404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

MARDİN GEZİMİZ 4


KONYA STK PLATFORMU MARDİN TOPLANTILARI

Konya Sivil Toplum Platformu Ufuk Turu tarafından “Sivil Toplum ve Din” adlı Mardin toplantılarının son oturumları 19 Mayıs Cuma günü Mardin Yay Grand Otelde yapıldı. Bu günkü toplantıların konusu tamamen İslam Dünyasında ve Türkiye’de teşekkül eden İslami cemaatler ve teşkilatlara ayrılmıştı.
Konya üniversitelerinden genelde İlahiyatçı profesörlere verilen süreler 20 dakikayla sınırlıydı. Bir sunucu Prof. ve dört de tebliğci Prof. veya doçent olmak üzere beş kişi konuşma yaparak yüz dakika çok anlamlı ve önemli tebliğlerde bulundular. İslami cemaatler ve tarikatlarla alakalı tebliğlerin analizine geçmeden önce 18 mayıs akşamı yapılan sayın Ahmet Davutoğlu’nun da katıldığı istişare toplantısına değinmek istiyorum.
Ahmet hoca başta herkesten soruları topladıktan sonra kendisi çok derin ve verimli bir sohbet gerçekleştirdi.
Sözlü olarak sorulan sorular içerisinde bana verilen söz sırasında şu soruyu sordum: “Osmanlı döneminde altı yüz yıl yönümüzü hep batıya çevirmişiz ve doğudaki Türk kardeşlerimizi ihmal etmişiz. 1990’lı yıllarda bağımsızlığını elde eden altı Türki cumhuriyet yanında bugün Rusya federasyonunda ayrıca altı muhtariyet bölge vardır ve bunlar da aslen Türk kardeşlerimizdir, STK’larımız buralara biraz önem verebilir mi?”
Davutoğlu bütün sorulara ortak bir cevap verdikten sonra başbakanlık, dışişleri bakanlığı ve bürokratlığı sırasında yaşadığı ilginç hatıralarıyla süslediği çok yararlı bir sohbet yaptılar.
STK’ların gerekirse devleti kurtarmak için harekete geçebileceğini ancak devleti ele geçirmek için asla harekete geçmelerinin doğru olmadığını söyleyen Davutoğlu sık sık FETÖ örneği vererek 15 Temmuzda yaşanan felakete atıfta bulundular. Ve şunları ilave ettiler. Fransız bayrağını Maraş’ta gören sütçü imamın “bu bayrak inmedsen Cuma kılınamaz” diyerek harekete geçmesi ne ise 15 Temmuzda halkın sokağa dökülerek devletini koruması da osur.
STK’ların gücünü kırmak orduları yenmekten daha zordur mesela Moğollar Anadolu’yu işgal ettiğinde Ahilik örgütü sayesinde orta Anadolu’dan defedildiler.
Hazreti Mevlana da Moğollardan Anadolu Selçuklularına iltica etmiş bir zattır zira Anadolu tarih boyunca iltica akınlarına uğrayan ender topraklardan dirisidir.
Cemaat ile cemiyet arasında ince bir fark vardır. Cemaat bir mefkure etrafında birleşen gönüllülerdir ama cemiyet ticari faaliyette de bulunan beraberliklerdir. Bu bakımdan cemaatlerin şirketleşmesi son derece sakıncalıdır işte FETÖ bu nedenle harakiri yapmış ve mal ve servetlerini kurtarmak için en sonunda 15 temmuzu yapacak kadar hiyanete karışan bir çeteye dönüşmüştür. Bizim için İstanbul neyse Kosova da, Şam da, Halep de, Kudüs de odur. Zaten Kırımdan Aden’e, Adriyatik’ten Çin seddine kadar Osmanlıdan kalan bir gönül birliğimiz vardır, bu sevgiyi kimse söndüremeyecektir.
Türkiye’de bulunan milyonlarca >Suriyeli Türkiye’nin sigortasıdır.
ABD Suriye’de bitmiş durumdadır ne yapacağını bilmemektedir. Rusya Suriye’den kaçmanın yollarını aramaktadır kaybolan uçaklarının ve askerlerinin sayısı belli değildir. İran ise binlerce askerini kaybetmiş ve bu bataktan çıkmanın yollarını aramaktadır. Sonuçta Suriye bir Osmanlı toprağıdır ve burası bizi alakadar eder. 19 Mayıs cuma günü beni en çok alakadar eden oturumlar yaptık. Makalemin başında biraz değindiğimi bu konu hakkında ayrı makaleler hazırlıyorum inşallah. Ancak şimdi burada da kısa notlar aktarmak istiyorum. Öğleden önceki oturumun konusu “Türkiye’de İslami Cemaatler” iken öğleden sonraki oturumun konuysa “Dünyada İslami Akımlar” idi.
Nereden bakarsak bakalım iki konu tek konuda birleşiyor: Müslümanların gerek cemaat olarak gerek tarikat olarak bir lider etrafında toplanarak kendi belirledikleri alanda hayırda yarışan toplulukları ele alınmıştır.
Kainatta kelebekten arıya, karıncadan fillere kadar her canlı bir ümmettir ve bir lider etrafında hizmet gören cemaatler mesabesindedirler.
Cemaatlerin İslami olabilmesi için meşruiyet çizgisinden sapmamaları gerekir. Bu meşruiyet ehl-i sünnet vel’cemaat denen sevad-ı azam çizgisidir.
Bakara suresinin 148. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”
Bu ayete göre İslam’ın ana çizgilerinden sapmadıkça hayra koşan cemaatlerin çokluğunda veya varlığında bir sakınca olmadığı gibi gereklidir de.
Her şeye rağmen cemaat ve tarikatları hem içten hem de dıştan bir denetime tabi tutmak gerekir.
Mükremin KIZILCA
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.


Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN