404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

MAHALLENİN DELİSİ-1



Bu yazımda yaşanmış bir gerçeği ele alacağım. “Mahallenin Delisi” adlı bu yazımı ve devamında gelecek yazılarımı okuyan hukukçularımızdan bizzat yardım talep edeceğim. Zira bu yazının devamında bir engellinin yaşadığı bir ayıbın ortadan kaldırılması için birlikte çalışalım ve lütfen bana yol gösterin.
 1976’lı yıllarda öğrencisi olduğum Akşehir Öğretmen Lisesinde Edebiyat Öğretmenimiz tarafından gazete kupürü gösterilerek okunan bir haber bu yazıma mihmandalık yapıyor.
“Mahallenin Delisi” bu öyle bir gerçek ki; engelli çocuğu olanları ve hukukçularımızı ilgilendiren, diğer insanlarımızı da ibretlik konu ile vicdanını cız ettirecek ve empati kurarak varsa hatalrın ayıklanmasına vesile olacak.
Kendi yaş durumuma göre yaşadığım yıllar içinde engelli konusunda çok mesafe kat edildi. Lakin her nasıl oluyorsa insanlarımızın zihniyetinde değişmeyen bir şeyler olduğunu tespit etmenin zor olmadığını gördüm. 1970’li yıllarda yaşanmış bir olayın günümüzde benzer bir tekrarla yaşanmış olması bahsini yazımın devamında sunacağım. Olayda geçen çirkinliğin engelli olmayan kahramanının açık seçik bir ayıbı olduğunu sizlerde okuyunca göreceksiniz.
Önce yaşanan engelli ayıplarımız vardı. Yüzünde leke dahi olsa bazı mesleklere alınmıyor, organ eksikliği adeta cüzzamlı muamelesi ile karşılanıyor devlet dairelerine alınmıyorlardı. Bu bizim bir ayıbımızdı. Engelli evinde saklı kalıyordu.
Bir engellinin özel sektörde de çalıştırılması mı (!) o da ne, olur muydu hiç? Çalışmak için müracaat edilse bile ancak gülerlerdi. Teklif dahi edilmez, engelli evinde saklı kalırdı.
Belki ekonomik çaresizlik, belki de engelliden çıkar uman aileler de yok değildi ve dilendirilme yolu seçilebiliyordu. Caddelerde, çarşıda, pazarda çok sık karşılaşıyor ceple vicdan arasında sıkışıp kalıyordu insanlar. Derken engelliler için yasalar çıkarıldı, engellilerimize haklar verildi. Gel gelelim bu hakları kullanma konusuna.
Engellileri engellemek için halen Orta Çağ’ın karanlık Avrupa zihniyetini kendine ilke edinen insanların varlığını engelliler için ayrılmış otopark alanlarına kullanılması konusunda açık olarak hemen görebiliriz. Engelliler için çizilmiş yolların tahrip edilmesi v.s. engelliyi engellemeyi marifet bilenlerin varlığını görmeyenimiz yoktur.
Bu yazımın devamında  gerçekten çok insanımıza dokunacak satırlarla karşılaşacaksınız. O insanların insafsızlığını sizler de vicdanlarınızda yargılayacaksınız.
“Mahallenin Delisi” adlı yaşanmış öykümü 24 Nisan 2014 günü Konya Adliyesinde saygı değer bir avukat ablamıza anlattığımda gerçekten ibretle dinlediğini ve engelli insanların nasıl yıpratıldığını fark ettiğini konuşmalarından, kısa cümlelerle değerlendirmesinden  anladım.
“Çok ilginç bir hikâye, ibret alınmalı.” dedi.
“Mahallenin Delisi” öyküyü okuyunca vicdanınızla baş başa kalacaksınız ve yapacağınız empati ile bu yazının devamını okumayı bir dizi filmin bölümünü bekler gibi bekleyeceğinizden eminim. Bu yazıma istinaden engelli ailelerimizden ve yorum yazmak isteyen tüm okuyuculardan yorumlar gelirse “Mahallenin Delisi” adlı okuyacağınız öykünün insanlar üzerinde etkisi de daha çabuk fark edilecektir.
“Mahallenin Delisi” DEVAN EDECEK!
02.05.2018
Durmuş Ali ÖZBEK
dumusaliozbek@hotmail.com

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN