404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

TAŞELİ HALKININ MAYASI KARACAOĞLAN


       Taşeli ve çevresinde yaşadığımız aile ortamı bize haram yemenin, hile yapmanın, yalan söylemenin çok kötü, çok günah olduğunu öğütlemiş HAK bildiğimiz yolda susmamayı, onurlu, saygın, mert olmayı, saygıyı yeri gelince de hakkımızı HAK için aramayı, sevgiyi hücrelerimize kadar işlemiş, hile, yalan, dalavere öğretilmemiştir. Mayamız hep güzelliklerle yoğrulmuştur.
      Taşlı, çakıllı yollar, inişli çıkışlı, büküntülü, çöküntülü, dereli, tepeli, gökle öpüşen dağ zirveleri ile ilginç bir görünüm sergileyen doğamız bizleri akıllı yapmış, dik durmayı öğretmiştir.         
      Kin, nefret, haset, acı, korku öğütlenmemiş. Korkunun da ötesinde sevgi, dostluk, erdem, insanların  iyiliğini, yüceliğini istemek ve insanoğlunun dünyayı cennet halinde yaşaması özlemi ve bilinci hücrelerimize kadar işlemiştir.
      “Dost iki bedenli, bir tek ruhtur” çıkara bağlı dostluklar güven vermez ve yaşayamaz.
         Güvenmediğin, inanmadığın bir toplumda yaşamak zordur.
İnsan düşündüğünü, duyduğunu, gördüğünü, doğru olduğuna inandığını korkusuzca söyleyebilecek bir yüreğe sahip olmalıdır.
       Sevgi doğa kadar geniş, güneş kadar büyüktür.
Orta Toroslar’ın (Taşeli’nin) merkezinde Sarıveliler, Ermenek, Başyayla ilçeleri bulunur. Göksu’nun kolları olan dere ve vadilerinde, yamaçlarında, dağ eteklerinde, elma, üzüm, ceviz, kiraz, şeftali bahçelerinde, yaylalarında  çocukluk yıllarını gürül gürül, şırıl, şırıl akan sularından, yerdeki çakıllar arasından kaynayan  buz gibi pınarlarından içerek, çam, ardıç, kekik tüten, püfür püfür esen tertemiz Toros  havasını soluyarak büyümüş olan Taşeli halkı, güneş kadar aydın, okyanuslar kadar sevgi yüklüdür.                                                                                    
        Gören, duyan, düşünen, seven, vefalı gerçek bir insan olan Taşeli halkı, ağaçlar, kuşlar, taşlar, sular,
çiçekler ülkesi. Taşeli’nin yalçın dağları arasında filizlenip yeşeren aynı Karaca Oğlan gibi çiğdem, lale, sümbül, mormenekşe, kardelen çiçekleri içinde kekliklerin seslerini dinlemiş,  Orta Toros yaylalarının bin bir pınarından içmiş kekiklerini koklamış ve O’nun yakımlarmı (şiir) duya duya büyümüştür.                                                       
          Evet bizi birbirimize bağlayan altın zincirin halkaları, bizleri biz yapan yöremize özgü gelenek, göreneklerimizle bozulmayan arı Türkçe Dilimizle öz kültürümüzdür.
       Aslı incelenince görüleceği gibi “Benim aslım Yörük, eski Yörük” deyen Mustafa Kemal (kaynak:Enver Behnan ŞAPOLYO - Milli Mücadele Tarihi) yani Karamanoğullarını Osmaniılar 1473’de yıktıktan sonra Taşeli yöresinden Balkanlara gönderilen Türklerden olduğunu söyleyen Atatürk’ümüz şöyle der:
      “Ey Türk ulusu sen yalnız yiğitlikte ve savaşçılıkta değil, fikir ve uygarlıkta da insanlığın şerefisin (yıl 1931 Atatürk)
      Taşeli’nde bir bir inişe karşı bin bir yokuşu var. Taşeli halkı böyle bir doğayı özler ve sever.
Sevgi ve inanç her şeyin üstündedir.                                                                                                                        
     Sevilen sevenin gözünde güzelleşir. Sevince, sevdikçe sevgi çoğalır. Seven coşkuludur. Bitip tükenmeyen, artıp eksilmeyen bir yaşama sevinci vardır. Sevgi çoğalınca HAK la HAK olunur.
       Taşeli’ni, Taşeli halkını anlatmak çok zor. Çünkü öyle güzellikleri, özellikleri can olan değerleri vardır ki… Her birini dile getirebilmek, yazabilmek için ‘güveyi peşkiri’ne yıllarca iğne oyası ile kuyu kazar gibi işlenen el emeği, göznuru, nadide nakışlar gibi yüzlerce ansiklopediyi dolduracak kadar yazılması gerekir. Buna ömrümüz yeter mi ki kim bilir?

