404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

ŞİİRDE AHENK


Ben ortaokulda ve lisede iken uyaklı ölçülü şiirler yazardım. Hatta orta 1’de bir şiirim Türkiye Genelinde ödül almıştı. Ödülü Ahmet Tufan Şentürk ve Hisar Akımı'ndan Mehmet Çınarlı vermişti. 
Şimdi ise şiirde ölçü uyak pek umursamıyorum. Hatta şiir sonlarında ses benzerliği yapmak için zorlamaları hoş karşılamıyorum. Öylelerini görünce;
"Suya attım bir taş,
Çıkardı bir ses faş faş.
Hüsniye seni görünce,
Gözümden geliyor yaş" benzeri Kemal Sunal filmlerindeki şiirlerle karşılık verdiğim oluyor.

Şimdilerde şiirden beklediğim ahenktir. Farklı seslerin bir ahengin içinde kaybolup gitmesidir. Tıpkı tek düze akan bir su hendeğinin biraz inişli suyoluna varınca, küçük arıklara bölünmesi, önüne gelen taş, filiz kökü ve çakıllara çarparak bir ahenk oluşturup düzlüğe akıp gitmesidir. 
Bu ahenkler kulakta öyle bir hoş seda bırakmalıdır ki, kayıp giden zamanın ganimeti olarak kalmalıdır dimağlarda. 

Zaman çok kaygan bir topraktır. Hiç durmaz yerinde, üstünde taşıdığı canlılarla kayar sürekli. Geriye dönüp baktığın zaman bile biraz sonra kaybolup giden bir sevgilidir ufukta. Öyleyse edebiyat ve sanat, kendine verilen zamanı unutulmaz bir anıya dönüştürebilmelidir. Eflatun’da böyle düşünenlerden. O'na göre duyulan ve yaşanılan âlem hayalidir. Bu âlemi teşkil eden varlıklar değişkendir. Büyük küçülür, küçük büyür. Doğan ölür. Bütün bu madde âlemi aslında bir mana iklimidir, her var olan şey bir zaman sonra kendine bir estetik bulur ve kaybolur gider. 
Şiir dediğin dümbelek gibi tek bir tını destesi olmamalıdır. Dümbeleği de öyle güzel icra edenler vardır elbette. Duyarsın bedenin asi gelir sağın solun oynamaya başlar da, şiir İnsan zekâsının, tellerin ve bütün vurmalıların bir araya gelip, ortak bir ahenge gark olmasıdır.
Bin Yılın Türküsü konserini kim izledi? İşte şiir bu cümbüştür. 
Nurullah Genç'in Yağmur şiirinde sık sık bu metafizik âlemine yolculuk ederiz. Nurullah Genç uyak ile estetik ahengi bu şiirde nakış nakış örmüştür. 
"Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım, 
O mücella çehreni izleseydim ebedi, 
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım."

Şairin dilinde sözler ağzında cam şeker olan bir çocuğun konuşmaya çalışması gibi sevimli bir hale gelmeli, bize ağzında şeker dolaştıran çocuğu hayal ettirebilmelidir. 

EbaBekir CAMPOLAT

Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.


YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN