404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

OKUL ARKADAŞIM İBRAHİM TAŞTEKİN


Sayın Hocam Hasan Şimşek,
Köy Enstitülerinde olduğu gibi; yalnız köy çocuklarının kabul edildiği, üç yıllık ve yatılı olan Sarayönü İlçesi sınırları içindeki Devlete ait geniş bir arazide kurulmuş ve o yıllardaki rahmetli Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün kızının adına izafeten adı da  “Özden Teknik Ziraat okulu” olan okula kaydımı yaptırdığımda 1945–1946 eğitim yılıydı... Okul bu tarihten bir yıl evvel öğretime açılmış ve bizden bir yıl önce okula başlayan 200 kişi, ikinci sınıfa geçerek ağabeylerimiz olmuştu.
        Alandaki kocaman yemekhanede; bir öğretmenin refakati ile akşam üzeri ilk defa masalar üzerinde yemeklerimizi yedikten sonra, birilerinin refakatinde yine kocaman bir yatakhanede bana verilen yatağa oturduğumda; birkaç yatak ileride, iki yatak üzerinde, elinde bir kitap olanı can kulağı ile dinleyen 6-7 kişilik bir gurup dikkatimi çekti ki, sonradan bunların bir hafta önce, bu yıl okula Ermenek’ten ilk gelen yeni öğrenciler, elinde kitap olan kişinin de İbrahim Taştekin olduğunu öğrenecektim.
        Sonunda o yıl gelen  öğrencilerden  A, B, C grupları adı ile sınıflarımız oluştu.. Okula geliş sırasına göre de, ilk gelen Ermenekliler ile ben A gurubu sınıfında, okulu bitirdiğimiz 1948 yılı yazına kadar, beraber okuyarak mezun olmuştuk..
         Ermenekli arkadaşlarımın isimleri hatırlayabildiğim kadar; Kazancıdan İbrahim Taştekin, Ali Gürbüz (Güdük), soyadlarını hatırlayamadığım Mustafa, Mithat, Ali Demircan (Polis Ali), Halil Yılmaz ve aşağı İrnebol’dan Mehmet Taşdemir, Navahal yöresinden, şimdi köyünün adını hatırlayamadığım İbrahim Gümüş adında biriydi ki, şu anda bir ikisi haricinde, tamamı Allahın rahmetine kavuşmuş olduklarından, onlara rahmet dilerken, sağ olanlara da, sağlıklı daha nice yıllar diyorum.
        Yatılı okullarda okuyanlar çok iyi bilirler ki; buralarda bir birlerine ad takmalar, ilk gelenlerin acemi tavır ve hareketlerinin taklidi, şakalar, kırıla gider.. Bunlara bazen şakacı öğretmenlerimiz de katılırdı ki, tarih öğretmenimiz Hayriye Ertekin’in, bizden bir hafta önce gelen  Ermenekliler hakkında bir anısını da  anlattığında, çok gülerdik..
        Nöbetçi olduğum bir gün okula yenice gelmiş bu Ermenekli arkadaşlarınızı yatakhanede ziyarete gittiğimde; o günlerde bomboş olan yatakhanenin bir köşesinde, iki yatak üzerinde, hepsinin toplanmış olduğunu, İbrahim Taştekin’in elindeki bir Aşık Garip kitabından, bir bölümü okuduğunda, hep birlikte hüngür hüngür ağladıklarını (Hoca bu konuyu anlatırken onların taklidilerini de yapması, sınıfı güldürmekten kırıp geçirirdi.
        Sayın  Hocam:
Karaman’da bile bir ortaokulun bulunduğu o yıllarda, yalnız köy çocukları için düşünülen bu üç yıllık ziraat okulu, o yıllardaki ihtiyaçtan memur alımı sırasında da, bir ortaokul mezunu gibi işlem gördüğünden, bizler için birer ekmek kapısı da olmuştu ki, ben de Ziraat Bankasında görev almış, benim gibi okul arkadaşlarımın çoğunun, Devletin çeşitli bölümlerinde görev aldıklarını da görmüş oldum.
 Ermenek’e tayin edildiğimi duyduğum an, dünyalar benim olmuş kadar sevinmiştim ki, orada kaldığım sekiz yıllık bir hizmetten sonra, Ermenek hakkındaki intibalarımı size yazdığım bir mektubu, Yeşil Ermenek Gazetesinde 12 Aralık 2012 tarihinde “Ermenek ve Ermeneklilere özlem” başlığı ile siz de yayımlamıştınız.
Bu güzel beldedeki günlerimi, oradaki arkadaşlarımı unutmama imkân yok. Emeklilik yıllarımda bile, orayı defalarca ziyaret ettiğim gibi, çocuklarımın birinin abone olduğu Yeşil Ermenek Gazetesinin hemen hemen her nüshasını da okuyor ve oraların haberlerini takip ediyorum..
Anılan gazetenin 3026, 3027, 3028 ve 3029. Sayılarında; okul arkadaşım da olan, ara sıra kulağının duymamasına rağmen hala telefonla konuşmaya çalıştığım, İbrahim Taştekin hakkındaki yazılarınızı heyecanla ve gözlerim yaşararak okudum. O’nunla hem okul ve hem de Ermenekte’ki görevim sırasında, aynı kuruluşun mensupları olarak birlikte çalışmalarımız, çok güzel günler aklıma geldi.
Şunu da hemencecik ilave etmem gerekir ki; okuduğumuz okula göre mesleğine sadık ve sahip olan İbrahim’in Ermenek’e getirdiği zirai yenilik ve uğraşı, şimdiye kadar orada görev yapmış Yüksek Ziraat mühendisleri de  dahil olmak üzere, O’na  ulaşamamış olduğunu, herkesin bildiği gibi, bizzat görerek ben de  şahit olmuşumdur.. Siz zaten ona “Küçük Dev Adam” olarak en yakışan ismi vermişsiniz. Kazancıdan arkadaşlarımız Rahmetli Ali Demircan  (Polis Ali); O’nun tükenmeyen bu azminden dolayı, şaka yollu O’na  “Develik Serçesi” de derdi.
Şimdi aynen yerlerinde varlar mı? bilmiyorum ama Ermenek’e geldiğimde Kazancı, Güneyyurt, Tepebaşı, Üzümlü ve Göktepe’deki görevimiz icabı, Tarım Kredi Kooperatiflerinin her yılki genel kurul toplantılarına, Ziraat Bankasının temsilcisi olarak katılırdık.
O yıllarda yenice acılan Ermenek Tarım Kredi Kooperatifinin müdürlüğünde ise Üzümlü’den bizzat getirilen İbrahim Taştekin bulunuyordu. Oradaki sekiz yıllık görevim sırasında kooperatiflerden ve ora halkından çok değerli insanlarla da tanımıştım ki, bazıları ile hala görüşmemiz olur.
İbrahim hala candan bir arkadaşım olduğu gibi, o günlerde banka için kredi isteyen çiftçilerin ilk istihbaratını aldığımız kişi de o olurdu. Ben zaten Ermenek ve köylerindeki çiftçileri son derece kanaatkâr, aşırı borçtan korkan ve aldığı krediyi de muhakkak yerine sarf eden, hem becerikli ve hem de borcuna sadık kişiler olarak tanıdım.
O yıllarda Amerika ve İsrail’den yenice ithal edilen yüksek verimli ve gramla satılan sebze tohumlarını bile; kooperatifi aracılığı ile ora çiftçilerine ilk tanıtan ve ulaştıran, bir kamyonda yüklü kimyevi gübreyi bir günde aynı yörede bulunan köylerin çiftçisine, kapı kapı dağıtıp, üç günlük işi bir güne sığdıran ve bu sebeple de, hem vakitten ve hem de kamyon kirasında kazandıran İbrahim Taştekin’dir
İbrahim’i ve O’nun Ermenek’e yaptığı hizmetleri anlatmam çok zor. Kısacası O’nun orada hizmet götürmediği hiçbir köy ve kasaba yoktur. Kooperatifi kontrol için gelen müfettişlerin bile; önce İbrahim’in bu alışmadıkları kadar geniş icraat, açılıp, saçılmasına şüphe ile baktıklarını, sonra da takdir ettiklerini çok gördüm.
Yazımı Üzümlü. Tarım kredi kooperatifinin kaybettiği bir para olayı ile kapayacak olursam. Bankamızın Müdürü Yücel Bey Alanya’ya tayin olmuş ve yerine henüz biri atanmamış, bankanın en yetkilisi olduğum günlerde, Üzümlü Tarım Kredi yetkilileri memurları ile gelip çiftçilerine dağıtmak üzere bankadan yüklü bir parayı alıp gitmişlerdi.
Akşam yemekten sonra kapı çalınmış, açtığımızda da karşımda arkadaşım İbrahim’i, yanında da Üzümlü Kooperatifinin, gündüz bankadan o yüklü parayı alan yönetim kurulu üyelerini gördüğümde şaşırdım.. Arkadaşım İbrahim; “Yahu Muhasebeci Bey. Bunlar gündüz bankadan aldıkları parayı kaybetmişler” dediğinde ise tamamen şaşırdım.
Parayı Necati Atalık’ın manifatura dükkânında bulduk. Necati akşam eve giderken kapının önündeki çantaları gördüğünde okul çocukları unutmuşlar, yağan yağmurdan ıslanmasınlar düşüncesi ile içeri alıp dükkânını kilitleyip gitmiş. Onlara bankadan ayrıldıklarından sonra nerelere gittiklerini sorduğumuzda Necati’nin dükkân kapısının yanını göstermişler, camdan içeri baktığımızda ise; çantaları görmüştük.
Necati’yi çağırıp paraları aldığımızda; adamlar bir bana, bir İbrahim’e bir de Necati’ye sarılıp, sarılıp ağlayarak; “Bukadar parayı ödememize imkân yoktu. Allah sizden razı olsun. Bütün bunlar bizim sersemliğimizden oldu” diyorlardı. Anlaşıldı ki; Necati Beyin dükkânının önünde; eşyalar o günlerdeki Jeepe yüklenirken, para çantalarını orada unutmuşlar.
Şu anda Ermenek ve köyleri Ziraata dayalı kaliteli her türlü meyve ve sebze yetiştirip yiyorlarsa, fenni kovanlarından bolca bal alabiliyorlarsa, pazarlarda Ermenek kirazı veya Ermenek balı diye diye çokça satılıyorsa, bunların ilkini Ermenek’e, o yıllardaki zor koşullar içinde, canı pahasına taşıyıp tanıştıran, bizzat tatbik eden, hemşerileri, o küçük boylu Dev Adam İbrahim Taştekin’e borçlu olduklarını unutmasınlar.
Sayın hocam.Arkadaşım İbrahim ve onun Ermenek için yaptıkları hakkında ki kıymetli görüş ve düşüncelerinizi  köşenizde  en güzel şekilde ifade ettiğiniz için size selam ve hürmetlerimi sunarken, arkadaşıma da “İyi ki hala varsın küçük dev adam.sana da sağlıklar içinde daha nice yıllar ve sonsuz selamlar olsun” diyorum.
 27 Mayıs 2017 Konya
Tevfik DEMİR

Konyada’ki Yeşildereli

Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN