M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

ONNU’NUN İNLERİ



(Aşağı Çağlar Dedeli Yaylası - Ermenek)
Üç kişi ağaran ekinlerin kenarını takip ederek buturaklarla mücadele ede ede Onnu’nun obasına yaklaşıyorduk.
Yayla evinin önünde iki koca söğüt vardı, söğütlerin altında çocuklar cıvıldaşıyordu. Bizi görünce içeriye seğirtip Onnu’ya haber verdiler. Az sonra dışarıya iki adam çıkmıştı, biz de iyice yaklaşmıştık…
17 Ağustos 2015 günü bir yayla gezimiz oldu. Konuyu ilk açtığımda arabasıyla bizi gün boyu gezdirmeye söz veren ve gezdiren ağabeyim Mehmet Kızılcaya ve teklifimizi geri çevirmeyen diğer ağabeyim Kadir Hocaya sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Anadolu’nun medeniyetlere beşiklik yaptığını söyleriz ve biliriz. Bu beşiklerden birisi olan Dedeli Antik Kentini görmeyi çoktandır arzu ediyordum. Burayı benden önce gezen “Taşeli Fotoğrafçısı Abdullah Çıkrık” o beşiklerden birisi ve en önemlilerinden olan Balkusan yaylası ile Balcılar yaylası arasında bulunan Ermenek’in Aşağı çağlar köyünün işlettiği Dedeli Yaylasındaki halk arasında “Onnu’nun İnleri” olarak bilinen antik yerleşkeyi anlata anlata bitirememiş bizi heyecanlandırmıştı.
Ermenek üzerinden pazartesi günü yola çıktık. Balkusan barajını doya doya seyrettikten sonra Bentbaşından, bük boyundan Balkusan köyüne vardık burada ekinler yeni işlenmeye başlamış yollardan saman hararı yüklü katırlarla köylüler geçiyordu. Geriz ininden Balkusan deresini geçtikten sonra Beğbunarından Saparcaya vardık. Sağ sol, kırlar bal kovanlarıyla doluydu, tüm arazi ise ceviz, elma erik ve kirazlarla süslenmişti. Bu koca yaylada yüzlerce hane olmasına rağmen hala elektrik vermiyordu devletimiz. Halk güneş enerji sistemlerini kendine göre kurmuştu. Halkımız suçluydu TEDAŞ, MEDAŞ ne ise neden elektrik versindi ki bu halka? bunlar nasıl olsa günü gelmeden faturasını ödüyorlardı. Olmadı bir gün geçse, “üç gün içinde ödemezsen hukuki işlem var” deyince koşa koşa öderlerdi. Burada durup doğu ve güneydoğu Anadolu ile burayı bir de siz kıyaslayın isterseniz bildiklerinize göre. Burada anında geri dönecek elektriği bin bir kırtasiye işlemlerle dağ evlerine projeler isteyerek engellerken öbür tarafta hem tesisi kur hem de kuruş para almadan sınırsızca enerji kullanımına fatura ödemeden devam et.
Arabamızı Balkusan köyüne kayıtlı aslen Alanya/Anamur Yörüklerinden Göde oğullarının Dedelideki evlerine ayrılan yolun ağzına park ettikten sonra Dedeli Antik kentinin bulunduğu Onnu’nun obasına doğru yöneldik. İnsanların mecbur kalmadıkça uğramadığı kırların kekik kokulu yamaçlarında ve Akyannasların ağardığı koyaklarında ilerliyorduk. Dağlarda kuşlar kalmamış, demem üzerine biraderlerim: onlar da insanla yaşarlar dediler. Bu arada bir kuyrukkakan (ala serçe/çukdelik kuşu) önümüze geçti, alaca kuyruklarını ve kanatlarını çırparak ilerliyor bizi Onnu’nun kelifine doğru götürüyordu.
Biraz sonra Dedeli Antik Kentinin bulunduğu Onnu’nun obasına vardık. Buralarda kavga gürültü eksik olmadığından obaya yaklaşınca Onnu ve bir misafiri dışarı çıkıp bizi izlemeye başladılar biz de selam vererek dost olduğumuzu ima ettik. Su istedik ama çay ve sofralar geldi. Kadir Hocayla tanış çıkmasıyla Onnu’nun da maden şehitleri arasında oğlu olduğunu öğrendik.
Nedense Ardı delik, Dedeli, Gödegorum ve Tolbunar Antik Kentine (Gavurini) şimdiye kadar hiç resmi bir görücü gelmemiştir. Bunlara Akçaalan yaylasındaki Philadelphiayı da katacağım ama belki oraya gelen giden olmuştur. Buralar, bu 4 antik kent de definecilerin talanına uğrarken şikâyet üzerine bile gelenin olmadığını sanıyorum. Devlet, Antalya’da İstanbul’da yani yol üzerinde bulunan yerlerde ve mücavir alanlarında bir tanecik el yapımı in bile görse sit alanı ilan ederken Kilikya’nın zirvelerindeki bu âsâr-i atika (eski eserler) dolu yerleşim yerlerinden haberi bile yoktur kesinlikle.
Tüm Türkiye de olduğu gibi Taşeli yöresinde de kayalara oyulan binlerce in ve mezar vardır. Güneyyurt ve Ermenek civarında da her kayada mutlaka görülür bu tür yapılar. Ermenek’ten başlayarak kuzeyi adeta kuşatarak Güneyyurt, Yukarı çağlar, Katranlı, Başyayla, Sarıveliler ve ötesine dolanıp giden kaya silsilelerinde Antik çağın bu el yapımı eserlere rastlamak mümkündür. Bu mağaralar ve kaya mezarları genellikler Hititler ve Asurlar tarafından yapılmakla beraber Hz İsa’nın doğumundan sonra ki dönemlerde bu peygamberin a.s. tebligatına iman eden müminler tarafından eğitim ve ibadet hatta barınma için kullanılmışlardır. Güneyyurtta örnekleri Gödekorum ve Kuşakpınarda görülen bu eserler kayalara yaslanmış olmaları bakımından zalimlerden korunmak için de bir nevi doğal kale işlevi görmüşlerdir. Zira yöredeki yerli halk ağır baskılar altında ezilmiş; yeni tebliğ edilen hak din olan Hıristiyanlık anlayışını Roma yönetiminin her türlü baskıcı yasağına rağmen benimsemiştir.
Göksu’nun iki yakasını oluşturan Taşeli bölgesindeki kaya zincirlerinde görülen kaya mezarları ve antik kentler Dekapolis olarak anılmaktadır. Hatta bu on kentçik arasında Sbide antik kenti olarak bilinen Yukarı Çağlar Sultan Tahtı yerleşkesi bile yer almamaktadır.
Ancak şahsen benim yayına koyduğum Tolbunar gavurini, Üssüz Ardıdelik, Dedeli Onnu’nun inleri ve Kuşakpınar/Gödekorum söz konusu Dekapolis kentlerinden daha geniş ve ilginç olmalarına rağmen benim yayınımdan önce hiçbir yayında yer almamıştır. Bu yerleşim yerleri son derece bakirdirler ve buralara araştırma ve inceleme namına benim gibi birkaç meraklı dışında gelen giden olmadığı gibi arkeolojik bakımdan da kazma vurulmamıştır.
Şimdi yetkililere ihbar olsun diye şahsımın ilk defa deşifre ettiği ve etmekte olduğu yerlerin bir zihinsel haritasını vereyim isterseniz.
Karaman Ermenek sınırı olan Karamanoğlu Mehmet Bey Geçidi Yellibelden Balkusan köyüne ulaşınca tam güney batı yönünde tüm ihtişamıyla Tolbunar/Gavurini görünür. Buradan tam batıya doğru beş km gidince Dedeli Antik Kentine ulaşılır yine buradan tam kuzey batıya Yellibelin ikizi Oyuklu dağından Balcılar, Kızılca ve Akçaalan yaylalarının kesiştiği yerde de Philadelphia vardır. Bu üç antik yerleşim yeri birer tepe üzerine kurulu, gözleme gayet elverişli, elle mezar ve şapel yapmaya müsait kayaların üstünde kurulmuşlardır. Üssüzde ve Üssüz girişinde bulunan Kuşakpınar ve Ardıdelik tarihi yerleşim yerleri ise bu üç alana daha uzaktırlar. Buralara Ermenek-Güneyyurt üzerinden daha kolay ulaşılabilir.
Dedeli Antik Kentinden o gün, kare kare resimler aldık, albümlerimizi oluşturduk. Bunlardan aşağıda birkaçını paylaşıyorum.
İçinden ısırgan otlarının çıktığı el yapımı ine dikkat edin: elini uzatanın tenini ısırıyor ve kimseyi içeriye sokmak istemiyor. Bu, içeride yatanların definelerini koruyan bir tılsım olmasın!
Mükremin KIZILCA












YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com