökeni, ırkı, aidiyeti, kabileyi, aşireti ve toplumu diğerine üstün göremeyiz, Allah katında tek üstünlüğün ona yakın olmakla elde edileceğinin bilincinde olmalıyız.
Allaha emanet olunuz!


Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

NEVZAT KARPUZCU BEY’İN ÇOCUKLUĞU VE EĞİTİM YILLARI (3. BÖLÜM )
Yazı serimizin birinci bölümünde babasının ve annesinin kimliğini ve doğum yeri ve tarihini yazmıştık. Nevzat Bey’in çocukluğu Ermenek Susaklı Mahallesinde geçer, Ermenek, doğal kaynak suyu bol, gürül gürül akan dereleri ve çeşmeleri bol eski bir kent. Kentin merkezinde suyun çevre mekanlara dağıtıldığı merkez konumundaki yer Susaklı Mahallesidir, bu nedenle suyun dağıtıldığı
taksim edildiği yer anlamına gelen susaktan adını alır. Bu nedenle mahalleye Susaklı adı verildiği söylenir. Mahalle arkadaşları: Okul Oğuz (Emekli Yargıtay Üyesi), Alibahat Oğuz (Okul’un ağabeyi ), Sabahattin Yalman, Selahattin Yalman, Mustafa Kaynar’dır. Bu bölümde, çocukluğunu, eğitimini, askerlik yıllarını ve sonraki yıllara olan yansımasını yazacağız. Onun doğduğu yıllarda Ermenek’te
iki tane ilkokul vardır. Birisi Yukarı Çarşı denilen yerde Sakarya İlkokulu, diğeri ise Aşağı Çarşı’ya yakın bugünkü hal binasının bulunduğu yerde yeni belediye binasının tam karşısındaki Merkez İlkokulu’dur.Bu okulların ikisi de şimdi yoktur, yerine başka binalar yapılmıştır. Nevzat Bey
Susaklı Mahallesi’nde oturduklarından Merkez İlkokulu’na gider. Hatırlayabildiği kadarı ile ilkokul
arkadaşları: Muzaffer Pınar, Muammer Cebeci, Ali Ünüvar, Mehmet Dölek, Hatice (Soylu )Karadeniz, Müfide Özkan’dır.İlkokulun 1., 2. ve 3. sınıfında öğretmenleri Emin Bahçevli, 4. sınıfta Osman Kıcıman, 5. sınıfta ise Ulvi Çetin’dir. Başöğretmenleri ise Ata Gür’dü. Bu okul evlerine de çok uzak sayılmaz,ahşap bir binadır.
Nevzat Bey’in babası Mustafa Karpuzcu aydın bir kimsedir, çocuklarının okuması onun birinci
planda hedefidir. Bu nedenle ilkokulu bitiren Nevzat’ı, 1943 yılında Konya Lisesi’ne gönderir. Liseye
giderken ara tatillerde ve yaz tatillerinde eve ya da okula dönerken üç günlük yolu katır sırtında
gidebildiklerini hatırlatmakta fayda var. Bununla ilgili Nevzat Bey’in anlattığı şöyle bir anısı var:
“Okuldan ve derslerden büyük zevk almakla birlikte, ailemden ve memleketimden ilk defa ayrılmış
olmamdan kaynaklanan memleket hasreti bende dayanılmaz boyutlara ulaşıyor. O yıl Cumhuriyetin
20. Kuruluş yıldönümü. Öğrenciler arasında bu vesile ile okulların 20 gün tatil edileceği yolunda
söylenti yayılıyor. Ben de, bu söylentiyi gerçekmiş gibi kabul ederek 28 Ekim’de Ermenek’e gidiyorum.
3 gün sonra babama, Konya’da ki Ermenekli okul arkadaşlarımın birinden şu telgraf geliyor: “Nevzat 3
gün içerisinde gelip okuluna başlamazsa kaydını silecekler”. Babam pür hiddet, telgrafı getirip bana
gösteriyor. Uydurduğum yalan meydana çıkıyor. İkinci Cihan Harbi’nin devam etmekte olduğu o
günlerde, bir İngiliz uçağı Ermenek üzerindeyken Alman uçağının tacizi karşısında Bağarası semtine
inmek zorunda kalıyor. Uçağın pilotu ve mürettebatı sağ kalıyor ancak uçak parçalanıyor. Uçağın
pilotunu ve mürettebatını götürmek üzere Konya’dan gönderilen bir askeri kamyona babam tarafından apar topar bindirilip, çamurlara bata çıka 3 gün süren bir yolculuk sonunda Konya’ya okuluma geri gönderiliyorum”.
Lisede orta ve lise bölümleri birliktedir. Orada altı yıllık bir eğitim aldıktan sonra, 1949 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Eczacılık Yüksek Okulu’na gider ve 1953 yılında okuldan mezun olur.
İlkokuldan itibaren okul hayatı başarılarla dolu olup, iftihar listelerinde baş köşede yerini almıştır.
1954‐1955 yıllarında Nevzat Bey askerliğini yedek subay olarak Ankara’da yapar. O zaman Ankara’da
Piyade Yedek Subay Okulu vardır. 4 aylık kıta hizmetini tamamladıktan sonra bu okuldaki eczanede tıpkı tabip asteğmenler gibi o da yedek eczacı asteğmen olarak asil görevini 16 ay süre ile yapar.
Askerlik dönüşü 1955 yılında Hacı Sofuzadelerden merhum Emin Sönmez’in kızı merhume Feriha Hanımefendi ile evlenir. Birlikte yaşamları 61 yıl sürer. Nevzat Bey eşini 17 Kasım 2016 tarihinde kaybeder. Bu konuya değindiğimizde “Hayatının en büyük acısını yaşadığını, hâlâ da yaşamakta olduğunu, eşinin yaşamının her döneminde en büyük destekçisi olduğunu, insan ilişkilerinin
mükemmel olduğunu herkesin sevip saydığı bir kişi olduğunu “ söyleyecektir.
Nevzat Karpuzcu Bey’in bu evlilikten, Emin, Faika ve Mustafa adında üç çocuğu olur. Emin 1957
doğumlu, mesleği eczacı, oğlu Emin Bey’in eşi Nur Hanım da eczacı, kızı Faika (Karpuzcu) Uslu da
Kimya Mühendisi, Faika Hanımın eşi İbrahim Uslu’da kimya mühendisi, 1963 doğumlu Mustafa
Karpuzcu Kimya Mühendisi, eşi özlem Karpuzcu ise Gıda Mühendisi olarak şirketlerinde çalışıyorlar.
Nevzat Karpuzcu, okulu bitirdikten hemen sonra 1953 yılının ağustos ayında ilk eczaneyi açar. Bu bir
ilktir. Eczanesinin adı Ermenek Eczanesi’dir. O tarihten önce, Ermenek’teki hükümet tabipleri bazı acil ilaçları açtıkları ecza dolabında bulundurabiliyorlardı. Nevzat Bey Eczaneyi açınca, ecza dolapları ilaç satamayacağından, o dönem hükümet tabibi olan, sonradan Ankara’da ünlü bir cerrah olan Op. Dr. Nuri Soylu elindeki ilaçları Ermenek Eczanesine devreder. Zira eczanenin bulunduğu yerde ecza dolapları ilaç satamaz, bu nedenle devir söz konusu. Nevzat Bey’in bu eczanesi Konya’da Selçuk Ecza Deposunu kuruncaya kadar çalışmaya devam eder. 1958 yılında Konya’da Selçuk Ecza Deposu’nu açarken Ermenek Eczanesi’ni resmen kapatır ve ilaçları o yıllarda Ermenek’te doktorluk yapan Mehmet Sönmez’ in açtığı Ecza Dolabı’na devreder. Daha sonra dayısının oğlu olan Eczacı Mustafa Üstündağ eczaneyi açar ve Ermenek halkının ilaç ihtiyacını sağlar. O yıllarda Ermenek’in en büyük cefasını çeken kişi, hiç şüphesiz Dr. Mehmet Sönmez’dir. Mekânı cennet olsun!
M. Karpuzcu Ailesi


Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Cuma Yazıları- 2

Cumanız mübarek olsun değerli okuyucularım!
Sünnete inanmayanların en büyük işaret fişeği bana Kur’an yeter demeleridir.
Güya Türk milliyetçisiyiz diyerek Arap düşmanlığından kaynaklanan içindeki kini, Allaha ve onun ayetine inandığını peygamberin ise ancak bu ayetleri getiren bir postacı olduğunu iddia ederek, ifşa eder.
Oysa bin yıldır dünyaya hükümran olmuş en büyük Türk devletleri olan Selçuklu, Memluklu ve Osmanlı devletleri sırasında böyle sözleri sarf edene rastlanmamıştır.
Dikkat edin yazılarına ve konuşmalarına, İslam adına her şeye karşıdır ama sadece Kur’an vardır ona göre. Kur’an’dan da yüzlerce hüküm ayetini alenen reddeder. Onun takip ettiği Kur’an ve sünnet değil ya felsefeciler ya da İslam’ı felsefeyle karıştırıp sunan halk filozoflarıdır.
Bu tip insanların bir adım sonra yapacakları işlemin “Kur’an’ın ve vahyin de sorgulanması gerektiğini” iddia etmek olması kuvvetle muhtemeldir.
Bu tip inkarcılara Kur’an’dan ayetler getirmenin de bir faydası yoktur. Zira o her şeyi bildiğini sanan bir kara cahildir.
Kendilerine Allah’tan hidayet diler, şerlerinden ümmet-i Muhammedin masun olmasını niyaz ederiz.
Burada onun tek gerçeğim dediği Kurandan yüzlerce ayet serdederek zamanınızı almak istemem zira her Müslüman peygamberimizin bütün hal hareket ve onayladığı olayların ve konuştuğu sözlerinin elden geldikçe uyulması ve uygulanması gereken bir sünnet olduğunu bilir.
Aşağıdaki dört ayeti önce kendiniz anlayarak hazmedin ve sonra bu tarz insanlara izah edin.
Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir” (Araf 157)
“Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr 7)
“Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.” (Nisa 80)
“De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Aliimran 31)
Bu dört ayetten çıkan tek cümle şudur:
Hazreti Muhammed Mustafa (sav); bütün insanların kurtuluş için uyması gereken, geride bıraktığı sünnetine sıkıca tutunulması lazım olan, Allah sevgisinin kendisini sevmekten ve uymaktan geçtiği ve Allah’ı sevmenin tek işaretinin onun sünnetine uymak olduğunun açıkça ilan edildiği son peygamberdir.


Mükremin KIZILCA

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Yukarı Çağlar Cami, Taşeli yöresinde ilk Türk ve İslam eserdir. Cami dik arazinin güney yamacına yapılmıştır. Malzeme olarak taş kullanılmıştır. Yakında bulunan Sbide ören yerinden getirilen kabartmalı taşlar veya mimari parçalar duvarlarda kullanılmıştır. Cami kare planlı olup, son cemaat yeri kemerlidir.
Kalın duvarların taşıdığı ağaç kirişler ve direkler üzeri daha önce toprak dam iken, 1970’li yıllarda köylü tarafından çinko çatı yapılmış, 2000 yılında caminin Vakıflar tarafından restore edilmesiyle çatı kurşun levha ile kaplanmıştır.
Caminin taşıyıcı direkleri, sermahfil ve minberdeki ahşaplar çeşitli oymalarla şekillendirilmiş, kalem işi kırmızı boyalarla çiçek ve yaprak motifleri ile bezenmiş durumda iken restore sonrası bazı motifler yeni dikilen taşıyıcı direklerde ve diğer ahşaplar üzerinde yok olmuşlardır.        
Caminin mihrap, minber, sermahfil ve dış cephe duvarında toplam dört adet kitabe mevcuttur. Bu kitabelerden sermahfilin yapılış kitabesinde ahşap üzerine boya ile yazılmış Hicri 1202 (Miladi 1788), minber kapısı üzerindeki kitabesinde Hicri 917 (Miladi 1511) yazmaktadır. Camiin kuzey duvarındaki kitabede ise 1704 yılında tamir edildiği anlaşılmaktadır.
Üç kitabenin okunmasına rağmen asıl mihrap üzerindeki kitabe Sbide Antik Kenti- Yukarı Çağlar kitabının yazarı Durmuş Ali Özbek tarafından yirmi yıla yakın bir süredir çeşitli uzmanlara okutma çalışması neticesiz kalmıştır. 2019 yılı başlarında özel üç kişilik bir uzman ekip tarafından caminin asıl kitabesi olan mihrap kitabesi okunmuştur.
Okunan kitabeden çıkan sonuç Ermenek yöresi tarihinde yepyeni tarihsel gerçekleri ortaya çıkardığı tespit edilmiştir. Tespit edilen tarih tarafımdan yazılan ve basımına hazırlanan İLK KALE kitabımda detaylı olarak açıklanacaktır.
Cami, asıl namaz kılınan mekân ve son cemaat yeri yazlık olarak adlandırılan bölümde üç kemer bulunmaktadır. Kemerlerin ölçü ve karakteri bakımından Ermenek Ulu Cami kemerleriyle benzerlik göstermesi caminin yapılış tarihi hakkında hep ihtiyatla yaklaşmama neden olmuş, ancak kitabenin okunuşu yepyeni gerçekleri ortaya çıkarmıştır. Bu konudaki asıl görüşler İLK KALE kitabında yer alacağı ifade edilmiştir.
Caminin mihrabı taş oyma ve özel yapılı çıkıntılardan oluşmakta olup, minberi tamamen ahşaptan yapılmış, üzerinde ahşap oymacılığı sanatının tipik örnekleri bulunmaktadır. Minberin yapıldığı dönemde (1511) Osmanlı Bayrağında yer alan altı köşeli yıldızı barındırmaktadır. Caminin yazlık bölümünde ikinci bir mihrap ise dini öğrenim gören öğrenciler için tamamen taş işçiliğine dayalı olarak özel yapılmıştır.
Caminin dış cephesinde cami duvarına yapışık olarak inşa edilmiş çeşme ve camii altından çıkan suyun özel kanalla dışa verilmesiyle köy çeşmesi olarak kullanılmaktadır.
Caminin ön avlusunda bulunan çınar ağacı ise gövdesi itibari ile tarihin derin izlerini taşımaktadır. Çınarın yaşı ise çok eski dönemlerde dikildiğini ispat eder niteliktedir. Bu konuda detaylı anlatımlar İLK KALE kitabında yer verdim. Cami avlusunun yenilenmesi sırasında zeminin mermerle kaplanması çınar ağacının sulanmasına etki yaptığı görülmektedir.
Cami 08.02.1991 yılında 955 sayılı tescil kararı ile mülkiyeti Vakıflara verilmiştir. Cami içinde duvarlardaki bozulmalar sonrası tehlike oluşturmuş, tamir için Yukarı Çağlarlılar her yolu denemiş ama izin alamamışlar. Bu dönemde caminin hemen 10 metre üst tarafına köylüler tarafından üç katlı Hafız Efendi Camini yaparak orada ibadetlerini yapmaya başlamışlardır. Tarihi cami Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2000 yılında restore edilmiş ancak ibadet yapılmamaktadır.
03.05.2019
Durmuş Ali ÖZBEK
Eğitimci Yazar





Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Sağlık Bakanlığı Tarafından 2019 Eylül Dönemi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Kurası İlanı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü web sitesinden yayınlandı. Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre yapılacak olan Kura ile ilgili, 2019 Yılı Eylül Dönemi İsteğe Bağlı İller Arası Yer Değiştirme Suretiyle Atanma Kurası 04.10.2019 tarihi Cuma günü noter huzurunda bilgisayar ortamında gerçekleştirilecektir denildi.
Başvuruları, Personel Bilgi Sistemi (PBS) üzerinden yapılacak olan Kura’da en fazla en fazla on (10) tercih yapılabilecektir denilen ilanda, PBS üzerinden başvurularını kesinleştirenlerin başvuru formunun çıktısını imzaladıktan sonra, T.C. Sağlık Bakanlığı Genel Evrak Şubesi Bilkent Yerleşkesi Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar Bulvarı 6001 Cad. No:9 06800 Çankaya /ANKARA adresinde olacak şekilde kargo ile göndermeleri ya da elden teslim etmeleri duyuruldu.
Kuraya başvuran personelden başvurularını iptal ettirmek isteyenlerin 16.09.2019 Pazartesi - 30.09.2019 Pazartesi günü saat 18.00’e kadar PBS üzerinden kura iptal başvurusunda bulunmaları gerekirken, Kura başvurusunu iptal ettirenler bu kuraya yeniden başvuruda bulunmayı talep edemeyecekleri belirtilirken, yerleştirme sonuçları aynı gün Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü internet adresinde (https://yhgm.saglik.gov.tr/) ilan edileceği aktarıldı.
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Geçtiğimiz günlerde Vefat eden Prof. Dr. Mustafa Kafalı anısına Belediyemiz tarafından 20-22 Eylül 2019 tarihleri arasında ilçemizde 1. ERMENEK TARİH–TOPLUM–DEVLET ÇALIŞTAYI yapılacaktır.

Ermenek Belediyesinden yapılan açıklamada; "Belediye Başkanımız Atila Zorlu, Prof. Dr. İsa Çalışkan, Prof. Dr. Haydar Çakmak, (E) Dz. Kur. Alb. Armağan Cahit Dilek ve Dr. Dursun Dağaşan tarafından organize edilen, Türklerde Devlet  Felsefesi ve Yönetimi konusunda uzman olan 22 profesörün de katılacağı çalıştayda ‘’ Hun, Göktürk ve Uygar Dönemi Türklerde Devlet Anlayışı, Asya Türk Devletlerinde Devlet Felsefesi, Ön Asya Türk Devletleri, Osmanlı Devleti Devlet Felsefesi ve Yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluşunun Felsefesi Temelleri’’ konuları hakkında katılımcılara bilgiler verilecektir." denildi.
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Bilindiği üzere kayıt dışı istihdam ülkemizin en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Kurumumuz tarafından kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında denetimin yanı sıra aynı zamanda rehberlik ve bilgilendirme amaçlı faaliyetler yapılmaktadır.
Kayıtlı istihdamın teşvik edilmesi amacıyla Kurumumuz tarafından yerel medya unsurları kullanılarak sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri konusunda gerekli bilgilendirmelerin yapılması ve sosyal yardım alan kesime yönelik kayıtlı çalışmaya yönlendirici bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilecektir.
            Kayıt dışı istihdam; Çalışanların SGK’ ya hiç bildirilmemesi veya çalışma sürelerinin ya da ücretlerinin eksik bildirilmesidir.
İşyerlerinde kayıt dışı istihdam tespiti halinde;
• Yüksek idari para cezaları ile karşılaşılır.
• İş kazası durumunda adli ve ağır idari sorumluluklar
doğar.
• Teşvik, hibe ve kredilerden yararlanılmaz.
Yapılan tespitlerde;
• Bir işçinin 1 gün dahi sigortasız çalıştırılması durumunda 2 asgari ücret,
• Bu süre 1 ay ise 4 asgari ücret,
• 6 ay ise 14 asgari ücret,
• 1 yıl ise 26 asgari ücret,
tutarında idari para cezası uygulanır. Ayrıca bu çalışmalara ait primler gecikme cezası ve faiziyle birlikte tahsil edilir.