Ahmet ÖZDEMİR, Ahmet Yesevi Dergisi, Sayı 49, 1998 İstanbul
“…………İlk defa,  Karaca Oğlanla ilgili türlü alıntılarla birlikte, O’nun yaşadığı yörenin bütünüyle folkloru, etnografyası, sosyo ekonomik yapısı ve tarihi hakkında kapsamlı bir çalışma kitap haline getirildi.
…..Yüzyıllar ötesinden yakın tarihimize kadar yaşaya gelmiş, türlü gelenek, göreneklerimizi, giyim kuşamımızdan, her türlü araç-gereçten eşyalarına kadar etnografik ürünlerini ördekten turnaya, koçtan deveye kadar hayatın bir parçası olmuş hayvanları, bunlara ilişkin inançlardan rivayetlere kadar söylenenleri öğrenince Karaca Oğlan bir başka heybetleniyor. Bizi bize bir başka söylüyor. Önce “KARACA OĞLAN-Torosların Gönül Güneşi” adlı bu kapsamlı kitabın yazarı Mustafa Ertaş’tan söz etmek istiyorum.
“Toroslar’da (Taşeli’nde) gençliğe adım atan her delikanlı, bir parça Karaca Oğlan’dır” diyor. Orta Tortosların iç taraflarının yılmaz bir kültür savaşçısı, Karaca Oğlan aşığı Mustafa Ertaş’ı böylesine kapsamlı bir araştırmaya yapmaya iten sebepler bu olsa gerek.
Kitap ile ilgili tanıtım yazısında “…… bu kitap ciddi savlar içermektedir. Yazar, Karaca Oğlan, Toroslar’da, Barç’ın Yaylası'nda Başdere'de ki ayak izlerinde aranmaktadır."                                                          
Mustafa Ertaş'ın kitabı aratıcılar için önemli bir kaynak niteliğindedir.

Şeyit Küçükbezirci (Folklorcu) Yeni Gazete-Konya, 9 Mart 1998 Pazartesi
"............................. Mustafa Ertaş bir eğitimci.... Yorulmaz ve yüksünmez bir halk kültürü araştırmacısı. Ertaş'ı dile kolay kırk yıldır tanırız. İlk kitabı "Tekerliğin Değmediği yer" Ermenek'in Sarıveliler'in dağlarında yüksek yaylalarında yüzlerce yıldır yurt tutmuş Yörüklerin Türkmenlerin yaşam macerasını anlatır. Dağ köylerinde yaşam bir fotoğraf makinası duyarlılığı ile ve de gerçekliği yansıtmaktadır. Sarıvaliler’in,  Ermenek’in, Toroslar’ın, (Taşeli) bu kesiminin köylerinin halkı kültürü, sosyal yaşantısı, duygusu, düşüncesi sayfalar boyu işlenir. Gerçekten kendi konusunda ilk ve önemli kitaplardan biri. Aradan otuz yıl geçtiği için tam bir belgesel. Karaca Oğlan da Toroslar'm çocuğu... Toroslar'ın vahşi doğasını sevmiş Türkmen güzellerini gördükçe aklına ziyan gelmiş, soğuk sularını içmiş, çamların altında sazına sevgiyle, sevdayla yüklenmiş Mustafa Ertaş Karaca Oğlan’ın TAŞELİ toprağından yetiştiğinin bilincinde... Türkçeyle en güzel aşk şiirlerini söylemiş büyük halk şairinin izlerini Sarıveliler toprağında aramakta önemli dokümanları gün ışığına çıkarmaktadır. 180 sayfalık "Karaca Oğlan Toroslar'ın Gönül Güneşi” adlı kitabı birbirinden ilginç resimlerle dolu.. Yörük folkloru, cönklerden aldığı yeni şiirle. 18 Temmuz 1922'de Babalık Gazetesi’nde yayınlanan dizeler Barçın Yaylası ve Başdere yöresinde derlenerek 77 yıl önce gün ışığına çıkan bu değerler açısından da belgesel nitelikte. Eminim geleceğin araştırmacıları yürükler üstüne çalışmalar yaparken, Ertaş'ın kitabından da çok faydalanacaklar.

Etem Oyken Yazı İşleri Müdürü-Yeni Meram Gazetesi Konya
Araştırmacı-yazar Mustafa Ertaş'm "Karaca Oğlan "Toroslar'm Gönül Güneşi" adlı kitabı yayınlandı.. Ünlü halk aşığının yaşadığı Orta Toros .yaylaları anlatılıyor. Karaca Oğlan'm çeşitli yönleri ile ele almıyor. O'nun hiç duyulmamış dizeleri ile yöre halkının yaşam biçimi dile getiriliyor. Ertaş'm kitabı Orta Toroslar'ı yörüğü, köylüsü, kasaba ve şehirlisi, coğrafyası, gelenek ve görenekleriyle inceleniyor. Bugüne kadar yöreye ait ilk ve tek kitaptır.

Prof. Dr. İrfan Ünver  Nasrattınoğlu 1976 yılında bana yazdığı mektup:

Prof. Dr. İrfan Ünver  Nasrattınoğlu özetle şöyle der: “Karaca Oğlan Türkmen yöresi Taşeli’’nden uzaklaştığı vakit sudan çıkm ış balığa dönmüş ve en kısa yoldan Yörük Yaylaları’na Barçın’a geri gelmiştir….. Değerli dostum Ertaş siz bu büyük Ozan’ı benden daha iyi tanıyor ve anlıyorsunuz. Çünkü yaşamınız O’nun yaşadığı yerlerde geçmiş, O’nun içtiği sulardan içmişsinizdir. Karaca Oğlan o yerlerin çocuğudur” der.

DOĞRUDAN DOĞRUYA
Mustafa ERTAŞ
Gazeteci Araştırmacı Yazar

GSM: 0 505 874 33 03
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.




























Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN