M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
Facebookta Paylaş

ANADOLU’NUN TAPUSU VE SULTAN I. KILIÇ ASLAN

 

Miladi 1079 yılında doğan Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın oğlu ve aynı zamanda ikinci Selçuklu Sultanıdır I. Kılıç Aslan.

Sultan I. Kılıç Aslan'ı bugün yeteri kadar tanımadığımızın farkına vardım. Neden mi? Batılılar ellerinden geldiği kadar 1101 yılı Haçlı Seferinin sonuçlarını sakladıkları için Sultan I. Kılıç Aslan’ın o mucizevi başarılarının yansımasını da bir nevi gölge etmeyi ortaya çıkarmıştır. Oysa Sultan I. Kılıç Aslan 450.000 Haçlı ordusunu Anadolu topraklarına sermiş, İstanbul’dan Suriye’ye giden yolu hem Bizans hem de Haçlı ordularına kapatmıştır.

I. Kılıç Arslan, I. Haçlı Seferi’nde mağlup olup başkent İznik’i Bizans’a teslim etmek zorunda kaldıktan sonra 1101 Haçlı Seferi’nde 3 ayrı Haçlı ordusuna Anadolu’da kan kusturmuş, bu sefere katılanlar kontlar ve dükler haricinde tekrar Avrupa’ya dönememişlerdir. Haçlı ordusunu Anadolu’da durdurmuş,

Haçlılar 1101 yılında birbirinin devamı olarak 3 ayrı ordu halinde Anadolu’ya yürümüşlerdir.

1. Ordu; Merzifon Savaşında 160.000 Haçlı savaş meydanında kaldı. Çok az kurtulan kontlar Sinop'tan gemi ile kaçarak İstanbul'a sığındılar.

2. Ordu; Ankara'dan güneye Kulu, Cihanbeyli, Konya üzerine yürüdü ve Sultan I. Kılıçaslan'ın planı ile açlık ve susuzluktan sayısız Haçlı çapulcularının ölümüne sebep olurken ayrıca vur kaç taktiği ile onları perişan eyledi. Kalanlar Konya'dan güneydoğu istikametinde kaçtılar. Ancak yol üzerinde yapılan bir savaşta ancak 700 kişi ormanlara kaçarak kurtuldular. Kurtulanlar yola devam ederek Hadim topraklarından Altıntaş ve İzvit yaylalarında Çukurova'dan konargöçer olarak ikamet eden Ön-Öncü Türk Oyamakları ile iki ayrı savaşta 12 kişi kalıncaya kadar savaş meydanına serildiler.

Bu savaştan Nevers kontu, kardeşi Robert, bayraktar Guillaume ve bütün maiyetiyle birlikte toplam 12 kişi Ermenek Kalesine sığındılar. Kalenin kralına ödeme ile yardım istediler. Kalede paralı askerlik yapan 12 Hristiyan Varsak ve Peçenek askeri verilerek Suriye’ye doğru yola çıktılar. 12 Haçlıya 12 asker kılavuzluk ve korumalık yaparak Mut'a doğru ilerlediler. Ancak Mut arazisi içinde bu Nevers kontu, kardeşi Robert, bayraktar Guillaume ve bütün maiyetiyle 12 Haçlı çırılçıplak soyularak salıverildiler. Daha sonra rezillik içinde Hatay'a ulaştılar.  

3. Ordu; 300.000 kişilik Haçlı ordusu Eskişehir üzerinden Akşehir, Konya, İsmil, Hotamış ve Karapınar üzerinden Ereğli'ye ulaştılar. Bu ordu geçtikleri yerleri yaktılar, yıktılar. Önlerine geleni kılıçtan geçirdiler. Hotamış yaylasında bulunan tarihi mezarlığın da büyük bir ihtimal Haçlıların kırıp geçirdiği masum insanların mezarları olduğudur.

Ereğli’ye ulaşan Haçlı ordusu I. Kılıç Aslan'ın savaş taktiği karşısında yerlere serildi. Bu savaşta 300.000 kişinin Ereğli’de yere serilirken Auvergne piskoposu Guillaurne'un adamlarıyla birlikte dağın eteğinde Ereğli suyunun çıktığı yere doğru kaçtığını ve bunların ancak atlarını bırakarak ve üzerlerindeki her şeyi çıkarıp atarak kaçmışlar. Bayern dükü VVelf de aynı şekilde zırhını, silahlarını fırlatıp atmış ve dağlara kaçarak Türklerin elinden canını zorlukla kurtarabilmiştir.  Önce Tarsus’a sonra Poitiers kontu Guillaume'un, Antakya'ya bir dilenci gibi sadece 6 adamıyla ulaşabildiğini[1] tarihçiler ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak Alpaslan Anadolu'nun kapılarını Türklere açmış, 1. Kılıç Arslan, Haçlılarla yaptığı mücadelelerin yanı sıra Anadolu’da yaptığı seferlerle devletinin rakibi Danişmendli Beyliği’nin etkisini kırmak için çalıştı. Son döneminde Malatya'yı merkez yaparak devleti Doğu Anadolu'nun en güçlü devleti haline getirdi. Musul'u ele geçirdi.

 “Bir sefer sırasında Habur Çayı'nı geçmek isterken, 14 Haziran 1107 günü kendisinin ve atının zırhlarının ağırlığı sebebiyle boğularak ölmüştür. Birkaç gün sonra kıyıya vuran cesedi; civardaki Şemsaniyye köyüne ve oradan tabuta konarak Meyyafarkin'e (Silvan) götürülerek defnedilmiştir. Meyyafarkin valisi bulunan atabeyi Kılıç Arslan'a bir türbe yaptırmış ve bu türbe "Kubbet us-Sultan" adını almıştır. Daha sonra bu türbeye birçok Türk büyüğü ve bizzat Kılıç Arslan'ın kızı Sa'ide Hatun 1130 yılında defnedilmiş, buraya bir zaviye yapılmıştır. İlerleyen zamanlarda büyüyen bu yere Sultan Mahallesi denmiştir.[2]

I. Kılıç Aslan ise Anadolu topraklarının tapusunu bizler ve bizden sonraki nesiller için kesmiştir. Bu topraklar sahipliği için giriştiği eşsiz mücadelesi ile Haçlı Ordusunun Anadolu topraklarından geçiş güzergâhlarında birçok taktikler düşünmüş ve uygulamıştır. Soğuk savaş stratejilerini ani baskınlarla uygulamış ve çoğu askerleri etkisiz hale getirmiştir. Haçlıların geçiş güzergâhlarındaki su kuyularını tahrip ettirmiş, köyleri boşalttırmış, yolları üzerindeki meraları büyük koyun sürüleri ile otlatıp Haçlıların beraberlerinde getirdikleri hayvanların beslenmesini engellemiştir. Tarihe eşsiz bir komutan ve sultan olarak adını yazdırmıştır.

Şehit olmuş, gazi olup ömrünü tamamlamış askerlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Bugün yaşayan gazilerimize de sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimi sunarım. 31.12.2021

Durmuş Ali ÖZBEK

durmusaliozbek@hotmail.com



[1] Prof. Dr. Işın Demirkent, 1101 Yılı Haçlı Seferleri, s.54

[2] Demirkent, Işın (2014). Türkiye Selçuklu Hükümdarı Sultan I. Kılıç Arslan. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, ISBN 978-975-16-2673-8.

YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

sanalbasin.com üyesidir
Düzenleme | Copyright © 2013-2021 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com