404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

BALTA İLE SAKAL TRAŞI MI YAPALIM?


Haşa, Allah(cc)'ın sözü üzerine söz koymak ne haddimize; biz haddimizi biliriz. Bizim endişemiz Allah(cc)'ın sözlerini kendi arzu-istekleri ve fikirleri doğrultusunda yorumlayıp, hüküm çıkaranların; suyu bulandıran, netliği bozup muğlaklaştıran tavrıdır. Tepkimiz bu muğlaklık ve tereddütlere sebep olanlaradır. Sahih olmayan sözleri hadis diye dile getirenlere, verdiğimiz bir destek söz konusu değildir. Öyle kişiler elbette çıkmış ama Müslüman ferasetiyle onların yanlışını gördüğü için ilgi görmemiş, tarihin tozlu raflarında kaybolup gitmişler. Günümüzde çöpe atılan bu tür örnekleri, çöpleri karıştırarak çıkarıp, delil olarak kullanarak İslam'a darbe vurmaya meyledenlerin olduğu tartışmasız şekilde ortadadır. İşte bizim tavrımız da bu misyonerlere karşı savaş vermek yerine, Müslümanlara yönelik bir savaş ortaya koyanların tavrıdır ki, bu tavrın misyonerlere katkı yapmaktan öte bir etkisi yoktur. Benim bu yaşıma kadar hiç duymadığım gayrisahih hadisleri örnek göstererek sahih hadisleri de kapsayan bir savaşın devam ettiği de bir gerçektir. Bizim tavrımız hadis diye yutturulan sözlerin yani sahih olmayan hadislerin savunulması yönünde değildir. Onların mutlaka Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde oluşturulacak veya zaten var olan kurul tarafından ayıklanması gerekir. Yoksa ortaya çıkan muğlaklık ve tereddütlerin misyonerlere kolay lokma olacak kitleler ortaya çıkarması en büyük risktir. O kitleyi İslam'dan uzaklaştırıp, Hristiyanlaştırmak çok kolaydır. İşte bu yüzden haklı da olsa Müslümanlara yönelik eleştirilere hüsnüzanla bakamıyor, bilerek veya bilmeden misyonerlere verilen bir destek olarak görüyorum. Bu eleştirinin tabandaki Müslümanlara değil, kayıtsız kalan alimlere yönelik olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu işte onların sorumluluğu bizlerden daha fazla. Bizler fetva verecek ehliyet ve liyakata sahip değiliz. Kimileri de "İnternet çağında bilgi elimizin altında, istediğimiz bilgiye ulaşıp Fetva verecek liyakata sahip olabiliriz" diyor. O zaman Üniversiteler neden var? Herkes istediği alanda, bilgiye ulaşıp uzmanlaşsın, doktor, öğretmen, avukat, mühendis, din alimi vs. olsun. Devletin görevi de internetten edindiği bilgilerle uzmanlaşan(!) insanları sınava tabi tutup ehliyet ve liyakatini ölçmek olsun. Sınavı kazananlara da, alanında diploma versin. İster misiniz, internetten öğrendiği bilgilerle operatör doktor diploması alan bir doktorun sizi ameliyat etmesini? İnternetten öğrendiği bilgilerle size ilaç veren bir eczacının verdiği ilacı, kullanmak ister misiniz? "Hayır, asla istemem" dediğinizi hissediyorum. Ben de istemem aslında. İnsanın bir ömür boyu doğrusunu ve yanlışını bile ayıklama imkanı olmayan bilgileri birkaç yıl boyunca ayıklayıp doğruları öğrenerek uzmanlaşacağına inanmıyorum. Sözün özü, liyakat sahibi olmayanların bu konuları tartışmasını, balta ile sakal tıraşı yapmaya benzetiyorum.
Adil CAN

Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN