M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
Facebookta Paylaş

SÜLEYMAN VE MEHMET ESKİ (EBİCEK)



Dünya hayatı Müminler için cennetten bir tadımlık mesabesindedir. Arada çıkan acılar ise cehennemden birer numunedir.
“İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!” diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara 25)
1960’lı yıllarda merhumlar Süleyman ve Mehmet abilerin evi ile bizim ev susada yan yana ve dip dibeydi. (Pınargözü Mahallesi – Güneyyurt – Ermenek)
Akşamları duvara vurulduğunda, size otura geleceğiz, diye anlarlar ve anlardık.
Ben evin en küçüğü olarak sekiz on yaşlarındaydım. Süleyman ve Mehmet abiler ise 18 – 22 yaşlarında bulunuyorlardı.
Mehmet abi evli Süleyman abi bekârdı.
Bir akşam duvara vurulduğunda onların otura geleceklerini anlamıştık. Kapı çalındığında hızla ben koştum açmak için. Kapıyı açtım ama onlar yoktu, hiç görmediğim bir genç kızla genç oğlan vardı.
Ana!!! Diye içeriye seğirtecektim ki ardından şaka olduğunu anladım.
Diğer aile fertleri bize şaka yapmışlardı. Hep girdiler, oturmaya sohbete başladık. Karşımızda 7/24 açık televizyon yoktu, avucumuzda telefon da bulunmuyordu. Henüz sesle ve dumanla haberleştiğimiz zamanlardı o günler.
Genç kız ve oğlanın Yukarı Çağlardan (İzvit) beraber olup kaçıp geldiğini söylediler. Ebicekler akrabaları olduğundan jandarma falan gelecek olursa diye, tedbir için bize getirmişlerdi.
Onlara yemek ikram ettik. Anam “hade guzum yen gayrı” diyordu, ama yanaşmıyorlardı. Kızın yanaşası olduğunu anlayınca oğlana yanaşmasını tekrarladılar. Ben tokum sen ye demişti kıza, o da sen yemezsen ben de yemem, diye karşılık vermişti. Beraberce yediler sonunda.
O günden aklımda kalan o sözü ömrüm boyu hiç unutmadım. Aşkın zirve yaptığı, ailenin ne demek olduğunu anlatan o sözü her daim nakletmişimdir: Sen yemezsen ben de yemem.
Süleyman abinin o günlerde bir radyosu vardı, Bunardan eve, evden bunara, hatta dükkânın önlerine (çarşı) hep onunla giderdi. Saplıydı, Delta gibi bir şeydi. Susaya çıkarken TRT’de yayınlanan en son Türküler çıkınca kulağını biraz daha burkardı radyonun ve o güzel türküleri mahallece dinlerdik.
O günlerde imkânı olan gençlerin elinde sadece bu radyolardan olurdu. Kızlara kur yapmanın, hava atmanın ve onlarla haberleşmenin bir yoluydu bu. Radyosu olan gençler TRT’den isteyikde bulunurdu. Hatta kızın adının geçtiği türküleri isterlerdi. Bu tür türküler sabah erken saatlerde kuşluğa kadarki arada çıkardı. Radyosu olan genç tam istediği türkünün çıktığı sırada sesini iyice açarak geçerdi kızın evinin önünden.
Süleyman abi Mehmet abiden bir buçuk yıl sonra 04 – 02 – 2020 tarihinde vefat etti. Allah korktuğundan emin, umduğuna nail eylesin.
Artık köye ve mahalleme vardığımda, akrabam, diye boynuma sarılan iki büyüğüm; Mehmet ve Süleyman abi olmayacak. Ben de, gelin bu sene şu üssüzleri bi ekelim diyemeyeceğim!

Mükremin KIZILCA


YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

TEFRİKA ROMAN

YAKINDA BURADAN YAYINLANACAK

sanalbasin.com üyesidir
Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com