M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

DALDIM ENGİN DENİZLERE YÜZME BİLE BİLMEDEN



DARÜŞŞAFAKALI  YILLARIM-7

Lise II sonu mu Lise III  başımı tam hatırlayamıyorum, bizim sınıf daha bir karıştı. Eylemler, Disiplin kurulları  falan derken sınıfta şöyle bir karar alındı. ‘’ Herkes okuldan ayrılacak, başka okullara nakil yaptıracak, Darüşşafaka’nın yüzüncü yılında mezun verilmeyecek’’…

İyi de ben nere gideceğim. Ermenek’te lise mi var ?  Haydi gelsin stresli uykusuz geceler, ve DURENAT  hapları içmeler.

Benim gibi çaresiz  onbir kişi kaldık okulda ama  içimiz buruk ve korkulu, endişeli…

Lise I’in sonuna doğru, Lise II başlarında üniversitede hangi fakülteyi seçeceğime dair düşünmeye başladım.

Tıp istiyordum ama altı yıl ve devamında uzmanlık için daha fazla yıllar ve de hem çalışıp hem okumak zordu, çünkü tıp alanı zor. Ama benim biran önce hayatımı kazanmaya başlamam lazım.  Askeri Tıb’ba gitmek istedim, ‘’sırtımı devlete dayar okur gider ve sevdiğim, insanlara da yardım edebileceğim, kutsal meslek doktor olurum ‘’ dedim ve Kumkapı’da askeri tıp başvuru yerini arayıp buldum. Boydan kaybettim. Benimki 1.57 askerlikte mimum 1.65 mi, 1.67 mi ne, şartı varmış.

Kaymakamlık-valilik de benim gözümde büyüttüğüm meslekler. Ankara Siyasal Bilgiler canım ister ama hep öğrenci olayları, sağ-sol çatışmaları, polis-jandarma –öğrenci çatışmaları, aylar süren boykotlar… Eğitimi  öğretimi yok doğru düzen. Arada bir de kim vurduya gideriz arada çatışmalarda diye korkup ondan da vazgeçtim.

Lise II kış aylarında, hafta sonu bir kahvaltıda  efsanevi cemiyet başkanımız Fettah Aytaç katıldı aramıza. Ben ‘’Efendim ben yurt dışına İngiltere’ye gidip Biyoloji tahsil edip dönüp Darüşşafaka’da Biyoloji öğretmeni olabilir miyim’’ diye fikrini aldığımda,memnun olup kabul etti. İngilizce, matematik ve fen dersleri öğretmenlerinin çoğu yabancıydı. Amerika’dan, İngiltere’den, İskoçya’dan, Yeni Zellanda’dan…Çoğu iyi ama nadiren de olsa bazıları serüven peşinde misyonerler. Kızdıklarında Türk düşmanlıklarını gizleyemiyorlardı.  Bu hoşuma gitmiyordu, özellikle biyoloji latince kökenli ağır İngilizce olduğundan o derse İngilizce bilen Türk hoca da bulunamazdı. Onun için bunu istiyordum. Tamam, bu iş olmuştu İngiltere’den Oxford ve Cambridge üniversitelerini araştırıp başvurmayı planlarken müdür yardımcımız Avni Bey beni kenara çekip ‘’ Nuri, bak biz öğretmeniz ve aldığımız ücretler, yaşam standartımız ortada. Bırak öğretmen olmayı. Sen de organizatörlük, yöneticilik yetenekleri var. Sen  Robert Kolej Akademiye git, yurt dışına falan gitmeyi unut ‘’  dedi. Kafama yatmıştı.

1973 yılı 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı 50. yılında kutlamalar organize etmiştim, Avni Hoca, sosyal kulüplerdeki aktivitelerimden ve bu organizasyonu  görüp etkilenmiş olmalıydı.
Bu kutlamadan birşeyi hala unutmadım. Yeni yapılan spor salonı üstündeki büyük tiyatro sahnemizdeki etkinkinliklerden sonra sahneden inen öğrencilere veliler koşuyor ve kucaklayıp öpüp kutluyorlardı.  Ama sahneden hiç inmeyen baş aktör beni kutlayan kimse yoktu. Burnumun direği kırılmış, ağlamamak için kendimi zor tutmuştum.

Üniversite sınavlarına başvurduk ve Boğaziçi İşletmeye girmeye kara verdim.

Okul yönetiminde de köklü değişimler oldu. Müdür ve müdür yardımcıları değişti. Robert Kolejden Orhan Nebioğlu Lise III ‘te iken müdürümüz oldu.

Darüşşafa’da her yıl yıllık hazırlanıp bastırılırdı. O yıl nasıl olacaktı, 11 mezunla, kırık dökük. Ama geleneği bozamazdım ve Hüseyin Altaylı hocamızla ve 2-3 arkadaşımla 1974 yılı yıllığını da hazırlayıp bastırabildik.

O yıllarda orta son ve lise sonda bitirme sınavları olurdu. Bitirme sınavlarına da girdik çıktık.

Lise sonun ikinci sömestirinde bir dedikodu duyduk. Okulu terketmeyen son sınıf öğrencileri, yani biz, üniversite sınavlarına sokulmayacak, o gün bizi takip edip kaçırıp döveceklerdi solcular.

Bunu Müdüre anlattık. O da araştırdı birkaç gün. ‘’ Çocuklar kimseye söylemeyin, sınava hepinizi gizlice Ankara’ya göndereceğim, orada sınava gireceksiniz, kalacağınız yerleri falan ayarlayacağız’’ diye çağırıp sıkı sıkı tembih etti.  Hafta sonları, akşamları karanlık saatlerde, Yavuz Selim’den yukarı çıkarken ara sokaklardan birkaç parkalı gencin çıkıp takip ettiğini, beni kovaladığını, korkup koşa koşa kalabalığa karışarak okula kendimi zor attığımı hatırlıyorum. Bu dedikodu da korkutmuştu.  O yıllar böyleydi.

Ankara’ya Varan Turizm ile gittik. Stad Otelde yerlerimiz ayrılmıştı. Sınava girdik ve döndük. Bana göre sınavım pek iyi geçmemişti. Arkamda oturan İskenderun’lu bir arkadaş bakmış ben işaretliyorum cevapları  hızlı hızlı, hepsini benden kopye çekmiş. Sınav sonunda bana’’ Arkadaş sen galiba iyiydin. Ben İskenderun Lisesinden geliyorum. 6 tane zayıfım var ama muhakkak şimdi çalışıp hepsinden geçeceğim . Başka türlü bir daha  üniversiteye giriş şansım falan olmaz’’ dedi ve akşam beni eğlenceli bir yemeğe götürmüştü. Sonbahara doğru sınav sonuçları açıklandı. Sonuç : Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini kazanmıştım. Mezun arkadaşlardan Boğaziçi, İTÜ ve ODTÜ gibi en yüksek puanla alan fakültelere hepimiz yerleşmiştik. Darüşşafaka’nın sıkı eğitimi, Orta sona kadar bile  Darüşşafaka’da okuyabilmek, üniversitelere girmeye yeterliydi. Nitekim L-I ve sonrasında başarısızlık sonucu sınıfta kalıp, liseyi başka liselerde bitirenler bile açıkta kalmıyordu. Devrimci düşünce eylemleri nedeniyle okuldan ayrılan arkadaşlarımızdan birkaçıyla da Boğaziçinde tekrar buluşmuştuk, bazıları ODTÜ ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesini ve İTÜ’yü tercih etseler de..

Hangi cesaretle Boğaziçi Üniversitesi’ne gitmeye karar vermiştim.

Boğaziçi Üniversitesi, Amerikalı  misyonerlerin 1860’larda, İstanbul Arnavutköy, İzmir, Beyrut gibi Osmanlı’nın önemli şehirlerinde  kurduğu Robert Kolejlilerin devam ettiği, Bebek’te bir yüksek okuldu. Bu okullarda zenginlerin,  zengin olmasa da maddi imkanı yüksek öğrencilerin öğrenim gördüğü bir yerlerdi. Osmanlı döneminde ve Cumhuriyeti’in başlarında burada daha çok azınlıklıkların çocukları okuyabiliyordu.

İngilizce muafiyet sınavına girdim ve 77 ile başarılı olup direk birinci sınıftan başladım. İngilizce bilmeyenler veya muafiyet sınavını kazanamayanlar Boğaziçinde de bir yıl   veya bir sömestir İngilizce hazırlık okuyorlardı ama İngilizce dersleri takipte zorlanıyorlardı.

Robert Kolej Akademi, benim başladığım yıl veya bir yıl öncesi devletleştirilmişti ve Boğaziçi Üniversitesi adını almış ve dört yıllık bir geçiş dönemi tanınmıştı. Halen mütevelli heyeti idare ediyordu. Rektörümüz Abdullah Kuran’dı. Boğaziçi paralıydı elbet ve 1974’te yıllık ücreti 18.000.- lira diye hatırlıyorum. Kayıt yaptırırken ilk sömestir ücreti 9.000.- lirayı ödedim sanki. Darüşşafa mezunlarına burs mu verilmişti, ödememişmiydim yoksa. Emin değilim. Ama ikinci sömestirden itibaren hep burs aldığımı, her dönem başında da Beşiktaş noterine gidip, bir kefille birlikte borç senedi imzaladığımı unutmadım. Kefil bulmak ayrı bir dertti. Üniversite’nin güvenlikçileri İrfan Abi, Mesut Abi hep kefilim olmuştu. Bir – iki seferde de Ermenekli otelci, Ziraat Bankası Müdürü Mustafa Barcın’ın yanına gittiğimde tanıştığım, İstanbul İmam Hatip ve İlahiyat mezunu, Ermenekli Kerim Sezer’di.  O İlahiyatta okurken, başka kimse bulamadığımdan ona rica etmiştim ve kabul etmişti, İlahiyatta okurken.

Pekiyi varlıklı öğrencilerin arasında, onların yaşam standartları arasında ben ayak uydurabilecek miydim. Not ortalamam 4 üzerinden 2,5 ’ğun altına düşerse de  burs alamazdım.  Girdiğim ilk yıllarda ders vermekten  birikmiş param vardı ama sonra ders verecek öğrenci bulamayacağımı hiç düşünmüş müydüm.

Gençlik işte, bu kadar derin hesaplamalar, planlar yapmadım ve daldım engin denizlere, kulaç atmaya başladım yüzme bile bilmeden.



YAZARIN TÜM YAZILARI>>


YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com