M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

MÜSLÜMANLARIN GERİ KALMALARINA DAİR



  Pakistanlı bilim adamı Pervez Hoodbhoy[1], Türkçeye  "İslam ve Bilim"  adıyla çevrilen kitabına şöyle bir temsille başlar: 9. ve 13.yüzyıllar arasında Merihli bir antropoloji heyeti Dünya’yı ziyaret eder. İslam dünyası; camileri, medreseleri, kütüphaneleri, hanları,  hamamları, darüşşifaları, aşevleri, köprüleri, çeşmeleri ile pırıl pırıl bir aydınlık, Avrupa ise koyu bir karanlık içindedir. Aynı heyet günümüze yakın bir zamanda geldiğinde ise şaşkınlık içinde tamamen zıt bir durumla karşılaşır.[2] Modernizmin bütün dünyadaki en önemli başarısı belki de bilimsel üretimin sadece  Batı’da ortaya  çıktığı biçimiyle mümkün ve  hatta gerekli  olduğu  yanılgısını geniş  ölçüde  zihinlere yerleştirmesiydi. Bunun daha  ötesinde  bir  yanılgı ise baş döndürücü  teknolojik  gelişmenin  uyandırdığı   iyimser  havayla  bir dünya  cennetinin  kurulacağına  dair  modern  inançtı. Birinci Dünya  Savaşı  sadece  şehirlerin  yakılıp  yıkıldığı değil, bu  ilerleme  rüyasının da  yerle bir  edildiği  bir savaş  oldu.    
  Bağdat’ın öncülüğündeki İslam  klasik  çağının  13.yüzyılda  bittiği  doğru  olmakla  birlikte, bilim tarihindeki  yeni  araştırmalar, İslam  şehirlerinin  bilim meşalesini  17. Yüzyıla kadar  taşıdığını  gösterir. Müslümanların bilgi üretmeyi durdurması  ile modern  dünya  görüşünün /bu  yöndeki  uygulamaların  ortaya çıkması birbiri ardınca  gerçekleşir. Berthold  bu  durumu,  “Medeniyet  sahnesinde  birincilik Müslümanlardan  Hristiyanlara geçti.”diye tespit  eder.  Müslümanlar Batı’yla aynı hedef  için  yarışıp ta  geri  kalmış değildir; kendi  medeniyet  ruhuna  yabancılaşarak  dünyayı  etkileme  gücünü  kaybetmiştir. Bir medeniyetin,  ruhunu /çekim  gücünü   kaybetmesinin  başka  medeniyetlere / uygarlıklara  alan açması  kaçınılmazdır.[3] Modern düşüncenin İslam  dünyasına  girişi de  bu  şartlar  dahilinde  gerçekleşir. İslam dünyasına  ilk  modern  fikirler, Fransız  ihtilalinden  sonra, Rifaa el Tahtavi  ve  Hayreddin  Tunusi  gibi  aydınlar tarafından  getirilir. Fransız ihtilalinden etkilenen bu aydınlar eşitlik ve özgürlük gibi hiçbir asla/esasa dayanmayan parlak  söylemlere  kapıldılar.[4] Erich From bundan yaklaşık bir asır sonra insanların  nasıl  sorumluluktan  kaçınıp  otoriteye  boyun  eğdiklerini  anlatır.[5] Oysa bilhassa tesir gücü olan olay ve fikir hareketlerinin, dikkatle incelenip hakikat ışığında düşünülmeksizin doğru bir şekilde anlaşılması ne derece mümkün olabilir?   
Hiçbir manevi derinliği bulunmayan/tevhidi karakterden yoksun olan  modern  düşünce, eylem  ve  söylemlerinde  de  sahici  değildir.[6]  Modern düşüncenin, sınırlarını yine kendisinin belirlediği bir bilim anlayışını  başköşeye    oturtması, elinde   bir  yol  haritası olmadığının  dolaylı  bir itirafı gibidir. Böylece hukuk ve iktisat gibi hayatın temel alanlarıyla ilgili kavramların altının boşaltılacağı talihsiz bir  yol  açılmış  oldu. Sahte kutsallıkların icat edildiği, Batı dışı dünyanın her türlü sömürüye açık hale geldiği, insanın ve doğanın  bilim-teknoloji-kapitalizm  üçgeninde  kaybolduğu  bir  yoldu  bu. Günümüzde, bütün problemlerin nedeni, her problem  alanıyla  ilgili ayrı ayrı  bilinç eksikliği  değil, insan  davranışlarının  iyiliğe  ve  zarafete  yönlendirilmesi  noktasındaki  anlamsal  boşluktur.
Müslümanların evreni / insanlığı yaratılış  amaçlarıyla  kavrayan  bir  medeniyet  anlayışları  vardı  ve  bu  anlayış  doğrultusunda  bilim  üretiyorlardı. Ancak hakikate bağlılığın azalması, büyük streslere karşı dayanma gücünü zayıflattı. Buna bağlı olarak gelişen hakikat dışı arayışlar, medeniyet adına yapılacak bütün etkinlikleri de anlamsız hale getirdi.[7] Böylece, bir taraftan Müslümanlar, dünyaya kendi manevi bakış açılarıyla bakmaktan vazgeçerken, diğer taraftan ‘Hristiyanlar’ manevilikten / manadan bağımsız bir dünya görüşü inşa ettiler. Müslümanların tarih sahnesinden çekilmesiyle birlikte yeryüzünü baştanbaşa etkileyen adalet ve merhamet iklimi, insanın doğa ve toplumla uyumu ve toplum hayatının her türlü aşırılıktan uzak sadeliği de kayboldu.   
   Sonuçta Dünya’nın kaybetmesi, Müslümanların kaybetmesinde daha büyük bir problem olarak ortaya çıktı. Dünya hâlihazırda Merihli antropoloji heyetinin bir sonraki gelişinde daha çok şaşıracağı bir yere doğru ilerlemeye devam ediyor.   

 Mustafa KENARLI










[1] Pervez Hoodbhoy. Prof.Dr. Nükleer  fizikçi , yazar. "Müslümanların  geçmişte  büyük  bilimsel  ilerlemeler  kaydetmiş  olduklarından  hareketle,  bilimsel  düşüncenin  yeniden  hakim  hale  getirilmesi  gerektiğini " düşünür. 
[2] Ayrıca  bugün,  modern  insanın  hayal  etmekte  bile  zorlanabileceği  birçok  vakıf  uygulaması  mevcuttu.İslam  medeniyetine  insanoğlunun  gerçekleşmiş  rüyasıydı  demek yanlış  olmaz. Belki de  bu  nedenle  İslam  şehirlerinde  ütopyalar  yazılmadı. 
[3] Medeniyet  ve  uygarlık  kavramlarıyla  ilgili belli  bir  anlayış birliği  olmamakla birlikte, zihniyet  ve  tezahür  bakımından  iki  farklı  gerçeklik  alanı  olduğu  açıktır.Buna  göre  kadim  medeniyetler   arasında  birtakım benzerliklerin  olması  mümkündür.
[4] Modernizmin İslam Dünyasına Girişi, M.Muhammed Hüseyin, Prof.Dr.
[5] Özgürlükten  Kaçış, 1941
[6] Batı Aklına  Karşı  Türkiye, Süleyman  Hayri  Bolay, Prof.Dr. 2018
[7] Büyük  streslerden  sonra  ortaya  çıkan  hakikat  dışı  arayışların en  ideal örneklerinden  biri de, İngilizlerin  1857’de  Hindistan’ı   tamamen  işgalinden  sonra  Seyyid Ahmed  Han’ın  İslam'la modernizmi   uzlaştırma  çabasıdır


YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

1 yorum:

  1. Etkileyici tesbitlerle aydınlatıcı bir bakış açısı sunulmuş, emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com