404 | Medya Ermenek Medya Ermenek
Facebookta Paylaş

AMCAZADEM ZİYA AKMAN HOCAEFENDİYİ RAHMETLE ANIYORUM!


Muhterem Okurlarım: 12 Ocak 2019. Günü, akşamı; Konya’nın, Tanınmış, Merkez Vaizlerinden: Amcazadem, Ziya AKMAN, Hoca Efendinin; Hakka, yürüdüğünü, teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Merhuma, Allah’tan, (c c) rahmet diliyorum. Cennet, mekânı, olsun. Nur, içinde, yatsın. Merhum, Ziya AKMAN, Hoca efendinin yeri asla doldurulamaz. Aynı, gün, cenazesi musalla mezarlığına defnedilmiştir. Geç, vakitte, haberim olması ve rahatsızlığım: Nedeniyle, merhumun, cenazesine katılamadım. Ziya, AKMAN, hoca, efendiyle biz aynı kuşağın insanlarıyız. Ziya AKMAN, hoca, efendi; Uğurlu Köyünde, ilk, okulu bitirdikten sonra: Uğurlu, Köyünden, ayrıldı. İlk, okul, çağında İslâmi eğitimini; Babası, Süleyman Hocadan, (Ak Hoca) aldı. Süleyman Hoca, Taşeli, yöresinde: Bilinen, tanınan, sevilen, sayılan; Çok, değerli, bir din adamıydı. Camilerde, İmam Hatip, olarak: Kuran, kurslarında, kuran kursu;  Öğretmeni, olarak, görev alacak olan kişiler. Önce, Süleyman Hocadan, bir ders alırlardı. Arkasından, imtihana, tabi tutulardı. İmtihanı, kazananlar, kuran kursu öğretmeni veya: İmam Hatip,  olarak, göreve başlarlardı. Süleyman, Hocadan, ders almayanlar; Kolay, kolay, imam hatip veya kuran kursu: Öğretmeni, olarak, görev alamazlardı. Ziya AKMAN, Hoca, çok değerli; Süleyman, Hocanın, evladıdır. Ziya AKMAN, Hoca, Kuranı Kerime ve Arapça lisanına: Hâkim, olan, çok saygıya değer bir din adamıydı.  Arabistan’da, Mekke, Medine’de;  Arapça, Kuranı Kerim, eğitimi alması nedeniyle: Kuranı Kerimi, çok, iyi öğrenmişti.  Kuranı Kerimi, Türkçeye, (Tefsir, etmesinde) çevirmesinde; Arapça, öğrenmiş, olması çok etkili olmuştur. Bizim, çocukluk ve gençlik, dönemlerimizde: Konya’da, İstanbul’da, Mekke, Medine’de; Eğitim, almak, oralarda yaşamak: Tahsil, yapmak, her babayiğidin harcı değildi. Çünkü! Maddeten, manen, güçlü olacaksın. Çok, zeki, olacaksın ki! Bahsi, geçen, ülkelerde tahsil yapabileceksin. Hem, de, hayatını idame ettireceksin. Ziya AKMAN Hoca, her, türlü zorluğa katlanmış: Zoru, başarmış, bir din adamıdır. Ziya AKMAN, Hocanın, eğitim, öğretim süresi;  1962, yılına, kadar; 25-30, Sene, devam etmiştir. Kuranı Kerimi, cemaatlere, halka, çok sakin olarak: Anlayabilecekleri, şekilde, son nefesine kadar anlatmıştır.  Türk Milletini, uyarmaya, uyandırmaya: Müftülük ve Vaizlik, döneminde; Devamlı, olarak, görevini tam olarak: İcra, etmiş, emekliye ayrıldıktan sonra da; Fahri, olarak, mahallesindeki camide: Vaiz ve nasihatlerine, devam, etmiştir. Başka, camilerde, namaz kıldığı zamanlarda da; Gittiği, Camilerin, İmam hatiplerinin ve cemaatlerin: Kendisini, çok, iyi tanımaları sebebiyle; Kürsülere, davet, edilirdi. Onun, görevi, hiç bitmemiştir. Ağzından, kötü, söz çıktığını: Gören, bilen, duyan olduğunu sanmıyorum. İnsanın, hayırlısı, insana faydalı olandır. Diyen, Yüce Peygamberimiz, Hz. Muhammed Mustafa (Sav) Efendimizin; Sözünü, kendine, düstur, edinen: Ziya AKMAM, Hoca, insanlara, daima faydalı olmuştur. Korkmadan, çekinmeden, zarar etse bile; Her, doğruları, söylemiştir. İslâm’dan, doğruluktan, asla taviz vermemiştir. Ziya AKMAN, Hoca, dünya’ya böyle gelmiş. Öbür, dünya’ya, da böyle gitmiştir. 85 Senelik, Ömrünü, Allah’ın, (c c) emrinde: Kuranı Kerimin, yolunda; Hz. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (Sav) Efendimizin, izinde yürüyerek geçirmiştir. Soyumuz, Sülalemiz,  Köyümüzde Kara kayalılar: Pirli oğulları, İmamlar, diye anılarak; Bu, günlere, gelmiştir. Bu, asil, soyumuz kıyamet kopuncaya kadar: Devam, edecektir, inşallah. Orta Asya’da, meydana, kuraklık nedeniyle; Türk Milleti, dünyanın, dört bir yanına göç etmişlerdir. Dünya’ya, yayılmışlardır. Bizim, sülalemiz, ağırlıklı olarak: Yunanistan’ın, Selanik’in, Karakaya Köyüne yerleşmişlerdir. Soyumuzun, bir, kısmı; Karaman İli, Ayrancı İlçesi: Civarı’nda, yeşillik, sulak bir vadiye yerleşmiştir. Uzun, bir, zaman sonra bu insanlar; Selanik, Karakaya, Köyüne yerleşen: Akrabaları’nın, yanına, göç edip; Akrabalarının, yanına, yerleşmişler. Sonradan, iki, kardeş Karakaya: Köyünden, ayrılıp, hayvanlarıyla; Çoluk, çocuklarıyla, göçebe olarak; Ege Bölgesi, Üzerinden, Silifke İlçesine kadar gelip: Silifke, bölgesine, yerleşmişler. Silifke’ye, bölgesine, geldiklerinde kış mevsimiymiş. Kışı, geçirdikten, sonra yaz gelince; Havalar, çok, sıcak her tarafın toz duman olduğunu görünce: Silifke, bölgesinden, ayrılmaya karar vermişler. Yüksek, toplamışlar, yüksek yaylalara; Doğru, göç, edip bu gün: Uğurlu, Köyü, girişinde bulunan; Köy, gediği, denen mevkie gelip: Kıl, çadırlarını, kurup buraya yerleşmişlerdir. Güz, gelince, havalar soğuyunca; Yaşlı, olan, büyük ağabey: Kardeşine, kardeşim, bura’da; Kış, çok, çetin geçeceğe benziyor. Sahile, Silifke, bölgesine geri dönelim diyor. Küçük, kardeş, geri dönüşü kabul etmiyor. Ağabey, buraya, gelip yerleştiğimizde: Develerimizin, bacakları, kırık; Koyunlarımız, keçilerimiz, uyuzluydu. Bahar, gelince, develerimizin bacakları iyi oldu. Koyunlarımızın, keçilerimizin, uyuzları geçti. Hepsi, ekiz, doğurdular. Burası, bana, uğurlu geldi diyor. Büyük, kardeş, sahile dönüp gidiyor. Küçük, kardeş, bölgede yerleşik hayata başlıyor. Yörenin, Adı, da Uğurlu Köyü olarak günümüze: Kadar, devam, edip geliyor. Ziya AKMAN, Hoca, sen rahat uyu. Bizim, kalbimizde, gönlümüzde, ruhumuzda, beynimizde yaşıyorsun. Sana, uğurlar, olsun.
Mehmet ŞİMŞEK
Art. Yazar.

YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2019 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN