404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

MARDİN GEZİMİZ 5


Her şeye rağmen cemaat ve tarikatleri hem içten hem de dıştan bir denetime tabi tutmak gerekir.
Özellikle tarikatların kapalı yapılar olmaları dolayısıyla iç denetime de dış denetime de sıcak bakmayacakları bilinse de bunun gerekliliği son 15 temmuız olaylarıyla ortaya çıkmıştır. Allah teala kur’anında nasıl ki nefis tezkiyesini emrediyorsa bir araya gelen toplulukların da topluluk ve cemaat nefislerini terbiye ve tezkiye etmeleri gerekir.
Cemaatlerin ve tarikatların nefisleri yerine ötekilerle mücadele etmeleri asla kabul edilemez. İslamiyeti bir cemaate veya tarikate indirgemek nasıl yanlışsa bir ırka indirgemek de öylece yanlıştır. Mesela FETÖ’nün ileri sürdüğüTürk İslamı, Şiilerin icat ettiği İran İslamı ve selefilerin ortaya çıkardığı Arap islamı tabirleri Allaha yapılan en büyük iftiralardadndır.
MARDİN FETVASI
13. yüzyılda doğudan Moğolların batıdan haçlıların Müslümanların üzerine çöreklenmeleri zamanı en büyük alimlerinden İbn-i Teymiye kendisine başvuran Müslümanlara ne yapacağız sorusu karşısında verdiği söylenen fetvadır. Çeşitli ülkelerden bilim adamları, aşırı dinci örgütlerin terör eylemlerine meşruiyet kazandırmak için kullandığı söylenen İbn-i Teymiyye’nin “Mardin Fetvası”nı barışçı bir söylemle yenilemek için buluştu
İslamın çok tartışılan isimlerinden İbn-i Teymiyye’nin 700 yıl önce verdiği “Mardin Fetvası”nı barışçı bir söylemle yenilemek için çeşiti ülkelerden 20’den fazla bilim adamı Artuklu Üniversitesi’nde bir araya geldi. Konferansı düzenleyen Küresel Yenilik ve Rehberlik Merkezi (GCRG) ile düşünce kuruluşu Canopus Consulting’in, ağustos ayında organizasyon için Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurduğu, ancak ret yanıtı aldığı ortaya çıktı.
Başta El Kaide olmak üzere aşırı dinci örgütlerin terör eylemlerine meşruiyet kazandırmak için kullandığı söylenen fetvanın yeniden yorumu için düzenlenen iki günlük konferansa Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün ve diğer İslam ülkelerinden 20’ye yakın tanınmış din adamının yanı sıra Moritanya’dan GCRG Direktörü Şeyh Abdullah bin Bayah, Türkiye’den Prof. Dr. Ahmet Özel, Bosna Başmüftüsü Abdullah Omar Naseef, Tabah Vakfı Kurucu Başkanı Şeyh Habib Ali Jifri ve Prof. Aref Ali Nayed gibi isimlerle Süryani Metropoliti Saliba Özmen de katıldı.
“Barış Diyarı Mardin” başlıklı konferansın açılışı öncesi bir açıklama yapan Canopus Consulting Direktörü Aftab Ahmad Malik, “cihat” kavramının yeniden yorumlanması gerektiğini söyledi.
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Maliki, “Toplantıyı İngiltere ısmarladı” iddialarının hatırlatılması üzerine “Dini bir toplantı değil ama dini bir belge üzerinde tartışıyoruz” yanıtını verdi. Tehdit alıp almadığı yönündeki bir soru üzerine de Malik “Çok fazla konuşmamam konusunda uyarıldım” dedi.
İlk oturumda söz alan İslam âlimleri özetle şu görüşleri dile getirdi:
Dünyadaki Müslüman Azınlıklar Konseyi Başkanı Dr. Muhyiddin el-Karadaği: Zamanın çok önemli bir adamı olan İbn-i Teymiyye de hata yapabilir. Bugün şiddet yoluyla bir şeyler yapmak isteyen insanlar eylemlerini bu fetvaya dayandırıyor. İbn-i Teymiyye doğru fetva vermiştir, ama bugün insanlar bu fetvadan yanlış sonuçlar çıkarmıştır. Şeriatı uygularken zamana ve mekâna dikkat etmemiz lazım olduğuna göre, bunu bugün yeniden yorumlamak da farzdır. O dönemde Mardin Moğollar istilası altındaydı. İbn-i Teymiyye’nin fetvayı çıkarmasındaki tek sebebi Cengizhan’ı kovmaktı.
GCRG kurucu Üyesi Şeyh Abdullah Bin Bayah: Fetvalar geçmişte çok önemliydi. O dönemde fetva neden verildi, ona bakmamız gerek. Fetvanın verildiği dönemde çatışma vardı. Aradan geçen zamanda bazı gençler bu fetvayı farklı yorumladı, ‘İslamın olmadığı yer savaş alanı olmalıdır’ dedi. Ama fetvanın içeriği bu değil. İnsanlar fetvanın gerçek değerinin üstünü örttü. Bu fetva üzerine savaş açanlar yanlış yapıyor. Londra ve başka yerde terörist saldırı yapmak İslamla bağdaşmaz.
Tabah Vakfı Direktörü Şeyh Habib Ali Jifri: İbn-i Teymiyye’yi, tıpki diğer âlimler gibi yaşadığı koşulları göz önünde bulundurarak fetvaları okumak gerek. Cinayet, katletme, zarar verme ve direnme arasında çok fark var. O dönem için söylenenler o dönem için söylenmiştir. Hepimiz bu fetvayı gerçekliğin hükümranlığı altında doğru yorumlamamız gerekir.
Bu arada, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, “Barış Diyarı Mardin” adlı konferansı düzenlemeyi reddettiği ortaya çıktı. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez “İngilizler bu konferansı Diyanet İşleri Başkanlığı ile yapmak istedi. Ancak biz üç önemli gerekçe göstererek reddettik. Şimdi konferansı hayretler içinde izliyorum” dedi.
Görmez, üç gerekçeyi şöyle aktardı: “Birincisi, 11 Eylül olaylarından sonra ortaya çıkan şiddet ve terörün siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik sebepleri ortada dururken, bütün sebepler yok sayılarak neden İbn-i Teymiyye’nin yerel ve bölgeye özgü fetvası şiddetin gerekçesi olarak gösterilsin? İkinci olarak, ne Anadolu’da ne İslam dünyasında, yedi asır önce verilen fetvanın ne olduğu biliniyor. Böyle bir fetvaya bu ortamda şöhret kazandırmak doğru değil. Üçüncü gerekçemiz de, tarihi, ilmi bir konuyu uluslararası siyasetin parçası haline getirmek yanlış olur.”
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN