M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

DAVDAS BEYLERİ VE KARACAOĞLAN

 
Bugün Karaman’ın Başyayla ilçesine bağlı Davdas Köyü nüfusuna kayıtlı
Ahmet ALPARSLAN, Mustafa ÖZEN ve yaşlı dedeler (1700 yıllarından beri sürüp gelen bir olayı şöyle dile getirdiler):”Davdas köyünde Osmanlı padişahı adına asker toplayan vergi alan Taşeli’nde idareyi yürüten yerel bir yönetim vardır. Bunlara “Davdas Beyleri” denir. Davdas Beyi: ”Bu ünlü yiğit Karacaoğlan’ın mezarı bizim beldemizde olmalıdır.” Diyerek adamlarına gizlice “40 sarı lira” vererek Karacaoğlan’ın cenazesi Davdas’a kaçırılmıştır. Din alimi Şükrü Efendi “Mezar kazıp cenazeyi başka yere nakletmek çok büyük günahtır. Götürüp ilk gömüldüğü yere def netiniz.” diye fetva vermiştir. Bu fetva üzerine büyük halk şairi Karacaoğlan’ın naşı ilk gömüldüğü yer olan Başdere’ye getirilerek yedi köyün ortasındaki mezarlığın ortasında bulunan Karamanoğulları Döneminde yapılan Ulu Cami’nin hemen güney cephesindeki hazireye defnedilmiştir.” Dediler

TAŞELİ’NDEN SİLİFKE’NİN DOĞUSUNA GÖÇLER:

   Karamanoğulları ve Karaca Oğlan’ın yaşadığı dönemlerde Silifke’den doğuya doğru yabancıların elindeydi.

Alâeddin Keykubad Karamanoğulları Beyliğini Taşeli’nde Ermenek’te Balkusan ile Kamış boğazına “1228 yılında yerleştirmiştir. ”Bu tarihte ovalık Kilikya da Silifke’den doğuya doğru Frenk, Ermeni,  Rum, Makedon gibi yabancı kalıntıların elindeydi. O topraklar Yavuz Sultan Selim (1512-1520) zamanında Osmanlılara geçmiştir. Yeni alınan o bölgelere Taşeli’  nden Barcın yaylası ve çevrelerinden göçler olduğunu Prof. Dr. Faruk SÜMER Oğuzlar adlı eserinde s.181 de şöyle anlatır.

   Dağların içindeki Taşeli (Ermenek, Sarıveliler, Başyayla) tarihi İç-İl den sonraki asırlarda mühim göçler olmuştur. Bozdoğan, Melemenci, Karaca kocalu, Bahşişli,  Keşşefli,  Karalar bahşişli,  gibi.

   Ali Rıza Yalgın ”Cenupta Türkmen Oymakları”(birinci cilt s.218’den 221, ) eserinde şöyle yazar.”20.07.1928 Cuma günü Keşşefli oymağı na vardım. Bu yer Balkar dağlarının eteğindeydi.  Dudaklı Mehmet Ağa’nın çadırına girdim. Obada Ermenek’in Barcın Yaylasından gelmiş misafir iki Keşşefli buldum. Bunlar Mehmet Ağa’nın akrabalarıydı. Mehmet Ağa’nın dedesi de 1815 tarihinde buraya, Ermenek’in Barcın yaylasından göçüp gelmiş ve yerleşmişlerdir.

21.07.1928 günü Bolkar dağının doğu bölgesinde Bahşiş Yörükleri arasına girdim. Bahşişlerde “1773 yılında Ermenek kazasının Barcın Yaylasından göçüp buraları yurt ve yayla edinmişlerdir. ”Bugün aşiretin (110 çadırından başka Niğde Armutlu, Aladağ taraflarındaki ayrı obalarda çok Bahşiş bulunur. Bu aşiretler kışın Mersin ve Adana’nın kiralık yerlerinde kışlar. Yazın bu yaylalara geri göçerler. “ Bizler de Türk’üz amma toprağımız yok “diye sızlanırlar. Çadırları keçi kılından yapılmıştır.

   Bozdoğanlılar (350) yıl önce Anadolu’dan oymak oymak oba oba Çukurova’ya sürülmüş ve (1885) yılı içinde birkaç bölüğü iskân edilmiştir-“Cenupta Türkmen Oymakları” cilt 1 sayfa 218’den 221’e kadar cilt2 s.389

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi yayını Karaman- Akademi-Torosların İncisi Taşeli:  06/08/2010 tarihli yapıtında “Tekerleğin Değmediği Yer” Sarıveliler ve Karaca oğlan konusunu işlerken özet olarak şunları yazar.

“Karac Oğlan bir Toros Türkmen’idir.” Taşeli’nde, Barcın Yaylasındaki) Türkmen boyları arasında yetişmiş bir halk ozanımız. Bu boylar bugün dahi kendilerine özgü bir yaşam sürerler.

   Taşeli’nde yaşayan bu boyların, Karacaoğlan şiirlerinden tanıdığımız giysileri aynıdır. Süsleri, fesleri, taşları, takıları, kına gecesi, adetleri, gelin başı bağlama usulleri, vs… adlarıyla, çeşitleriyle, bu günde aynen yaşatılmaktadır. Bir yörük kiliminde Karacaoğlan’ın şiirlerinde geçen bütün renkleri ışıl ışıl buluruz.  Bütün bu veriler bize Karaca Oğlan’ı Taşeli’n de aramamızı söyler. Tüm bu şiirlerdeki dilinden, türkülerinde manilerindeki Emiş, Hürü,  bağlama, fistan, gibi giysilerden “sitil” gibi yöremize özgün kaplardan, özellikle Barcın Yaylası n dan, Balkusan’dan, Karaman’dan, Kervan yaylasından Perçem belinden, Ak dağdan, Kızılözden Kabalak’tan, Tokuş Yaylasın’dan, Daran Çayından bahsetmesi 16. Yüzyılda halk ozanımızın bu bölgede yaşadığının kuvvetli bir işaretidir. Karacaoğlan’ın Taşeli’nin Baş dere boğazın da, yedi köyün ortasındaki ortak mezarlıkta gömülü olduğunu söyler. 06/08/2010

Kitaplarda bulunmayan Emine Keş Teyzeden derlenen Karaca Oğlan dizeleri:(1948 ) yılında anamla, babamın dostları olan Barcın Yaylası’nın Tepe çayır yöresinde yaylayan Yörük, Emine Keş teyze ye konuk olduk. Ben on beş yaşlarında idim. Emine Keş teyze Gazipaşa’nın Karadiğin köyünde kışlar, ilkbaharda Barcın yaylasına göçerler. Emine Keş teyze bize Yörük yemeklerinin en güzelini, damak tadı olanlarını yedirdi.

 Beni iki hörgüçlü besereğe bindirdi. Size bir Karacaoğlan türküsü okuyayım” deyip, şu dizeleri okudu. Bir yandan da babam Hacı Mustafa not alıyordu. Kitaplarda bulunmayan bu dizeler, ilk defa yayınlanıyor.

Bu güne kadar yayınlanan kitaplarda bu dörtlükler yoktur.

Sabahleyin, duman çöktü serime,

Dağlar dayanamaz, ahu zarime,

Ayrı düştüm, dayanamam yârime,

Yandım ataşına, ölene kadar

.                                              Sürme sandım, gara kaşlar eğildi,

                                               Benim derdim, şu cihana yayıldı,

                                               Demir çarık” giydim, oda delindi,

           Sevgili(m) ELİF’İ, bulana kadar

Bu dert beni, teneşire götürür,

Çok yaşatmaz, bir gün beni bitirir,

Benim yârim, bilmem nerde oturur,

Arayıp dururum öleme kadar.

            Karacaoğlan, nere varır şu halin,

                                               Kırıldı kanadım, tutmuyor kolum,

                                               Azrail gelmiş de, istiyor canım,

                                               Veremem, sevgilim gelene kadar.

Barçın Yaylasında Yörük Kıl Çadırı  Foto: Ali YILDIZ

Üç güzel oğul der şöyle bir yiğit,

Söylediği sözü yola getirir,

Yiğit olan sırrın kimseye demez,

Kötü kalbindekin dile getirir.

Yalınız git, yoldaş olma yüzsüze,

                                               Selam verme, erkansıza yolsuza,

                                               Komşu olma, namussuza arsıza,

Akıbet üstüne,  hile getirir.

Dilberin koynuna, girsem görmese,

 Bir dilbere, öğüt versem almasa,                           

Bir yiğit kendi miktarın bilmese,                                 

Akibet başına, bela getirir.                                        

Karac-oğlan  der ki..her sözün haktır,

Yiğit olmayanın, yalanı çoktur,

                                               Cehennem yerinde, hiç ataş yoktur,

                                               Herkes ataşını, bile (kendi)  götürür.(s.175)

Cönk sayfasındaki Küçük Karapınar karyesi (köyü) ile ilgili Karaca Oğlan şiirinin Türkçesi: H 1210  M.1799- HAZA (bu) İLAHİ

 Uçup gider palazların sürüsü,

Al yanaklı top zülüflü birisi,

Şal kuşaklı gök öncekli gersi,

Aman yaylam çok güzelin var senin.

                                               Tepelerin karlı karalı aklı,

                                               Bir dürüm verseler içi kaymaklı,

                                               Gören yiğitlerin kalır mı aklı,

                                               Aman yaylam çok güzelin var senin.

Kirmen ile yün eğirir birazı,

Acı poyraz çok sert gelir ayazı,

Dönüp bir bakmıyor zalımın kızı,

Aman yaylam çok güzelin var senin.

                                               Karac-Oğlan der ki Barçın yaylası,

                                               Yalvarsam yakarsam vermezmanası

                                               Yankılanıp gelir yarimin sesi,

                                               Aman yaylam çok güzelin var senin.

                               Küçük Karapınar karyesi (köyü)  tarih:1210 M.1799

(ğeri- sonra- nüsha)

Cönkteki Sarıveliler karyesi (köyü) ile ilgili Karaca Oğlan şiirinin Türkçesi:

Gene geldi bahar temi,

Yaz ayları şimden geri,

Yaz gününün bulanığı,

Akar seli bundan geri.

                               Katar katar oldu göçler,

                               Donun geydi her ağaçlar,

                               Türlü türlü öten kuşlar,

                               Ciğer yakar şimder geri.

Her ağaç geydi donunu,

Bülbülartırdı ününü,

Koç yiğitler vatanını,

Anar ağlar şimden geri.

                               Hasta Karac-Oğlan hasta,

                               Ağlar gözüm dilim yasta,

                               Kavuşturur dostu dosta,

                               Yayla yolu şimden geri.

                                                  Sarıveliler karyesi(köyü) H.1223- M. 1808


Karaca Oğlan’ın Karamanoğulları diyarı Taşelin’den “İneyim gideyim Osman İline” dizelerinden örnekler

İneyim gideyim,  Osman İline,

Sevdaya düşenler, yorulmaz imiş,

Herkes sevdiğini, almış yanına,

Garibin hatırı, sorulmaz imiş.                                          

Aştı gitti, soramadım boyunu,                               

Çene tutmuş, kaşlarının               yayını,                                   

Yeni bildim, güzellerin huyunu,                                  

                                               Gel demeyen, yere varılmaz imiş.

 

                              

Yer değilim, karış, karış yarılam,

Su değilim, bulanıpta durulam,

Şu dünyada, sevdiğine sarılan,

Ahirette sual, sorulmaz imiş.                               

Her daim böyledir, feleğin işi,                                      

Zehirden acıdır, engelin aşı,                                         

Tırnağın var ise, başını kaşı,                                         

Sağ gözden, sol göze fayda yok imiş.(1)                                                  

(1)Kimseden kimseye vefa yoğ imiş. Nüsha.    

Karac-Oğlan geldi, güzel kervanı,

Benolayım,devesine savranı

 Fırsat elde iken, sürün devranı,

 Kocalıkta devran, sürülmez imiş. S. (215) Ergun

 

Yaşamakta olan Ebiş Tunç’tan, yayınlanmamış dizelerden örnekler:

Bugün yaşamakta olan Sarıveliler İlçesinde oturan Ebiş TUNÇ (D.1926) on yedi yıl önce Karaca Oğlan hakkında bana anlattığıilginç  öykü ve yakımlarından (şiir) örnekleri okuyucularımla paylaşmak istiyorum. “Karaca Oğlan’ın sevgilisi ELİF- ’in babası kışın Akdeniz sahillerinde kışlar. İlkbahar gelince her yıl Barçın yaylasına yaylaya göçer. Günlerden bir gün Yörük, Hanımı ile kızı Elif’i de yanına alarak alışveriş yapmak için Sarıveliler deki tarihi “Başdere Karaca Oğlan pazarı”na gelir. Daha önceden yörüğün kızı Elif’i Karaca Oğlan’a vermek istemediği duyulur. Pazarda Yörük bir başkası ile uzakta konuşurken Elif’in yalnız kaldığını gören Karaca Oğlan bunu fırsat bilir. Hemen Elif’in yanına koşar. Elif’e ilk yeminli türküsü ile şu  Şiirleri söyler. Dedelerimiz, ebelerimiz dilden dile bunları bizlere anlatırdı.” der.

Elif’imin yazılmıştır maskına,

Yoksa yarim yad mı düştü köşküne,

Ben yandım kül oldum senin aşkına,

Beyhude yerlere yanan değilim.

                                               Canım beni niçin zari eylersin,

                                               Verdiğim ikrardan dönen değilim,

                                               Senden gayrısına vermem meylimi,

                                               Uçup daldan dala, konan değilim.

Yüce dağ başından, indiremedim,

Yönünü yönüme, döndüremedim,

Bir elim kalemde, bir elim divit,

Kız senin aklını kandıramadım.

                                               Karac-Oğlan bilir senin halini,

                                               Kadir Mevlam, açık etsin yolunu,

                                               Senden gayrısına vermem meylimi,

                                               “Vallahi, billahi” veren değilim.

Böylece ilk yeminli türküsünü tarihi “Başdere Karac-Oğlan pazarı’nda söyler.

 

Karacaoğlan’ın Ermenek’e bağlı Balkaman (Balkusan) köyü ile ilgili dizeleri:

 

Kalk gidelim, Balkaman’dan yukarı,

Oturup durana, devlet yar olmaz,

Yiğidin bir başı, gezginci gerek,

Yiğit gezmeyince, adam olamaz.

Yiğidin bir başı, fıraklı gerek,

                Sağ yanı, sol yana çıraklı gerek,

                                               Beriden benzerden, yürekli gerek,

                                               Kötü kervan bozup ,kumaş alamaz.

Uyan Karac-Oğlan, gafletten uyan,

Atına binip de, gargına dayan,

Ölümden korkup da, sonunu sayan,

Ölür gider, yar koynuna giremez.  S.  (193)Ergun

11 Haziran 1977 Konya - Yeni Meram Gazetesinden alınan haber: “Konya’da, TÜRK DİL SEMİNERİ,sürdürülürken Mustafa Ertaş Kıbrıs’ta Karaca Oğlan’a ait yeni şiirler buldu.”

     Öğretmen yazar Mustafa Ertaş, Kıbrıs’lı yazar İlter Veziroğlu’nun davetlisi olarak, geçtiğimiz ay içinde Kıbrıs’ta 10 günlük bir inceleme araştırma yapma imkânı bulup, 14 yıllık çalışmalarına yeni katkılar yapmışlardır.Kıbrıs’taki asırlık soydaşlarımızla kurduğu temas ve araştırmalar sonucu Karaca Oğlan’ın hiçbir yerde benzeri yayınlanmamış şiirlerini tespit etmiş ve bu şiirlerle ilgili geniş araştırma sonucunu pek yakında yayınlayacağını bildirerek edebiyat tarihçelerine müjde vermiştir…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Magosa’ya bağlı Mehmetçik beldesinde

oturan 76 yaşındaki Rahime Veziroğlu teyzeden derlenen Karaca Oğlan şiirlerinden örnekler: Rahime teyze’nin gelini, öğretmen Aliye Veziroğlu, eşim Günay ve bana,” Ertaş hoca, bizlerde, Kıbrısta, Türk şairlerimizden düşman zulmü ile ilgili dörtlükleri belleğimizde kalanlardır.” demişti. İşte o şiirlerden iki dörtlük:

Saldım aşk kuşunu, avını alsın,

Yarenim yoldaşım, yanıma gelsin,

Gurbet ellerinde, düşmanım kalsın,

Emmili dayılı, yola gidelim.

Karaca Oğlan der ki, fındık küçülmez,

Her öne gelene, sırrın açılmaz,

Muhannetin, köprüsünden geçilmez,

Coşkun suya, uğratırım yolunu

Mustafa ERTAŞ
YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2021 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com