404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

İKİNDİ SOHBETLERİNDE “ ULU ÂRİF ÇELEBİ ” KONUŞULDU


Prof. Dr. Veyis Demirçay: “Mevlana Celaleddin-i Rûmî bir okyanustu, Mevlâna’nın oğlu Sultan Veled bir denizdi, torunu Ulu Ârif Çelebi ise bir gölcüktü. Konuşmamızda Ulu Ârif Çelebi’den birkaç katre damlatacağız.”
Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Fikir ve Sanat Adamları Derneği ve Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırma Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Veyis Demirçay “Ulu Ârif Çelebi” hakkında bir konferans verdi.
Çelebi’nin asıl adının Feridun, hitap edilen adının “Emir Ârif “lakabının “Celaleddin” olduğunu belirten Veyis Demirçay  “Mevlevîler ‘Emir’ yerine ‘Ulu’ ismini kullanmışlardır. Şiirlerinde ‘Ârif’ ismini mahlas olarak kullanmıştır. Çelebi’nin annesi Mevlâna’nın halifesi Selahaddin Zerkub’un kızı Fatıma Hâtun, babası Sultan Veled’dir. Mevlâna oğluna ‘Bahaeddin! Ben bu çocukta yedi velînin nûrunu görüyorum. Hakk Teâlâ o nûrları, onun cânına yoldaş etmiştir.’ demiştir.” dedi.
MEVLÂNA’DAN TORUNUNA YAZILMIŞ GAZEL
6 Haziran 1272 Salı günü öğleden sonra Konya’da dünyaya gelen Arif Çelebi’ye Dedesi Mevlâna Celaleddin-i Rûmî “Feridun” redifli bir gazel söylemiştir: “Mübarek olsun bize bu Feridun; çünkü dinin padişahı olacak Feridun / Gökteki ay gibi parlak ve nurlu; şeker dolu mısır gibi tatlı olsun Feridun / Ay gibi ikbâl burcundan hep sevgi, samimiyet içinde kinden uzak dursun Feridun / Annesinden altı yüz yetmiş yılı Salı günü doğdu Feridun / Zilkade ayının sekizinci günü öğle vaktinden iki saat sonra (doğdu) Feridun.”
Eflâkî, “Menakıb-ı Ârifin” adlı eserinde Ulu Ârif Çelebi’nin altı yaşındayken Malatyalı Mevlâna Selahaddin’den Kur’ân dersleri aldığını belirtir. Çelebi; gazel, kaside, rubai ve kıtalarından oluşan divanındaki manzumelerde ayet, hadis ve telmihlere yer vermiştir. Çelebi dede ve babasına nazireler yazmıştır.
SEYYAH ULU ÂRİF ÇELEBİ
Demirçay, “Çelebi musikî ilminden haberdardır. Anadolu coğrafyasının yanında İran ve Irak’ı da dolaşmıştır. Babasını temsilen Anadolu Selçuklu devlet adamları, emirlerine, Moğol Hükümdarı Olcaytu Han’a öğüt vermek için Sultaniye’ye gönderilmiştir. Babasının ölümü üzerine Han’a sonra gitmiş, Olcaytu Han’ın Rafizîlik’ten Sünnîliğe dönmesini sağlamıştır. Babası oğluna Konya’ya dönerek dergâhın başına geçmesini istemiştir.” dedi.
Çelebi meclise girdiğinde anne ve babasının ayağa kalmasına hocası Malatyalı Selahaddin karşı çıkınca Sultan Veled “Ârif medreseden içeri girdiği zaman babam Mevlâna hazretlerinin içeri girdiğini sanıyorum.” demiştir. Güzellikte “İkinci Yusuf” olarak anılmıştır. Sürekli gezmesinden dolayı uzun süre bekar hayatı yaşamıştır. Babasının ısrarıyla Emir Kayser-i Tebrizî’nin kızı Devlet Hatun’la evlenmiştir. Devlet Hatun’dan Emir Âlim ve Âdil isminde iki oğlu, Melike Hatun adında bir kızı olmuştur.
GÖZÜKARA BİR GENÇ
Seyahatlerinde sır dolu kitaplar okuduğunu belirten Demirçay, Ulu Ârif Çelebi gittiği yerlerde halkla, ileri gelenlerle görüşmüş, kadın-erkek birçok kişiyi kendisine mürit yapmıştır. Başka tarikat mensuplarıyla oturup kalkmış, hatta kavga edecek derecede onlarla mücadele etmiştir.Yanlış hareket ve davranışta bulunan kişilere sözlü ve fiili ikazlarda bulunmuştur. Tartışmaları, kavgaları, vaaz ve nasihatleri kendisiyle birlikte birçok seyahatine katılan müridi Eflaki tarafından menkıbevî şekilde anlatılmıştır. Mevlâna ailesinin, Moğolların Müslüman olmasında ve Anadolu’da Müslümanlığın yayılmasında büyük hizmetleri olmuştur. Kadınlarla, ileri gelenlerin eşleri ve kızlarıyla iyi geçinmiştir. Onları kendisine mürit yapmıştır.
ÇELEBİ’NİN MEVLEVÎLİĞİN BAŞINA GEÇMESİ
Ârif Çelebi babası Sultan Veled’in 11 Kasım 1312 tarihinde vefatından sonra Mevlevîliğin başına geçmiş, yaklaşık 7 yıl bu makamda kalmış; yeni Mevlevîhaneler açılmış, halifeler atayarak Mevlevîliğin günümüze kadar gelmesini sağlamıştır. Mevlevîliğe karşı olanlarla sözlü ve fiilî mücadele etmiştir. Çelebi 5 Şubat 1320 Salı günü tıpkı doğduğu gün ve saatte 49 yaşında Konya’da vefat etmiştir. Mevlâna Türbesinde Şeyh Kerimeddin’in kabri önünde medfundur. Ârif Çelebi’nin vefatında yanında bulunan Ahmet Eflâkî o an iki rubai söylemiş ve türbesinin üzerine yazmıştır: Yönler kaydından kurtulan Ârif Çelebi zata bakıp sıfatlardan sıyrıldı. /Sonra onun ruhunun Yunus’u bir balık gibi beden gemisinden sıçrayıp hayat denizine daldı. / Eşi ve benzeri olmayan Ârif Çelebi, bu dünya köşesine bir hazine gibi sığınmadı. / Varlık âleminden sonsuzluk âlemine intikal etti / Çünkü onun bu ol âleminde yeri yoktu.
ÇELEBİ’NİN EDEBÎ KİŞİLİĞİ
Demirçay, dedesi ve babasına kıyasla üçüncü dereceden bir şair olan Ârif Çelebi, dedesinin ve babasının eserini okuduğunu, onların şiirine nazireler yazmaya çalıştığını belirtti: “Gazel, kaside, rubai, kıta ve müfret beyitlerden oluşan Farsça bir dîvan oluşturmuştur. Bütün şiirlerini aruz vezniyle söylemiş, şiirleri mana ve ahenk bakımından orta düzeydedir. Çelebi’ye göre uyumak, yemek ve içmek hayvanî vasıflardır. Boş yere çalışmak, uyumaktan yeğdir. Dîvanında 3 kaside, 125 gazel, 79 rubai, 1 kıta ve 2 müfret beyit bulunmaktadır.” dedi.
Programın sonunda Prof. Dr. Veyis Demirçay’a Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel tarafından günün anısına hediye takdim edildi.




Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.




Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN