404 | Medya Ermenek Medya Ermenek Sağ Reklam Alanı
Sol Reklam Alanı
Facebookta Paylaş

İKİZ İNİ VE ERMENEK BÖLGESİNDE MEZARLARIN DURUMU


Rahmetle andığım atalarım derdi ki; “Önce iş, sonra aş, daha sonra eş.” İşimizi severek yaparsak aşımızda tatlı, eşimizde (ekibimizde) tatlı candan olur, diye düşünüyorum. Bunlar tecrübelerle sabit. Uzun zamandır şahsımın mihmandarlığında yaptığımız “Karamanoğullarının izinde” tarihi geziyi tamamladık. Bu gezi bölge olarak sadece Taşeli Platosunu kapsıyordu. Geçen senede Kapadokya bölgesini gezdirmiştim. İki bölge arasında ki günümüz kültürünü bu sebeple analiz etme olanağını da yakalamış olduk. Yıllardır gidip geldiğim, köy köy gezdiğim bölgeleri bir kez daha grup halinde gezdik. Ermenek ve civarlarını kast ederek söylüyorum; yöre halkının dahi bilmediği (kulaktan duyma rivayet vs.) tarihi değerleri gün yüzüne çıkartıp, kamuoyu ile paylaşmak, görsellerle destekleyerek merak uyandırmak biz âcizane araştırmacıların ve ekibimde ki gazetecilerin asıl görevleri olmalı. Bu son gezi ekibimde ki kişiler gazeteci kökenliler idiler. Sadece bir arkadaşımız geçmişi gazeteci tarihi roman yazan bir arkadaşımız. (Sayın Nurten Ertul internette var) Diğer bir arkadaşımız Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ahmet Tek Bey. (Emekli Hürriyet köşe yazarı) Diğer bir arkadaşımız Cumhurbaşkanlığı Basın Danışmanlarından Deniz Güçer Hanım. Diğerler arkadaşlarımız da basın fotoğrafçısı ve Yeşilçam senaristlerinden belgesel yapımcı Kamil Renklidere. Milliyet Gazetesinden Foto Muhabir Mert İnan Bey. Sayın Hocam bu isimleri vermemde ki amaç, kendimi size karşı kanıtlamam asla değil. Bu arkadaşlar bu bölgeye hayatlarında ilk defa geliyorlar. Benden üstelik aylar öncesinden randevu talep ederek gelen kişiler. Bu gezimiz sonucunda elde etikleri bilgi ve görsellerle yazacakları Karamanoğulları Romanına katkı sağlamak, malzeme toplamak amaçlı. Şimdi gelelim işin asıl sonucuna: Bundan sonra yazacaklarımdan şahsen utanıyor, kendimden hayâ ediyorum. Geçmişimde ki atalarımdan, yöre halkından, köydeşlerimdem utanarak yazıyorum. Yazım ekinde ki fotoğrafların sadece bir kısmını utanarak gönderiyorum. Ekibimden defalarca ata ocağım yöremin halkı adına özür diledim. Taşelinde ki tarihi mezarlarımızın halleri. 1- Ermenek: Sultan Şücaeddin Mırza Halil Bey’in oğlu, (1333-1340/1348) Alâeddin Ali Bey (Sarı Alâeddin Bey)’in mezarı, 1361-1398 Ermenek Yassıkaya mezarlığında bulunmaktadır. Bir tabelası dahi yok. Pislikten geçilmiyor. Her tarafta bira şişeleri. 2- Kerimüddin Karaman Bey’in torunu, Karamanoğulları beylerinden Sultan Bedreddin Mahmut Urumseyyidi Bey’in oğlu (1300/1310) (Alâeddin Ebulfeth) Şücaeddin Halil Mırza Bey (1333-1348) Ermenek Sifas Camii yanında ki mezarda yatmaktadır. Caminin haziresinde ki mezarlar yol genişletmesi sırasında buradan alınarak Ermenek Güneyyurt (Gargara) Kışlacık Mahallesi Dergâh Mezarlğına götürülmüştür. Yörede Halil Bahadır tekkesi/zaviyesi diye anılır. İlk Türkçe Kur’an tefsiri girişimi ve Kura’nı Kerim yazımı 1314 yılında Karamanoğlu Alâeddin (Ebulfeth) Şicaeddin Halil Mirza Bey adına bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Mezarın kapısında bir yazı olmadığı gibi, mezar başlığını içinde altın var diye kırmışlar. 3- Hititler döneminin ortalarında Hz Musa’yı evinde büyüten Firavun 2. Ramses, Kadeş meydan savaşında komutanlık etmiştir. Bu sıralarda Hititler batıda ege hattına kadar sahip olmuşlardır. Taşeli bölgesi ise tamamen ellerindedir. Güneyyurt/Gargara merkezi bir yerleşim yerleridir Hititlerin. Bu merkez şimdi halkımızın örenler dediği İkiz İn bölgesidir. Tarihçilerin kesin tespitlerine göre İkiz İn bir Hitit anıtıdır. Bu küçük anıtı görmeyenler bir şey sanmasın! Tarlaların ortasında topu topu bir oda büyüklüğünde ki bir kayaya oyulmuş dıştan iki kapılı, içlerinde birer lahit bulunan bir yerdir. Bunun özelliği de sonsuzluk inancının sevkiyle bir tür mumyalama tekniği olan soğuk kaya mezarlarına gömülme işidir ki memleketimizin bütün kayalarında bu tür mezar ve anıtlar bol miktarda vardır. Hak dinden alıntı yaptıkları kalan bu doğru bilgi kırıntısını ruh göçü inancıyla karıştıran ve hiç kaya bulunmayan mısır çöllerinde çekme taşlarla kendilerine ebedi (!) mezar/piramit yapan Firavunlarda aynı yöntemi kullanmışlardır. Bu tarihi mekânın etrafı lastik yanıkları, bira rakı şarap şişeleri ve insan pisliği/kakası ile doludur. Mezarların içi insan kakası ile dolmuş. Etraf utanç verici bir hal almış. Bu konunun hem yerel basından, hem de ulusal basından gizlenmesi için elimden geleni yaptığıma inanıyorum. Ama nereye kadar? Bölge halkının acil bilinçlendirilmesi gerekir. Hiç olmazsa bir Cuma günü imam hutbeden bu konuya dikkat çekmeli, halkı uyarmalıdır. Güneyyurt/Gargara bölgesine dostlarımı getirmeye utanıyorum. Bu yerlerin bakım onarım ve korunması yerel yönetime aşağıdaki kanunla verilmiştir. Belediyelerin görevlerinden biride budur. MEZARLIKLARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN: Kanun Numarası: 3998 Kabul Tarihi: 9.6.1994 Yayımlandığı R. Gazete: Tarih: 13.6.1994 Sayı: 21959 Yayımlandığı Düstur: Tertip: 5 Cilt. 33 Sayfa. İnşa, Bakım ve Onarım Madde 3 – Belediyeler ile köy muhtarlıkları, mezarlıkların etrafını duvarla çevirmek, ağaçlandırıp çiçeklendirmek ve gerekli her türlü bakım ve onarımı yaparak korumak zorundadırlar. Belediyeler ve köy muhtarlıkları birinci fıkrada belirtilen hizmetleri yerine getirebilmek için gerekli ödeneği her yıl bütçelerine koyarlar. Ayrıca İl Özel İdareleri Bütçelerine de köy mezarlıklarına sarfedilmek üzere bu maksatla ödenek konur ve bu hizmetleri muntazam olarak yürütebilmek için yeterli personeli görevlendirirler. Belediye ve köy bütçelerini tasdike yetkili makamlar gerekli ödeneklerin bu idarelerin bütçelerine konulup konulmadığını araştırırlar. Dışarıdan gruplar getirmek istiyorum, ama bu durum karşısında geri durmak mecburiyetinde kalıyorum. Ne yapalım şimdi. Fotoğrafların bir kısmını paylaştım. Sayın Celil Yağız Bey’e bu durumu üzülerek bildirdim. Bunu sizinle de buradan paylaşma gereği duydum. Ürgüp, Göreme, Avanos, Ihlara bölgesi de Karamanoğulları tarihi içerisinde yer almakta. Gidip bir görsünler isterim. Her evde iki tane tuvalet var. Yöre sevdalığı ve tanıtımında bir bedeli olmalı. “Her insan biraz ya Karamanlı, ya da Karamaoğullarındandır.” Sevgi saygılarımı iletirim. Şerafettin GÜÇ Ankara 18 Mayıs 2018











Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2018 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN