404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

ERMENEK’TE TARİHİ ZULÜM!


215 yıl önce Ermenek'te yapılan tarihin en büyük zulmünü açıklıyoruz. Osmanlı arşiv belgelerinden ele geçirdiğimiz aşağıda kaynağı verilen bir belgede “Ermenek'te tek kişi kalmayacak kadar” bir kaçıştan ve bunun nedeni olan yetkili zulmünden bahsedilmektedir.
Bu olayda Ermenekli mağdurların durumu şu kelimelerle anlatılmaktadır: perakende, sergerdan, mağdur, sefil, perişan ve tab-âver-i tahammül olamamak.
1798 yılında Taşeli bölgesinde büyük bir nüfus dalgalanması yaşanır. Özellikle bölgemizden geçen “Deve Yolu” üzerinde bazı yol kesmeleri yaşanmış başta Anamur olmak üzere çeşitli beldeler arasında gerginlikler meydana gelmiştir. Bu münferit olayları bahane ederek Abidin ve Ahmet adlı yetkililer halka görülmemiş bir zulüm yaparlar bunun sonucu olarak da Ermenek’te tek kişi kalmayacak şekilde bölgeyi terk eden ve kaçışan halk Karaman ve Konya’ya ulaşır.
Aileler dağılır ve halk darmadağın olur, memlekete ve ikametgâhlarına dönecek bir imkânı bile kaybederler. Ayakları yalın, üzerleri pejmürde, perakende, sefil ve mağdur bir halde Karaman ve Konya’da sürünürler ve hayata tutunmaya çalışırlar. Dedelerimizin bu hali ve çektikleri mezalim padişaha kadar ulaşır ve padişah 3. Selim aşağıdaki Fermanı yetkililere ulaştırır ve hepsini muhakeme ederek en ağır cezanın verilmesinde en ufak bir gevşeklik gösterilmemesi konusunda kadıları uyarır.
Aşağıda hem bu belgenin transkripsiyonunu hem de Osmanlıca aslını bulacaksınız.
“Ermenek İç-il Paşası Hakkında
Düstur-u mükerrem Karaman Valisi Vezirim  edâmellahü taâlâ iclâlehü ve kıdvetü’n-nüvvabi’l-müteşerriîn Konya Kazası Naibi Mevlana zîde ilmühü tevkî-i refi-î hümayun vâsıl olucak malum ola ki İç-il Sancağında vaki’ Ermenek kazası yayalılarının bu defa der bar-i ma’dilet-kararıma takdim ettikleri arzuhallerine liva-i mezbur Mutasarrıfı sabık mir-i miran-i kiramdan Emiru’l-ümerai’l-kiram Ahmet dâme ikbalühünün ve karındaşı Abidin ve Yayalığı Ahmet nam kimesnelerin hılaf-i şer’ vaki’ olan zulüm ve teaddilerine bir veçhile tab-âver-i tahammül olamadıklarından cümlesi Konya ve Karaman taraflarına perakende ve perişan olup Kaza-i mezburda bir ahad kalmadığın ve vilayetlerine varmak imkânı da olmayup sefil ve sergerdan ve mağdur oldukların inha ve mübaşir marifetiyle Konyada terafü-u şer’ ve ihkak-ı hak olunmak babında emr-i şerifim sudurunu istid’a etmeleriyle zaman-i sa’d-i iktiran-i şahanemde vediatullah olan fukaraya mikdar-ı zerre zulüm ve teaddi vukua gelmesine bir veçhile rıza-i aliyyem olmamağla ve Mir-i miran-ı mumaileyh el-haletü hazihi bâ emr-i âli Kıprıs Ceziresine memur olmağla sen ki Vezir-i muşarun ileyhsin tayin olunan mübaşir marifetiyle vekil-i şer’îyi Konya’ya ihzar ve iddia-yı hukuk ve tayin-i mâdde idenler ile ferden ferden terafü-u şer’ ve ba’de’s-sübut ihkak-ı hak ve keyfiyet-i suret sicillatıyla derseadetime arz ve ilam olunmak fermanım olmağın imdi ber veçh-i meşruh marifetin ve tayin olunan mübaşir mumaileyh marifetiyle mir-i miran mumaileyhima vekil-i şer’îsi Konya’ya ihzar ve iddia-yi hukuk ve tayin-i mâdde iden husamâsıyla Mevlana-yı mumaileyh huzurunda terafü-u şer’ ve ba’de’s-sübut icra-i şer’i ve ihkak-ı hakka ihtimam ve dikkat ve keyfiyeti suret-i sicillatıyla alâ vech’s-sıhha der aliyyeme arz ve ilama mübaşeret olunmak ve hilafı bir gûne hâlât-ı tecviz olunmamak babında ferman-ı âlişanım sadır olmuştur.
Buyurdum ki: Mübaşir tayin olunan dergâh-ı muallâm gediklülerinden Kıdvetü’l- emacidi ve’l-ekarimi İsmail zîde mecdühü ile hükm-i şerifim vusul buldukta bu babta veçh-i meşruh üzere şeref-yafte-i sudur olan ferman-ı vacibü’l-ittiba’ ve lazimü’l-imtisalimin mazmun-i itaat-makrunuyla amel ve hareket ve hilafından hazer ve mücanebet eyleyesiz, şöyle bilesiz: alamet-i şerife itimat kılasız.
Tahriren fî evasit-i Şabani’l-Muazzam Sene: selase aşera ve mieteyn ve elf
Vasale fî 15 Şevval 1213 (1798) Be makam-i Kostantıniyye”
Konya Şer’iyye Sicilleri 5.Cilt 25-2
ÖZET VE SONUÇ
1- Şikâyeti yapan “Ermenek Kazası Yayalıları”
2- Zulmü icra eden orada görevli: Ahmet ve kardeşi Abidin ile Yayalığı Ahmet. Anlaşılıyor ki Yayalılardan Ahmet’in yaptığı zulme diğer Yayayalılar dayanamamış ve padişaha arzuhalde bulunmuşlardır.
3- Bu üç kişi işgal ettikleri makamın gücüyle “hilaf-i şer’i” yani yasalara aykırı olarak Ermenek’te tek kişi bırakmadan halkın dayanamayacağı bir haksız zulümle onları Konya ve Karamana darmadağın ederler. O yıllarda Anamur’dan Ermenek yaylalarına çıkan Yörükler zor yıllar yaşarlar.
4- Padişah Ermenek halkına “Vediatullah, fukara” demekte ve “Allah’ın bize emanet ettiği fakirler” tabirini kullanmaktadır.
5- Ayrıca Konya’da büyük bir mahkeme kurularak tarafların burada yüzleştirilmesini ve bütün hakların sahiplerine verilmesi emredilmektedir.
 6- Bu zulmü yapanların elebaşı yetkili kendisine şikâyet geldikten sonra padişah tarafından Kıbrıs’a sürgün edilmiştir. Padişah bu zulmü ve tecavüzü yapanların Konya’ya getirilmelerini de özellikle fermanında söylemiş Kıbrıs’ta bulunanın da yasal vekilinin ihzari olarak getirilmesini emretmiştir.
6- Yayalık nedir? Osmanlı devletinin kuruluş döneminde, barış zamanı tarımla uğraşan, savaş zamanı sefere katılan; kapıkulu ocaklarının kurulmasından sonra da bir süre eyalet askeri olarak kullanılan; bunlara karşılık kimi vergilerden bağışık tutulan bir sınıf yaya askeri. Adı geçen eyaletlerden birisi de İçel olup burada yayalar yani piyade askerler bulundurulmakta savaş haricinde geri hizmetlerde çalıştırılmaktadır. Ermenek’teki bu olayda zalim yetkilinin emri altında da bir yaya gurubu vardır ve bugünkü jandarmanın görevi için zaman zaman kullanılmaktadır.
7- Mağdurlar büyük oranda Konya’da olduklarından mahkeme de burada kurulmuştur.
8- Padişah mahkeme sonucunun zabıtlarıyla beraber kendisine mutlaka ulaştırılmasını ve Ermenekli mazlumların haklarının son noktasına kadar alınmasını Konya kadısına çeşitli vurgu ifadeleriyle emrediyor.
Mükremin Kızılca
Doğu-İslam Dilleri Uzmanı
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.


YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN