404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

BİZİM EVREN TASAVVURUMUZA NE OLDU?


26 Ağustos 1071 Cuma, Selçuk ve Bizans ordusu karşı karşıya... Türkler adetleri üzere bir kez daha sulh teklifinde bulunur. Ama Romenos  Diogenes  müzakerelere ancak Rey ' de başlanabileceğini bildirir. Sultan Alparslan cuma namazını kıldıktan sonra üzerinde beyaz bir kıyafet olduğu halde secdeye kapanır ve şöyle dua eder  : " Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ey Rabbim! Niyetim samimiyse bana yardım et samimi değilse kahret. Eğer kalbimdeki düşüncelerimi sözlerime uygun bulursan düşmanlarıma karşı yaptığım bu cihatta benden yardımını esirgeme, her müşkülü bana kolay kıl. "Daha sonra beylerine ve askerlerine şu hitabede bulundu  : "Burada Allah 'tan başka bir sultan yoktur. ; emir ve kader tamamen Onun elindedir. Bu sebeple benimle birlikte savaşmakta ve savaşmamak için uzaklaşmakta serbestsiniz.
1.Sultan Alparslan’ın zaferden sonra kimi yozlaşma/dünyevileşme eğilimlerine karşı tepkisi mevcut duruma nasıl gelindiğini özetler niteliktedir:
"Kaç defa söyledim. Biz bu ülkeleri silah kuvveti ile aldık.  Temiz Müslümanlarız ve bid’at bilmeyiz.
Bu sebepledir ki Allah Türkleri aziz kıldı, der. (Turan,2006,207)
Savaş meydanları siyasi hâkimiyet/var olma mücadelesinin en çok ete kemiğe büründüğü yerlerdir. Sadece gelişmiş bir teçhizata, savaş yönetme becerisine, savaşma gücüne sahip olma bakımından değil; biz olma ruhunun en yoğun yaşandığı ve hakikate bağlılığın en üst seviyelere çıktığı yerler olması bakımından da önemli yerlerdir. Hâsılı kelam milletin millet olduğu yerlerdir.
Türkler tarih boyunca yaşadıkları çeşitli bölgelerde çok farklı dinlere inanmışlardı. Uygurların Mani, Hun, Macar ve Bulgarların Hristiyan, Maverünnehir’de yaşayanların Budizm’i kabul etmeleri gibi. (Taoizm ve Hinduizm’i kabul eden Türkler de vardı.)
2. Ancak İslam’ı kabul etmeleri sadece Türk tarihinin değil dünya tarihinin de en büyük hadiselerinden biridir.
3. Türklerin İslamlaşma süreci bir anda gerçekleşen bir hadise olmayıp uzun bir süreçte ve geniş bir coğrafyada cereyan etmiştir. (a.g.e) 
Bu kararı verirken, ilk Türk devletinin kuruluşundan itibaren (M.Ö 220, Büyük Hun İmparatorluğu) İslam’ı kabul etmeye başladıkları VII. yüzyıla kadar yaklaşık sekiz yüzyıllık bir siyasal birikime sahip olmuş durumdaydılar. Müslüman olmakla birlikte sosyal yapıları, diğer toplumları ve evreni nasıl anlamlandıracaklarına ilişkin bir anlam çerçevesini de kabul etmiş oluyorlardı.
Biz ruhu sadece savaş meydanlarında ortaya çıkmaz; yeryüzü şartlarına da mührünü vurur(medeniyet).
Fuat Köprülü Batılı araştırmacıların Türklerin Bizans kurumlarından etkilendikleri şeklindeki iddialarının doğru olmadığını net olarak göstermiştir. 
Böylece tarihin gördüğü en büyük inşa faaliyetlerinden biri gerçekleşmiş oldu.
4. Bu mimari eserlerde aşk ve sabırla işlenen harikulade ayrıntılar  "hakikatten ilham alındığını fısıldar gibidir.    Ermenek Ulu Camiinde, Tol Medresede (Emir Musa Bey Medresesi ) Malazgirt’in, Miryakefalon’un ruhu vardır.
Bugüne gelindiğinde tevazuunun, merhametin, sabrın, gayretin yerini hırsın, kibrin, bayağılığın, nemelazımcılığın aldığını; bu durumun "biz ruhunu " sürekli tahrip ettiğini görmemek mümkün değildir. Oysa bu toprakları mayalayanlardan Yunus Emre;
"Gelin tanış olalım/ 
İşi kolay kılalım /
Sevelim, sevilelim /
Dünya kimseye kalmaz.” dememiş miydi?
Bizim bir evren tasavvurumuz vardı. Ne oldu ona? 
Mustafa KENARLI
Kaynakça:
1)Fetihlerle  Anadolu'nun Türkleşmesi  ve İslamlaşması, Prof. Dr. Mehmet Şeker 
2)Türklerin  İslamlaşma  Süreci, Yar. Doç. Dr. Bekir Biçer
3)Türkler ve İslam Tasavvuru, Prof. Dr. Sönmez Kutlu

4)Anadolu'da İslam’ın Ruhu, Ercan Yıldırım

Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN