404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

MARDİN GEZİMİZ 7


2017 yılı Mayıs ayında düzenlenen Konya STK Platformu 14. Ufuk Turunun kültürel gezi programlarında gezilen yerlerden birisi de Midyat’tı. Hasankeyf’i gezdikten sonra Mardin’e bağlı Midyat ilçesine geldik.
Midyat o ana kadar benim havsalamda, birçok dizinin ve filmin çekildiği bir mekân olmaktan başka yer etmiyordu. Bir de facebook arkadaşım yeğenim Suna hanımın “Midyat’a da gidin abi” demesiydi. Suna hanım uzun yıllardır bir kitap pazarlama şirketinde doğu ve güneydoğuyu baştanbaşa defalarca gezen birisi olarak bana bu tavsiyede bulunuyordu.
Midyat’a gelince görevli arkadaşlar bir saat vererek buluşacağımız yeri belirtip gurubu serbest bıraktılar. Önce Konuk evine gittik, zira anlatılanlara göre burası ilk görülecek yerdi. Giderken tamamen eski yapı olan evlerin arasında bulunan dükkânların alnında Telkâri işçiliği ve sanatıyla alakalı isimler, şarapçılıkla alakalı adlar göze çarpıyordu.
Midyat’ta Süryaniler ağırlıkta ve şarapçılıkla ve gümüş işçiliği demek olan telkâri işiyle uğraşıyorlar. Baharatçılarda Mardin’de olduğu gibi rengârenk badem şekerleri yani dışına renkli cilalar vurulan badem şekerleri göze çarpıyor.
Arkadaşlarla dolaşırken bir kahve kokusu alıyoruz ve kokuyu takip ede ede dükkânı buluyor ve tazecik dibek kahvesinden satın alıyoruz. Esmece çocuklar her sokakta sizi gezdirelim teklifinde bulunuyorlar ancak bizim zamanımız dar olmakla koşa koşa ilerliyoruz.
Konuk evinin her tarafını gezdik ve birçok resim çektik. Bu konuk evinin kulelerinden baktığımızda en başta dikkatimizi çeken görüntü Süryani kiliseleriyle camilerin yan yana olmaları ve ezan sesleriyle çan seslerinin belki aynı zamanda olmasa da aynı mahallelere seslenmeleri ve onları ibadete çağırmalarıydı.
Gençliğimde Beyoğlu Tarlabaşı bulvarında bir Kur’an kursunda okumuş ve orada camiler ve kiliseleri yan yana gördüğümden durumu normal karşıladım. Bir de camilerde ezanlar günde beş kere okunurken kiliselerde haftada bir çan çalar. Yani çan bir defa çalar ama aynı sürede ezanlar 35 defa okunur.
Eğer Hristiyanlar Süryaniler 35 defa okunmadan rahatsız olmuyorlarsa bizim haftada bir defa çan sesinden rahatsız olmamız düşünülemez.
Burada düşünülmesi gereken hak olan dinimizi içimizdeki komşularımıza nasıl anlatamadığımızdır. Eğer anlatabilseydik onların da bu hak dine girdiklerini görürdük. Ama bunu hep nasip ve hidayet kelimeleriyle ifade ediyoruz.
Düşünelim 35 ve bir.
Haftada otuz beş defa “Allahtan başka tapılmaya layık yoktur” deniyor. Buraya kadar Hristiyan Süryanilerle hemfikiriz. Mesele ikinci cümlede düğümleniyor: “Muhammed Allah’ın elçisidir”
Bunu da kabul ediverseler tamam ama olmuyor, oysa bizim peygamberimiz “İsa benim kardeşimdir”, buyuruyor ve bütün peygamberlerin halkalarını sıkı sıkıya bağlıyor. Burada yanlışlık halkalardan birisini yok saymak değil de nedir?
Burada amentümüzü bir defa daha hatırlamakta ve evrensel dinimizin değerini takdir etmekte yarar vardır. Ve Âmenerrasülünün “onun peygamberleri arasında ayırım yapmayız” cümlesi her şeyi özetliyor.
Midyat turumuzun süresinin yarım saat uzatılması aramızda büyük sevinçle karşılanıyor ve bir kaç arkadaş çay ocağı aramaya başlıyoruz.
Bir hanın kapısından içeri havluya giriyoruz tamamen taş köşeli yapıdan olan antik hanın havlusunun dip köşesinde bir çay ocağı gözümüze ilişince oraya yöneliyoruz.
Burada bir yerel sanatçı olan Niyaz Niyazımın yanık türküleriyle karşılaşıyoruz. Sanatçı:
“Vara vara vardım Siverek’in hanına
Hancı dedi bu garibandır
Yatağını serin eyvana
Ordan bir zalim çıktı
Dedi bu Urfalıdır atın bunu zindana
Vah ölem ölem
Ben kime ne diyem” Türküsüne başlayınca biz de ta giriş kapısından ona eşlik ederek yüksek sesle:  Dedi bu Urfalıdır atın bunu zindana, diye katılınca herkes bize baktılar ve Konyalılara yer açın dediler, bize masalar, sandalyeler ve çaylar peş peşe gelmişti. Niyaz Niyazımın etrafında bir halka oluşturduk ve biz istedik o söyledi, sonunda bahşişimizi verdik ve guruptan gelen WhatsApp mesajıyla otobüslerin olduğu yere gitmek üzere kalktık.
Mükremin KIZILCA
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN