404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

YUNUS EMRE


Gerçek şair eserleriyle geleceğe hükmeden,  adı   dillere destan olan, zamana bağlı bulunmayan
kimsedir, kişidir. O, aşk ile kendinden geçmiş, maddi varlığını adeta unutmuştur. Allah  varlığından
gelip, yine  Allah’a  gideceğinden aşk kaynağıdır. Bu maddeden  sıyrılıp ilahi aşka yöneliştir.Karaca-
oğlan bir dörtlüğünde  şöyle seslenir:
Karac’ Oğlan der ki ismim överler
Agu oldu  bildiğimiz  şekerler
Güzel sever diye isnat (iftira)  ederler
Benim  HAK  tan özge ( başka) sendiğim  mi var.?  
Yunus Emre  de bir, iki mısralık söyleşi içinde hiç okuma yazma bilmeyen  kişilerin bile  gönüllerini coşturan bir sanat ve zevk önderidir. Yunus ile Karacaoğlan’ın şiirleri  milyonlarca insanın  gönlünü
Aşk ateşi ile dağladı. Tutuşturup  yaktı. Alevleri  dünyanın  öbür köşelerinden görenler  aydınlığa
kavuşuyorlar. Nerede sade bir söyleyiş varsa Yunus’ un eseridir. Yunus  Emre  maddi şairlerin tersinde yürür.
Yunus Emre’yi  ve Karaca oğlanı  kendinin  bir parçası bilen  milletimiz  Anadolu’nun  pek çok yerinde,  içinden  ve gönlünden gelerek , Yunus’a. Karaca oğlana  mezar ayırmıştır.. Bu  halkımızın   kültür,yönünden   kaynaşmasıdır. Yüceliğidir. Güzelliğidir.  Ayrı bölgelerimiz  aynı  değerleri benimsiyor, aynı şeyi, aynı şairlerimizi  istiyor, bizim diyor. Bu ne güzel bir sahiplenmedir.  İşte bu güzel duygu bu özden sahiplenme,  milletimizi  bir birine kültür bağı ile  bağlıyor, kilitliyor. Halkımızı  sevgi ile gönülden  bir birine bağlıyor. Böylece, Yunus Emre’yi, Karacaoğlan’ı dipdiri  yaşatyoruz.
Yunus  Emre’nin  arşivimde bulunan cönkteki  şiirini  değerli kardeşim Medeni  Yavuzarslan’ın
isteği üzerine yayılıyoruz.
   Ağlatırsın zarı zarı
   Kare  vermez isen  de hoş
   Layık görürsen  de  narı
   Narın da  hoş, nurun da hoş.
                            Gelse  celalinden  cefa
                            Yahut kemalinden vefa
                            İkisi de  cana  cefa
                            Celalin   hoş  kemalin hoş.
Hoştur bana  senden  gelen
Ya  taze  gül  hoştur diken
Ya  hil’at’i  yahut kefen
Lütfun  da  hoş, kahrın da hoş.
                            Gerek ağlat  gerek  güldür
                            Gerek  diri gör  gerek öldür
                            Aşık  Yunus  sana  kuldur
                            Lütfun da hoş kahrın  da hoş.
 
Mevlana Yunus hakkında, onun:
Ete kemiğe  büründüm;
Yunus  diye göründüm.
Mısralarını görünce:” Bunu söyleyebilseydim, Divan-ı Kebir’i  yazmazdım.” Dediği rivayet olunduğu ğibi, yine Mevlana’nın Yunus’u  kastederek :” Hangi makama çıktıysam, o Türkmen Kocasının ayak izlerini önümde gördüm” demesi, aralarında manevi alışverişi ortaya koyar. Fakat kesin  olarak bunların
doğru olup  olmadığını bilmiyoruz.” Kaynak: “Konya Alimleri ve velileri” Yazarı, Mehmet Ali Uz         
                               Doğrudan  Doğruya
                               Gazeteci, Araştırmacı yazar

                               1- Nisan 2017 - KONYA
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN