M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

ULUCANLAR'IN SON MAHKUMU (2. BÖLÜM)


Ziyaretçi Tanıklar

Ceza evinin yerini internetten bakarak öğrendik. Yine bineceğimiz otobüsü öğrendikten sonra Ulus’tan bir otobüse binerek Bentderesi güzergâhından, Ankara Kalesinin arka kesiminden gidiyoruz. Ulucanlar Cezaevi Müzesine yakın bir yerde otobüsten inerek yaya olarak yolumuza devam ettik. Cezaevinin arka tarafından yanlış bir kapıya varmışız. İçeriden bir görevli bizi görünce yanımıza kadar geldi.

Müzeyi görmek için geldiğimizi ve ancak giriş kapısını bilmediğimiz için bu kapıya gelmiş olduğumuzu belirttim. Buradan girişin mümkün olup olmadığını sordum.

“Bu kapıdan servis araçlarımız ve yemek araçları giriş yapar. Madem buraya kadar gelmişsiniz size kapıyı açayım.” dedi.

Teşekkür edip cezaevi müzesinin bulunduğu tarafa doğru yöneldik. Yöneldiğimiz yol “Sanat Sokağı” olarak adlandırılan sokak oldu. Çeşitli sanatsal faaliyetlerin yürütüldüğünü her kapının üzerinde yazan tabelalardan öğreniyoruz.



Bize anlatan bir kılavuzumuz yok ama daha sonra bu sanat atölyelerinde yarı açık cezası olan mahkûmların diğer ceza evlerinden gelerek sanatsal faaliyetler icra ettiklerini duyduk. 

Lakin atölyelerde çok ilginç ve albenisi olan işlerin yapıldığı kesin. Ebru sanat atölyesi, cam sanatı atölyesi vs. vs. önlerinden geçiyoruz. 


Her atölyeyi dolaşıp görmek için gerçekten 2-3 saat ayrılması çok yerinde olacağı inancındayım.

“Sanat Sokağı” gezimizi asıl Ulucanlar Cezaevi Müzesini görmek için biraz hızlı geçtik. Sokaktan güzel resim kareleri çektiğimi zannederim. Müzenin arka kapısından geldiğimiz için güney yönünde ilerledik. 

Sanat sokağının bitiş noktasında sol kesimde şaheser sayılacak bir çeşmeyle karşılaştık. Yakınından baktım ve resimledim. Gerçekten harika bir çeşme.


Çeşmeye ait tanıtım levhasında;

"HANİFİ RUM ÇEŞMESİ

Hanifi Rum Çeşmesi, eski Ankara'nın mahalle çeşmelerinin en güzel örnekleridir. 1804 tarihinde inşa edilen çeşme Hamamönü Zülüflü Sokak'ta, muslukları sökülmüş, suyu akmaz, taşlarından birçoğu aşınmış veya kırılmış, tümüyle yıkılmaya yüz tutmuş ilen Belediyemiz tarafından restore ettirilip Ankara Kent Müzesi bahçesindeki bu yeni yerine taşınmıştır.

Üzerindeki Kitabe: "Sene 1219 Maşaallah" yazısı yer almaktadır.

06.03.2020
Durmuş Ali ÖZBEK
durmusaliozbek@hotmail.com



YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com