404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

OK YAYDAN HANGİ HEDEF İÇİN ÇIKTI?


Okun yaydan çıkması 15 Temmuzdan sonra oldu. Çünkü daha öncesinde hala Nato üyelerini dost ve müttefik sanıyorduk. Her ne kadar yay gergin olsa da, müttefiklerimizle uyum adına bir türlü oku bırakmıyorduk. Ta ki, 15 Temmuz'a kadar...
İşte o nokta müttefik zannedilen düşmanların ayan olduğu, bıçağın kemiğe dayandığı nokta oldu. Irak ve Suriye'deki kaosun Türkiye'ye taşınmak istendiği ayan-beyan ortaya çıktı. Sonrasında bir süre sessizliğe gömülen müttefik bildiğimiz ülkeler, zırvalamaya başladılar. Tabii ki zırva tevil götürmezdi, götürmedi de...
İç yüzleri ortaya çıktı. Hatta üstü kapalı tehditler savurmaya bile başladılar. İşte o noktada gerilmiş olan yaydaki oku, kendi özgür irademizle bıraktık. Yaydan fırlayan okun geri dönüşü olmaz. Bu sebeple de sonuç alana kadar, bölgemizde ve tüm İslam âleminde sömürüye son verip, barış ve huzuru sağlayana kadar yılmadan yola devam edeceğiz.
Hiç kimsenin toprağında da kaynaklarında da gözümüz yok. "Kazan-Kazan" anlayışı ile ilişkileri geliştirip İslam ülkelerindeki Haçlı hegemonyasını kıracağız. Tabii ki bunu yaparken müttefiklere de ihtiyacımız vardı. İşte bu noktada Haçlıların iki testiyi bir birine vurup, ikisinin de tuzla buz olmasını bekledikleri anlayış deşifre olunca Türkiye ve Rusya aradaki soğukluğu giderip İran'ı da dâhil ederek bölgede barışı sağlama konusunda anlaştı.
İnşallah bölgede sınır değişimi olmadan barış tesis edildiği zaman, hem istikrarı bozulmuş ülkeler hem de ülkemiz adına umut dolu gelişmeler göreceğiz. Tabii ki bölgemizin istikrarını bozup, suyu bulandırarak, bulanık suda balık avlamak isteyen Haçlılara da, geçit vermeyeceğiz.
Türkiye'nin ABD ile müttefik olmasını İran tehdit olarak görmekteydi. Bu sebeple ABD ile yakınlaşma içine girmekten de çekinmemişti. Hatta bölgede onların "Truva Atı" olmayı da benimsemişti. Ama işbirliğine rağmen ortada bir sorun vardı. ABD güvenilmez bir ülkeydi. İran onlarla birlikte hareket edip, Türkiye'nin de istikrarını bozsaydı, İran geriye kalan en kolay lokma olacaktı. Çünkü İran toprakları üzerinde 35 milyon gibi İran'ın yarı nüfusuna denk gelen bir Türk nüfus vardı.
Türkiye bu avantajı kullanıp komşusunun istikrarını bozmayı düşünecek bir ülke değildi. ABD söz konusu olduğu zaman aynı durum değişiyordu. Onlar asla bu zafiyeti kullanmaktan çekinmezdi. İşte bu sebeple de Türkiye ile çıkarları, istikrarı koruma noktasında çakışıyordu. Zaten ABD'nin mezhepler savaşı düşüncesi içinde olduğu gizlenen bir husus olmak bir yana sürekli dile getirilen bir husustu.
Bu sebeple ABD ve diğer Haçlı ülkelerin ihanetine uğramış olan Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirmek, İran adına da doğru bir davranış olurdu. Her ne kadar Arap Birliği "Orta Doğuda Batı asıl aktördür" dese de bu, gerçeği yansıtmayan, bir yargıydı. Çünkü yıllardır çoluk-çocuk-kadın demeden dökülen mazlum Müslümanların kanlarının müsebbibi, Haçlıların ta kendisiydi. Yeni bir dünya savaşı çıkma riski yükselmeye devam etse de Müslümanlar adına bir risk sayılmazdı. Çünkü zaten, Müslüman kanı öyle veya böyle dökülmeye devam ediyor. Çıkacaksa bir dünya savaşı çıksın ki, onların da canı yansın. Onların da ocaklarına ateşler düşsün. Neden korkak ve pısırık politikalarla sadece mazlum Müslümanların kanı dökülecek?
Hodri meydan; buyursunlar gelsinler! Biz 7'den 77'ye canımızı vermeye hazırız. Yeter ki, bu sömürü düzeni bozulsun! Barış ve huzurun bedeli sömürülmek olacaksa; o barış ve huzur, olmasın daha iyi!
Bir dünya savaşı adil paylaşım adına çıkacaksa, varsın çıksın. Biz kanımızı da, canımızı da bu amaç uğruna son ferdimize kadar vermeye hazırız. Sömürü düzenini devam ettirmek isteyenler varsa, hodri meydan; biz onları bekliyoruz.
Öyle bedavadan fitne ve fesatla, entrikalarla dünyanın yarısını sömürge yapmak yok. Masum insanları yerinden, yurdundan edip, vatansız bırakmak; yer altı ve yer üstü kaynaklarına konmak yok! Beleşten yaşamak yok! Çalışacaksın, ter dökeceksin ve hak edeceksin.
Herkes hakkına düşeni alacak. Biz hazırız ve bekliyoruz.
Ok artık yaydan çıktı.

Adil CAN
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.




























Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN