M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

TAŞELİ'NDE ARDIÇ OLMAK -VII [Şiirler]


SEVGİ TOHUMU

Bir avuçtur bizim orda tarlalar,
İki evlek sahilde, üç evlek de yaylada,
Sayvandımın hemen yanı başında,
Tırnağımla kazıp eşelediğim,
Evleğe sınır olur gabardıçlar,
Biri bitişinde, biri başında.

Kaç yaşında kaç asırlık bilmiyorum,
Ardıcın dibinde vaki olursa hak,
Yaprağında poyrazların ağıtları eşliğinde,
Hah işte oraya beni gömüverin,
Evleğin sonundaki ardıçtan da,
Mezar tahtalarımı biçiverin,
Üstüme atıverin biraz toprak.

Mis gibi ardıç koksun mezarım,
Bahar giyinsin toprağım,
Sıra sıra mor zambaklar dikiverin,
Ardıç kuşları uçuşsun tepemde,
Sevgi taşısın tohumlar dolusu,
Çimlensin, yeşersin toprağım,
Ağaç ağaç, dal dal olsun yaprağım,
Mas
mavi gökler dolusu.

Durmuş Ali ÖZBEK

“KESİK ARDIÇ

Bir zamanlar şehir gibi şen idin,

Bir zamanlar cennet gibi yer idin,

Şimdi ise viran oldun bozuldun,

Veda sana kesik ardıcın dibi.


Bir zamanlar koyun kuzu meleşti,

Bir zamanlar kedi köpek dalaştı,

Bir zamanlar kadın kızlar buluştu,

Veda sana kesik ardıcın dibi.


Kıymet yetmez dibindeki sayına,

Sarkıntılık olmaz yiğit payına,

Çabuk git de ulaş elin çoğuna,

Veda sana kesik ardıcın dibi.


Sabah olur güneş vurur dağına,

Yük yükleten gider yolun sağına

Gelinlik kızları gelmiş çağına,

Veda sana kesik ardıcın dibi


Çok ağlamış nemli durur gözleri

Şimdi burdan göçtü köylü kızları

Toprağında belli durur izleri

Veda sana kesik ardıcın dibi.             Çolak Hasan ( Hasan Songur- Kazancı)”[1]



[1] İbrahim Şahin Derlemesi

BİR ARDIÇ OLSUN MEZARIMIN BAŞUCUNDA


Hani dostlar,

olur ya ölürsem eğer

kıblemde bir ardıç olsun

bir de ayak ucumda

her sabah kuşlar konsun dalına

haber getirsin guzlayan koyundan

petek yapan arıdan

gelinlik kızlardan

göç göç eşlemiş obalardan

ateşi tüten bacalardan…


sürüler yayılsın karşı goyaklarda

çobanın kavalını dinleyim

dua mua da istemem hani

kuyularda helke sesi dinleyeyim

arılar konsun tekne yalaklarına

hani su serpmeseniz de olur mezarıma


sevdiklerimin mezarı olsun yanı başımda

                       sizleri göreyim hep düşlerimde


yeter ki bir ardıç olsun mezarımın başucunda

                       her şey unutulur sanılmasın ölünce

 

İbrahim ŞAHİN


YAYLALARIN SAHİBİ

Yaylaların sahibidir ardıç.

Sınır taşıdır başlangıçta. Sınır taşıdır bitişte.

 

Hani Nazım’ın dediği gibi:

 

‘’Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni

ve de uyarına gelirse

                  tepemde bir de ardıç olursa

                  taş maş da istemez hani.’’

 

obacı kızlar geçsin

her sabah önümden

                       salına salına

          ben türkülerini söyleyim

                 kuşlar eşlik etsin sesime

siz köpürte köpürte ayranı yudumlarken

            ben yeni şiirimin ilk dizesini yazayım

 

analar kömbesini pişire dursun

                                yağlasın iyicene

                                hele şu dörtlüğü bitireyim

                                                 tadına bakarım elbet

 

toplaşın kızlar şiirim bitti bile

‘’ rahvan ata benzer kepir sekişin

                            hele o tatlı gülüşün

bir de yan bakışın

işte o, satırlara sığmıyor

sığsa sığsa sarı yaylalara sığar o gülüşler

ardıçlar şahidim olsun

o gülüşlere damlarsa bir damla gözyaşı

                   kan damlar şiirime mısra mısra…

 

 

 

Göçebe hayatı yaşayan bölge yürüklerinin mezarları hep ardıç dibidir. Ardıç bekçilik eder onlara.

 

Ardıç yoldaştır yörüğe. Sırdaştır.

Yuvasıdır dipleri.

Saltanatıdır gölgesi.

Direğidir obasının. Talvarıdır obasının.

Eli koludur. Bişeğine saptır. Yayağacına dikme.

 

Kap kacağıdır. Sürüsüne çeşme teknesi. Köpeğine yal teknesi. Keçisine tuzluk. Çeşmesine oluk.

Koruyucusurdur sayvantta pardıya. Kovanda arıya.

Desteğidir bastonda.

Tehtit unsurudur pardısı, yağık ağacı.

Odunudur dalı. Kalayıdır külü tenceresine.

 

Süsüdür gelinlik kızın ceyiz sandığında.

 

Salıdır son yolculukta taşıyan.

 

Ve de mezar taşıdır mezarda.

Kol kanat gerenidir mezarda cesedimize.

  

İbrahim ŞAHİN

BEN BİR ARDIÇ AĞACIYIM BOZDAĞLARDA

Bahar düşleri kurar

kar yığmış dalarım

soyunurken gelinliğim

çiğdemler okşar ayaklarımı

kaş göz eder taze açmış sümbül


erimiş kar suyu dolar koyaklarım

çimene bürünür yamaçlarım

tomurcuklanır dal uçlarım

dallarıma konar kuşlarım


ilk oba kurulmuştur dibime

ilk duman sinmiştir kokuma

gıcırdar dallarım sabah akşam

bazen türkü, bazen ağıt

İbrahim ŞAHİN

ARDIÇ AĞACI

Sen de benim gibi yalnız mı kaldın,
Issız dağ başında ardıç ağacı?
Yorgun dallarını dört yana saldın,
Alnımda yazısın ardıç ağacı.

Ben gibi sevdiğin eller mi aldı?
Batan gün ömrünü bir bir mi çaldı?
Gidip de dönmeyen o mah cemaldı,
Yolların izisin ardıç ağacı.

Mehtapta dönerdin yüzünü aya,
Kara bahtım gibi kaldın mı yaya?
Şimdi arkadaşın çıplak bir kaya,
Ömrümün güzüsün ardıç ağacı.

Maziyi andıkça çekerim ahı,
Getir akşamları, götür sabahı,
Yandı yüreğimin damarı şahı,
Kalbimde sızısın ardıç ağacı.

Ah çektikçe dağı, taşı erittin,
Şu tozlu yollarda beni yürüttün,
Çöl sıcaklarında tenim çürüttün,
Damağım tuzusun ardıç ağacı.

Yamaçtan dökülen kara taşları,
Nası unuturum o bakışları?
Kesik budağından akan yaşları,
Bağrımın közüsün ardıç ağacı.

Muzaffer Köndel

Alıntı: https://www.antoloji.com/ardic-agaci-siiri/

ARDIÇ AĞACI

Sırtında yılların ağır yüküyle
Dizleri bükülmüş ardıç ağacı
Taşı deler ipek gibi köküyle
Dalı keder yüklü yaprağı acı

Yemyeşil durur her mevsim yaprağı
Dağların en ücra yeridir bağı
Yaprağı düşmüş mis kokar toprağı
Fidanları mekân tutar yamacı

Kovuklarında kuş yavruları var
Dallarında sincap özgürce koşar
Gölgesinde buzdan bir iklim yaşar
Asırlardır olmuş toprağın tacı

Pençe gibi kökler saplanmış yere
İster su olmasın akmasın dere
Her taşlık vatandır ardıca göre
Göklere yükselir dalların ucu
İnebolu–2013

Ümit Özkan

Alıntı: https://www.edebiyatdefteri.com/siir/1325718/ardic-agaci.html

<<<ÖNCEKİ BÖLÜM                          SONRAKİ BÖLÜM>>>

YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2021 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com