“Sigortalı İşçi Çalıştıran İşveren; Hem kazanır Hem de Ülkesine Kazandırır”

            Sigortasız işçi çalıştırmak, sigortalı çalıştırmaktan çok daha maliyetli ve risklidir. Bir işçiyi 6 ay boyunca sigortasız çalıştırmanın maliyeti ödenecek primin yaklaşık 10 katıdır. Ayrıca sigortasız işçinin kaza geçirip çalışamaz duruma gelmesi ya da ölmesi halinde sigortalıya ve yakınlarına yapılacak tüm giderler işverenlerden talep edilir.
            Sigortasız işçi çalıştırılmaması, primleri düzenli ödenmesi ve gerekli belgeleri SGK’ya yasal süresi içerisinde verilmesi durumunda sigorta prim teşviklerinden yararlanılarak çok daha büyük maliyet avantajı sağlanacaktır.

“Sosyal yardım bugünü, Sigortalı çalışmak bugünü ve geleceği korur!”

            Hane içinde kişi başına düşen gelir aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az ise (2019 Ocak-Aralık dönemi için 609,67-TL) sigortalı çalışmaya devam edilerek de aşağıdaki yardımlardan faydalanılır.
• Gıda Yardımı
• Aşevi Yardımı
• Yakacak Yardımı
• Eğitim ve Giyim Yardımları
• Özel Amaçlı ve Diğer Aile Yardımları
• Kronik Hastalara Elektrik Tüketimi Yardımı
• Çoklu Doğum Yardımı
Hane içinde kişi başına düşen gelir aylık net asgari ücretin 2/3’ünden (2019 Ocak-Aralık dönemi için 1.219,34-TL) az ise sigortalı çalışmaya devam edilerek de kronik hastalara yönelik yardımlardan (Tüberküloz ve SSPE) faydalanılır.

Ailenizden dolayı bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık hizmetlerinden yararlanmıyorsanız ve İŞKUR tarafından düzenlenen meslek edindirme kurslarına ve işbaşı eğitim programlarına katıldıysanız, İŞKUR’un ödediği primle sağlık hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
Ayrıca İŞKUR çalışabilir durumdaki sosyal yardım yararlanıcılarını çeşitli kurs, program ve işe yönlendirmektedir.
Yardım alırken İŞKUR’un yönlendirdiği işi, katılımcısı olmaya hak kazandığınız kursu ya da programı haklı bir neden olmaksızın 3 defa reddederseniz;
• Eşi vefat etmiş kadınlara yapılan yardımınız,
• Muhtaç asker ailelerine yönelik yardımınız,
• Muhtaç asker çocuklarına yönelik yardımınız,
• Öksüz yetim çocuklara yönelik yardımınız kesilir.

“ Neden Sigortalı Olmalıyız”

• Çalışırken iş kazası geçirebilirim!
• Meslek hastalığına yakalanabilirim!
• İş yapamaz hale gelebilirim!
• Yaşlanıp çalışamaz hale gelebilirim!
• Dolasıyla beklenmedik harcamalar yapmak zorunda
kalabiliriz....

Sosyal güvenlik sistemi tüm bu risklere karşı sigortalı çalışan kişileri güvence altına alır. Sosyal güvenlik bir dayanışmadır ve bu sayede iş kazası geçirenlere meslek hastalığına yakalananlara gelir bağlanır, hastalanan kişilere geçici ödenek verilir, yaşlananlara emekli aylığı bağlanır, sigortalının geride kalan aile bireylerine ölüm aylığı bağlanır.





Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


  Karaman Belediyesi, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Mümine Hatun Kültür Merkezi, Beyazkent Spor ve Kültür Merkezi ve Osmangazi Hanımlar Lokali’nde 2019-2020 dönemi kurs kayıtları başlıyor.
   
        Karamanlı kadınlarımızın büyük ilgi gösterdiği spor aktiviteleri ve kurs faaliyetleri olan merkezlerde yeni dönem kurs kayıtları başlıyor. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliği ile açılacak olan kurslara kayıtlar, 9 Eylül 2019 ve 04 Ekim 2019 tarihleri arasında yapılacak.

        Mümine Hatun Kültür Merkezi’nde;  Resim, Kur’an-ı Kerim, Bilgisayar, Kat-ı Sanatı, Makine ve Ev Tekstili, Kırkyama, İğne Oyası, Takı Tasarım, Ebru, Gümüş Telkari, Örgü, Bağlama, Ahşap Boyama. Beyazkent Spor ve Kültür Merkezi’nde; Makine ve Ev Tekstili ve İğne Oyası, Osmangazi Hanımlar Lokali’nde; Makine ve Ev tekstili, İğne Oyası ve Giyim dallarında açılacak kurslara katılmak isteyen kadınlarımız, Mümine Hatun Kültür Merkezi, Beyazkent Spor ve Kültür Merkezi, Osmangazi Hanımlar Lokali’ne başvurabilecekler.

        Kurslar hakkında detaylı bilgi almak isteyenler, Mümine Hatun Kültür Merkezi’nin 212 22 10,  Beyazkent Spor ve Kültür Merkezi’nin 217 11 13, Osmangazi Hanımlar Lokali’nin 217 69 66 numaralı telefonlarını arayabilecekler.

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Ermenek Belediyesinden yapılan açıklamada; "2019 – 2020 Eğitim Öğretim yılının başlamasına ve okulların açılmasının yaklaşması nedeniyle Belediyemizce öğrencilerimizin daha sağlıklı ve temiz bir ortamda eğitim öğretim görebilmeleri için okulların bahçe ve çevresinde düzenleme çalışmaları devam ediyor.
Bu çalışmalar kapsamında Ermenek Anaokulu bahçesi ve çevresinde yabani ot ve çimler biçilmiş, çevre temizliği yapılmış olup, ayrıca Seyran mahallesi Selçuklu otel yolu üzerinde bulunan parkların çim biçimi ve çevre düzenleme işleri yapılmıştır."  denildi.








Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Başkan KAPAR, İl Özel İdaresinin 2018 Yılında Tamamlanan ve 2019 Yılında devam eden çalışmaları ile ilgili rakamlarla değerlendirmelerde bulundu.
İl Genel Meclisi Başkanı Adem KAPAR, İlimiz genelindeki ilçe-belde ve köylerimizde İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım, Yatırım ve İnşaat, Tarımsal Hizmetler ve Su Kanal Hizmetlerince 2018 yılında tamamlanan ve 2019 yılında yapımı devam eden yatırım ve projelere ilişkin genel bir değerlendirme ve bilgilendirmede bulundu.
İl Özel İdaresi olarak köylerimizin ihtiyaç ve taleplerinin karşılanmasının her zaman birinci öncelikleri olduğunu ifade eden KAPAR: “ Öncelikle yol medeniyettir anlayışı ile hareket eden bir kamu kurumu olarak Yol ve Ulaşım Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından şu ana dek 10 milyon liralık bir hizmet yapıldı. Aynı şekilde 10 milyon lira tutarında yol yatırımı da şu an ekipler tarafından aralıksız yürütülen çalışmalar ile inşallah sezon programı doğrultusunda tamamlanacak.
Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüzce 2018 yılında yaklaşık 14 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirdik, 2019 yılında da şu anda 3,5 milyon liralık yatırımın ihalesini gerçekleştirdik.
İl Özel İdaresi olarak eğitim, sağlık ve spora katkı sağlamak için yaptığımız çalışmalara da ara vermeden devam ediyoruz. Bu kapsamda Yatırım ve İnşaat Müdürlüğümüzce yaklaşık 16,5 milyon liralık yatırımın %90 oranında tamamlandığını ve yine yaklaşık 6 milyon liralık yatırımın da ihale aşamasında olduğunu vurgulamak istiyorum.
Milletimizin efendisi olan çiftçimiz ve köylümüzün daha verimli ve sıkıntısız tarım ve hayvancılık yapabilmesi de yine en önem verdiğimiz konular arasında yer alıyor. Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğümüzce 2018 yılında 12 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirdik. 2019 yılında ise 780 bin liralık projeyi tamamladık; şu an devam eden yaklaşık 6,5 milyon liralık yatırımı ise inşallah en kısa sürede tamamlayacağız.
1.kat asfalt çalışmalarımızda da sona yaklaştık. İl Merkezimizde Aybastı-Özdemir, Cerit-Elmadağ, Narlıdere, Zengen köylerimizdeki asfalt çalışmalarımız halen devam etmekte.
İl Özel İdaresi olarak yapmış olduğumuz her türlü yatırım ve hizmette her zaman bizden desteklerini esirgemeyen başta Sayın Valimiz Fahri MERAL’e, Milletvekillerimiz Sayın Dr.Recep ŞEKER ve Av.Selman Oğuzhan ESER’e, Ak Parti İl Başkanımız Sayın Abidin ÇAĞLAYAN’a, İl Özel İdaresi Genel Sekreter V. Ali Yener TERLEMEZ’e, birim müdürlerimize ve tüm İl Özel İdaresi çalışanlarımıza, vatandaşımız ile aramızda köprü vazifesi gören Muhtarlarımıza çok çok teşekkür ediyorum.
İlimizi hak ettiği noktaya getirebilmek, vatandaşımızın refah seviyesini yükseltebilmek adına sürdürdüğümüz çalışmaları aynı istek ve özveri ile sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Çalışıyoruz, durmak yok yola devam.” dedi.







Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


CUMHURBAŞKANI PANCAR FİYATI 235’TEN 300’E ÇIKARDI, %27,7’LİK ARTIŞ ÜRETİCİYİ SEVİNDİRDİ, PANKOBİRLİK’TEN TEŞEKKÜR AÇIKLAMASI GELDİ

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İKİ MÜJDE VERDİ PANCAR ÜRETİCİSİNİ SEVİNDİRDİ, PANKOBİRLİK’TEN TEŞEKKÜR AÇIKLAMASI GELDİ


CUMHURBAŞKANI ÖNCE NBŞ KOTASINI 2,5’A DÜŞÜRDÜK, SONRA PANCAR FİYATINI 235 TL’DEN 300 TL’YE ÇIKARDIK DEDİ, PEŞ PEŞE İKİ MÜJDE PANCAR ÜRETİCİLERİNİ SEVİNDİRDİ, PANKOBİRLİK’TEN TEŞEKKÜR AÇIKLAMASI GELDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Konya’da gerçekleştirilen Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada tarıma özel bir yer ayırırken şeker pancarı üreticisini sevindirecek iki müjde verdi. Konuşmasında pancar üreticilerine ayrı bir yer ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan önce Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) kotasını yapacakları düzenleme ile %2,5 olarak uygulayacaklarını duyurdu ardından da şeker pancarı alım fiyatını 235 TL/Ton’dan 300 TL/Ton’a çıkardıklarını söyledi. Şeker pancarı alım fiyatlarının bir önceki yıla göre  %27,7 oranında arttırılması tören alanındaki pancar üreticilerince alkışlarla desteklenirken, PANKOBİRLİK de yaptığı açıklama ile üretici ortakları adına Cumhurbaşkanı’na teşekkür etti.  Pancarın depolanamayan, tarladan fabrikaya giden tek alıcılı bir ürün olduğunu hatırlatan ve üreticilerin bölgesindeki şeker fabrikası dışında bir yere ürününü satmasının mümkün olmadığını, bu nedenle üreticinin tek alıcılı sistemde mağdur olmaması için özelleştirme sonrası en önemli hususlardan birinin pancar fiyatının devlet tarafından belirlenmesi olduğunu vurgulayan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, “biz bütün yatırımcıların, sektördeki bütün işletmelerin iyi niyetinden, samimiyetinden eminiz. Ancak, güven tedbire mani değildir. Cumhurbaşkanımız yaptığı açıklama ile pancar hasadının başlamasına kısa bir süre kala pancar üreticisinin ne olacak endişesini ortadan kaldırıp, pancar üreticisinin yüreğine su serpmekle kalmadı, açıkladığı 300 TL’lik alım fiyatı ile pancar üreticisini piyasaya da ezdirmedi. Sayın Cumhurbaşkanımız, verdiği diğer müjde ile yani NBŞ kotalarının %2,5 olarak uygulanacağı açıklaması ile de güvenilir ve sağlıklı gıda ile ülke insanımıza, pancar şekeri pazarını koruyarak da pancar üretiminin sürdürülebilirliğine dolayısıyla da pancar üreticisine sahip çıktı. Pancar üreticileri olarak makamlarına teşekkürü borç biliyor, şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Konya’da gerçekleştirilen Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada tarıma özel bir yer ayırırken “tarımda Konya'yı bir dünya markası haline getirmeden gidersek yarım iş yapmış oluruz” ifadelerini kullandı. Konya Ovası'nın bereketini artıracak Mavi Tünel'in şehrin geleceğini şekillendirecek önemli bir yatırım olduğuna işaret eden Erdoğan, "Tüneli ve barajlarının önemli bir kısmını tamamladık, sulama tesisleriyle ilgili hazırlıklarımız sürüyor. Bu yatırımlarla yaklaşık 600 bin dekar araziyi sulamaya açmayı hedefliyoruz" derken, şeker pancarı üreticisini sevindirecek iki müjde verdi. Konuşmasında pancar üreticilerine ayrı bir yer ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şeker kotalarını yeniden düzenleyerek nişasta bazlı şeker oranını yüzde 10'dan yüzde 5'e düşürmüştük. Bu yılın sonunda oranı yüzde 2,5'e kadar indiriyoruz. Böylece çiftçilerimize 1,5 milyon ton ilave pancar kotası sağladık. Bu yıl, pancar üretiminde yüzde 11 artış bekliyoruz. Pancar alım fiyatını da bu yıl için ton başına 235 liradan 300 liraya yükseltiyoruz. Hayırlı olsun. Allah bereketini versin" şeklinde konuştu.
2’si kamu şeker fabrikası, 2’si Konya Şeker’e ait olmak üzere 4 şeker fabrikası bulunan ve Türkiye’deki toplam şeker pancarı üretiminin yaklaşık üçte birinin yapıldığı Konya’da pancar üreticilerine iki müjde birden veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları tören alanında bulunan pancar üreticileri tarafından coşkulu alkışlarla desteklenirken, PANKOBİRLİK de yaptığı açıklama ile üretici ortakları adına Cumhurbaşkanı’na teşekkür etti. Açıklamasında, Cumhurbaşkanı’nın, %27,7 artış ile bir önceki yıl 235 TL/Ton olan şeker pancarı alım fiyatını 300 TL/Ton’a çıkararak şeker pancarı üreticisini piyasaya ezdirmediğini vurgulayan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk “Sayın Cumhurbaşkanımız, Konya’dan 55 ilde pancar üreten yüzbinlerce pancar üreticisini sevindiren iki müjde birden verdi. Birincisi tüketici sağlığı açısından da tartışmalı, şeker pancarı pazarından pay alan, dolayısıyla da pancar üretimini daraltan NBŞ kotasının %2,5 olarak uygulanacağı müjdesiydi. Daha önce %10 olan kotayı Sayın Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanlığı kararıyla %5’e düşürmüştü. Yeni düzenleme ile bu oran %2,5 olarak uygulanacak. Bu düzenlemenin şeker pancarı tarımına pozitif etkisi Cumhurbaşkanımızın açıklamasında da belirttiği gibi 1 milyon tonun üzerinde olacak. Yani tüm Türkiye genelindeki pancar üreticileri 1 milyon tonun üzerinde daha fazla şeker pancarı üretebilecek. Bu düzenleme en az Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ve üreticiyi memnun eden pancar alım fiyatı kadar önemlidir. Bu karar hem tüketici sağlığı hem de pancar üreticisi açısından hayati önemdedir. Cumhurbaşkanımız açıkladığı karar ile tüketici sağlığını koruma konusunda hassasiyetini gösterirken, pancar üreticisinin de teminatının makamları olduğunu ilan etmiştir” dedi.

PANCAR FİYATININ BELİRLENMESİNDE DEVLETİN GÜVENCESİ DEVAM EDİYOR
Pancarın depolanamayan, tarladan fabrikaya giden tek alıcılı bir ürün olduğunu hatırlatan ve üreticilerin bölgesindeki şeker fabrikası dışında bir yere ürününü satmasının mümkün olmadığını, bu nedenle üreticinin tek alıcılı sistemde mağdur olmaması için özelleştirme sonrası en önemli hususlardan birinin pancar fiyatının devlet tarafından belirlenmesi olduğunu vurgulayan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Özelleştirme sonrası, şeker sanayimizin ayakta kalabilmesi, şeker pancarı tarımının sürdürülebilmesi için en önemli, hatta hayati önemdeki husus şeker pancarı fiyatının ne şekilde ve kimin tarafından belirleneceği hususuydu. Çünkü pancarın tek alıcısı üretimin merkezinde yer alan fabrikadır. Fiyat belirlenmesinde bir piyasa oluşturucunun olmaması durumunda ülke genelinde farklı fiyatlar ortaya çıkabilir ve bazı bölgelerimizde üreticinin tek alıcı karşısında güçsüzlüğü, ürününü de bölgesi dışında bir yere satma imkânının olmadığı düşünüldüğünde çiftçinin kaybedeceği ve pancar tarımının sürdürülemeyeceği fiyatlar ortaya çıkabilirdi. Bu ihtimal özelleştirme sürecinde hem üreticiyi hem de üretici örgütlerini en çok endişelendiren hususlardan biriydi. Şeker pancarı çiftçi ile işletmenin imzaladığı sözleşme ile o bölgedeki fabrika için üretilen bir üründür. Yani pancarı söküp, depolayıp en iyi fiyatı verene satmak mümkün değildir. O nedenle çiftçi ile işletme arasında güven unsuru ve karşılıklı kazanç bu ticarette en önemli husustur. Biz bütün yatırımcıların, sektördeki bütün işletmelerin iyi niyetinden, samimiyetinden eminiz. Ancak, güven tedbire mani değildir. Cumhurbaşkanımız açıkladığı pancar alım fiyatı ile piyasayı yine devletin oluşturacağını ilan etmiş, belirsizliğe müsaade etmemiş, pancar üreticisine ve üretimine sahip çıkmıştır. Özelleştirme sonrası ilk pancar üretiminin gerçekleştiği bu kampanya döneminde pancar piyasasının oluşturulmasında devletin güvencesinin devam edeceğini ilan eden bu açıklama ile birlikte önümüzdeki yıl ve yıllar için yapılacak ekim sözleşmelerini artık üreticilerimiz daha huzurlu ve gönülleri rahat imzalayabilecekler. Çünkü devletimiz ve Cumhurbaşkanımız yanlarında. Pancar fiyatının belirlenmesinde devletin güvencesi devam ediyor. Cumhurbaşkanımız yaptığı açıklama ile pancar hasadının başlamasına kısa bir süre kala pancar üreticisinin ne olacak endişesini ortadan kaldırıp, çiftçinin yüreğine su serpmekle de kalmadı, açıkladığı 300 TL’lik alım fiyatı ile pancar üreticisini piyasaya da ezdirmedi. Sayın Cumhurbaşkanımız, verdiği diğer müjde ile yani NBŞ kotalarının %2,5 olarak uygulanacağı açıklaması ile de güvenilir ve sağlıklı gıda ile ülke insanımıza, pancar şekeri pazarını koruyarak da pancar üretiminin sürdürülebilirliğine dolayısıyla da pancar üreticisine sahip çıktı. Pancar üreticileri olarak makamlarına teşekkürü borç biliyor, şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.





Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Ermenek Belediyesinden yapılan açıklamada; "Belediyemiz Fen işleri Müdürlüğü tarafından Meydan Mahallesi Şehit Nuri Başpınar sokakta daha önceden yapılan doğalgaz çalışmasından ve geçtiğimiz günlerde yağan yoğun yağmurlardan dolayı bozulan yollarımızın tamir ve bakım çalışmaları yapılmaya devam ediliyor." denildi.



Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.
Düzenleme | Copyright © 2013-2019 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN