404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

TALHATÜ'N NEMRİ ADİL BİRİ OLABİLİR MİYDİ?

Yalancı peygamber Müseylemetü’l Kezzab bir gün kendisine inananlarla otururken daha önce Müslümanlıktan dönen Talhatü'n Nemri 'ye sorar:
-Doğru söyle Muhammed’in durumu ve benim durumum nedir? 
Talhatü'n Nemri :
-Allah’a yemin ederim ki Muhammed Allah’ın resulüdür, Allah ona vahiy göndermektedir. Yine Allah’a yemin ederim ki sen yalancısın. Fakat olsun, değil mi ki sen bizim kabiledensin, bizim kabilenin yalancı peygamberi benim için Mudaroğullarının sahih peygamberinden daha sevgilidir, der.
Biz insanlar, dünyanın değişik coğrafyalarında farklı cins, renk, etnik köken ve sosyo - ekonomik gerçekliklerin belirlediği şartlar içinde yaşamaktayızdır. Her dünyevi gerçeklikte kendi içindeki farklılıklarla anlamlı bir bütünlük oluşturmakta: Aile için kadın - erkek, toplum için sosyo-ekonomik katmanlar (köylüler, işçiler ), insanlık için farklı etnik kökenlerden gelen toplumlar, ırk olarak siyah ve beyaz ırk gibi.
Bu gerçekliklerden herhangi birinin esas alınması ve buna uygun öğrenme yaşantılarıyla birlikte ötekileştirici / ayrıştırıcı bir zihin inşa ediliyor.
1. Böylece bu farklılıkları bir arada tutan anlamsal bütünlük kayboluyor ve zulme kapı aralanıyor. Tıpkı intihar gibi, katliam ve etnik temizlikte, anlamın kaybolduğu zaman dilimlerinde ortaya çıkıyor.
Bütün gerçekliklerle ilgili ayrı ayrı örneklendirmeler yapmak bu yazının amaç ve sınırlarını aşar. Ancak ötekileştirici bir zihniyetin nasıl zulüm ürettiğini bir örnekle anlatmakta yarar var.
Sosyolojide biyometrik okulun temsilcilerinden İngiliz doğa bilimcisi Francis Galton (1822-1911) 'a göre aşağı değerdeki kimseler ari ırkın kurduğu modern medeniyetin gelişmesini tehdit ediyordu.
Avustralya sömürge parlamentosundan Vincent Lesina ise  'Beyaz adamın ilerlemesi için bütün bu siyahlar kesinlikle yok edilmelidir.' diyordu.
2. Ünlü soykırım araştırmacısı ve tarihçi Ben Kiernan 'a göre kıtanın İngilizler tarafından sömürgeleştirilmesinin başlangıç tarihi olan 1788 yılında 750.000 siyah derili yerli (aboriginal ) yaşamaktaydı. 1911'e gelindiğinde bu sayı 31.000 ' e düşmüştü.
3. Bugünde Avrupa’nın üzerinde dolaşan ırkçılık hayaleti yabancı düşmanlığı üretmekte değil midir?
Hâlbuki okyanus diplerindeki bir canlıdan uzayın derinliklerindeki bir cisme, bireyden aileye,  aileden topluma, toplumdan bütün insanlığa kadar hiç bir varlık / olgu  / eylem hakikat karşısında anlamsız değildir.
Hakikat, bütün dünyevi gerçekliklerin üzerinde, tek ve değişmez olandır. İyiliği emredici, kötülükten sakındırıcıdır. Ötekileştirici değil davet edici, ayrıştırıcı değil birleştiricidir.
Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir insan hakikate inandığında adil bir konumda yer almış olur. Ne var ki bu konuma uygun davranabilmesi hakikati ne derecede içselleştirdiğiyle alakalıdır.  
Peki, Talhatü'n Nemri günümüzde yaşasaydı adil biri olabilir miydi?                                                                                                                                        

Dipnotlar: 

1) Karl Pribram ve Nico Spinelli'nin yaptıkları deneylere göre beynin motor-çıktı sistemi girdi üzerinde bir etkiye sahiptir. Yani beyin kendi girdisini seçer.(Robert E.Ornstein, Yeni Bir Psikoloji 
2)Sefa M.Yüksel, Soykırımlar Tarihi
3)a.g.e 

Mustafa KENARLI

Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba,pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğanher türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen yazara ve yorumcuya aittir.///NOT:Medya Ermenek sitesinde makalesi yayınlanan yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Düzenleme | Copyright © 2013-2017 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN