M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

YUNT DAĞININ GELİNLİĞİ EFSANESİ


Foto: İrfan Ulvi Öztürk Arşivinden

Yunt Dağının güneyinde Sahil Krallığı, kuzeyinde ise Dağ Krallığı hüküm sürermiş. Ne var ki bu iki krallık birbirine düşmanmış. Dağ Krallığının adamları, Sahil Krallığının topraklarında soygunlar yapar, sahile gelen gemilerdeki Hint diyarının ipeklerine, baharatlarına el kor bunları dağların doruklarına taşırlar zevki sefa içinde yaşarlarmış.  Dağ Krallığında yaşayan insanlar çetin mi çetin, yenilmesi zor insanlarmış.

Dağ Kralının kızı varmış ki; ipekli kumaşlar içinde esmer tenli, ince belli, selvi boylu, keklik sekişli, uzun siyah saçlı, ahu bakışlı, ceylanı andıran yapılı bir kızmış. Dağ Kralı onu bolluk içinde yaşatır, yediği önünde, yemediği ardındaymış.

Gel gör ki; Dağ Kralının kızı ile Sahil Kralının oğlu birbirine sevdalanmış. Hem de ne sevdalanma, onların bu sevdaları duyulunca krallar arasındaki düşmanlık artıkça artmış, kinleri bilendikçe bilenmiş.  Savaşın eşiğine gelinmiş.

Dağ Kralının kızı, Sahil Krallının oğlu iki çaresiz sevdalı birbirlerine haber salıp Yunt Dağının zirvesinde buluşup çıkabilecek savaşı önlemenin bir planını yapmak, bir de kendi geleceklerini konuşmak için buluşmaya karar veriler.

 İki sevdalı sözlerinde durup Yunt’un zirvesinde buluşmak üzere yola koyulurlar. Ne var ki; Yunt’un zirvesinde yazın sıcağında bile insan donacak duruma gelirmiş. Buluşacakları zamansa kış mevsiminin hemen önüymüş. Her an tipiler çıkıp, boran çökebilecek zamanmış. İşte bu mevsimde iki sevdalının Yunt’un zirvesinde buluşup buluşmadıkları kimseler tarafından bilemez.  Lakin o günden sonra ne oğlandan, ne de kızdan bir ses, ne bir soluk duyulmaz. Her iki kral çocuklarını aramaktan savaşmayı unuturlar.

Aradan çok yıllar geçmiş. Ne Dağ, ne de Sahil Krallığından bir eser kalmamış. Sahil Krallığı topraklarına yerleşen yörükler bahar geldiğinde develerine göçlerini yükleyip Dağ Krallığı ile aralarında sınır oluşturan Yunt’un çevresine obalarını, çadırlarını kurmuşlar.

Yörük çobanları da Akdeniz sahillerindeki sıcaktan kurtulmanın sevincine sürülerini Yunt’un yamaçlarına salıp kavallarını öttürürlermiş. Derken bir gün sürüleri yamaçlarda otlarken kendileri de zirveye tırmanmışlar.

Zirvede bir obruk görürler. Obrukta Temmuz sıcağında bile erimeyen kar üzerinde kimin olduğu bilinmeyen üzeri elle kazınmış bir mezar bulurlar. Yörük çobanlarından biri dedelerinden dinlediği Dağ Kralının kızı ile Sahil Kralının oğlunun hikayesini hatırlar. Hikayeyi yanındaki çobanlara  anlatır.

Yörük çobanları Temmuz sıcağında dahi erimeyen kar kütlesindeki mezarın Sahil Kralının oğlunun mezarı, o erimeyen karın ise sevdalısı Dağ Kralının kızının gelinliği olduğunu ve iki sevdalının üzerini örttüğünü görürler.

O günden sonra Yunt Dağının yaz günlerinde erimeyen beyaz karın Dağ Kralının sevdalı kızının gelinliği olduğu söylenir.

19.10.2020

Durmuş Ali Özbek

Yukarı Çağlar / Ermenek


Bu efsanenin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazardan izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2020 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com