404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

KAYIP KÖY KIZILCA


Ermenek/ Navahi kazasında kaybolan köyler içinde Osmanlı kayıt defterlerinde 1518’de Kızılca’da 2 hane meskûn olduğu halde müstakil köy olarak kaydedilmiş.”(1) olan Kızılca Köyü de yer almaktadır.

Kızılca;1518 tarihli defterde yer alan: Kızılca deran karyei mezbûre (Gargara) ibaresinden anlaşıldığına göre, 1518’de Gargara Köyü’ne tâbi durumdadır.
1518 ve 1522’de 2 hane ve 2 neferden,
1555’te 2 hane ve 3 neferden teşekkül etmiştir.
1555 tarihli tahrirde kaleme alınan: mezârii‘ Bednam Davdas ve Yukaru İzvid halkı ziraat ider notundan artık köyün arazilerini Bednam, Davdas ve Yukaru İzvid halkı ekip biçtiğini öğreniyoruz. Köyde meskûn kimse kalmadığından 1584 tarihli tahrirde hali olarak kaydedilecektir. Köyde buğday ve arpa ziraatı yanında çok miktarda pamuk üretildiği görülmektedir.
1518 tarihinde köyün hâsılatı 1780 akçe,
1522’de 1456 akçe,
1555’te ise 1390 akçe tutarında olmuştur.” (1) şeklinde vergilendirildikleri kayıt altına alınmıştır.
“Tarihi kayıtlarda bir Yörük aşireti olarak geçen Kızılcalı Türkiye’nin hatta Balkanların pek çok yerinde yüzlerce yerleşim yerine Kızılca adını vermişlerdir. Kızılcalı aşireti tekeli Yörüklerinden olup asılları Anamur ve Antalya dolaylarına yerleşmişlerdir. Buradan devlet politikası olarak iskân zorunluluğu oldukça gittikleri yerlere Kızılca adını vermişlerdir. Bu bakımdan ülkemizin yüzlerce yerleşim yerine isim olmuştur.” (2)

Sayın Mükremin Kızılca yazmış olduğu makalesinde; “Kızılca köyünün yeri Gargara ile Yukarı Çağlar arasında bugün gölet yapılan Kızılca yeridir. Zira köy dağılınca araziyi Yukarı Çağlarlıların işlettiğinden söz edilmektedir.” anlatımında Yukarı Çağlar’da bulunan “Kızılcayeri” adlı mevkiinin kayıp köyler olarak tespit edilen Kızılca Köyüne ait bir yer olmadığı kesindir. Sadece isim benzerliğidir. Çünkü bu mevkide her hangi bir yerleşim kalıntısı mevcut olmadığı gibi Osmanlı kayıt defterlerinde bahsi geçen üç köyün “Bednam Davdas ve Yukaru İzvid” arasında kalan bir yer de değildir.

1518 yılı kayıtlarından anlaşıldığı üzere Kızılca Köyü, Gargara’ya tabi ancak muhtemel ikamet yerleri bugün yerleşim yeri tam olarak bilinmemektedir. Fakat 1555 tarihli tahrir defterinde geçen mezârii‘ Bednam Davdas ve Yukaru İzvid halkı ziraat ider açıklamasından anlaşıldığına göre bu köyde pamuk yetiştirebilmektedir.

Pamuk, Yukarı Çağlar’a ait Serper yöresinde yetiştirildiği bilinmektedir. O halde Göksu nehrine yakın bir yerde ve bugünkü Tepebaşı, Davdaş, Yukarı Çağlar arasında olan bir yerleşim yeridir.
Arazilerinin de Yukarı Çağlar’a ait Betnam Dersi mevkii, Tepebaşı’na ait yine Bednam Deresinin iç kesim arazileri, Davdas ve Büyükkarapınar’a ait Meriç Çalı’ndan yukarıdaki kısımda bulunan araziler olduğu gerçeğidir. Köyün yerleşim alanı ise kesin olarak bilinmemektedir.(3)
28.05.2017
Durmuş Ali ÖZBEK
durmusaliozbek@hotmail.cım

(1) Ermenek Kazası (1500–1600)/ Bilal GÖK (Doktora Tezi) 2006
(2) Mükremin Kızılca makalesi, Ermenek’te Kayıp Köyler
(3) Sbide Antik Kenti -Yukarı Çağlar: Durmuş Ali Öbek, 2015, Çimke Yayın ve Basımevi 2015-Konya

OKUYUCUDAN GELEN YORUMLAR:


Mustafa Zeybek Serper köprüsünü geçtikten sonra yol iki ayrılıyor. Sola ayrılan yolun sağında kalan derenin içi olabilir. Şimdi orada ikamet edenler var.
Abdullah Samedoğlu Serper'de bulunan Ziraat Fidanlığını arka kısmındaki Meriç Çalının üzerinde bulunan araziler ve bahsettiğiniz Betnem Deresi iç kısımları olduğu muhakkak. Zira Davdas, Tepebaşı ve Yukarı Çağlar bu araziyi kullanmaktadır.
Abdullah Samedoğlu Mustafa Bey, bilmediğimiz daha köyler eklenmeye devam edecek.
Haydar Öztaş Yazı ilginçti.... Ancak bahsedilen arazi o bölgede bulunan bir köy için oldukça geniş... Arazinin tanımını hangi kaynağı esas alarak tanımladınız bilmiyorum. Ancak bizim köy-Büyükkarapınar gibi bazı köylerin hangi fermanla nasıl kurulduğu bilinmiyor. Belge varsa Osmanlı arşivlerinde bilmek isteriz... teşekkür ediyorum...
Kaynaklar önemli.. Bunların belirtilmesi gerekir... Özellikle Osmanlı arşivleri...
Bölgesel kültüre yaptığınız katkı gerçekten önemli... Sınırlı olanaklarla çok şey yapıyorsunuz. Bizim önerilerimiz dost öneridir... Osmanlı arşivlerinde çalışmış olanların ticari kaygılardan uzak size yardımcı olmaları gerekir..
Abdullah Samedoğlu Değerli Hocam bu yazı kayıp köyler konusuna bir giriş amaçlı olarak hazırladım. Daha önce de http://www.medyaermenek.com/2017/05/ahad.html bu köye parmak basmak amaçlı, hazırladım. En azından mevcut bilgileri paylaşarak bilgisi, duyduğu bir şeyler olanların paylaşımda bulunmalarına zemin hazırlamak amaçlı yayına aldı. Konu gerçekten yöre insanımızın oldukça ilgisini çekti. Arka zeminde hit sayısı bunu gösteriyor. Saygıyla.
Ahmet Yüksel Şanlıer Rahmetli babam köylerden basrderken ermenek in gargara tarafından alanya ya kadar olan köylere navai köyleri diye bahsederdi .kızılca isimli köyler pek çok yerde var örnrğin Hadim Aladağnahisesine bağlı sşağı kızılca ve yukarı kızılca buna bir örnektir
Haydar Öztaş Navaşin ırmağından 1870'li yıllarda araştırma gezisi yapan Prof. Ramsay bahseder. ilgisi olmalı...

Ermenek Tepebaşı Köyü Gerçekten kayıp köy söylediğiniz gibi bizleri aydınlattığınız için teşekkürler ederim bizim gibi çok bilmeyen hemşerilerimiz var yüreginize sağlık Katranlı köyünün sağ tarafına düşen bir iki köy var oralar olabilir
Habip Çalışkan Mustafa selam. Kızılca Köyü'nün yerini tam olarak ben de bilmiyorum. Ama, Kızılca Köyü sakinlerinin nereden gelip yerleştiğini biliyorum. Kökleri Dedeli'den. Dedeli, 1300'lü yıllarda, Dedeli de Balkusan kadar nüfusa sahip bir yerleşim yeri. Balkusan, Akca Alan ve Dedeli, Karamanoğlu Mehmet Bey Vakfına ait yerleşim merkezleridir. Karamanoğlu'nun yenilgisinden sonra, Akça Alan ve Balkusan varlığını koruyor ama Dedeli Köylüleri, Gargara civarında bir yere yerleşiyorlar ve Kızılca Köyü oluşuyor. Belki yaşlılar tarihsel geçmişini bilebilirler.
Mustafa Gölbinar ·Bizleri aydınlattığınız için teşekürler. Tepebaş'ındanım bizim orada da var böyle bir köy halk arasında Kışla olarak geçer ayrıca bulunduğu mevki adıda Kışla olarak geçer,Osmanlı imp.zamanında patişah fermanıyla kaldırıldığı söylenmektedir.Kayıtlarda mutlaka vardır.
Hidayet Aytekin Kayip koy bence yakin zamana kadar insanlarin yasadigi Tepebasi na ait Kuruyagir in arazisi dediğimiz yer.
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN