404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

ERMENEK GÖKSU BARAJI VE BARCIN YAYLASI

   
Barcın Yaylası Sarıveliler sınırları içerisinde Karamanoğulları Beylerinin at beslediği tarihi bir yayladır. Temiz ve doyumsuz havası soğuklukta, lezzette, damak tadında uzun yaşamın sırlarını taşıyan, Akdeniz Yörüklerinin de yüzlerce yıllardan beri çadır kurdukları Karac’Oğlanın da sevdalandığı eşi bulunmaz bir yayladır.
   Barcın Yaylasından sıza sıza birleşen, birleştikçe çoğalan Göksu’nun aslını oluşturan Ayna ve Çevlik dereleri ile fındık deresi, Gevne Çayı,Gödüre Çayı’da birleşerek kıvrıla büküle,çöküntü ve büküntülerden,bazende yücelerden köpüre köpüre akarak bir genç kız edasıyla yarılgan ve cortlanlarda kovalamaca oynamaktadır.Bu kovalamaca sonucunda “Ermenek Göksu’yu” gök mavisi,heybeti ve haşmetiyle ortaya çıkar.
   Değerli yazar Hasan ŞİMŞEK bundan dolayı “Atalarımız yüzyıllar boyu geçip giden bu suya/çaya “GÖKSU” demişlerdir”diye yazar.
   İrili ufaklı tepeler,dağlar çömelmişler,üst üste abanmışlar bazen de aralarında büyük uçurumlar, dibi görülmez yarılganlar, düdenler yaparak GÖKSU’nun bu kovalamacasını durmadan seyrediyorlar.Doğa her yere yeşil örtüsünü serpmiştir.Güneş doğarken de batarken de kaybolmamak için adeta şuadan “ışıktan” elleriyle,çamlara,ladinlere,kadranlara,Ardıç ağaçlarına,dağlara,taşlara,toprağsarılıyor,yavaş yavaş sıyrılıyor.Tekrar doğmak uğruna ağır ağır gözlerden kayboluyor.Acaba insanoğlunun doğması,yaşaması,ölmesi ve tekrar dirilmesi güneşin bu haline mi benziyor.
   Orta Asya’da Oğuzlardan Karmış Bey’in kızı,Mamış Bey’in hanımı Barcın Hatun’un türbesi Siriderya yakınındadır.Halkça cok meşhurdur.Özbekler ona Barcın’ın “Gök Kaşenesi” derler.12. yy da Siriderya bölgesinde yeni bir kent (şehir) kurulur.Barcınlı kent adını alır.
   Selçuklu ve Karamanoğulları Türkleri Anadolu’ya bu yörelerden göçüp geldiklerinden Orta Asya’daki Barçınlık şehirden (kentten) esinlenerek Orta Toroslarda ki bu dağ,bu yaylalara BARCIN ismi vermişlerdir. (FARUK SÜMER-OĞUZLAR S.85-559)
   Yine değerli yazar Hasan ŞİMŞEK Bey bu konuyu 20.01.2016 tarihli Yeşil Ermenek Gazetesinde bütün ayrıntıları ile yazmıştır.”Ermenek Baraj Gölü değişik adlar altında (Turkuaz Gölü, Ermenek Baraj Gölü) gibi gelişigüzel adlandırılıp yazılacağını önceden kestiremedim. Turkuaz Fransızca’dan dilimize geçen bir kelimedir. Bu “Turkuaz“ sözcüğü nereden çıktı? Turkuaz değil aslı Türküaz’dır .Ne kadar Türklük çağrışımı yapsa da değişik adlar ve tamlamalar söylenmesi, yazılması yanlış ve yanıltıcıdır.” Diyor.
   Bizler Türk’üz. Ermenek Türk Dili’nin kaynağıdır. Öyle ise buyurun dedelerimizin 1900 yıl önce koyduğu “GÖKSU”  adından meydana gelerek “”Ermenek Göksu Barajı” veya “Ermenek Göksu Baraj Gölü” diyelim ,yazalım ,okuyalım .Böylece yabancı sözcükler kullanmadığımızdan ,Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır. Defterler dahi Türkçe yazılacaktır diye 13 Mayıs 1277’de Ferman yayınlayan Karaman’ın oğlu Mehmet Bey’in de kemiklerini sızlatmamış oluruz.Yeri Cennet olsun. Nur içinde yatsın.

 Mehmet ŞİMŞEK                  Halit AKSUNGUR                 Mustafa ERTAŞ
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.





























Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN