404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

SBİDE ANTİK KENTİNİ KİM KURDU? (BÖLÜM 2)


<<<(BÖLÜM 1) 

SBİDE ANTİK KENTİNİ KİM KURDU? (BÖLÜM 2)

Sbide Antik Kenti, Taşeli yöremizin çok önemli on kentten biri olduğu tarihsel kaynaklardan açıkça görülmektedir. Tüm yörede olduğu gibi Sbide’de Isauralılar yaşamaktadır.  Vasal kral Amyntas, yöreyi elde edince İsavra’yı tahrip ettikten sonra kendisinin ikamet edeceği yeri yaptırarak etrafını surlarla çevirttirmeye başladığını kaynaklar ortaya koymaktadır.

Vasal kral Amyntas tarafından Sbide şehirinin kurulması tarihsel olarak M.Ö. 30 ile ölüm tarihi olan M.Ö. 25 yılları arasına denk düştüğünü söylemek yerinde olur.

En son edindiğim bilgiler ise; Roma İmparatorluğunun Dijital Atlası, Sbide Antik Kenti’nin kuruluş tarihinin M.Ö. 30 ve bitiş tarihinin de M.S. 640 şeklinde göstermektedir.(*)

Sbide Antik Kenti sur kapısının bugüne kalan taşlarından bir kesit. 1960 yıllarda sur kapısı tahrip edilerek alınan taşlara Yukarı Çağlar’da yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.

Sbide, savunması kolay, güvenli bir yerleşim yeri olması nedeniyle burası seçilmiştir. Taşeli yöresinde Sbide’nin etrafı surlarla çevrili tek kent olması Vasal kral Amyntas, tarafından yapılan bir kent olduğunu ortaya koymaktadır.
Kentin doğusu ve batısı surlarla çevrilmiştir. Kuzeyi yüksek kayalıklarla korunmaktadır. Bu kayalıkların en dik ve yükseği seçilerek üzerine de Hisar Kalesi yapılmıştır.
Hisar Kalesi ve Topaktaş Gözetleme Yeri

Sbide’nin kuzeyini kuşatan dik ve yüksek kayalık

Şehrin güneyi ise yine oldukça dik rampa olduğundan savunma açısından oldukça kolaydır.
 Sbide’nin güney kesimi yüksek dik yamacın üst kısmından bir kesit

Vasal kral Amyntas, “Ufak entrikalarınının peşinden koşarken ve çevresindeki dağlıları yola getirmeye uğraşırken Amyntas kendini Homonada ya da Hoinona'nın efendisi yaptı ve bölgenin prensini öldürttü. Ancak prensin intikamı geride kalan dul eşi tarafından alındı. Amyntas, MÖ 25 yılında pusuya düşürülerek öldürüldü.” (10)
Sbide kenti önceleri Gölcük mevkiinin yükselte olması ve burada bulunan su kaynağından bir kanal ile suyunu alırken, deprem veya büyük bir heyelan sonucu su kaynağı çok alt rakımlara düştüğünden şehrin su sıkıntısı yaşadığı kesindir.
Topaktaş gözetleme yeri yanında bulunan beton yapılı su kanallarının Gölcük mevkiine doğru gittiği bilinmektedir.
 5.yüzyılda eski adı Rusumblada olan Zenonopolis kentinde doğmuş olan Zeno, general olarak Zeno Doğu Roma İmparatorluk ordularına büyük başarılar kazandırır. Zeno, 468'de imparator I. Leo'nun kızı Ariadne ile evlenir.
“I. Leo öldüğü zaman tahta geçen torunu II. Leo'nun yaşı küçüktü. I. Leo'nun karısı Verina ve Zeno'nun karısı ve Leo'nun kızı Ariadne'nin devamlı istekleri ile Zeno 9 Şubat 474de ortak imparator olarak ilan edildi. O yıl II. Leo hastalandı ve 17 Kasım'da öldü. Böylece Zeno 17 Kasım 474de tek imparator olarak kaldı.
İmparator Zeno, Isaurialı asıllı olması ve dolayısıyla bir barbar olması nedeniyle Bizanslı soylular ve Bizans halkı tarafından sevilmemekteydi. Bunun yanında Theodorik Starbo başta olmak üzere, ordunun Cermen asıllı olan kısmı I. Leo'nun ordudaki Ostrogot'ların gücünü azaltmak için yüksek rütbelere getirdiği Isauria asıllı subaylardan hoşnut değildiler. En son olarak Zeno kendisi gibi Isaurialı olan General İllus'u kendine düşman yapmıştı. Soylular ve ordunun Isaurialı olmayan mensupları eski imparatorun karısı Zeno'nun kayınvalidesi Verina tarafından hazırlanan bir komploya katıldılar. Bunlar başkentte Ocak 475de imparator Zeno aleyhinde bir isyan çıkarttırmayı başardı. Teodorik Strabo, İllus ve Armatus tarafından desteklenen bu isyan gittikçe ciddi başarı kazanmaya başladı. Verina Zeno'yu Konstantinopolis'i terk edip kaçmasını telkin etti ve bunu Zeno'ya kabul ettirmeyi başardı. Zeno Konstantinopolis'de yaşıyan bazı Isaurialılar ve devlet hazinesi ile birlikte kaçtı.” (11)
Böylelikle Zeno'nun birinci saltanatı 2-3 ay sürmeden sona erer. Zeno, her ne kadar Antakya’ya kaçtı şeklinde yazılsa da öncelikle doğduğu memleketine gelmiş olması büyük bir olasılıktır. Zenonopolis kentine ait yayla yoları ve burada bulunan kiliselere yardım ettiği bilinmektedir. Diğer yandan Zeno 20 ay kendini Isauria'da bir kalede koruyarak asker toplayıp onları yetiştirme işine verdi ve bir Isaurialı kabile reisi olarak yaşamaya başladı. (11) yörede ciddi anlamda korunaklı olan ve içinde bir de saray bulunan Sbide kentinde yaşadığı sanılmaktadır. İşte bu dönemde beraberinde getirdiği altınlarla Sbide’ye bir mühendislik harikası ve çok yüklü bir maddiyat harcanarak yapılan 5 km uzunluğundaki antik su tünellerini kayalıklar içinden oydurarak şehre su getirtmesi, şehrin su şebekesini kurşun borularla döşetmesi izlemiştir. Yayla yolunun da Zenon tarafından yapılan yatırımlarla olduğu sanılmaktadır.
Zenon, 20 ay sonunda yöreden topladığı askerlerle tekrar İstanbul’a dönerek yeniden krallığı elde etmiştir. “476 yazında Zeno, yeni hazırladığı bir ordu ile Konstantinopolis üzerine yürümeye başladı.” (11)
“Zeno Temmuz 477de Konstantinopolis kapılarına geldiğinde karşı duracak kimse bulunmamakta ve şehir halkı lehinde bulunmaktaydı. Senato, şehir kapılarının eski imparator Isaurialı Zeno'ya açmasını emretti ve Zeno hiçbir direniş görmeden yeniden imparator oldu.” (11)
Diğer yandan Sbide, İsavra’nın piskoposluk merkezlerinden biridir. Şehrin kuzeyinde bulunan çok büyük klişe kalıntısı, kayalıklara oyulmuş Çobansuyu Kilisesi ve Taşkisle adlı kilise kalıntılar bunun bir kanıtı sayılabilir.
“Karaman Çevresinde Roma Çağı’nın önemli Şehir ve Piskopuslukları şunlardır: Derbe, Barata, Laranda, İlistra, Melouos, Adrasos, Philadelpheia, Sbide, Domitipolis, Germanicopolis, Dalisandes, Eirenopolis, Neopolis, Lauzados, Zennopolis.” (12)
Yukarı Çağlar’da bugünkü Karamanoğlu Camii batısında kalan Defneciler, Uzunaliler, Gocamemed’lerin evlerinin bulunduğu yerlerin mezarlık olması ve çok miktarda mezar kalıntılarının temel kazımı sırasında ortaya çıkması, köy çeşmesinin bulunduğu bugünkü Karamanoğlu Camii çevresinde Türkler gelmeden de bir yerleşim yeri bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Karamanoğlu Camiinin önünde bulunan dev çınar ağacının Türkler gelmeden önce dikildiği tezini ortaya koymaktadır. Bu şekilde varsayarsak çınarın yaşının bin yaş civarında olduğunu ortaya koyar.
Diğer bir tez ise; Sbide kentinin su kaynağının bulunduğu Gölcük mevkiinin çökmesi sonrasında Sbide kentinden insanların gelerek buraya ikinci bir yerleşim yeri oluşturdukları varsayımını da ortaya koyabilir.
Bunun yanında Yukarı Çağlar Köyünün çevresinde bulunan Çukur mevkiinde ve İşkozlar mevkiinde bulunan yerleşim yerleri de yine Sbide kentinin su kaynağının çökmesi sonrası Sbide’den gelen insanlar tarafından kurulmuş küçük kentler olabileceği şeklinde düşünmemizi destekler mahiyettedir.
Sbide kenti M.Ö. 30- M.Ö. 25 yılları arasında kurulmuş olduğunu varsayarsak, Topaktaş civarındaki kanal bulguları o dönemde su kaynağına sahip bir kent olduğunu doğrular niteliktedir. Su kaynağını kaybettikten sonra bu kentten insanların çevreye dağıldıklarını ortaya koyar. Üstelik Vasal kral Amyntas’ın “Görünüşe göre ilk önce 300 başlık bir sürüye sahip olduğu…”(13) nu kaynaklar ortaya koymaktadır. O halde Sbide’de yaşayan ve diğer hayvancılık yapan insanların kaybedilen su kaynağı nedeniyle çevreye yayılarak yeni su kaynağına yakın yerlere yerleşmiş olmaları muhtemeldir.
KAYNAKLAR:
(10) https://tr.wikipedia.org/wiki/Galatyal%C4%B1_Amyntas
(11) https://tr.wikipedia.org/wiki/Zeno_(imparator)
(12)Umar B. Türkiye’deki Tarihsel Anıtlar, 1995, s.138, http://www.darsane.com/showthread.php?2857-%C4%B0slamiyet-%C3%96ncesi-Karaman
(13) https://tr.wikipedia.org/wiki/Galatyal%C4%B1_Amyntas
(14) Sbide Antik Kenti – Yukarı Çağlar: Durmuş Ali Özbek, 2015, Çimke Basım ve Yayınevi -Konya
(*)http://dare.ht.lu.se/places/30325.html
( Vasal, Avrupa feodal sisteminde, derebeyine (feodal lord) hizmetleri karşılığında kendisine toprak ve köylü (yurtluk) tahsis edilen kişi.)
Durmuş Ali Özbek
21.04.2017


Kitap İsteme Adresi: 
Durmuş Ali ÖZBEK
Dumlupınar Mh. Şehitlik Cd.
Özdemir Sk. Özbek Apt.
No: 4/2 42070 Selçuklu – KONYA

 E-Posta İle İsteme Adresi:
durmusaliozbek@hotmail.com

Telefon: 0 535 544 97 67
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN