404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

CEVDET ÜNSAL KİMDİR?

ERMENEK BELEDİYESİ ESKİ BAŞKANLARINDAN CEVDET ÜNSAL VEFAT ETTİ
Ermenek eski belediye başkanlarından Cevdet Ünsal’ı 17 Ağustos 2012 Cuma sabahı Beşiktaş Abbasağa’daki evinde yaşamını kaybetti. Cumartesi günü ikindi namazını müteakiben Yıldız Hamidiye Camii’nde kılınacak olan cenaze namazından sonra Heybeliada’daki aile kabristanında toprağa verilecek.
Cevdet Ünsal 1929 yılında Ermenek Çınarlısı Mahallesinde Sipas Camii bitişiğindeki evde doğdu. Fevzizade Mustafa Efendi’nin beş çocuğundan dördüncüsüdür. Ablası rahmetli Kübra, ağabeyleri Nuri ve Vehbi (rahmetli ) ve kardeşi Dr. Fevzi’dir. Hayatta olan ağabeyi ve kardeşi yaşamlarını İstanbul’da sürdürmektedirler.
Cevdet Ünsal, 1956 yılında Ermenek’in ünlü terzilerinden Hüsamettin Keskin’in büyük kızı Nurten Hanim ile evlenir. Cevdet Bey’in Nurten Hanım’dan Semra ( eczacı), Ayşe ( Mat. Öğretmeni ) , Yasemin ( Doktor ) adında üç çocuğu vardır.
Cevdet Bey. 27 Mayıs ihtilalinden sonra kurulan Adalet Parti’de siyasete girer ve üç dönem Ermenek Belediye Başkanı ( 1963-1974 ) seçilir. Emin Hami Bey’den ( 1927-1944 ) sonra en uzun belediye başkanlığı yapan bir siyasetçidir. Çocuklarının yüksekokul eğitimi yaşına gelmesiyle dostu Ali Sarıtaş’ın ( rahmetli ) da teşvikiyle İstanbul’a göçer ve 1988 yılına kadar ticaret yapar. Aslında onun İstanbul’a başka gelme nedenleri de vardır. Ortaokulu İstanbul’da okumuştur. Ayrıca Kayınpederinin kardeşleri Naci ve Abdullah Keskin kardeşlerde İstanbul’dadır.
Ağır seker hastalığı nedeni ile uzun süredir tekerlekli sandalyeye ve yatağa bağımlı olan Cevdet Bey 17 Ağustos 2012 Cuma sabahı yasama veda eder. Belediye Başkanlığı Dönemi’nde Ermenek’e büyük imar hizmetleri vardır.
Kazma kürekle yol yapımının olduğu, kepçe, dozer ve is makinelerinin henüz olmadığı dönemde çok büyük efor sarf ederek Tekke ve Meydan arasındaki geniş yol onun zamanında yapılmış, HES yanına yeni bir Termik Santral kurarak Ermenek’in elektriğini güçlendirmiş ve enerji fazlasını Güneyyurt’a vererek oranın da aydınlanmasına hizmet vermiştir. Fabrika’nın olduğu yeri düzenleyerek güzel bir park yaptırmıştır. Ermenek’e ve Ermeneklilere büyük hizmetleri olan Cevdet Ünsal’a Allah’tan rahmet, esine, çocuklarına, yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı dileriz.
UNUTULAN BELEDİYE BAŞKANI
Günümüzden geriye doğru giderken sırası ile hayatta olan Ermenek Belediye Başkanları Necati Akpınar (Şimdiki Belediye Başkanımız), Uğur Sözkesen, Uğur Sevimli, Kerim Kesici, Halil Akbulut ve Cevdet Ünsal’dır. Ben bu dört bölümlük yazı dizimde günümüzden 36 yıl önce 1963- 1974 yılları arası on yılı aşkın belediye başkanlığı yapmış olup da gençler tarafından bilinmeyen; şimdi İstanbul’da yaşamının son demlerini çocukları ve torunları ile yaşayan;  ağır bir şeker hastası olan Cevdet Ünsal’ı tanıtacağım.
Ona kimileri reis, kimileri Belediye Başkanı, kimileri Cevdet Bey, kendilerin daha yakın hissedenler Cevdet Ağabey, akrabalarından ve yakınlarından olup da kendisinden büyük olanlar da Cevdet diye hitap ederdi.
Doğum yeri Ermenek Çınarlısu Mahallesi, 1929, Sipas Camisi’nin yanındaki evdir. Varlıklı bir aile çocuğudur. Babası Fevzizade Mustafa Efendi’nin beş çocuğundan dördüncüsü. Kardeşleri büyükten küçüğe doğru Küpra, Nuri,  Vehbi, Cevdet ve Fevzi’dir. Ablası Kübra Dr. Oğuz Erkmen ile evli idi. Rahmetli oldu. Nuri Ünsal İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu ( 1950 öncesi ). Nuri Bey İstanbul’da serbest çalışmayı tercih etti. Eşi Fatma Hanım ile İstanbul’da yaşıyor.  Ağabeyi Vehbi Karaman’da ortaokulu okuduktan sonra tahsil hayatına devam etmez.  Ermenek’te babası ile kalmaya karar kılarken, Cevdet Bey, İstanbul’da büyük ağabeyi Nuri üniversitede okurken onu da yanına alarak orta okulu İstanbul’da okur. Aile ve memleket hasretine dayanamayan Cevdet Bey, Ermenek’e döner, Babası Mustafa Efendi ve ağabeyi Vehbi ile babasının yanında çalışırlar. Gerek Vehbi’nin gerek Cevdet’in gurbet hoşlarına gitmemiş olacak ki,  sılada baba ocağında kalarak yaşamlarına devam etmeyi tercih etmişlerdir.
Babası Mustafa Efendi 1940’lı yıllarda kıtlık döneminde üç tane çocuğunu Ermenek dışında okula gönderecek kadar geleceği gören varlıklı bir esnaftır. O zamanki şartlara göre tüccar demek daha doğru olur. Manifatura mağazası vardır. Bunun dışında Fevzizade Mustafa Efendi canlı hayvan tüccarlığı, tarla bahçe işleri yani zirai ürünler üretimi de ailenin uğraşı alanıdır. 1950’li yıllarda yollar yapılıp motorlu taşıtlar Ermenek’e gelmeye başlayınca Vehbi ve Cevdet Ünsal kardeşler nakliye ve yolcu taşıma işleri de yapmaya başlarlar. Ailenin en küçük bireyi olan Fevzi Konya lisesini bitirince İstanbul Tıp’tan mezun olur ve ihtisasını Almanya’da yapar ve 1971’de İstanbul’a gelir. Pangaltı’nda 1971 yılında muayene açar. Döneminin en ünlü röntgen mütehassıslarından biridir.
Ermenek ve çevresinin kaderidir bu gurbete gidip de dönmemek. Geçen yüzyılın ilk yarısında Ermenek’in en zenginlerinden biri olan Fevzizadelerden hiçbir birey Ermenek’te kalmamıştır. Hepsine yetecek toprak, mal mülk olmasına rağmen ekmeklerini  Ermenek’i dışındaki büyük kentlerde aramışlardır. Ermenek’te kalmaya karalı olan Vehbi ve Cevdet’in çocukları da büyük kentlerde yaşamların sürdürmeye karar vermişlerdir. Belki de büyük amcaları
Cevdet Bey, olgun denilecek bir yaşta,  27 yaşında iken Aşağıçarşıda tüccar terzi olan Hüsamettin Keskin’in büyük kızı Nurten ile l956 yılında evlenir. Nurten Hanım’dan Semra, Ayşe ve Yasemin adında üç kız evladı olur.
Cevdet Bey, giyiminde kuşamında, yaşamında zengin bir aile çocuğu olsa da insan ilişkilerinde son derece mütevazı bir tavır sergiler. 1960 ihtilalinde askeri yönetim Belediye Başkanı Ahmet Tartıcı’yı görevden alır. O dönemde görevden alınan yalnız Tartıcı değil, bütün ülke genelindeki belediye başkanlarıdır. Askeri yönetim, ,Askerlik Şubesi Başkanı Nevzat Aymete’yi Belediye Başkanı olarak göreve atar.  Onun Belediye  Başkanlığını bırakması sonucu bir müddet rahmetli Alaattin Atalık atanmış başkan olarak görev yapar. Ermenek’e Hasan Basri Gültekin kaymakam olarak atanınca ihtilal yönetimi Belediye Başkanlık görevini de Hasan Basri Bey’e verir. Hasan Basri Bey çok çalışkan bir kaymakamdır. Bugünkü Belediye Sineması ve dükkânlar onun zamanında yapılır. Benim Ermenek Ortaokulunda öğrencilik yıllarımdı. Sinema binasının yapımında inşaatı ucuza mal etmek için hapishanedeki mahkûmları da ücret karşılığında inşaatta çalıştırdığını biz gelip giderken görürdük. Sürekli inşaatın başında durur ilerlemesi için çaba sarf ederdi.


CEVDET BEY’İN SİYASİ YAŞAMI
İhtilâlin dehşet havası yumuşayıp ortalık sakinleşince ve meşhur 1961 Anayasası yapılıp milletin onayından % 63 evet oyu ile geçtikten sonra ortalık yumuşayıp demokratikleşmeye başladı. Siyasi partiler kuruldu. CHP vardı, kapatılan Demokrat Parti’nin yerine Yeni Türkiye Partisi ve Adalet Partisi kurulmuştu. Siyasi hayatta bir de Osman Bölükbaşı’nın Millet Partisi vardı. İşçi Partisi’nin de kurulduğunu ve parlamentoda grup kuracak kadar milletvekili çıkardığını söylemeliyim.
1961’den sonra demokrasiye geçilince Demokrat Parti’nin oyları Yeni Türkiye Partisi ile Adalet Partisi arasında bölündü. CHP çoğunluğu alarak iktidar oldu. Bir sonraki seçimlerde oylar Adalet Partisi çatısı altında toplandı ve iktidarı değiştirdi ve Adalet Partisi tek başına seçimi kazandı. İşte 1961 yılının sonundaki siyasi oluşumda Ermenek’in  Demokrat Parti tabanı Yeni Türkiye Partisi’ne değil de Adalet Partisi’ni tercih etmiş olması onların ilerde Adalet Partisi üst düzey yöneticileri ile bağlarını güçlendirdi. Bir anlamda Ermenek siyaset yolunda doğru ata bindi. Böyle bir ortamda Cevdet Ünsal,  arkadaşlarının teşviki ile 1963 yılında Adalet Partisi’nden Ermenek Belediye Başkanı olarak seçildi. Bu seçilme işi üç dönem oldu. İki dönemi tam üçüncü dönemi iki yıl yaptı ( 1963-1974 ). Emin Hami Bey’den ( 1927-1944 )  sonra en uzun belediye başkanlığı yapan kişi olarak Ermenek Belediyesi tarihine geçti.
Cevdet Ünsal, Belediye Başkanlığına seçilmeden önce ağabeyi Vehbi ile nakliye ve otobüs işletmeciliği yapar. Başkan olduğu zaman 34 yaşındadır. Cesur ve kararlıdır. Ermenekliyi ve kentin sorunlarını yakından tanır. Belediye Meclisi’nde aldıkları karlarları uygulayabilmesi için arkasındaki güçlü bir siyasî güç vardır. Karşısında kuvvetli muhalefet olduğu halde Ermenek için radikal kararlar alır ve aldığı karaları hayata geçirmeyi başarır. Onun dönemi Ermenek için belediyecilik çalışmalarının başarılı olduğu ve bir dönemdir. Unutmayalım o dönem imar çalışmalarında hafriyatta ne kepçe, ne de dozer vardır. Belediyelerde makine parkı diye bir şey yoktu. Bol bol kazma kürek ve bunları kullanan işçiler vardı. Bütün etkinlikler insan gücü ile ve alet olarak da kazma kürekle yapılırdı. Sonraki yıllarda karayollarının greyderleri de devreye girmeye başladı. Ama önceki dönemlerde tüm yol yapımları, imar işleri insan gücü kazma kürekle olup yapım süresi uzun, yorucu ve zahmetli, üretimi düşük bir işti. Belediye’nin personel imkânı, teknik imkân, yok denecek kadar azdı.
1960’lı yıllarda Belediyenin en önemli işlerinden biri de sokak ve caddelerin yol geçişini sağlamak ve yol açmak için meyilli yüksek bir araziye kurulu olan Ermenek’te yükseklikleri yerine göre dört beş metreyi aşan duvarlar yapmaktı. Yapılan sokak ve cadde duvarları seki vazifesi görüyor eğimli arazideki yolların düz olmasını sağlıyordu. Her yeni açılan yol ve sokakların alt kısımları duvarlarla destekleniyordu. Büyük kentlerde belediyelerin kaldırım yapmaları yeri ve zamanına göre eleştiri konusu olsa bile Ermenek’te bağ, bahçe, sokak ve cadde duvarları yaptırmak ve yıkılanları onarmak Ermenek Belediyesi’nin önemli işlerinden sayılırdı. Bağ yolları, duvarları ve su kanalları yapıp onarmak da Ermenek Belediyesi’nin büyük kentlerdeki belediyelerin  işlerinden farklı bir çeşitlilik arz ederdi.
Cevdet Bey’in Belediye Başkanlığı yaptığı yıllarda Ermenek, Yassıkaya ile Tekke Deresi arsında kalan alandı. 1960’lı yıllarda Fabrikanın ( Ermeneklilerin deyimi ile) yani Hidro Elektrik Santrali’nin ( HES ) ürettiği elektrik kentin aydınlatılmasına yeterli gelmiyordu. Elektriği güçlendirmek gerekiyordu, bu amaçla yakıt olarak mazotun kullanıldığı ikinci bir elektrik santrali daha yaptılar. Yakıtla çalıştığı için buna termik santral diyebiliriz. Bu santralin kurulması ile Ermenek’in ihtiyacından fazla elektrik üretimi sağlandı ve Güneyyurt’a bu santral yapıldıktan sonra elektrik verilmeye başlandı. Bir anlamda “ Komşuda pişer, bize de düşer.” misali   Güneyyurt’a gece de güneş doğdu, medeniyetin getirdiği elektrikli ev araç v e gereçleri ora halkının da kullanmasına  olanak sağladı.
Elektrik Santrali’nin bulunduğu alanı düzenlettirerek güzel bir park ve santralin işletmesini ve bakımını sağlayan görevli elemanlar için güzel bir lojman yaptırdı. Fabrikanın olduğu yer bir gezi ve piknik alanı hâline geldi.
Kentte nüfus artıkça elektrikte olduğu gibi mevcut su şebekeleri de ihtiyaca cevap veremez hale geldiklerinden Ermenek’in su dağıtım şebekesini tamamen yeniletti. Göreve geldiğinin birinci yılında 1964’te Ermenek Elektrik ve Su işletmesi’ni kurdurdu. Onun en önemli hizmetlerinden biri Yassıkaya’dan Tekke’ye kadar kenti bir baştan diğer başa ulaştıran dar ve toprak yolu genişletti ve beton döktürerek hiç olmazsa ana caddeyi tozdan topraktan kurtardı. Yol genişletme çalışmaları nedeni ile çok istimlak yapıp insanların tepkisini üzerinde topladı. Dar ve kıt bir alana sıkışmış Ermenek esnafının zaten çok küçük olan dükkânlarının ve evlerinin istimlak yapılarak  yola gitmesi insanların tepki ve öfkesine neden oldu.
Sinema binası onun zamanında bitirildi. Bu inşaatın bitimi ile Ermenek Belediyesi sinema salonunun dışında binada on altı da dükkâna sahibi oldu. Ama bu binadaki esas emek ve girişim Hasan Basri Bey’e ait olsa gerek.
Belediyenin o zamanki kıt imkânları içinde Aşağı Çarşı’da altı tuvalet, üzeri üç dükkan ve daha üstü bir salon olmak üzere üç katlı bir bina yaptırmıştır.
Sipas Cami, Vakıflar Umum Müdürlüğü tarafından onun zamanında  (  1972-1974 ) bugünkü şekliyle yeniden yapıldı. Aşağı Çarşı başlangıcında olan bu cami, çarşı esnafının, ihtiyaç ve gezi için çarşıya inen kent halkının ve  köylerden gelen insanların ibadet yeri ihtiyacını karşılayan büyük ve yoğunluklu bir mekândır.
2002 Ocak ayında Ermenek’teki ilköğretim okullarına konferanslar vermek için gittiğimde bu caminin çeşmesinde buz gibi su ile abdest almayı hayal ederken sıcak su ile abdest almış ve büyük sürprizle karşılaşmıştım. Caminin abdest alınmak için düzenlenen dış kısmındaki musluklardan sıcak sular akıyordu. Bundan çok etkilenmiştim.  Çünkü İstanbul’dan evimden çıktıktan sonra tekrar evime dönünceye kadar on beş gün içinde elim sıcak su açan bir musluğa rastlamamıştı. İstanbul gibi ılık bir iklimde yaşayan insanın Toroslar gibi kışı sert geçen bir yöreye inince,  ister istemez soğuktan ve onu etkileyen buz gibi sulardan olumsuz olarak insan etkileniyor.
BAŞINA TAŞ DÜŞEN BAŞKAN
Taşbaşı’ndaki umumi hela, onun zamanında yapılmış, belediyeye ait bir hamam, üzeri lokanta ve üçüncü katı modern bir otel olmak üzere üç katlı betonarme bir bina yapılmıştır. Bu binanın yani otelin yapılmış olması eşi Nurten Hanımı da biraz rahatlatmıştır diyebiliriz. Cevdet Bey’in Belediye Başkanlığı yaptığı dönemlerde ilçe dışından gelen misafirler çoğunlukla Cevdet Bey’in evinde misafir edilirlerdi. Otelin yapılması ile bu sayı bir nebze olsun azalmış ve eşi Nurten Hanım’ın misafir ağırlama işi biraz da olsa hafiflemişti.
Hamam ise öğrencilerin, işçilerin ve belirli zamanlarda hamama gitme alışkanlığı olan insanlar için çok önemli bir ihtiyacını giderildiği yer olarak işlevini sürdürmektedir. Hamamın varlığı aynı zamanda kent olmanın bir özelliğidir.
Yassıkaya ile Belediye arasındaki ikinci caddenin açılması onun cesur bir kararıdır. Yine Susaklı Caddesi’nin  açılması Güllük Camiine kadar giden yol onun döneminin eserlerindendir.
Hükûmet önünden Suyuayrı’ya kadar olan kısmın açılması ve  istimlaki, Değirmenlik Cami önünden Gariplere kadar olan sokağın genişletilmesi onun unutulmaz çalışmaları arasında yer alır.
Tekke Parkı’nın düzenlenmesi, Tekke’den Yassıkaya’ya kadar yolun ağaçlandırılması çalışmaları ve ön hazırlıkları takdire değer çalışmalardır. Seyrankaya mevkindeki belediyeye ait sahanın parsellenerek imar durumu hazırlanmış kaya düşmesi tehlikesine maruz kalan vatandaşlara 52 evin imarı için gerekli istimlak işine onun başkanlığı döneminde başlanmıştır.
Meydan Cami’nin arkasındaki Rahmetli Tartıcı’nin Belediye Boğası ( O dönemlerde belediyeler iyi cins sığır elde etmek için damızlık boğa beslerlerdi. ) otlattırdığı tarlayı imara sokarak garaj yapmıştır. Tüm bu çalışmalar yapılırken çoğunlukla “ amele çavuşu gibi ” yapılan işlerin başında bulunarak işlerin sağlıklı ve düzgün yapılması gayreti içinde olmuştur. Bir defasında Meydan’da Kamyon Garajı yaptırırken, yukarıdaki yüksek tepeden  kaya düşmesi sonucu bir parçanın başına isabet etmesi onu yataklara düşürmüş ve günlerce yatağa bağımlı bırakmıştı. 
Onlar Ermenek’te parti olarak, belediye olarak bir ekip olarak çalıştılar. Ekibin Ankara bağlantısını sağlayan ve Başbakan Sayın Demirel ile doğrudan görüşen Nadir Haranioğul idi. Nadir Bey ile yaptığım telefon görüşmesinde kendine özgü meşhur kahkahalarından birini attı. Kendilerine kahkahalarını hatırlatınca tekrar bir daha kahkaha atarak “ Cevdet Bey’in  hastalığı nedeni ile  unutuldu. Ermenek’e büyük hizmetleri varMeydan ile Tekke arasındaki genişletilmiş yol çalışması onun Ermenek’e yaptığı en büyük hizmettir.” dedi. Nadir Bey bir şey daha ekledi. “Yapılan imar çalışmalarında Fen İşleri Müdürü  Uğuz Bey’in de büyük katkıları var, onu da burada yâd etmek doğru olur.” diyerek o zamanki Fen işleri Müdürü Uğuz Bey’i de hatırlatmış oldu.
İSTANBUL’A YOLCULUK
Neden Konya, Ankara değil de İstanbul?
İstanbul onun için yabancı değildir. İstanbul’da ta!.. ortaokuldaki öğrencilik yıllarının anısı vardır. Ağabeyi Nuri ve kardeşi Doktor Fevzi İstanbul’dadır. Çok sevdiği arkadaşı dostu Ali Sarıtaş İstanbul’a gelmesi için ısrar eder. Daha da önemlisi Cevdet Bey’in kayınpederinin kardeşleri olan Naci ve Abdullah Keskin kardeşler de İstanbul’a gelince iş yapabileceğini ve ona yardımcı olabileceklerini söylerler. Cevdet Bey çocuklarının eğitimi öğretimi için 1974 yılında İstanbul’a göçer. Kendine oturma yeri olarak da Beşiktaş’ta Vişnezade Mahallesi’nde Keskinlere, ağabeyi Nuri’ye ve bacanağı Ahmet Esin’e yakın bir yer seçer.
İş yeri olarak da yapılmasına yardımcı olamaya çalıştığı Keskin Han’ın en güzel bir yerinden büyük bir dükkân kiraladı. Üç çocukla İstanbul’a gelmişti. Bu çocukların eğitim giderleri ve büyük kentteki zorunlu giderleri karşılamak için çalışmak ve iş yapmak gerekli idi. Hazıra dağ dayanmazdı. Bu anlayışla Ali Sarıtaş’ın önerisi ile çocuk konfeksiyonu işine girer. Anlamadığı bilmediği bir iştir. Ama kısa zamanda dostlarının da yardımı ile işi kavrar ve para kazanır. Bu arada eşi Nurten Hanım’ın da Çocuk konfeksiyonu işini iyi kötü yürütürken genişçe olan dükkânının bir kısmını bölerek kızları Semra ve Ayşe’ye o zamanlar ünlü bir marka olan EROS iç çamaşırlarının bayiliğini alır. Semra ve Ayşe hem çalışıyor hem de okuyorlar. Semra İst. Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Ayşe ise Marmara Üniversistesi Matematik Bölümü’nde öğrencidir.
Keskin Han’da Ayhan Bey’diye bir komşusu vardır. Ayhan Bey ile Cevdet Bey iyi dostluk kurarlar. Cevdet Bey’in Heybeli’deki yazlığı almasına önayak olan bir kişidir. Ayhan Bey’in bir de ismet Bey adında kardeşi vardır. İsmet Bey kardeşi vasıtası ile Cevdet Bey ile tanışırlar. Birlikte arsa alım satım işleri yaparlar. Bu arada gemiciliğe girip armatörlük yaparlar. Kullanılmış bir gemi satın alırlar, ikinci gemiyi de Tuzla Tersanesi’ne yapılması için sipariş verirler. O yıllarda gemi alımında teşvik vardır.  Bu ikinci gemi bayağı büyük tonajlı bir gemidir. Cevdet Bey gemilerin  % 13’üne ortaktır. Gemilerin çok ortağı vardır ve oranları da % 1 civarındaki oranlardır. Esas büyük ortak İsmet  Bey’dir. İsmet Bey işleri organize eden ve yürüten ana sermayedardır. Küçük ortaklar kısa zamanda kâr dağıtımı talep ettiklerinden gemileri o zamanlar büyük bir kârla Kale Kilit Firması’na satarlar. Gemiyi satınca 1988 yılında şimdiki oturdukları Beşiktaş Abbasağa’daki apartmanlarını satın alırlar.
1979 yılında büyük yatırımlarla penyeye empirme basmak için Almanya’dan makine getirmeyi planlarlar. Zeytinburnu’nda imalat yeri için üç katlı büyük bir bina hazırlanmıştır. 1980 ihtilâli olunca makineleri gümrükten çekemezler ve büyük zarara uğrarlar. Bir ihtilâlde siyaseten önü açılan Cevdet Bey’in on yıl sonra ikinci bir ihtilalde ekonomik yönden önü kapanmıştır.
Cevdet Bey, ( Eski Ermenek Kaymakamlarından Mustafa Tütünücü’nün oğludur. ) büyük kızı Semra’nın beyi olan Şevket Tütüncü ile Yeni Bosna’da büyük bir konfeksiyon işi kurar. Çok zengin bir üretim çeşitleri vardır. ABD’ye , Almanya’ya ve Irak’a ihracat yaparlar, işlerinin hacmi çok büyüktür. Bursa’daki çoğu fabrikaları kumaş üretimi için bağlamışlardır. Her şeyin iyi gittiği bir sırada 1994 körfez krizi başlar. Körfez krizi onları büyük ölçüde vurur. Çok zararları vardır. Kendilerini toparlamada bayağı zorluk çekerler. Bu sırada kızlar büyümüş ve evlenmişlerdir en küçükleri Yasemin de Edirne Tıp Fakültesini bitirerek İstanbul’da doktorluk mesleğine başlamıştır.
Şimdilerde Cevdet Bey çok ağır bir  şeker hastası olsa da, akşamları kızları ve torunları ile aynı çatı altında bir apartmanda toplanabilmektedirler.
Cevdet Bey. İstanbul’a gelince Keskin Han’daki iş yerine Ermenek’teki esnaflar ve partili arkadaşları sık sık gelirlerdi. 1994 yılında işini tasfiye ettikten sonra Ermenekliler ile görüşme ortamı azaldı ve yavaş yavaş yaşıtlarının da toplum hayatındaki rolleri azalınca iletişim yok oldu gitti.
O Ermenek’e yaptığı hizmetlerinin yanında, İstanbul’a gelen Ermeneklilere ticari alanda çok yararlı hizmetler vermiştir. Kimine  kefil, kimine borç, kimine de referans olmuştur. İnsanlara verdiği hizmetten dolayı çok mutlu olduğu bilinmektedir. Kendilerine acil şifalar dilerim. 
22.05.2010 Hasan ŞİMŞEK
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN