M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
Facebookta Paylaş

KÖRKUYU’NUN GÖZÜNÜ AÇALIM


Bir kültür yaratmak ne yazık ki yüz yılları alıyor.

Arpa buğday üretimin dışına çıkmamız kaç yüz yıllar aldı…

Her yüz yılda sadece bir kişinin bir tek tohumu yüz yıllar sonra yeşerme şansını bulur hep. Ünlü ozanımız ‘’ Yüz yıl sonrasını görenin değeri yüz yıl sonra anlaşılır.’’diye boşuna dememiş.

Son 20 yıldır’’ Bir Körkuyu Festivali’’ gündem oldu. Konuşulan hep Festivalin eksiği  ya da fazlalığı oldu. Körkuyu’ya dönüp bakılmadı.

Körkuyu’ya yaptığımız bir oluk. Oluk kabağa suyu doldurmaya yetiyor artıyordu. Yüz yıllarca yetti ve arttı da.

Pikniğe yeterli miydi?

Yeterli değilse de yeterli bulduk. Var olanla yetindik. Mecbur muyduk? Tartışılır.

Akan bir su var. Suyu sadece içmeye, yüzümüzü yıkamaya kullandık. Akıl edemedik fazlasını.

Körkuyu’nun geçmişini bir kenara bırakırsak son 20 yılda çevresini ağaçlandırsaydık. Dudundan söğüdüne, kavağından çınarına bu gün bir ormana dönüşürdü. Körkuyu Festivalden festivale zemini sulanıp tozu alınan üç beş saatliğine kullanılan bir alan olmazdı. Bütün Akdeniz’in uğrak yeri olurdu.

Yaylalarımızda var olan bir Almalıoluk, bir Tozlupınarı bulunmaz bir nimet. Her birinin boşa akan suyu değerlendirilseydi beldemizin en güzel uğrak yerleri olurdu.

Öyle bir ortam yaratılsaydı inanın haftanın bir günü Yörük pazarını oraya çekerdik.

Geç kaldık mı? Kaldık. Bir adım atma şansımız var mı? İstenirse var.

Eskiden yol boylarına hayratlık dikilirdi. Hayratlık dikenler unutuldu. Hayratlıklar yok oldu. Yenileri dikilmez oldu.

Ata geleneklerimizin hep bir doğru yanı vardır. Atalarımızın yüzü suyu hürmetine bir başlangıç yapalım.

Tahir Arı Lavanta ile yörenin bir çekim yeri olması yönünde önemli bir adım attı. Hayli de yol aldı. Orada bir cazibe merkezi oluşturulursa çevresine birkaç da lavanta bahçesi Körkuyu yolgeçen hanı olur.

Hani artık festivallerimizin vazgeçilmezi devemizi de çeşmenin başına oturtabilirsek Sarıyaylalar bizden sorulur. Sarı yaylaların ağası oluruz.

Yazının başında yüzyıl ve yüz yıllardan bahsetmiştim. Yöremiz yazarı Durmuş Özbek’in dedesi köyüne bir karadut diker. Karadut efsanelere konu olur. Yüzyıllar sonra torunun torunundan Durmuş Ali Özbek efsaneleri, hatıraları dillendirir.

Biz bir başlangıç yapalım da varsın efsanelerimiz yüz yıllar sonrası yazılsın.

İbrahim ŞAHİN

YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2021 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com