404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

FETÖ İLE MÜCADELEDE; SAPLA, SAMAN KARIŞTIRILMAMALIDIR!


Sevilen bir sanatçı, neden 180 derece dönüş yaparak kendisinden nefret edilen bir kişi haline gelmeye rıza gösterir?
Bence bu sorunun cevabı bu kişiler itiraf etmeseler de belli; Fetö onları kurduğu tuzaklarla devşirmiş.
Aslında "Fetö" demek de yanlış olur, Fetöyü kullanan istihbarat örgütleri demek gerekiyor. Kullanılan bu kişiler Haçlı güruhunun istihbarat örgütleri vasıtasıyla tuzağa düşürülüp, bel altından vurulmuş.
Kendilerine yedikleri haltın video kaydı gönderildiği  için "Gönüllü Köle" yani "Mankurt" olmak zorunda kalmışlar.
Peki, bu durumda onların ülkelerine karşı işlediği cürümde, içlerinde bulundukları şartların hafifletici unsur olması gerekmez mi?
Devlete de bu konuda önemli bir görev düşmez mi? Güçlü bir devlet kendi vatandaşlarının tuzağa düşürülüp, mankurtlaştırılmasına göz yumabilir mi? Elbette göz yumamaz...
Ama kendisi de bu tuzaktan büyük bir zafiyetle çıktığı için telaşlı bir temizlik anlayışı ile mücadele etmeye çalışıyor.
İşte bu durum da başka zafiyetlere kapı aralıyor.
Bu sebeple de kendi arzusu ile örgüte destek vermeyen kişiler, görevden alındığı zaman intiharı kurtuluş olarak görüyorlar. Aslında intihar gerçeği bile bu kişilerin pişmanlığını ve yaşadığı vicdan azabını ortaya koyuyor.
Bu sebeple de içinde bulunduğu, kendisini çaresiz bırakan girdaptan kurtulmak için intiharı seçiyor. Eğer örgütün önemli bir noktasında olsaydı örgüt hemen ona el uzatır, paraya boğarak yurt dışına çıkmasını sağlardı.
Ama etkisiz eleman oldukları için örgüt onlara yardım etmiyor, kendilerinin de ellerinden bir şey gelmediği için çaresizce intihara meylediyorlar. Aslında onlarla benim aramda kıl payı kadar fark var. Benim de iş hayatımda örgütle yolum kesişebilir, ben de aynı girdaba düşebilirdim.
Bu sebeple de intihar edenleri duydukça üzülüyorum.
İşte bu noktada devletin onları çaresiz durumda bırakmaması gerekiyor. Yapılacak kanuni düzenleme ile tuzağa düşürüldüğünü devlete itiraf ederek, örgüte dair sahip oldukları bilgileri güvenlik güçlerine anlatanlara, verdiği bilgi ölçüsünde ceza indirimi uygulanmalı, samimi bulunanlar göreve iade edilip, gerekirse pasif görevlerde ve kontrol altında görev yapması sağlanmalıdır.
Aksi halde Fetö ile mücadele başka bir zulmün, yani devlet zulmünün kapısını aralamış olur.
Zaten intihar olayları da bu zulmün varlığına işarettir. Aslında bilerek yapılmadığı için zulüm denemez ama usulünce yapılmadığı için zulüm görüntüsü verebiliyor.
Bunun da devlet güvenliği ve güvenilirliği açısından bir başka zafiyet olduğu söylenebilir.
Devlet eğer güçlü olsaydı da vatandaşlarının Haçlı istihbarat örgütleri vasıtasıyla mankurtlaştırılmasının önüne geçer, yaşadığımız zulmü andıran gelişmeler de olmazdı millet nezdinde itibar sahibi kişiler bu itibarlarını yerlerde paspas yapacak kadar fevri davranışlar sergilemezlerdi.
Şöyle hafızamızı yoklayıp düşündüğümüz zaman tuzağa düşürüldüğü için % 180 dönüş yapan ünlü kişiler bir kortej gibi hafızamızda canlanır.
İşte bunlardan biri Mahsun Kırmızgül'dür. Kendisi halk tarafından sevilen sayılan sanatçılar arasında yer alırken, neden itibarını yerlere paspas yaptı? Bu durumda itiraf etmediği/edemediği bir sebep olması gerekmez mi?
Onların suç zincirinin halkalarından biri olmalarına sebep, nefislerine uyup tuzağa düşürülmüş olmalarıdır. Daha sonra da, ilişkinin menfaatlerin örtüştüğü gönüllü işbirliğine evirilmesidir.
Aslında biz bu gibileri ortaya koydukları değişimden kolayca tespit edebiliriz.
Bir de göz önünde olmadığı için bel altı görüntüleri ele geçirilip mankurtlaştırıldığı bilinemeyen; kenarda, köşede kalmış bürokratlar, memurlar, güvenlik güçlerine kadar insanlarımız var.
Aslında onların da birçoğu Fetö piyonluğunu isteyerek yapmıyor, boyunduruk altına alındıkları için çaresiz kendilerini kullananlara itaat ediyorlar.
Bu sebeple de bu kişileri örgüt esaretinden kurtarmak devlete ciddi anlamda önemli görevler düşüyor. Gerekirse yapacakları itiraf ve verecekleri bilgilere göre ceza indiriminden, cezalarını tamamen silmeye varana kadar haklar tanıyan bir kanuni düzenleme yapılmalıdır.
Böylece bu kanundan yararlanmak isteyenler açık veya isimleri gizli tutularak mankurtlaştırıldıklarını devlete itiraf edip, görevlerine devam etmelerine… Aynı zamanda örgütle irtibatlarının da kontrol altında tutulup, örgütün iç yüzünün ortaya çıkarılmasını sağlama adına devletle işbirliği yapmalarına fırsat verilmelidir.
Yoksa Fetöcü damgası yiyerek işinden atılıp intihara sürüklenen insanların ortaya çıkmasına sebep olmak, güçlü hukuk devletine yakışmayan bir durumdur.
Çünkü onların da masum çocukları var ve onları korumak kendilerinin olduğu kadar devletin de görevidir.

Adil CAN
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.




























Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN