M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

GELİN UÇTUĞU EFSANESİ

 


İzvid‐î Ulvî (Yukarı Çağlar)’de yaşayan bir genç, yayla Yörüklerinden birinin kızını görür ve ona vurulur. Lakin kızın gönlü bu genci istememektedir. İzvid‐î Ulvî’den gelen oğlanın ailesi ve beraberinde getirdikleri hoca ve hatırlı kişilerin bulunduğu topluluk Yörük kızını isterler ve kız verilir. Kız her ne kadar verilmiş olsa da gönlü bu genci istememektedir. Yörük obasının gelenek ve göreneklere aykırı hareket edemez. Babasına ve annesine, saygısızlık göstermez.

Yörük kızının kırlarda keçi, koyun otlatan bir sevdiği (yavuklusu) vardır ama gelip de babasından istememiştir kendisini. İzvid‐î Ulvî’den gelen kız isteyicilere ‘evet’ demiştir babası.

1.Anlatım: Yörük kızını isteten genç İzvid-i Ulvi (Yukarı Çağlar Köyünden olup, gencin sülalesinin ismi verilmiş olup, gencin sülale ismi araştırıp derleyen Durmuş Ali Özbek’te saklıdır.

2.Anlatım: Bir başka şahıstan edindiğim bilgide Yörük kızını isteyen gencin İzvid‐î Ulvî (Yukarı Çağlar)’den değil, Nevahi’nin ilk merkezi olan Davdas’a bağlı Beğkonağı (Yeniceköy)’nda oturan zorba bir beyin (ailenin) oğlu olduğu iddia edilmiştir. Kız zorba olan aileye gitmemek için genci istememiştir,[1]

Düğün yaklaşmış, hazırlıklar yapılmaya başlamıştır. İzvid‐î Ulvî’deki tanımadığı gence gelin gidecektir yaylaların güzeli Yörük kızı. Çok beklemiş yangılısı çoban genci ama nafile gelip de kaçırmamıştır kendisini. Zaten Yörük obasında yangılısının götürmesine de fırsat verilmemiştir.

Yörük güzeli, “Babamın başı yere eğilmesin.” diye için için ağlamış ama kimseciklere gözyaşını göstermemiştir. Gece yatmış, sabah kalkmış hep dua ve niyazda bulunmuş Allah’a “Beni başkasına yâr etme.” diye.

Düğün günü gelir, Yörük güzeline Yörük gelinlikleri giydirilir. Gelin beyaz bir ata bindirilir gelin alıcılarla birlikte yola düşülür. Gidecek yol bir buçuk, iki saatlik bir yoldur. Gelinin en geç ikindi vakti İzvid‐î Ulvî’ye ulaşrılması gerekmektedir.

Yörük obalarının bulunduğu yerden bir saat yüründükten sonra “Keben yolu”na gelinir. Keben yolu en az üç yüz metre yüksekliğindeki kayalıktan aşağıya duvarlarla ve yolun taşlarla döşenmesi şeklinde yapılmış bir yoldur. Bu yolun Sbide kentinde 21 ay ikamet eden Bizans İmparatorlarından Zenon tarafından yaptırıldığı söylenir. Keben yolunun hemen önünde Sbide kentini koruyan Hisar Kalesi bulunmaktadır.

Yörük gelini kendisinin verilişinden Keben yoluna gelene dek sürdürdüğü yakarışlarını son bir defa daha mırıldanarak tekrarlar. “Allah’ım beni başkasına yâr etme.” Bu yakarış son yakarışı olur Yörük kızının (gelinin).

Dik aşağı inişli Keben yolunun henüz ilk dönemecinde birkaç metrelik mesafesi inilmiştir. Beyaz gelin atı, tam bu esnada tökezler ve yıldırım gibi yere düşerek yuvarlanmaya başlar. Yörük gelini de gelin alıcıların gözleri önünde beyaz at ile birlikte en az üç yüz metrelik uçurumdan aşağı uçar.

Gelin ve an uçtuğu bu kayalıkların ilk dönemecine o günden sonra “Gelin Uçtuğu” olarak söylenmeye başlanır.

 Beyaz an sağ gözünün kör olduğu söylenir. İniş aşağı inen atın sağda bulunan dönemeci ve uçurumu fark etmediği, tökezleme sonrası direk aşağıya uçtuğu anlatılır. Bu dönemeçte bulunan kayanın yan cephesinde ise o günden sonra kaya üzerinde şekil at üzerindeki Yörük geline benzetilmiş, Yörük gelininin yöresel gelin kıyafetiyle görünüşünü andırmaktadır. Kaya üzerindeki bu oluşum bir gelinin göğüs kısmından duvak kısmına kadar olan bölümü yansıtmaktadır.

Buradan geçen her insan olayı duyup bildiği halde Yörük kızının (gelinin) uçtuğu yerden aşağı bakar ve mutlaka bir ürperti yaşar.

Durmuş Ali ÖZBEK

durmusaliozbek@hotmail.com

Kaya üzerinde oluşmuş bu şekil her daim güzel Yörük gelininin efsanesini harlar.[2]

 


Aşağıdaki iki resim Mustafa Mümin Kıyıcı'dan alınmıştır. Kendisine teşekkür ederiz.
Bu resim "Gelin Uçtuğu" mevkiinin devamı olan yüksek kayalık. Foto: Mustafa Mümin Kıyıcı

Bu resim ise "Gelin Uçtuğu"nun hemen devamı olan yol. Foto: Mustafa Mümin Kıyıcı

[1] Yukarı Çağlar Köyünden Mevlüt Ali Toslak’tan alıntı.

[2] Ermenek – Yukarı Çağlar Köyü, Araştırıp Derleyen: Durmuş Ali Özbek,

Fotoğraflar: Duemuş Ali Özbek Arşivinden.

Bu efsanenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Yazardan izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.


SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN GELEN YORUMLAR:

Hasan Bahar Bütün hikayeler acıdır ama gelin hikayeleri bir başka yürekler yakar. Bekleyenleri vardır. bu bekleyiş ebediyete kadar sürer
Mustafa Tıraş Yörüklerin hüzünlü hikayesi bitmez burada bir yörük kızının ailesine verdiği değer ayrı bir olgu. sevdiği gence varmayınca dualarına sebeb olan atın düşmesi ayrı bir konu rabbim cennette ağırlasın inşallah..
YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

1 yorum:

  1. Kalemine yüreğine sağlık Durmuş Ali Hocam. Söz konusu olayı büyüklerimizden hep dinledik ve oradan geçerken hep içimiz ürperdi ve daha dikkatli geçtik. Yöremize has bu tür anlatımları kaleme alıp, ileriki nesillere aktarmak ayrı bir güzellik. Teşekkürler.

    YanıtlayınSil

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com