404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

SBİDE’DE TEHLİKELİ BİR BACA BULUNDU


Karaman ili, Ermenek ilçesi, Yukarı Çağlar Köyünde Minare Boyunda Tünel Bacası Bulundu.

Daha önce Sbide Antik Kenti - Yukarı Çağlar kitabını yazan emekli öğretmen Durmuş Ali Özbek, Sbide Antik Kentinin bilinmeyen tarihini yazmak, kitaptaki konuları yeni resimlerle desteklemek için Sbide sit alanında fotoğraf çekimleri sırasında bir tünel bacasına rastladığını belirtti. Bu bacanın daha önceden kimler tarafından kazıldığının bilinmediğini, ancak bu mevkide hayvanlar otlatıldığı, bir hayvanın veya insanın düşmesinde asla kurtuluş imkânı olmadığını ifade etti.

Emekli öğretmen Durmuş Ali Özbek, bu tünel bacasının Karaman Müze Müdürlüğü ekiplerince acilen incelenmesi, bacanın üzerine demir bir kafesin yerleştirilerek insanlar ve her gün aynı mevkiden geçen sürülerden baca içine hayvanların düşmesinin önlenmesi gerektiğini söylüyor. Diğer yandan yapılacak demir bir kafesle turizm değerlerinin de korunması sağlanmış olacak.

Ermenek Kaymakamlığımızın da konu üzerine giderek vatandaşların zarar görmelerinin önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi.

Özbek olayı şöyle anlattı:
“Sbide Antik Kenti Tarihi adlı kitap çalışmam için 18 Ekim 2017 günü Sbide sit alanı üzerinde özel yerlerin resim çalışmasını gerçekleştirdim. Bu çalışmamı gerçekleştirmem sırasında geçmişte pabucumuzun izinin basılmadığı bir yer yok biliyordum kendimce.
Antik sahayı gezi sırasında her zaman önünden geçtiğim bir kayanın arka kısmını merak ettim. İki kaya arasındaki yarıktan yukarıya tırmanıp kaya arkasını görünce şaşırıp kaldım. Bugüne kadar görmediğim bu yeri duymamış ve bilmediğime şaşırdım. Aynı yerde çok defa oğlak çobanlığı yapıp yüzlerce defa geçtiğim bir yerdi. Kaya arkasında Sbide kent yaşamı devam ederken yapılmış bir su deposu adeta canlılığını korumaya devam ediyordu. Kırılmış, sökülmüş duvarları olmasına rağmen görülmeye değerdi.
Köye dönüp köy kahvesinde sohbet sırasında fotoğraf çalışması yaptığımı ve su deposunu anlatınca masadaki hemşehrilerimden bazıları burayı bildiğini, bazıları ise bilmediğini söylediler.
Bir arkadaş ise aynı su deposunun aşağısında bir kaya üzerinin iki cephesinde ilginç yazılar olduğunu ve bu kayayı görüp görmediğimi sordu. Görmediğimi ifade ettim. Bir gün beraber gidip gösterebileceğini, resimleyebileceğimi söyledi. Oldukça dikkatimi çekmeye başlayan yazılı kayanın mutlaka resmini çekmeliydim.
Köyde sonbaharın iş yoğunluğu sonrasında 25 Ekim 2017 günü yağan yağmur tarla işine gitmeme engel olunca yağmurun durduğu vakitte sözleştiğim arkadaşa telefon açtım. Köyün üst kesiminde bulunan Topaktaş mevkiinde buluştuk. Gideceğimiz yer en fazla 300-400 metre uzaklıkta. Beraber yürüdük. Üzerinde yazıt bulunan taşın bulunduğu yere geldiğimizde taşı gördüğü yeri gösterdi ve oraya doğru tırmandık. Taşı aramaya başladık. Ama taşı bulamıyorduk. Arkadaş görmüş olduğu yeri gösterip; “Şurdaydı.” diyordu hep. Taşın üzerinde gördüğü harflerin şekillerini toprak üzerine çiziyor ancak taşı bulamıyorduk. Taş yerinde yoktu.
Taşın çalınmış olduğu kanaatine vardık. Yine de aramaktan vazgeçmiyor ben çalılıklar arasında dolaşıyor, arkadaş daha yukarılara tırmanıyordu. Çalılıklar içinde dolaşırken birden önüme bir yerin altına uzanan bir baca çıktı. Eğilip baktım, tabanını göremiyordum. Çömeldim derinliğini görmeye çalıştım ve nerdeyse bir minare boyunda. Kayalık zemin doksan derece açıyla kesilmiş, 1,5x1 metre genişliğinde tahminen en az 15 metre derinliğinde bir baca. Hemen resimlemeye başladım. Bacanın tabanında Yukarı Çağlar yönünde aşağılara doğru bir tünelin ağzı görünüyor. Fotoğraflama çalışmam sırasında bacanın tabanına kadar olan yeri görüntülemek makinemin yetersizliği nedeniyle gerçekleşmiyordu. Resimleri korkarak çektim. İçine düşülse asla görünmek, çevreye sesini duyurmak imkânsız. İçimde ürpertiler oluştu. Yukardaki arkadaşı çağırdım. Çok tehlikeli bir baca olduğunu söyledim. Arkadaş bacaya baktı. Bunu önceden gördüğünü ancak gördüğü dönemde bu kadar derinlik olmadığını belirtti. Baca içinde yakın zamanda, bir yıl falan önceleri birileri tarafından çalışma yapılmış, çıkardıkları topraklar yamaçta ön kısma atıldığı fark ediliyor. Bacanın ön kesiminde 4-5 metre kadar aşağısından tünele girmek için yine kazı yapılmış ama yarım bırakılmış. Bu görüntüler yeni kitap çalışmam için oldukça yeni bulgular demekti benim için.
O gün akşam bu baca girişini birkaç kişiye köy kahvesinde anlattım. Böyle bir yer görmediklerini söylediler. Köy muhtarını görünce aynı olayı ona da anlattım. O da böyle bir yer bilmediğini, söyleyende olmadığını söyledi. Bazı insanlar tehlikenin bertaraf edilmesi için doldurulması gerektiğini dile getirdiler. Asla bu tarz bir yaklaşımın yanlış olduğunu, buraya el dokunulamayacağını söyledim. Köy muhtarı da bacayı yerinde göreceğini ve Sbide Antik Kenti sahasının sit alanı olduğundan hiçbir şey yapamayacaklarını, köy muhtarlığının sit alanı üzerinde bir koruma vb. hakkının olmadığını ifade etti.
Köy muhtarına konuyu ilgili makamlara ileteceğimi kendilerine sorulduğunda da bacayı gösterebileceklerini, aynı bacanın yanımda giden vatandaş tarafından da görüldüğünü, bildiğini belirttim.
Yer altı tüneline açılan bu bacanın acil olarak incelenmesi ve üzerine demirden bir kafesle kapatılması gerekir. Yalnız bir insan düşse asla kurtulamaz. Yine bir hayvan düşse kurtuluş sansı yok.” dedi.



















Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN