404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

ERGÜN ÖZTÜRK’ÜN 2 KİTABI BİRDEN ÇIKTI


Yazar ve Şair Ergün Öztürk uzun bir aradan sonra yeniden kitapları ile gündemde. İki kitap birden yayına hazırlayan Öztürk'ün yeni kitapları raflardaki yerini aldı.


İlk şiiri 1994’te Varide dergisinde yayınlandı. Ardından Çerağ, Aşiyan ve Eylül gibi Edebiyat dergilerinde kısa hikaye, çeviri ve şiirleri yayınlanan Ergün ÖZTÜRK’ün ilk kitabı Sen Rüyamdaki Yitik 2008’de yayımlandı. Şimdiyse Kırkikindi Demleri-Her demden şiirler isminde yeni bir şiir kitabıyla ve Bir Öze Dönüş Hareketi-Sülemî ve Melâmetîlik adlı Tasavvufî-Akademik eseriyle okurlarıyla buluşuyor. Her iki eseri de Çimke Yayınları arasından çıktı.
YAZAR HAKKINDA
1973’te Konya’nın Kadınhanı ilçesine bağlı Alabağ köyünde doğdu. 1984’te Kadınhanı Atatürk İlkokulu’ndan mezun oldu. 1985’te Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı, bir yıllık Kur’an Kursu’nu iftihar derecesiyle tamamladı. Ardından Kadınhanı İmam Hatip Ortaokulu’nda ve Lisesi’nde okudu. Bu yıllarda, okul dışında, Necmettin Erbakan Üniversitesi hocalarından Doç. Dr. Ramazan SÖNMEZ ve Prof. Dr. Kamil GÜNEŞ’ten Arapça sarf ve nahiv dersleriyle Tefsir, Hadîs, Fıkıh gibi İslam ilimleri alanlarında dersler aldı. 1992’de Kadınhanı İmam Hatip Lisesi’ni birincilikle bitirdi. Sonra Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (Burslu) Bölümü’nü, Türkiye 156.sı olarak kazanıp kayıt yaptırdı. İki yıl burada öğrenim gördükten sonra üniversiteden ayrıldı. 1994-1999 yılları arasında VarideÇerağAşiyan ve Eylül gibi Edebiyat dergilerinde şiir, kısa hikâye ve çeviri şiirleri yayımlandı. 2008 yılında Sen Rüyamdaki Yitik adlı şiir kitabı, Tablet Yayınevi tarafından yayımlandı. 2016 Yılında Kırkikindi Demleri adlı şiir kitabı ile Bir Öze Dönüş Hareketi-Sülemî ve Melâmetîlik adlı Tasavvufî kitabı Çimke Yayınları tarafından yayımlandı. 1995’te Selçuk Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla kazandı. 1999’da buradan mezun olup İngilizce öğretmeni olarak göreve başladı. Konya’nın Sarayönü ilçesine bağlı Lâdik Kasabasında 3 yıl öğretmenlik yaptı. Askerliğini kısa dönem olarak Elazığ’da Subay Lojmanları’nda, Yabancı Dil Dershanesi sorumlu öğretmeni olarak tamamladı. Ardından Konya Merkezde, Şükriye Onsun İ.Ö.Okulu’nda ve İstiklal İ.Ö.Okulu’nda çalıştı. Hâlen İMKB Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde İngilizce öğretmeni olarak görevini sürdürmektedir. 2013-2014 Eğitim ve Öğretim yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tasavvuf Bilim Dalında, Prof. Dr. Dilaver GÜRER danışmanlığında Yüksek Lisans çalışmalarına başladı. 2016 Şubat ayında Temel İslam Bilimleri alanında Yüksek Lisans mezunu oldu.  İngilizce, Arapça ve Osmanlı Türkçesi bilmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

DEM-i KIRKiKiNDİ
Söylenir kırk yaş dillerde
Kırk ikindi etmez aslında yaşananlar
Gönülden hep yirmi geçer
Genç ve kıpır
Bir kırk daha devirsem
Gene birikmez zaman
Hatıralar diriliğiyle övünür
Ayaklar gene caddeleri adımlar
Merdivenler çıkılır cesurca
Gözler bulvarlara çakılır
Ardından hayat boca olur
Üstüne düşer ahmak ıslatırcasına
Sırılsıklam yaşanmışlıklardan
Ardından yedi renk gökkuşağı
Ümitler parıltılarla
Yeniden yeşerir hayat
Toprağa düşen bir tohumcasına
İkinci bahara uyanmak için
Geceler sabahlarca
Hayat bir gözünü kırpar
Saçlar rüzgârı savurur
Sağdan soldan açılmışsa da
Çakmak çakmak gene dünya kokar
Hayat sabahtan başlar
Gece yarısı biter
Gene de bitmez hayaller
Ertesi güne kalır
Söylenir bir hatıra
Herkes bir efsanedir kendince
Hayatlar destan yazmıştır
Ya çocukluktan ya askerlikten
Ya da başka bir kahramanlıktır zaman
Kırk yaş bir söylencedir
Ömrü yarılamanın adıdır
Kalanı kırk ikindi edecek mi bilinmez
Yaşananlar hatıra
Yaşanacaklar birer umuttur
Söylenir kırk yaş dillerde
Kırk ikindi etmez aslında yaşana
Gönül hep yirmisindedir
Genç ve kıpır  

Temelleri Kur’an-ı Kerîm ve Peygamberimizin sünneti olan tasavvuf, bir ilim dalı olarak, diğer temel İslâmî ilimler gibi zamanla gelişmiş, toplumun her kesimine tesir etmiş ve büyük temsilciler yetiştirmiştir. VI./XII. Yüzyıldan itibaren kurumsallaşmaya başlayarak, tarîkatleri ve pîrleriyle manevî dünyamızdaki yerini almıştır.
Melâmetîlik şekilciliğe dökülmüş, riyâya bürünmüş tasavvuf mensuplarına karşı bir tepki olarak doğmuş, tasavvufun özü olan ihlâsı meslek edinmiştir. Bu açıdan Melâmetîliği bir öze dönüş hareketi olarak değerlendirebiliriz. III./IX. yüzyıldan itibaren tasavvufî hayatta, şekil ve merasimin fazla itibar görmeye başlaması, ihlâs ve öze önem veren bu hareket mensuplarınca; bir sapma olarak değerlendirildi. Böylece şekilciliğe şiddetle tepki gösteren yeni bir akımın doğmasına yol açtı. Melâmiyye veya Melâmetiyye adını alan bu akımın ilk temsilcisi olan Hamdûn Kassâr’a göre Melâmet, “kınayanın kınamasından korkmama” esasına dayanır.
Her tarikatte bir meşreb olarak yer edinen Melâmetîlik, hakkında çok spekülasyon yapılmış bir konudur. Müstakil bir tarikat olarak değerlendirenlerin yanı sıra, zamanla Kur’an ve sünnetten tamamen farklı yönlere çeken, şeriatin dışında bir hayat tarzına malzeme edenlerin de sığınak olarak kullandıkları bir yaşam felsefesi olmuştur. Biz burada Melâmetîliğin doğru anlaşılması açısından Ebû Abdurrahman es-Sülemi’yi ve konuyla ilgili doğrudan ilk kaynak eseri olan Melâmetiyye Risâlesi’ni tanıtmayı amaçladık. Dolayısıyla Melâmetîliğin doğru anlaşılması hususu bizim bu konuyu çalışma sahası olarak seçmemizin en mühim sebeplerinden birisi olmuştur.
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN