404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

KARAMANOĞLU MEHMET BEY’İN FERMANI 741. YILINDA



13 Mayıs 1277 tarihli Karaman’ın oğlu Mehmet Bey’in Türkçe konuşulup yazılması için verdiği buyruğun 741. yılındayız. Mehmet Bey ne demişti?
“ Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dili’nden başka dil kullanmaya, defterler dahi Türkçe yazıla!
Mehmet Bey’i bu noktaya getiren sorun ne idi? Konya’daki Selçuklu Sarayı’nda darbe yapıp yönetimin başına Cimri lakaplı II. Keykavus’un oğlu Siyavuş’u Sultan ilan edince, baktı ki yeni çevresinde, devlet erkânı ve sarayda, yazışmalarda Türkçeden başka bir dil kullanılıyor. Konuşulan halkın dili değil, bilmediği yabancı bir dil. Kendisini yabancı bir ülkenin sarayında  hissediyor. Hâlbuki kendi ülkesi, vezir olarak kendisi yönetimin başındaki Sultan’da öz be öz  Türk soylu. Saraydaki konuşmalara ve yazışmalara bir anlam veremiyor. Bu konuşmalar ve yazışmalar Mehmet Bey’in hiç bilmediği, anlamadığı bir dil olan Farsçadan başka bir şey değildir. Bu nedenle tepkisini bir fermanla ( buyrukla ) dile getirir. Doğru olanı da budur, Mehmet Bey’i tarih sayfalarından silinmeyip günümüze kadar önemli bir devlet adamı olarak anılmasına neden de bu fermandır.
Mehmet Bey, Moğollarla yaptığı mücadelede öldüğünde (1277) , Anadolu’da arı duru Türkçeyi sözlü ve yazıl hayatta  en iyi işleyen Yunus Emre ( 1240?- 1320 ? )’dir.  O dönem Yunus Emre yaklaşık 30-35 yaşlarında bir gençtir. Rahmetli Edebiyat Öğretmeni  Ali Gündüz GÜRGEN’e göre Yunus Emre,  gelmiş geçmiş halk şairlerimizin en coşkunu, en çok coşturabilenidir. Özellikle Tekke şairleri arasında önemli bir yeri vardır. Sevilen ilahileri nedeni ile Türk dilinin halkımız tarafından işlenip yaygınlaşmasında onun emeği hiçbir şey ile ölçülemez.
Gönlü Allah sevgisiyle, insan sevgisiyle dolu olan bu şairimizin az, öz kelimelerle ve sembollerle Allah’a karşı sevgi ve saygısını nasıl dile getirdiğini, halkın dili olan Türkçeyi nasıl işlediğini bir “ilâhî “ de birlikte görelim:
            
                                 DAĞLAR İLE TAŞLAR İLE

Dağlar ile taşlar ile                                            Derdi öküş Eyyub ile,
Çağırayım Mevlâ’m seni,                                 Gözü yaşlı Yakub ile
Seherlerde kuşlar ile                                          Şol Muhammet mahbub ile
Çağırayım Mevlâ’m seni…                               Çağırayım Mevlâ’m seni…

Sular dibinde mâhiyle,                                       Bilmişim dünya hâlin,
Sahralarda âhu ile,                                             Terk ettim kıyl ü kalini,
Abdal olup yahû ile                                            Başı açık, ayak yalını
Çağırayım Mevla’m seni…                               Çağırayım Mevlâ’m seni…

Gök yüzünde İsa ile,                                          Yunus okur diller ile,
Tûr dağında Musa ile,                                        Ol kumru bülbüller ile,
Elindeki asa ile                                                   Hak’kı seven kullar ile
Çağırayım Mevlâ’m seni..                                 Çağırayım Mevlâ’m seni…

Yunus Emre, bu şirinden/nefesinde   (bestelenmiş hâline ilahi diyoruz ) inançlarımız doğrultusunda semboller kullanarak az öz sözlerle çok derin anlam ifade eden olaylarla düşüncelerini sentezleştirmek suretiyle anlam derinliği fazla olan eşsiz sözcüklerle düşüncelerini anlatmış bir dil ustasıdır. Dilindeki sadelik düşüncelerindeki evrensellik onu ölümsüzleştirmiştir. Halk tarafından benimsenen ilahileri sözlü edebiyatımızda geniş bir yankı bulmuş, nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar kullandığı Türkçe sözcükler halkımızın iletişim kurmasında büyük aracılık etmiştir.

Not: Yunus Emre ile ilgili öz bilgiler Konya Lisesi ve İmama Hatip Okulu Edebiyat Öğretmeni Ali Gündüz GÜRGEN’İN “Dinî Şiirler Antolojisi,1966 –Konya basımı”  kitabından alınmıştır. 12.03.2018 Hasan ŞİMŞEK
 --------------------------------------------------------------------------------------------------
seherler: Sabahları, mahi: Balık,Ahu: Ceylan, Abdal:Gezgin derviş. öküş: Çok. mahbup:
Sevgili, sevilmiş, kıyl ü kaal: Dedikodu.


Medya Ermenek Yazarları Bu Sayfada Yer Almaktadır.


Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN