404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

NACİ AYDINLI’NIN ÖĞRETMENLİK YAŞAMI - 4



İbrahim Etlik, Zihni Akman, M. Adnana Göksu, Naci Aydınlı, Hüsnü Atıcı , en sağdaki gözlüklü beyefendiyi tanıyamadık.

Naci Aydınlı Hocamız, 1954 yılının Haziran döneminde İvriz Köy Enstitüsü’nden mezun olur ve Hadim İlçesi Korualan köyüne başöğretmen olarak atanır. Aynı yıl Hadim ilçesine İvriz mezunu atanan öğretmen sayısı yedi kişidir. Bu öğretmenler sık sık buluşarak sorunlarını, sevinçlerini,  ideallerini paylaşırlar.  Muhtar, eğitmen ve çocuk velilerinin okula bağlı olması, çalışma alanında onun için huzurlu ve başarılı bir yıldır. Hadim ilçemizde henüz elektrik yoktur. Oysaki Ermenek 1934 yılında elektriğe kavuşmuştu.
Naci Aydınlı Hocamız 1955 öğretim yılı sonunda,  Eğitim Enstitüsü sınavına girer ve Balıkesir Necati Bey Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nü kazanır. O yıllar enstitü iki yıldır, okulu bitirince üç yıl önce mezun olduğu İvriz Öğretmen Okulu’na tayini çıkar. Bu çevreye hiç de yabancı değildir, burada altı yıllık bir öğrencilik hayatı vardır. Şimdi aynı yerde öğretmen olmanın keyfini yaşıyor, öğretmenleri ile aynı odada genç bir öğretmen olarak sohbet ediyor,  eski öğretmenleri ile eşit şartlarda eğitim konularını konuşup tartışıyorlar. “ Son sınıfta birlikte dört yıl öğrencilik yaptığı Niğdeli bir arkadaşı okutmak zorunda kaldım.”   Trajikomik  bir olayın canlı tanığıdır.
İvriz’de yıllar önce okuttuğu bir öğrencisiyle yıllar sonra karşılaşır, bu öğrenci Kamil Karataş’dır. Ermenek Ortaokulu’nda müdürlük yapmış. İvriz Öğretmen Okulu’nda bir yıl çalışan Aydınlı Hocamız, askere gider, askerlik dönüşü 1959 yılında Burdur’un Bucak İlçesi Ortaokul’na öğretmen olarak atanır. Şimdi olduğu gibi o yıllarda da Bucak halkı çok hareketli idiler Herkesin bir işi vardı. Özellikle sanayi ve ticaret alanında sürekli çevrelerine ve Antalya’ya hizmet veriyorlar.
Eşim Gülper ve ailesiyle Bucak’ta tanıştım. Kayınpederim Ziraat Bankası Müdür Yardımcısı idi. Aslen Afyon Emirdağlılar. Naci Bey Hocamız Bucak’ta evlenir ve 1961 yılında ilk çocuğu olan Mesut, Bucak doğumludur. ( Mesut Bey, Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışmış ve albay rütbesi ile emekli olmuş, şerefli bir Türk subayıdır.)
Aydınlı Hocamız, rahmetli babasının yönlendirmesiyle ve kendi isteğiyle Ermenek Ortaokulu’na atanır. Temmuz 1962 de göreve başlar, müdürleri hepimizin bildiği tanıdığı M. Adnan Göksu’dur. Okulda iki tane kadrolu öğretmen varmış, biri Meliha Berk ( geçen yıl rahmetli oldu bkz. www.hasansimsek.com.tr )  diğeri  Halil Cengiz’dir. Halil Cengiz’in de rahmetli olduğunu bu yazı serisinin ilk bölümünde ayrıntılı olarak anlatmıştık.
Naci Bey, Ermenek’e atanınca Müdür Yardımcılığı görevini üstlenir.Yavaş yavaş öğretmen sayısı artar, Oya Doğru, Ünal Öztaş, Salih Balaban, Yüksel Üstündağ, Hulusi  Ergin, Mübeccel Sezer, Zihni Akman,…” Lise  açılmadan önce  Ermenek Ortaokulu’nda dokuz öğretmen kadrosu olduğunu yazar. Bizim dönemdeki arkadaşlar, Adnan Göksu, Halil Cengiz, Meliha  Berk, Ünal Öztaş, Naci Aydınlı’da okudular.
Benim Hocamızla karşılaşmam 1962-1963 eğitim öğretim yılıdır. Tertipli, düzenli, disiplinli tatlı sert bir hocadır. Sınıf mümessiliyim (temsilci) ,idareye sınıf defterini teslim etmeye gitmiştim, bir mevzudan kâğıt sözcüğü konu oldu, hatalı telaffuz ettiğim söylediler, uyardılar “kâğıt “ dememi talep ettiler, defalarca yine “kâğıt “ sözcüğün doğru olarak telaffuz edemedim. Rahmetli Hüsnü Atıcı Bey  bu olayı yakından izliyor ve sıcak tebessümlü gülecen yüzü ile   bana destek vermeye çalışıyordu.  Çok uğraştılar ama kelimeyi doğru olarak telaffuz edemediğim    için bana hiç de iyi olmayan  bir temennide bulundular: DİLİNİ EŞEK ARISI SOKSUN! “ diyerek olayı sonlandırdılar. Psikolojim bozulmadı, aksine bu temenni beni olumlu yönde etkiledi.  Yıllar sonra yazı yazmaya başladığımda, başucu kitabı olarak bir Türkçe sözlüğüm ve yazım kılavuzum oldu. Kelimeleri doğru söyleyip doğru yazmaya özen gösterdim ve öğrencilerime de öyle tavsiyem oldu. Ama günümüzde kâğıttan ticaret yapıp ekmek yiyen insanlar “kâğıt “ sözcüğünü “ kağıt “ olarak yazmayı tercih ederken, ben doğrusunu yazmanın gururunu yaşıyorum. Bu tür eleştiriler beni “dil bilgisi  “ kitabı yazmaya kadar götürdü. İstanbul’da en duyarlı velilerin ( Bakırköy, Beşiktaş, Şişli, Kadıköy ilçeleri ) bulunduğu ilçelerde peynir ekmek gibi kitaplarım satıldı ve ekonomik yönden sınıf atlamamı sağladı.
Yine bir defasında sınıf defteri teslim etmeye gittiğimde yazılıdan kaç beklediğimi sordu, on üzerinden yedi veya sekiz dedim. Bana sen zaten “AŞAĞI ÇEŞMEDEN HİÇ SU İÇMEZSİN” dedi. İşte Sayın Naci Aydınlı Hocamızla zaman zaman böyle diyalogum da olurdu.
Sayın Aydınlı “ Görevimiz sadece okulda eğitim ve öğretim değil, bir de köy ve kasabalardan gelen öğrencilerin kaldıkları,  okula bağlı bir öğrenci pansiyonu  da vardı. Buranın yönetimi de okul idaresine aitti.  Milletin yatırımıyla kıt kanaat toplanan paralarla yapılan bu pansiyonda ben de kaldım, sonradan öğrendim ki Askerli Şubesi’ne devredilmiş, üzüldüm. Yapılacak bir şey yoktu.
Aydınlı Hocamız,  “Ayrıca köylerden gelip kirada yalnız veya birlikte kalan öğrencilerle de ilgilenmek zorundaydık. “ diyerek   bir anlamda eğitim öğretim adına sosyal sorumluluklarını da okuyuculara hatırlatıyordu.  Ben bu yazı serisini hazırlarken facebook’tan arkadaşlarıma da duyurdum. Halit ATASOY, Sayın Aydınlı Yurt Müdürlüğü de yaptığı dönmede, şöyle bir anısını paylaşır:

Mütalaadan kaçıp sinemaya gidenleri ertesi günü tahtanın önüne çıkarıp ‘Ben size ne diyeyim şimdi, Atatürk “Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.” demiş ama sizi film anlamışsınız diyerek yarı espri  yarı uyarı  tatlı sert bizleri azarlardı.
20.06.2017
Hasan ŞİMŞEK
Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN