M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

ERMENEK’TEN MUT’A TAKVİYE KUVVET GİDİYOR!



Kurtuluş Savaşında Ermenek’te Yaşananlar
11. bölüm
Perşembe günü Mutasarrıf Bey ve beraberindekiler Gülnar üzerinden Silifke’ye hareket ettiler.
Mut’tan gelen askeri ve mülki heyet ise iki gün daha kalıp cumartesi günü hareket ettiler.
Mutasarrıf Bey Ermenek’te iken Başdereli Aslan İsmail oğlu Mehmet’in mahkemede yargılaması yapılıp asılarak idamına hükmedilmişti.
Ankara’da Millet Meclisince onaylanmak üzere telgrafla izin istenerek onaylandıktan sonra cumartesi günü telgrafla bildirilmiş ve aynı gün Aslan İsmail oğlu Mehmet’i asarak idam ettiler.
Mahkeme diğer sanıklar hakkında tahkikata başladı. İlk tahkikat ve soruşturma kaymakam bey huzurunda bir heyet tarafından yapıldı. Tutanaklarını peyderpey mahkemeye verdiler.
Milli Meclis daha önce firarları sırasında halka zulüm ve saldırıda bulunan jandarma erlerinden bazılarını çıkarıp yeniden jandarma kaydettiler.
Nevahi’nin Başdere’den ve diğer köylerinden mavzer tüfeği olan ve jandarma olmaya layık delikanlılar jandarma kaydedilerek köylerden, aşiretten mavzer tüfeği bulunanları çağırıp kimisi bedeli verilerek ve kimisi de bedelsiz alınır. Kasabanın zenginleri köylere birer mavzer tüfeği veya her tüfek bedeli olarak atmış lira yarım tüfek bedeli otuz lira duruma göre bir meblağ tevzi ve tahsil eylediler.
Yirmi kadar mavzer ve fişek için Karaman’a bedeli gönderilip yüzü aşkın silahlı asker ve jandarma birliği teşekkül ettirildikten sonra 20 nefer Keben başına, 20 – 30 nefer Kilise önü (kirsönü) taraflarına karakol noktaları konulup gece gündüz nöbet tutularak ve kasaba içini (Ermenek merkezi) devriye çıkarılarak 30 – 40 gün korumada tuttular.
Tahkikatta asilere iştirak ederek ve asilerin Ermenek’e gelmelerini teşvik ve destek vererek çete başlık edenlerden Halimiye / Tepebaşı köyünden Celal Keya’nın Hacı Ahmet’in oğulları Mevlit ve ihtiyat zabitlerinden biraderi Emin Gargara’da toplandıkları sırada: ben başkomutanım, diye bağırarak geceden yetmiş seksen silahlı ve silahsız adamla Keben başına geldiği ve asilere katılmaları için ahaliye teşviklerde bulundukları anlaşılmıştır.
Dindebol köyünden Bolay’lı Hacı Ahmet efendi … ve diğer köylerden bazı ileri gelenlerin de sanıklık halleri, Anamurlu Bahşiş Aşiretinden Gerceli Kasabın, Kerim Keya aşiretinin bazıları teşviklerde bulunduğu ve oğullarıyla komşularından on beş yirmi kişinin silahlı olarak iştirak ettirildiği tahkikatta ortaya çıkmıştır.
Ermenek tarafınca jandarma kuvveti ziyadeleşip kaymakam İbrahim Fehmi Bey gayretli güçlü icraatı neticesinde adı geçen Kerim Keya Barcından sahile inerken Ermenek civarından geçmeğe cesaret edemeyip Gödüre deresi tarafına çayır yakasından Anamur yaylasına vardığında Dindebol köyünde bulunan ağırlık buğday ve tuzunu getirmek üzere develerinin başlarına kardeşlerinden koyarak gönderip getirmek üzere iken hükümet haber almış ve jandarmalarla yoldan çevirip develeriyle yüklerini hıyanet-i vataniye (vatan hainliği) kanunu gereği zabıt ve müsadere edip on bir deve üç eşek bir kısrak yükleri olan olan buğday ve tuz açık artırmayla satılıp bedeli asilerin saldırıları sırasında eşyaları ve malları gasp edilen ve telef olmuş mağdur yakınlarına verilmek üzere Kuva-yı milliye sandığına devredilmiştir.
Ermenek olaylarından birkaç gün sonra Nadire köyünden onu aşkın silahlı Anamur tarafına gidecekleri, kendilerine davar almak üzere gittikleri rivayet edilmişti. Bunların içlerinde Konya işgalinde iki gün vali vekaletinde bulunan Mustafa Bey zade ve Mazlum zade, fabrikacı Hacı Osman ve Sabit Efendi namında üç adam bulunduğu, yakalanmaları için titizlik gösterildiği, her kim kim yakalarsa kişi başı bin lira verileceğini Konya vilayetinden ilan ettiler ve adı geçen kişiler Anamur’la Alanya arasına gittikleri ve orada bulundukları rivayet olunup Anamur ve Alanya kaymakamlarına Ermenek hükümetinden malumat vermişlerdir.
Ermenek’ten bozulup kaçan asiler ve reisleri ile Konya, Karaman, Bozkır, Seydişehir ve Beyşehir kazalarından asi ve reisleri firar edebilen ve Aladağ nahiyesinden asilere katılıp kaçanlar Aladağ köylerinde toplanarak rivayete göre üç yüzü aşkın asinin Ermenek veya Mut yoluyla Silifke’ye hücum edecekleri söylenince Ermenek Milli Meclisi bir kat daha kuvveti ziyadeleştirmeye çalışıyordu.
Ermenek jandarma kumandanlığına tayin edilen ve Konya’dan hareket eden mülazim / teğmen, yolların korkulu bulunmasından dolayı yirmi kadar jandarma neferinin Karamanda bulundurulması için telgraf çekmiş Karamandan celp edilecek silahlar ve fişekler için silahsız 22 nefer gönderilmesi, dönüşlerinde silahları da beraber götürmek ve gelecek mülazimin maiyetinde bulunacakları emir verilmiş bu suretle gitmişler idi.
Asilerin Mut’a saldıracakları rivayeti doğrulanınca Mut, Ermenek’ten kuvvet talebinde bulunmuştur.
O sırada Mut yoluyla Karaman’a sevk olunan 30 nefer askerin muhafazasına 6 jandarma dahi gitmişti. Adı geçen askerle jandarmaların Karaman’dan hareket eden mülazim mahiyetindeki kuvvetin Mut’ta kalıp Mut kuvvetine iştirak eylemeleri için kaymakamlıktan kumandana telgrafla emir verilmişti.
Mut kuvveti ve erkânı Ermenek askeri ve kuvvetiyle Kıravga (Mut Göksu) üzerine hareket ederler. Aladağ’da toplanan asileri Kuva-yı milliye Rafet Bey namında bir miralay / albay beraberinde 600 kuvvetle takip ediyordu.
Aladağ’ın yukarı köylerinde barınamayıp Kızılalan ve civarı köylerine gelerek Kıravga’dan Mut yoluyla Mersin’e sıvışmak mecburiyetinde kaldıkları anlaşılıyor ki Muttan hareket eden kuvvet gelecekleri yolu tuttuğundan on beş teşrin-i sani sene 1336’da / 15 Kasım 1920 günü Kızılalan yaylasından Kıravga yaylası Gültepe arasından DeğirmenlikYaylası Beci (Mut Çamlıca) güzlesinden çaya inip çaydan geçerek Kırk Yalan köyünden Zeyne’nin (Gülnar) Öz köyünden tekrar çaydan geçerek Sarı Kavak tarafına Silifke’nin Mara adlı nahiyesi yakınından Karataş tarafına ve oradan da Mersin’e gittikleri Mersin ile İçel arasında bulunan Kuva-yı milliye askerlerinden iki nöbetçiye tesadüf ederler.
(DEVAMI VAR)
Kaynak: Remzi ve Mehmet Tüzün’ün babaları Ermenekli Hüseyin Ağanın (Tüzün) tuttuğu notlar.
Belgeler: Osmanlıca olarak Dr. Alaeddin Atalık’ın babası merhum Vacit Atalık

Sadeleştiren: ا ب ج ile ABC arasında köprü, Arşiv uzmanı – Gazeteci - Yazar: Mükremin Kızılca




YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com