404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

BU ERDOĞAN'IN OYUYSA, MHP'NİN OYU NEREDE?


Nasreddin Hocanın canı bir gün yahni ister. Kasaba gidip iki kilo et alır, eve gönderir. Hocanın karısı, yahniyi pişirirken komşuları çıkagelir. Misafire ikram edecek başka şeyi olmadığından yahniyi pişirip, komşularına ikram eder. Akşam olup da evine yorgun argın dönen Hoca, yahninin özlemiyle sofraya kurulur. Biraz sonra karısı Hocanın önüne bir tabak bulgur aşı koyar. Hoca kızar:
- Hatun, hani bizim yahni? Karısı misafire ikram ettiğini söylemeye cesaret edemez.
-Hiç sorma efendi! Senin gönderdiğin eti kedi yedi, der. Hoca sofradan kalkar. Kediyi tartar. Kedinin zayıflıktan bir deri bir kemik ve açlıktan bitkin halde olduğunu görür.
Bir karısına bir kediye bakar.
- Hatun, gerçekten eti bu bizim kedi mi yedi? diye sorar. Karısı:
- Evet Efendi! Bu utanmaz kedi yedi, der.
Hoca, koşarak el terazisini getirir. Terazinin bir gözüne kediye, öbür gözüne kilogramları koyar. Kedi tam iki kilo gelir.
Hoca karısına bakarak:
- Bak hatun! Şu gördüğün bizim kedi tam iki kilo geldi. Aldığım et de iki kiloydu. Bu tarttığım kedi ise, et nerede? Yok, bu tarttığım et ise, kedi nerede? Diye, sorar.
Bu fıkrayı neden paylaştım? Dün ortaya çıkan halk oylaması sonucunu bu fıkra çok güzel anlatıyor çünkü.
Malum Cumhurbaşkanı "Yalnızım" diyerek, yalnız bırakıldığını ifade etmeye çalışıyordu. İşte çıkan sonuç bu yalnızlığı ortaya koyuyor.
Erdoğan % 51,74 oyla, ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı olmuştu.
Şimdi alınan sonuç ise % 52,40... Yani sadece Erdoğan'ın oyu gibi görünüyor.
Aslında gerçek hiçte öyle değil. Erdoğan'ı yalnız bırakanlar kendi evrelerini de gizlice etkilemişler ki, bir oy kaybı olduğu ortada.
Kimileri soruyor "MHP'de destek verdi ama alınan oy
Cumhurbaşkanlığı seçiminde alınan oy kadar. Peki, bu oylar Cumhurbaşkanının oyu ise MHP’nin oyu nerede?" diye.
Hâlbuki oylarda bir eksilme olduğu ortada. Tabii ki bu eksiklik
MHP'nin katkısıyla dengelenmiş olmalı ki Erdoğan'ın oyu yine seçildiği andaki orana ulaşmış.
Demek ki en yakın dostları Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu ile 17-25 Aralık operasyonu mağduru bakanlar, görev beklediği halde görev verilmeyen diğer ağır abiler çevrelerini serbest bırakmış ve bu sonucun ortaya çıkmasına sebep olmuşlar.
Ak Parti teşkilatlarına gelince, tamamen bir facia olduğu ortada.
Star Gazetesi yazarı Ardan Zentürk Ak Parti teşkilatlarının durumunu izah eden çok güzel bir benzetme bulmuş,
"Şişman Kedi Sendromu"...
Bunu bizzat gözlemlemiştim. Karaman Ak Parti teşkilatından Kalkınma Bakanımız Lutfi Elvan'ın geleceğine dair cep telefonuma mesaj gelmişti.
Oğlumla beraber gitmeye karar verdik.
Toplantı parti binasında ve saat 14.00 olarak belirtiliyordu.
Oğlumla beraber geciktiğimizi düşünerek 14.15 de parti binasına vardık. Salon doluydu ama ne bir konuşma, ne de salondakileri oyalayacak bir slayt gösterisi yapılmıyordu.
Oturup beklemeye başladık. Saat 14.30 oldu, kimse yok.
Saat 15,00 oldu, yine kimse yok.
Üstelik Çin işkencesi yaparcasına bir evet şarkısı tekrar tekrar çalınıp duruyordu. Oysa onlarca "Evet" şarkısı vardı.
Uğur Işılak'ın salondakileri oyalayacak çok güzel eserleri vardı.
Yerimden kalkıp odalarda oturmakta olan teşkilat mensubu olduğunu düşündüğüm kişileri uyardım "Neden hep aynı şarkıyı çalıyorsunuz? Ters tepkiye yol açar" diye.
Nihayet diğer şarkıları da çalmaya başladılar.
Ama hala bekliyorduk ve saat 13.20 olmuştu. Tabii ki bu lakayt tavır canımı sıkmıştı. Oğluma, "Boş ver oğlum çıkalım artık.
Bunlarda saygı falan kalmamış" dedim.
Serzenişlerle dışarıya çıktık ki Bakanımız Lutfi Elvan'ın arabası göründü.
Tabii ki Bakanımızın hiç bir şeyden haberi yoktu.
Normal programını uyguluyordu ama boş salona hitap etmesini engellemek için toplantı saati 1,5 saat erken bildirilmişti.
İşte bu yaşadığımız olay "Şişman Kedi Sendromu" örneği olan bir tavırdı. Parti Başkanı kendisini iyi çalışıyormuş gibi gösteren kalabalığı toplamıştı. Tabii ki toplanan kalabalığın içten, içe öfkesi kimsenin umurunda değildi.
Üstelik halk oylamasıyla ilgili bu ve Başbakanımızın mitingi dışında hiç bir mahalle toplantısı da yapılmamıştı.
Milletvekillerimin yapmış olduğu köy ve kasaba ziyaretleri ile yetinilmişti.
İşte Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği "Yalnız bırakıldım" sözünün altını dolduran bu örnekler sebebiyle parti kan kaybetti.
Teşkilatlar sadece “Erdoğan Rüzgârı” ile kazanıyor olmanın rehavetine kapılıp, çalışmadılar.
Aslında iyi de oldu. Ana muhalefet partisi CHP iktidarsızlık sebebiyle Ülkeye zarar verecek ilişkiler içine girmiş, istihbarat örgütlerinin aparatı haline gelmişti. İçinde bulunduğu
iktidar olamama handikapını aşmak için dış destekli darbelere bile rıza gösterip, minnet edecek; işgali bile hoşgörüyle karşılayacak vahim bir noktaya gelmişti.
İşte çıkan sonuç onlara iktidar olma adına bir umut verdi.
Tabii ki iplerini dışarıya kaptırmış bir virüs mahiyetindeki kişileri temizleme becerisi gösterip, uzlaşma kültürüne alışabilirlerse iktidar olma ihtimallerinin bu sonuçla hiç te uzak olmadığı ortada.
Bakalım, kumandası kendisini atayan örgütün elinde olan şahıs, CHP'nin paçasını bırakabilecek mi?
Gerçi örgüt alternatif kişileri de boş bırakmamış gibi görünüyor.
Hâsılı ana muhalefet partisi CHP'nin işi gerçekten çok zor.
Al birini vur ötekine cinsinden alternatiflerle ihtiyacı olan uzlaşmayı da sağlayamaz, gerekli olan % 2,5 oy artışını da sağlayamaz.
Yani CHP'nin içinde bulunduğu iktidarsızlık sorununun, dış çevreyle ilgili bir sorun olmaktan öte, parti içi bir sorun olduğu ortada.

Bakalım, iktidar partisi adına Cumhurbaşkanı nasıl bir yol izleyecek; CHP ve MHP’de nasıl bir yenilenme göreceğiz?

Adil CAN

Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN