404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

MADEM SOSYAL MEDYA VAR

Bir kitap okuyan her şeyi bildiğini zanneder.” (*)
Yazımın baş kısmına aldığım bu söz ilk cümlesi “Bir kitap okuyan her şeyi bildiğini zanneder.” hemen sosyal medya üzerinde ahkâm kesen bazı çok bilmişler için söylenmiş demekten kendimi alamıyorum.
Adam çok şey bildiğini zannederek senin paylaşım sayfana gelip aklı sıra seni ve senin sayfanı ziyarete gelen arkadaş grubunu etkileme sevdasında klavye yazarlığı yapıyor.
Aynı kişiye sorsan belki bir kitap dahi okumamıştır. Okuduğu sadece okuduğu okulların seviyesine uygun ders kitaplarıdır belki. Onu da doğru dürüst okuduğunu düşünemediğim insanlar sayfama ağıyor.
Hele şu referandum öncesi günlerde sosyal medya yıkılıyor. “Olamaz böyle şey!” diyorsun içinden.
Bir hesap açmış ve kazara arkadaş listene girmiş veya arkadaşının arkadaşı olarak sayfana damlıyor başlıyor ahkâmlarına, aman Allah’ım kendisini bir filozof edasıyla çokbilmişliğini adeta yırtınırcasına yazıyor.
"Sorun câhil olman değil, 
Kendini âlim sanman..."(**) diyen 
Sâdi-i Şirâzî yoksa tam bu tipler için söylemiş olmasın?
"Vatandaş evet, hayır konusunda kararsız" şeklinde bir giriş yaparak aklı sıra ders verme ve etkileme yolunda döktürüyor. Sonrasında da bu cümlesinin devamında çizgini adeta kirli düşünceleriyle boyama yoluna giriyor. En sonunda da belki senin yıllarca okuduğun kitaplarının üzerine veya takibinde olduğun yola kusmuğunu, salyasını saçmaya kalkıyor.
Vay anam vay! Bazı insanlar sosyal medya üzerinde komple filozof, komple yazar oluverdi sanki! Yazmanın ölçüsü nedir, insanlara nasıl hitap edileceği dahi unutuluveriyor.
Bilmiyorum ama sosyal medyada ha bire yorumlar, açıklamalar, hele hele kendini resmi parti görevlisi tarzında beyanatta bulunan ve kendini öyle açıklama yapmaya yükümlüymüş gibi çığırtkanlık yapan birçok yorumcu her bilgisayar veya cep telefonu açışınızda rahatlıkla görebilirsiniz.
Gerçi bunların yaptığı şahsi düşünceme göre "havanda su döğmek"ten başka bir şey değildir.
Mesela şu an kişisel düşünceme, anlayışıma göre "güzel" veya "çirkin" kavramlarından birini siz okuyucularıma dayatmaya kalksam kaç kişi benim anladığım veya kabul ettiğim “güzel-kirkin”i kabullenebilir.
Fakat “bana göre bu güzel, bu çirkin” diyerek düşüncemi belirtebilirim. Bunu da kimse yadırgayamaz. Çünkü bana göre, sen bunu kabul etmek zorunda değilsin. Neyse uzatmayayım. "Evet, Hayır" konusunda da bence kimse kararsız değildir. İster sosyal medyayı takip etsin ister etmesin. Herkes için güzel ve çirkinlik kavramlarında olduğu gibi kendi dünyasında oluşturduğu beklentiye gitmeyeceğini kim inkâr edebilir?
Madem sosyal medya var; kimse kimseyi kırmadan, üzmeden kendi düşüncesini paylaşacağı bir yer olmaktan başka bir işleve dönüştürmemeli. Hakarete dönüşen yorumlardan kaçınılmalı, ölçülü olunmalı, çünkü bu herkesin sosyal ve ahlaki sorumluluğu içindedir.
Madem sosyal medya var; biz bizi kırmamalıyız. Zira bizi kıran çok sayıda içte maşalar, dışta da bunların malum ağa babaları mevcuttur. Onlar zaten bizlerin parçalanması, birimize düşmemizi isteyenler değil midir?
Madem sosyal medya var; millet olarak bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşürmek için yüzyıllarca uğraşanları ortay koymak, bunlara karşı tedbir almak yoluna girilmesin mi? Ki onlar işte o sosyal medya denilen ortam da bizi yok etmek için nasıl uğraştıklarını biraz sörf yapılırsa, biraz tercüme yapılsa rahatlıkla görebilirsiniz.
Madem sosyal medya var; bir hedef belirlediysek bu hedefe doğru, dosdoğru bir şekilde kenetlenmiş olarak ilerlememiz en akılcı olan değil midir? Doğrusu bunları savunmak olmasın mı?
Madem sosyal medya var; devletimiz bir görev, bir yenilik, bir icraat yapılırken “Efendim görevleri, yapacaklar!” şeklinde düşünceni açıklarken de izan sahibi olarak önceden yapmayanları da terazinin öbür kefesine koyup tartabiliyorsak, o zaman kantarın topuzunu kaçırmadan konuştuğumuzun hükmü ortaya çıkmaz mı?
Madem sosyal medya var; yazıyoruz da okumasını da bilsek daha da iyi olmaz mı? Okumayanların toplum karşısında hangi durumlara düşebileceğini görmüyor muyuz?
Madem sosyal medya var; “İkinci kitabı okuyan kuşkuya düşer. Üçüncü kitabı okuyan hiçbir şey bilmediğini anlar.” (***) düşüncesini biraz düşünüp o üç kitaptan daha fazla kitap okuyan insanlar olmayalım mı?
Okuyan insanlar, okuyan bir toplum olmak temennimle.

09.03.207
Durmuş Ali ÖZBEK
durmusaliozbek@hotmail.com

(*)Friedrich Pollock, Alman sosyal bilimci ve filozof.
(**) Sâdi-i Şirâzî
(***)Friedrich Pollock, Alman sosyal bilimci ve filozof.


Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.




Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN