...


Rahmet, mağfiret ve bereket ayı Yüce Allah'ın insanlara bahşettiği ilahi lütuflardan biri olan Ramazan ayının sonuna geldiğimiz bu günlerde, bin aydan daha hayırlı olan, Kur’an-ı Kerim’in indirildiği, Yüce Allah’ın inananlara bağışlanma fırsatı verip tövbe kapılarını sonuna kadar açtığı Kadir Gecesi’ne bir kez daha ulaşmanın huzur ve mutluluğu içerisindeyiz.

Mükâfatların sınırsız olarak verildiği Kadir Gecesi, kendi benliğimize sahip çıkarak, ömrümüzü gözden geçirme ve sorgulama, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz günahlara tövbe etme ve onlar için af dileyerek Yüce Yaratıcımızın sonsuz rahmet ve mağfiretini umarak yenilenme, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi pekiştirme zamanıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Sarıvelilerli hemşehrilerimiz olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor, Yüce Mevlamız’dan tuttuğumuz oruçları ve yaptığımız tüm ibadetlerimizi kabul etmesini niyaz ediyor, bu gecede yapılan dua ve yakarışların, İslam âleminin birlik ve beraberliğine, toplumsal birlikteliğimizin güçlenmesine, insanlığın barış, huzur ve saadetine vesile olmasını diliyorum.
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

 


Köşe yazarlarımızdan Hasan ŞİMŞEK, Sayın ELVAN’ın  iki saat kadar süren konuşmasının kısa bir özetini ve değerlendirmesini yaptı.

 

Hazine ve Maliye Bakanı hemşehrimiz Lütfi Elvan dün akşam CNNTÜRK’te  Hande Fırat’ın “Gece Görüşü “programında idi.

Programa çıkacağı iki gün önceden duyurusu yapılmıştı, kaçırdığımı sandım ama haberim oldu ve programı son kısımlarına kadar izledim. Mutlaka gözümden ve dikkatimden kaçırdığım hususlar olmuştur. Geçmişte de özellikle seçim dönemlerinde Sayın Elvan’ı mümkün olduğu kadar izlemeye çalışmıştım.

06.05.2021 tarihi akşamı Hande Fırat’ ve yanındaki gazetecilere “Ekonomideki Son Gelişmeleri “ değerlendirdi. Hazırlıklı gelmişti. Önce dünya genelinde ekonominin bir değerlendirmesini yaptı. Dünyada küresel bir daralma, tedarik zincirlerinde bir kopukluk olduğunu, ticaretin % 8,3 oranında küçüldüğünü söyledi.

Merkez Bankalarının parasal gelişmeye gittiğini, devletlerin borçlarının arttığını, küresel ölçekte sıkıntılar yaşandığını tüm dünyada 114 milyon insanın işsiz kaldığını,  söyledi.

Buradan yola çıkarak aynı olumsuzlukların ülkemizde de yaşandığını, 2,5 milyon kişinin işten çıkarıldığını, Kovit’in bu kadar büyük oranda tahribat yapacağını kimsenin önceden göremediğini, dünyada ve ülkemizde zor günler yaşandığını, özellikle aşı konusunda sıkıntılar olduğunu açık şekilde anlattı. Türkiye’nin 2021’de % 6 oranında büyüyeceğini, Kovit’in yaratmış olduğu riskler ve olumsuzluklar yanında dijital alanında bir gelişme olacağını, yazılım alanında yoğunlaşma olacağının altını çizdi.

Talep ve arzda sıkıntılar olduğunu, ürün çeşidi bakımından avantajımız olduğunu, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan ile Türkiye karşılaştırması yaparken bu konuda açığa düştüğünü, bu ülkelerle Türkiye’ nin karşılaştırması yapılarak bir kazanım sağalmanın doğru olmadığını,  tahvil ve faiz artışlarının iyiye gittiğini, Gelişmekte olan ülkelerde fon akışının durdurulduğunu, faiz artışı ile enflasyonu da artırıyor olduğumuzu açık yüreklilikle ifade etti.

Hakan Çelik’in “Ekonomik alanda ne yapıldı?” sorusuna karşılık olarak,

Sağlık alanında çok başarılı sınavalar verdiklerini, sistem sayesinde hızlı adım attıklarını, Kovit hastalarını zaman kaybetmeden hastanelere aldıklarını, Cumhurbaşkanımıza ve Sağlık Bakanımıza teşekkür etti.

KOVİT öncesine göre şimdi istihdamın daha iyi olduğunu, merkezi bütçeden ve fonlardan vatandaşlara 133,7 milyar destekte bulunduklarını anlattı.

Ülkemizin 2020’de 1,8 büyürken 2021’de % 6 büyüyeceklerini, AB ülkelerinde bu büyümenin % 4 olacağını tahmin ettiklerini,

Vaka sayısında artış azalırsa turizm gelirlerinin artacağını, ve cari açığa büyük katkı sağlayacağını anlattı.

Sağlıkta ve sanayi üretiminde başarılı olduklarını, emtia fiyatlarında büyük artışlar olduğunu, iç tasarrufların yatırımları karşılayamadığını, bu nedenle dış kaynaklara ihtiyaç olduğunu vatandaşların anlatacağı bir dille özgüveni yüksek bir duruşla anlattı. Kendi icraat alanına giren konuları çok rahat anlatırken, “ 128 milyar dolar nerede?” sorusunda kamuoyunun beklentisini karşılamakta zorlandı.

Dış borcumuzun olduğunu ama milli gelire göre çok düşük olduğunu,, enflasyon konusunda TUİK’e vatandaşların güvenmesi gerektiğini, gerçek enflasyonun % 30 olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını örnekler vererek anlattı.

Sonuç olarak Sayın ELVAN, Bütçe ve Plan Komisyonu Başkanlığından gelen bir rahatlıkla ekranı doldursa da, 128 milyar ve enflasyon oranı hakkında vatandaşları ikna ettiğini sanmıyorum. Şurası bir gerçek ki muhalif medya Sayın Bakan’a karşı son derece saygılı ve güven dolu ifadeler kullanıyor ve kullanmaya devam ediyor. Başkalarının günahlarını temizleme gayretine girerse ilerde hakketmediği  eleştiri okları kendisine de gelebilir.

Biz Sayın ELVAN’ın görevinde başarılı olmasını ve gelecekte de ülkeye hizmet edeceği beklentimizi saklı tutuyor ve içinde bulunduğumuz Ağrı Dağı kadar  ağır yükün altından kalkması için başarılı olmasını Allah’tan niyaz ederiz. 07.05.2021 Hasan ŞİMŞEK

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

 Sevgili Peygamber efendimizin (SAV) “Cennet annelerin ayakları altındadır.” Anne  yeri asla doldurulamayan en değerli varlıklarımızdır”diyen, AK PARTİ Karaman İl Başkanı Abidin ÇAĞLAYAN mesajında 


Anne sevgisinin hiçbir şeye benzemediğini ve karşılıksız sevgiyi tarif eden tek kelimenin “anne” olduğunu ifade eden  ÇAĞLAYAN “Ana başa taç imiş her derde ilaç imiş, Bir evlat pir olsa da anaya muhtaç imiş, diye boşuna dememişler. İlk öğretmenimiz, yol göstericimiz, yılmaz koruyucumuz, büyük destekçimiz ve yaşamdaki en önemli hazinemiz olan analarımız, çektikleri zorluklar nedeniyle baş tacı edilmiştir. Ve sevgilerin en yücesine, mutlulukların en güzeline layıktır. Annelerimize karşı olan gönül borcumuzu her ne yapsak ödeyemeyiz” dedi 


Başkan Çağlayan ; Evlatları için tüm zorluklara göğüs geren, Korona virüsle mücadele sürecimizde de evde kalan çocuklarımızın öğretmeni, arkadaşı herşeyi annelerimizdir. Bu süreçte yorulmadan, usanmadan, çocuklarımızın üstüne titreyen, onların hem sağlığını koruyan hem de gelişimlerini en güzel şekilde sürdürmelerine yardımcı olan annelerimiz, gizli kahramanlarımızdır. 


Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit anneleri olmak üzere, baş tacımız olan tüm annelerimizin “Anneler Gününü” kutluyor, sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum.Ahirete intikal etmiş tüm annelerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyorum" dedi...


BAŞKAN BU ÖZELDE GÜNDE ANNELERİ UNUTMADI 


AK PARTİ İl Başkanı  ÇAĞLAYAN  ve teşkilatı bu zorlu dönemde fedakar ve cefakar kendilerini çocuklarına adayan anneleri ziyaret ederek Anneler Günü kutladı. 


ÇAĞLAYAN ;”Her anne özeldir ancak engelli çocukları olan evladı şehit olmus anneler bizim için çok daha özeldir. Onlar çocuklarını vatana ve millete feda ederek bütün milletin annesi olmuslardır. 


Bütün hayatın zorlukları içinde kendilerini evlatlarına adayan çocuklarının gözleri görmeyen iki anneyi Bedensel ve zihinsel engelli evladı olan anneyi, Evladı şehit olmus anneyi, mülteci bir anneyi ,yardım sever  ve yetim annesini ziyaret ederek Anneler Gününü Kutladık. “dedi. 







Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


İçişleri Bakanlığı' nın genelgesi doğrultusunda, Kaymakamımız Sayın Ayşegül EFE, İlçe Merkezi ve Göktepe Kasabasında kurulan pazaryerlerinde denetime katıldı. Pazaryerinde, maske, mesafe ve hijyen kurallarının yanı sıra, ortak kullanım alanlarından olan yerlerde alınması gereken koronavirüs tedbirleri yerinde denetlendi.

Kaymakamımız Sayın Ayşegül EFE " Alınması gereken tedbirler ile sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymaya devam edelim, diyerek halkımıza duyarlılıklarından ötürü teşekkürlerimi sunuyorum." dedi.














Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


AK Parti Karaman İl Kadın Kolları Başkanı Fatma COŞTU Anneler Günü vesilesiyle bir mesaj yayınladı.



"Annelerimiz sabır, müsamaha ve sevgi dolu yürekleriyle, toplumsal yaşamda huzur ve barışın tesisinde önemli rol oynamaktadır. Sevgiyi, saygıyı, dayanışmayı, paylaşmayı ve hoşgörüyü bizlere öğreten annelerimiz, ülkemizde mutluluğu ve huzuru tesis etmede en büyük gücümüzdür. Bizler, "cennetin annelerin ayakları altında" olduğuna inanan, anneleri baş tacı kabul eden, "ana gibi yar olmaz" diyen, anneye hürmeti esas alan, anneliği dünyanın en müstesna mertebesi olarak gören bir kültür ve geleneğin temsilcileriyiz.

Sevdiklerimizden uzakta geçirdiğimiz bu Anneler gününde evlatlarını vatanımız uğruna  şehit veren kıymetli şehit annelerimize hediye olması amacıyla tüm Karamanlı şehitlerimiz adına ihtiyaç sahibi  ailelerimize iftar ikramında bulunduk. Bu vesileyle başta şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerin Anneler Gününü kutluyorum."
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.
Kaymakamımız Muttalip ÇETİN Birlik, dayanışma ve kardeşlik duygularımızın daha da yoğunlaştığı mübarek Ramazan-ı Şerif'in son günlerine yaklaşırken, Kadir Gecesi'ni idrak etmenin coşku ve heyecanını yaşıyoruz. Rahmet ve bereket kapılarının sonuna kadar açıldığı duaların ve tövbelerin kabul olduğu bin aydan daha hayırlı olan mübarek Kadir gecesinin hemşerilerimiz başta olmak üzere ülkemiz ve bütün İslam alemine bu zor günlerde huzur ve sağlık getirmesi temennisiyle hayırlara vesile olmasını dilerim" dedi.
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, bu yıl 9 Mart tarihinde kutlanacak olan Anneler günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, mesajında: “Yaşamın ilk anından başlayarak sevgi ve şefkatini bizlerden esirgemeyen, en zor anlarımızda bize güç veren annelerimiz; yerleri asla doldurulamayacak en değerli varlıklarımızdır. Bu müstesna günde hakkın rahmetine kavuşmuş tüm anneleri saygı ve rahmetle anıyor, vatan için evlatlarını toprağa veren şehit annelerine şükranlarımı sunuyor, tüm annelerin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum” dedi.

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


                                                     

İsrail güvenlik güçlerinin mübarek bir günde Mescid-i Aksa ’ya fütursuzca baskın düzenlemeleri Siyonist düşünce atlasının işgal stratejisini ortaya koyan,  uzun vadeli etkileme katsayısı hesaplanarak planlanmış, her yönüyle vahim ve üzerinde ciddiyetle durulması gereken dehşet boyutunda bir gelişmedir.

 

Bundan hedeflenen asıl ana amaç, şiddeti körüklemek vasıtasıyla Kudüs’ü istikrarsızlaştırmak ve 144.000 metrekarelik Mescidi Aksa’nın yer aldığı ve tüm Müslümanların kutsalı olan bölgede kendilerine müdahale konusunda meşruiyet kazandırarak en nihayetinde bu kutsal mekânın yıkılması ve yerine üçüncü mabedin inşa edilebilmesi planı yatmaktadır.

 

Siyonist İsrail’in adım adım bugünkü duruma gelmesinin en önemli nedeni hiç şüphesiz arkasındaki uluslararası güç odağıdır. İşte bu nedenle, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, birçok kuruluş işgal altındaki topraklarda yer alan tüm Müslümanların kutsalı olan Mescidi Aksa’ya yapılan saldırıya karşı sessiz durmayı yeğlemektedir.

 

Siyonist işgal güçleri, Nazi Almanya’sı döneminde kurulan Dachau Toplama Kampı’nı çağrıştıran sistematik uygulamalarla, Filistinlileri abluka altına alarak psikolojik baskı altında tutmaya çalışmaktadırlar. Bunun en son örneği Mescidi Aksa’da yaşanan vahim olaydır.

 

İsrail, Ortadoğu’da Müslümanı Müslümana kırdırarak amacına daha kolay yoldan ulaşmaya çalışmaktadır. İsrail’in bu tehlikeli uygulamalarına gerçek manada irade ortaya koyabilmek için Müslümanların birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeleri artık kaçınılmaz bir vakıadır.

 

Siyonist işgal güçleri Müslümanların kutsalı olan mekâna örgütlü ve sistematik yöntemle baskın düzenleyerek amacına ulaşmaya çalışmaktadır. Ama şu da bir gerçek ki Kudüs, Mekke ve Medine gibi imanî bütünleştirici mütemmim cüzün önemli bir parçası olup, Yahudi Sicarii (Siqariqim) politik örgütünün metotları ile Siyonist anlayışın arzuladığı hedefe varmasının mümkün olamayacağı bir gerçektir.

 

Ortadoğu’da, “kuvvet ve şiddet politikası” adına, yeni güç dengesi kurulmaya çalışılırken Bizans stratejilerini uygulamaya çalışan Siyonist güçlerin telafisi mümkün olmayan bu strateji karşısında nasıl bir yola varabilecekleri bir muamma gibi ortada durmaktadır.

 

Nitekim1930’ların “Münih Mantalitesi”nin, kötüyle uzlaşma ve ona taviz verme mantığının gereği olarak, İsrail ile İbrahim Anlaşması bağlamında iyi ilişkiler geliştirmeye çalışan bazı ülkeler Mescid-i Aksa’da yaşanan son gelişmeler ışığında önemli dersler çıkarmaları gerekir düşüncesindeyiz.

 

Sonuç olarak, bir oldubittiye( fait accompli)getirilen akla mugayir yeni İsrail hamlesinin ileride ne gibi sonuçlar doğuracağını şimdiden tahmin etmemek safdillik olsa gerek.

 

Siyonistlerin kabilecilik anlayışıyla yürütmeye çalıştıkları tahakküm politikası ile bir sonuca varabilmeleri asla mümkün değildir. Filistin'de her tarafta yaygınlaştırdıkları utanç duvarları eninde sonunda Berlin Duvarı'nın akıbetine uğrayacaktır.

 

Şimdi ise, çeşitliliğe ve farklılıklara tahammül ve saygı göstermeyen apartheid ırk ayrımcısı anlayışındaki Siyonist İsrail, Mescid-i Aksa’yı cehennem ateşine çevirmeye çalışarak amacına ulaşmaya çalışmaktadır.

 

Evrensel barıştan dem vuran küresel güç odakları ise, bu vahim manzarayı sadece seyretmekle yetinmektedirler.

 

Yeniden Refah Partisi olarak, Siyonist İsrail güçlerinin orantısız güç kullanarak masum insanlara yönelik şiddet politikalarını öncelemeleri asla kabul edilebilir bir durum değildir. Siyonist güç odaklarının nefret ve şiddet politikalarını tasvip etmediğimizi ve telin ettiğimizi ifade etmek isteriz. 

 

Doğan Bekin

Genel Başkan Yardımcısı | Dış İlişkiler Başkanı

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


 Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan'ın son günlerini yaşıyoruz. Ramazanla birlikte zenginleşen ve Kadir Gecesi'nde doruğa çıkan manevi güzelliklerimizin, sevgi, merhamet ve yardımlaşma duygularıyla toplumsal huzur içinde artarak devam etmesini temenni ediyorum. Kuran'ı Kerim'in inmeye başladığı, İslam'da en kutsal ve faziletli gece olarak bilinen ve içerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'nin Türkiye'nin değişik yerlerinde bulunan tüm Kazancılı hemşerilerimize, milletimize, İslam alemine hayır, huzur ve barış getirmesini niyaz ediyorum.

Muhittin TUNCEL - Kazancı Belediye Başkanı.
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

 


“Hayatın anlamını evlatlarının huzur, mutluluk ve sağlığı olarak gören annelerimize bugün ve bugüne özel alınan büyük ya da küçük hiçbir hediye, edilen iltifatlar, peş peşe dizilen en güzel sözler, onların evlatlarına vakfettiği hayatın karşılığı da değildir. Birer evlat olarak annelerimiz için yaptıklarımız ve yapabildiklerimiz şahsi mesuliyetimizdendir, ancak millet olarak yapabileceklerimiz, yapmamız gerekenler hepimizin tüm annelere karşı ortak yükümlülüğüdür. Onların evlatları için istediği huzurlu, mutlu, müreffeh bir geleceği tüm anaların bütün evlatları için ve birini yekdiğerine tercih etmeden, vatanın her karışında inşa etmek hepimizin ortak yükümlülüğüdür. Bu iklimin tesisi ve muhafazasında rehberimiz yine annelerimizdir, anaların yüreği ve annelerin evlatları için taşıdığı ve yücelttiği hislerdir.

Hiçbir annenin evladının, sağlığı, eğitimi, geçimi için endişe taşımayacağı müreffeh bir geleceğin, hiçbir annenin evladının güvenliğinden endişe etmeyeceği hoşgörü, güven ve huzur ikliminin inşasında ve bugün salgın sebebiyle yaşadığımız sıkıntıların aşılmasında milletçe en büyük dayanağımız annelerin duaları, ilham kaynağımız ise yine annelerin koruyucu yüreği, art niyetsiz ümidi, sonsuz ve içten sevgisi, karşılıksız fedakârlığı, üzülse de üzmeme erdemi, hep güzeli söyleyen tatlı dili ve engin şefkatidir. Bu duygu ve düşüncelerle tüm annelerimiz ve anne adaylarımız ile birlikte, yüreği annelik hisleriyle dolu olan kadınlarımızın, başta şehit anaları olmak üzere evlat hasreti ile yürekleri dağlanmış, hayatın bir yanını eksik yaşayan hüzünlü annelerimizin ve annelerini ebediyete uğurlamış ve onların şefkat ve sevgi hatıralarıyla bugünü buruk bir şekilde geçiren kardeşlerimin anneler gününü en içten dileklerimle kutlarım” diyen Başkan Recep Konuk Anneler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

 

“EVLATLARININ KESİNTİYE UĞRAYAN EĞİTİM HAYATI İÇİN BİRÇOK ANNE GELECEK ENDİŞESİ TAŞIYOR”

Anneler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajına “Geçtiğimiz seneki gibi bir anneler gününü daha salgının gölgesinde, bazılarımız annesinden uzakta, bazılarımız yan yana olsa bile gönlünce kucaklaşamadan, bazılarımız ebediyete uğurladıkları annelerinin kabri başında doya doya dua edememenin burukluğu ile kutluyoruz. Tüm annelerin, anne adaylarının ve yaşı, işi, mesleği, makamı mevkii ne olursa olsun bütün ana kuzularının anneler gününü kutluyorum” diyerek başlayan 25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, “Pandemi nedeniyle, değil mesafelerin koyduğu ayrılığa katlanmak, aynı evin içinde evladının sağlığını görünmeyen tehlikelerden korumak için biraz uzak durmak bile muhakkak en çok annelere zor geliyor. Üstelik bugün evlatlarla anneler arasına giren bu uzak/yakın ya da dip dibe mecburi mesafeler onlara daha da zor gelecek. Uzanan minik bir el, sunulan küçük bir çiçek, telefonda yankılanan “annem” sesi doya doya evladına sarılmak isteyen annelerin yüreğini sızlatacak. Ama istisnasız bütün anneler bugün de fedakârlık edecek, hayatta hiçbir şeyle kıyaslanamayacak evlatlarına sarılma keyfini burun direkleri sızlayarak ve elleri ayakları evlatlarına doğru giderken kendilerini uzak tutmaya çalışarak doya doya yaşayamayacaklar. Çünkü biliyoruz ki, annelik korumaktır, kollamaktır, üstüne titremektir, gerektiğinde gözünden bile sakınmaktır. Yaşı kaç olursa olsun her evlat bilir kendisi için düşünen, kaygılanan, mutluluğunda kendisinden çok mutlu olan, üstüne titreyen biri varsa o da annesidir. Üşümeni, terlemeni, açlığını, tokluğunu, hoşluğunu hastalığını, işini gücünü, uykunu uykusuzluğunu, derdini tasanı, umudunu hayallerini, arkadaşını ahbabını evlattan çok anneler düşünür. Evlatlarını iyiliğe uçurur, kötülerden ve kötülüklerden kendini siper eder sakınır.

İçinden geçtiğimiz, tahammül sınırlarını zorlayan günler de sadece annelere yakışan duyguların, hassasiyetlerin en üst seviyede tezahür ettiği, onların koruyucu kanatlarının hiç kapanmadığı günlerdir. Bir yılı aşan bir süredir annelerimiz kesintisiz, her gün her sabah evlatlarının sağlığını kendi sağlıklarından daha çok önemsiyorlar. Evlatlarının kesintiye uğrayan eğitim hayatı için birçok anne gelecek endişesi taşıyor. Çok sayıda anne her gün pandeminin aksattığı ve düzeni bozulan ekonomi çarklarının evlatlarını ezmemesi, elindeki ekmeğini kaybetmemesi, eli ekmek tutmak için bekleyenlerin elinin bir an önce ekmek tutması için dua ediyor. İnşallah annelerimizi daraltan bu sıkıntılı günlerde geride kalacak ve endişeleri umuda çevireceğiz, her ana kuzusunun kaybını telafi edeceğiz. Nasıl? Birlik olarak ve gayretimize gayret ekleyerek, elimizden gelenin bir fazlasını yaparak. Anne şefkatinden, anne gayretinden, anne çabasından, anne azminden ilham alarak” dedi.

 

“ŞARTLAR VE ORTAM NE OLURSA OLSUN, BİZİM ANNELERE KARŞI SORUMLULUK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİMİZ VAR”

Şartlar ve ortam ne olursa olsun, bizim annelere karşı sorumluluk ve yükümlülüklerimiz var. Yaşı, makamı, mevkii her ne olursa olsun hepimiz öncelikle birer evladız ve evlat olarak hepimizin annelerimize, analarımıza karşı vazifeleri, mesuliyetleri vardır” şeklinde açıklamasını sürdüren Başkan Konuk, mesajında şunları ifade etti: “Rahmet-i Rahmana kavuşan annelerin dünyadaki emanetlerinin de o annelerin ruhlarının incinmemesi, hayır dualarının peşlerinden yükselmesi için o annelerin hatıralarına karşı sorumlulukları vardır. Bu, sorumluluk, mesuliyet ve vazifeler sadece annelere adanmış özel bir gün ile de sınırlı değildir. Hayatın anlamını evlatlarının huzur, mutluluk ve sağlığı olarak gören annelerimize bugün ve bugüne özel alınan büyük ya da küçük hiçbir hediye, edilen iltifatlar, peş peşe dizilen en güzel sözler, onların evlatlarına vakfettiği hayatın karşılığı da değildir. Birer evlat olarak annelerimiz için yaptıklarımız ve yapabildiklerimiz şahsi mesuliyetimizdendir, ancak millet olarak yapabileceklerimiz, yapmamız gerekenler hepimizin tüm annelere karşı ortak yükümlülüğüdür. Onların evlatları için istediği huzurlu, mutlu, müreffeh bir geleceği tüm anaların bütün evlatları için ve birini yekdiğerine tercih etmeden, vatanın her karışında inşa etmek hepimizin ortak yükümlülüğüdür. Bu iklimin tesisi ve muhafazasında rehberimiz yine annelerimizdir, anaların yüreği ve annelerin evlatları için taşıdığı ve yücelttiği hislerdir.

Hiçbir annenin evladının, sağlığı, eğitimi, geçimi için endişe taşımayacağı müreffeh bir geleceğin, hiçbir annenin evladının güvenliğinden endişe etmeyeceği hoşgörü, güven ve huzur ikliminin inşasında ve bugün salgın sebebiyle yaşadığımız sıkıntıların aşılmasında milletçe en büyük dayanağımız annelerin duaları, ilham kaynağımız ise yine annelerin koruyucu yüreği, art niyetsiz ümidi, sonsuz ve içten sevgisi, karşılıksız fedakârlığı, üzülse de üzmeme erdemi, hep güzeli söyleyen tatlı dili ve engin şefkatidir.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm annelerimiz ve anne adaylarımız ile birlikte, yüreği annelik hisleriyle dolu olan kadınlarımızın, başta şehit anaları olmak üzere evlat hasreti ile yürekleri dağlanmış, hayatın bir yanını eksik yaşayan hüzünlü annelerimizin ve annelerini ebediyete uğurlamış ve onların şefkat ve sevgi hatıralarıyla bugünü buruk bir şekilde geçiren kardeşlerimin anneler gününü en içten dileklerimle kutlarım.”

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Mübarek Ramazan Ayının sonuna yaklaştığımız şu günlerde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini idrak etmenin coşku ve heyecanını tüm Müslümanlar olarak hep birlikte yaşıyoruz.
Yüce Allah’ın tüm insanlığa kurtuluş çağrısı olarak göndermiş olduğu Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı, ilahi rahmet ve lütufların bol olduğu bu gecenin tüm insanlık için huzur, barış ve kurtuluşa vesile olmasını diliyor, başta hemşerilerimiz olmak üzere İslam aleminin Kadir Gecesi’ni en içten dileklerimle tebrik ediyorum.
Atila Zorlu / Ermenek Belediye Başkanı
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

 


Hava puslu

Şiirler suskun

Yaz bahara küskün

Aralar çiçeklere konar şaşkın

 

Pınarlar coşkun

Yolları şaşkın

Keklik şakımaları gönülsüz

Çeşme başı bakışmalar ürkek

 

Bir corana olmuş erkek

Dediğim dedik

Astığım astık

Diken döşeli yorgan yastık

 

Tersine döndü dünya

Dağ dağa kavuşur oldu

İnsan insana kavuşamaz oldu

Umutlar sararıp soldu

 

Kapalı yarının kapıları

Azar çoğunun sargıları

Bir candır vergileri

Silinmez alın yazgıları

 

İbrahim ŞAHİN

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.
Necati ALODALI
Bu geceyi ihya edenler,“Kadir gecesi, iman ederek ve mutlaka bağışlanacağını ümit ederek ibadet edenlerin geçmiş günahları bağışlanır” hadisi şerifi ile müjdelenirler. 365 gününü Allah’a ibadetle geçirsek yine de O’na şükrünü tam eda edemeyiz. Allah’u Teâlâ’nın rızasını kazanmaya çalışmalı, O’nun yasakladıklarından kaçınmalıyız ki işte o zaman kadre erelim.
Bu Ramazanın belki de son Ramazanımız olabileceğini unutmayalım. Leyle-i Kadir, öyle mübarek bir gecedir ki, bu ümmete özellikle bahşedilen nimetlerin en yücesidir. Kul olarak bizlere verilen nimetlerin kıymetini bilip, yaratılış gayemize uygun Cenabı Hakkı ibadet ve taatta kusur eylememek, küfran-ı nimette bulunmamak gerekir.
Kadir gecesinin faziletinden de bahsedersek sadece; “Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Onda bütün melekler ve Cebrail (a.s) yeryüzüne inerler” mealindeki ayet-i kerimeler ile “Kim iman edip inanarak ve sevabını (Allah’tan) bekleyerek Kadir Gecesini ihya ederse, geçmiş günahları mağfiret olunur” hadis-i şerifi, Kadir Gecesinin faziletini ifadeye kâfi gelirdi. Bu gecenin fazileti ifade ettiğimiz gibi Duhan suresinde de belirtilmekte, diğer hadis-i şeriflerde de bu gecenin üstünlüğü bildirilmektedir:
“Size Ramazan ayı gelmiştir. 0 mübarek bir aydır. Allah, O’nun orucunu sizlere farz kılmıştır. Onda semanın bütün kapıları açılır” diğer bir rivayette “Cennetin kapıları açılır” Yani Ramazan ayında ölenler için eğer oruç tutmakta iseler onlar için Cennet hazırlanır.
“0 gece yeryüzüne inen meleklerin adedi (çölün kumlarının) adedinden daha çoktur.” Ayrıca “Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır” ayetinden anlaşılıyor ki Kadir Gecesi, günlerin ulusu olan Cuma ve Arefe gecelerinden hatta Miraç Gecesinden de efdaldir. Kadir Gecesi’ni ihya edenlerin affa mazhar olacakları ifade edilmiştir. Ancak bu gece affedilmeyecek olanlar da vardır. İbni Abbas (r.a), Peygamberimiz (s.a.v.)in şöyle buyurduklarını rivayet ediyor:
“Kadir Gecesinden, aralarında Cebrail (a.s.) ve beraberlerinde sancaklar olduğu halde “Sidre-i Münteha” sakinlerinden olan melekler yeryüzüne inerler. Fecre kadar müminlerin dualarına “âmin” derler. Şafak sökünce Cebrail (as.)
-“Ey Melekler, haydin, yolculuk vaktidir, makamlarınıza dönün” diye seslenir. Melekler de:
-Ey Cebrail Allah (c.c.) Ümmet-i Muhammed’den olan müminlere ne gibi bir ihsanda bulundu derler. Cebrail (a.s.):
-Allah (c.c.) bu gece müminlere rahmet ile nazar etti. Ümmeti Muhammed’in tamamını affeyledi ve mağfiretine nail kıldı. Yalnız Ümmet-i Muhammed’den dört sınıf kimse bu mağfiretten istifade edemediler ve affı ilahiden mahrum kaldılar, bu dört sınıf hariç, Allah’u Teâlâ bütün müminlere rahmet nazariyle baktı, onlara mağfiret buyurdu ve affetti” der. Melekler dediler ki:
-“0 dört sınıfta bulunan kimseler kimlerdir ?“ Cebrail (as.):
-“Bunlardan birincisi devamlı içki içenlerdir ki, bunlar yaptıklarını hala terk etmeyen ve bundan tövbe etmeyenlerdir,
İkincisi, anasına-babasına itaat etmeyen, onlara asi olan, onlara ihsanda bulunmayanlardır,
Üçüncüsü hısım-akraba ile alakasını kesenler,
Dördüncüsü de mümin kardeşine üç günden fazla söylemeyen onlara küs-dargın duran kimsedir” buyurdular.
Bu mübarek gecede bol bol dua etmek sünnettir. Çünkü Hz.Ayşe validemiz “Ya Resulullah! Ben Kadir Gecesine rastlarsam o gece ye mahsus bir dua var mıdır ki, ben Allah’u tealaya o dua ile yalvarayım, o gece ben ne söyleyeyim dedi. Peygamberimiz (s.a.v) de şöyle buyurdu:
-“Ya Ayşe, o geceye erersen sen şöyle dua et:
Allahümme inneke afüvvün, tühıbbü’l-afve, fa’fü anni” Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affeyle”
Bu gecelerde kaza namazı olanların borçlarını ödeme gayreti içinde olmaları hem borçlarını ödemiş; hem de geceyi ihya etmiş olmaları açısından daha uygundur.
Bu gece, Cenabı Hakkın rahmet deryasını taştığı ve yeryüzüne ulaştığı bir gecedir. Fakat her insan bu geceyi ihya etmesi ölçüsünde bu ilahi rahmetten nasibini alır. Bu gece için hiçbir gayret göstermeyen bir kimsenin ise elbette bu geceden nasibi yoktur. Gafiller, Hakkı ancak gökte ararlar; müminler Cenabı Hakkın her yerde hazır ve nazır olduğunu, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen her yerde âlemlerin Rabbi olduğunu bilirler, O’nu gönüllerde arar ve bulurlar ve kadre ererler.
Ya Rabbi, bizleri tekrar tekrar Leyle-i Kadir’e erenlerden eyle.
Ya Rabbi, ahir ve akıbetimizi hayreyle! Varda ve darda, sevinçte ve kederde Allah diyenlerden eyle! Bizleri senden, Kuran’dan, onu tebliğ eden Resulünün ve sevdiklerinin yolundan ayırma!
- oOo -
*Bu yazım Kasım 2004’de Altınoluk dergisinde daha geniş ve dipnotlu olarak yayınlanmıştı.


Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.


Taşınan Öğrencilerde Uyum Sorunu

Taşımalı sistemin ilk uygulayıcı öğretmenlerden biri olarak; 5 ayrı yerleşim yerinden otobüsle dolaşarak topladığımız öğrencilerin daha uygulama yapılacak okula varmadan dahi kendi aralarında uyum problemi yaşamakta olduklarını ilk günlerden ilk tespitlerimdi.

Bu uyumsuzluk taşıma yapılan otobüsün içinde yaşanan bir sorun olduğundan başında bulunan iki öğretmen otobüsün içinde sınıftaymışız gibi koridorda gidip geliyorduk.

Aman Allah’ım okulda yorulduğumuzun iki katı yorgunluğu gidiş + dönüş mesafemiz olan 40+40=80 km yolda ayrı bir çile sırtlanıyorduk.

Şehrin öğrencileri ile köyden gelen öğrenciler arasında köylü şehirli uyumsuzluğunu yaşadıklarını gözlemledim. Diğer yandan 5 ayrı yerleşim yerinden topladığımız öğrenciler kendi aralarında da bazı gruplaşmalar oluşturuyorlardı. Köy ve mezralardan topladığımız öğrenciler uygulamanın yapıldığı okulda yabancıymış gibi davranış içine girdiklerini görüyordum.

Hatta ilk başlarda köyden gelen öğretmenler, şehir öğretmenleri gibi duygular içine düşüldüğünü, hissetmiştim. Sonradan bu durum kendiliğinden ortadan kalkmıştı.

Öğrenci ve Öğretmenin Yorgunluk Sorunu

Sabah gidiş serüvenimiz, okulda 6 saatlik ders ve dönüşteki otobüs içindeki sükûneti sağlama çabamız öğrencileri ve iki öğretmeni hattından fazla yoruyordu.

Bir yorgunluğumuz da evde bacaklarımızı uzatıp dinlenemeden önümüzde bir sehpa veya masa yarın ki uygulayacağımız derslere ait en ince ayrıntısına kadar yansıtmak zorunda kaldığımız ders planlarımızdı.

Öğretmenlik hayatımda planlara harcadığımız zamanı ne kendimize, ne de ailemize harcamış değiliz. Tam 25 yıl yazdığım ders planların harf ve kelimelerini sıralasak kilometrelerce yol yapardı.

Öğrencilerin Beslenme Sorunu

Taşımalı sistemle gittiğimiz okul şehir merkezinin dışında olduğundan beslenebilmemiz gerçekten büyük sorunumuzdu. Her akşam eşim benlenme hazırlayıp okula taşıyordum. Keza öğrencilerim de aynı sorunu yaşıyorlardı. Onların da aileleri zeytin, peynir, yumurta vb. hazırlayıp öğrenciler okula götürüp öğle arası ben de onlarla birlikte sınıfta beslenme yapıyorduk. Öğrencilerin beslenmelerini kontrol ettiğimde gerçekten acınacak bir durumdaydık.

Tespit ettiğim sorunu asla ihmal etmiyor not alıyor ve bir dilekçe ile okul müdürüne sunuyordum. O da ilçe milli eğitim müdürlüğüne gönderiyordu. İkinci döneme başladığımız günlerde bir haber ulaştı. İmam Hatip Lisesi yemekhanesine öğlen öğrenciler taşınacak ve orada öğle yemekleri yeneceği şeklindeydi. Çocukların bir tabak yemek yiyebileceklerine sevindim. Lakin öğrencilerin başlarında yine gidip gelme yönünden sıkıntı yaşayacağımızı ister istemez düşündürüyordu. Neticede yemek yemeye başlamıştım. Bol bol fasulye yemeği yediğimizden otobüsün içinde de koku eksik olmuyordu.

Öğretmenin Başarı Sorunu

Öğrenci başarılarını değerlendirme yönünden de devamlı öğrencilerimi denetlediğim gibi diğer sınıflara giden köyden getirdiğim yine kendi öğrencilerimi de sınıf öğretmeni arkadaşlarıma sorup kısa notlar alıyordum.

Öğretmen arkadaşlar, öğretim sırasında en çok karşılaştıkları problem olarak “derse hazırlıksız gelme” olduğunu söylüyorlardı. Kendim de aynı sorunu gözlemliyordum. Uzaktan taşınan öğrencilerin sabah ve akşam geliş gidişlerinde harcanan zaman kadar evde yarın için çalışmadıklarını sanmıyordum. Kendi ikamet ettiğim köyümdeki tüm velilerle sıkı ilişki içinde olup öğrencilerin ev çalışmaları konusunda desteklerini istiyordum.

Fiziki Ortam Sorunu

Taşıma merkezi olan okullun fiziki ortamı ve imkânlarını yeterli değildi. Yeterli olmadığı için de sınıfım 72 kişi idi.

72 kişilik bir sınıf düşünün, her sırada üç öğrenci oturuyor. Kara tahta önünde çok az bir mesafe içinde öğrenci karşısında durma, aralarda dolaşıp öğrencilerle ilgilenme sorunu…

İşin garip tarafı köyde görev yaparken bir kasım ayında, bir de mart sonlarında müfettiş gelir denetler, giderlerdi. Taşımalı sisteme geldik yine aynı, iki defa müfettiş gelip gitti o kadar.

(Yıl 1992) Taşımalı sistem sorunlarını soran yoktu diyebilirim.

Durmuş Ali ÖZBEK

 

TAŞIMALI SİSTEMLE TAŞINAN ZAMAN-I

TAŞIMALI SİSTEMLE TAŞINAN ZAMAN-II


Devam edecek.

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

 


ZEYNEP BUGAY’IN Proti Adası'nın Esrarı kitabını yazmasına ilham veren “ANNE” Öyküsü NFT teknolojisi ile yaklaşık 10.300 dolar bedelle satıldı!

Sanatçıların merkezi bir sisteme dahil olmadan, dünyanın her yerine dijital olarak eserlerini sunmalarını ve blockchain altyapısı sayesinde, eserlerini kimliklendirebilmeleri konusunda eşsiz bir altyapı sağlayan NFT;  son dönemlerde kripto para birimlerinin kullanımı ile sanat ve edebiyat dünyasının da hayatına girdi.

 

Zeynep Bugay’ın Fantastik tarzda kaleme aldığı kitabı Proti Adası’nın Esrarı adlı eserinin içinde yer almayan, ancak tüm seriyi tasarlamasına sebep olan “ANNE" isimli ilk öyküsü NFT (Non Fungible Tokens) teknolojisi ile  www.rarible.com'da 3 Ethereum'dan (yaklaşık olarak 10.300 dolar) satın alınarak, Türk edebiyat dünyasında dijitalizasyonun kullanımında bir ilk oldu.

 

Zeynep Bugay Edebiyatta NFT öncüsü oldu!

 

Gelmiş geçmiş en iddialı fantastik seriler arasında yerini almaya hazırlanan “Proti Adası’nın Esrarı” kitabının ilham kaynağı sayılabilecek ve yazar Zeynep Bugay'ın kitaptaki Mırmır isimli kedi kahramanın tüm serüvenini tasarlamasını sağlayan, kitaba eklenmemiş, yazarın el yazısıyla 2016 yılında kaleme aldığı "Anne" isimli ilk öykü önce NFT teknolojisi ile dijital olarak teliflendirildi. Eserin, blockchain'de yerini almasının ardından, 1 gün gibi kısa bir süre sonrasında 3 Ethereum ( yaklaşık 10.300 dolar) karşılığında satılması büyük bir heyecanla karşılandı. Gerçekleşen satışın ardından Zeynep Bugay’ın kitabı tasarlarken el yazısıyla tutmuş olduğu notlar da "Anne" öyküsünü satın alan kişiye hediye edildi.

 

Konu ile ilgili bilgi aldığımız yazar Zeynep Bugay: “Dijital alandaki her türden yeniliği yakından takip etmeye çalışıyorum. NFT teknolojisi de bunlardan birisi ve NFT'nin sanat eserlerini eşsiz ve tek olarak kimliklendirmesini gerçekten heyecan verici buluyorum. Bu satış ile Türk edebiyatında başlayacak ve yer edinecek olan NFT  akımına da öncü olduğum için çok mutluyum. Bu teknoloji ile eserlerin alım ve satım süreçleri, tüm koleksiyonerlerin eserleri saklama koşulları, müzayede uygulamaları, sanatçıların sonraki satışlardan alacağı paylar gibi birçok alanın dijitalleşerek blockchain üzerine kaydedilmesinin farklı kolaylık ve faydalarına gün be gün daha çok şahit olacağımıza inanıyorum. Pandemi süreci ile hayatımıza daha çok girmek durumunda kalan dijitalleşme sürecinin, sanat ve edebiyat dünyasına yansımasına bilfiil katıldığım için son derece gururluyum. Eserimi satışa sunmamın hemen ardından, 1 gün gibi kısa bir süre sonrasında çok ciddi bir rakama alıcı buldu. Güncelliği yakalayan, ilk niteliğinde bir işe imza attığım ve edebiyat alanında dijitalizasyonun ehemmiyetini tüm Türkiye'ye vurgulayacak şekilde öncü olduğum için ayrıca çok büyük memnuniyet duyuyorum. Dünyada emsali olduğundan eminim, örnekler mutlaka ki vardır ama Türkiye'nin NFT ile bu denli kısa bir zaman zarfında, böylesi ciddi bir rakama satılan ilk, tek ve biricik öykünün  bana ait olması sebebiyle haklı bir gururu taşıyorum, koltuklarım kabarıyor desem yeridir” dedi.

Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.
İman ettik Kitaba, noktasından virgüle
Manasıyla yaşayıp, görüşümüz değişsin
Nasihatim Müslüman olan her bir gönüle
Şu dünyadan ukbaya,varışımız değişsin
Yedi rengin yüzünde yüz binlerce tonu var
Rüyanızdan uyanın, rüyanın da sonu var
Arzdan arşa uzanan milyonlarca konu var
Asra yemin olsun ki, duruşumuz değişsin
İncirde başka hikmet zeytinde başka hikmet
Tefekkürle bakıp da baştan başa nazar et
Anlamadan okumak Müslümana rezalet
Elifbeden içeri girişimiz değişsin
Değişimin en başı feyiz alın kurandan
Ehline bilgi sunun size sual sorandan
Alimsen ağır çıksın, derinliğin darandan
Malayani faydalı, yerişimiz değişsin
Alın teri göz nuru, elemeği zay olmaz
Yetim malı zenginin kasasına pay olmaz
Edep dışı eğlence Müslümana toy olmaz
Sevgi saygı ağını örüşümüz değişsin
Hakkı gözet adil ol, ticarette pazarda
Sarraf olan anlarmış, cevheri bir nazarda
Eli kalem tutanlar iyi kötü yazarda
İlim bağından güller derişimiz değişsin
Seyyahiyem git danış bir mürşidi kamile
İbadette gösteriş zarar verir amele
Riyakarlık olursa kalpler ermez kemale
İman ihlas takvada yarışımız değişsin
ABDULLAH GÖKTAŞ
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.
Düzenleme | Copyright © 2013-2021 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com