M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

BİR SEPETİM VARDI



ÇOCUKLUĞUM (5.BÖLÜM)

Mersin de bir akşam gezerken, bir seyyar satıcıdan, iki gözlü minik bir camekanda, beyaz sarmalar satan bir adam görüp yanına varıp sormuş ne olduğunu. ‘’ Pişmaniye tatlısı’’  demiş adam ve babam bir adet alıp yemiş.  Sohbet başlamış ve sonunda babam bunun nasıl yapıldığını öğrenip Ermenek’e gelip bunu yapıp satmak istemiş. Adam da kabul etmiş. Bir hafta-on gün beraber yapmışlar o adamın evinde. Sonra babam kendine iki gözlü, elde taşınan bir cameken alıp geldi Ermenek’e bahar aylarında.

Bazen annemle bazen benimle ortada koca bir sininin ortasına konmuş kavrulmuş unun üstüne, kaynatılarak koyultulmuş, halka haline getirdiğimiz şekeri evire çevire pişmaniye yaptığımızı ve pişmaniyeyi okulların önünde sattığını, hafta sonlarında Otobüs Garajının önünde benim de bazen sattığımı hatırlıyorum İlkokulda iken. Pişmaniyecilikten kazandığı parayla zar zor , kıt kanaat geçinirdik. Daha sonraki yıllar bir bebek arabasında, çekirdek-leblebi-ciklet gibi gibi şeyler sattığını hatırlıyorum.

İlkokokul üçüncü sınıf sonunda öğretmenimiz Hasip Bey’in vefatını öğrendiğimde çok ağladığımı hatırlıyorum.

Dört ve beşinci sınıflarda öğretmenimiz Hasgül Atalık oldu. Çalışkan bir öğrenciydim. Sesim de güzel olduğundan ilkokul öğretmenlerim türkü söylettirirlerdi, sınıfta müzik derslerinde. Bayramlarda şiirler okuttururlardı.

Pişmaniye sarmaya hazır hale geldiğinde, babam sarma yapıp camekan gözlerine yerleştirirken, katlar birbirine yapışmasın diye, bakkaldan kilo ile satın aldığı gazete sayfalarını ben de keser hazır ederdim. Bu arada bir taraftan da Gazetenin her yerini okurdum. Okumayı çok severdim ama babamın kitap dergi-gazete almaya maddi imkanı el vermezdi, öyle bir alışkanlığımız da yoktu. Evde radyomuz falan da yoktu.

İlkokul çağımdan başka neler hatırlıyorum.

Babam, geç sonbahar ve ilkbahar aylarında, büyükbabamın eşeği boşta, evde kaldığında, onu isteyip  Bozdağ’a oduna giderdi. Bazen beni de götürürdü. Orman bekçilerine yakalanmaktan korka korka… Yaş ağaç kesmezdik. Kesilmiş ağaçların kurumuş kökleri ve meşe odunu gibi sağlam, çalı köklerini kazmayla söke söke topraktan çıkarır, balta ile uzun odunlar hale getirir eşeğe yüklerdik. Babam yüklerken ben de eşeğin başını tutardım hareket etmesin diye. Semeri de tutardım, denge bozulup yük devrilmesin diye…

Bir sepetim vardı. Birbuçuk-iki kilo kadar meyve sebze alan içine. O sepetle annemin sebze yaptığı bağdan akşam üstü şehre dönerken yokuş yukarı tırmanarak, annemin sırtında bir çuval, bende de hep o sepet ve küçük bir kese sebze meyve olurdu, taşıyabildiğim kadar. Bazen Silger mevkiinden çıkardık gölgeli yollardan, dere boylarından ama yükümüz ağır olduğunda dağ-bayır – kayalık Besciler  yolundan giderdik, O yol daha uzun olmasına rağmen.  Çünkü orada Kızılkaya- Karalar yörelerinden gelip eşekleri-katırları-beygirleriyle şehre çıkan  insanlara rastlayabilirdik. Onların da hayvanları yüklüydü ama yine de halimize acırlar da annemin sırtındaki ağır çuvalı hayvanların semerlerinin ortasına atıverirler diye bir umutla. Çok zaman da iyiliksever insanlar, bizi sevindirirlerdi ve annem benim yükümü eline alıp hafifletirdi ama sepeti vermezdim. O benimdi, ben taşıyacaktım.

Yoksulluk her zaman evde huzuru da bozar. Eve gerekli bir şey alınamayınca, annemle babamın sık sık kavga ettiklerini, babamın annemi dövdüğünü hatırlardıkça halen tüylerim diken diken olur korkuyla.

O sepetle yazları kara dut toplar satardım 20-25 kuruşa ve onunla fırına gider çarşı ekmeği alırdım. Ne kadar da severdim. O bir lezzetli gelirdi, çünkü evimizde yufka ekmek yapılıp yenirdi.

O sepeti hala saklarım çocukuluğumu hatırlatsın diye. Yazlıkta;üst balkonda asılıdır, benimle denizi seyreder, geçen gemileri sayar gündüzleri, gece gökyüzünden geçen uçakları ve de bakar bakar gece gökyüzüne, göz kırpar yıldızlara.

Nuri GÜZVELİ

YAZARIN TÜM YAZILARI>>


YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com