M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
...
Facebookta Paylaş

KÖY ENSTİTÜLERİ KURULUŞUNUN 81. YILI VE İVRİZ’DE EĞİTİLEN KAZANCILI EFSANE EĞİTİMCİLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ


       Anadolu insanının aydınlanması, okuyup adam olması ve modern çağa yürümesi yönünde en büyük katkıyı sağlamış olan Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 81. yılında, bu eğitim merkezlerini kuruluşu ve işletilmesinde emeği geçenleri, bu merkezlerden olan İvriz (Ereğli/Konya) Köy Enstitüsünde  okuyan ve bizlerin ilkokul, ortaokul ve lise dönemlerimizde değeri ölçülemeyen katkılar sağlayan efsane öğretmenlerimizi saygı ve  rahmetle anıyoruz. 

Kazancı Beldesine, 1924 yılında İlkokul açılmış olup, Cumhuriyet’in ilanı ve harf devrimini takiben, yeni yazı/ Türkçe eğitime geçilmiş, ülke çapında geniş bir eğitim seferberliği başlatılarak, bir çok bölgesel okullar açılmış olmasına rağmen, uzun yıllar boyunca Kazancılı  bir kişi bile kasaba dışına eğitim için gönderilmemiştir. Nihayet, 1941 yılına gelindiğinde, zamanın köy muhtarı olan Hüseyin GÜZEL (Gözel) oğlu Mehmet GÜZEL,  yeni açılan Konya / Ereğli/İvriz İlköğretmen Okuluna (Köy Enstitüsü) öğretmen Sami ÖZTAŞ’ın gayretleriyle gönderilmiştir. Bu öğrenci, İvriz’de 3 yıl okuduktan sonra sağlık sınıfına seçilerek Eskişehir/Çifteler Sağlık Okuluna intikal etmiş ve orada 2 yıl daha okuyup Sağlık Memuru olarak mezun olmuştur. İşte, Kazancıdan  ilk “EĞİTİM VE MESLEK  ÖNCÜSÜ” eğitim için dışarı giderek  okumuş ilk devlet memuru olan Sayın  Mehmet Güzel olmuştur. Kendisi, Halimiye (Tepebaşı), Kazancı, Ermenek ve Karaman’da uzun yıllar sağlık memurluğu yaptıktan sonra emekli olmuş olup,  Kazancı kasabasında vefat etmiştir. Merhum Mehmet Güzel ve bu öncümüzün izinden giderek sağlık memuru olan Hasan Ali Güzel ve Ali Uğuz’u  rahmetle anıyoruz. 

Öğretmen Sami ÖZTAŞ’ın gayretleriyle, Kazancı ilkokulunu 1942 yılında bitiren çocuklar  arasından, çalışkan ve akıllı çocuklar olarak seçilen, Sami TUNCA, İbrahim TÜRKER ve Dede UGUZ İvriz Öğretmen okuluna gönderilmiş, bu öğrenciler aile büyüklerinin eşliğinde nice güçlüklere katlanarak okula başlamışlar üstün başarılarla 1948 yılında mezun olmuşlardır. Dede Uğuz Kazancı ilk okuluna müdür olarak atanmış, göreve başladıktan sonra  hastalıktan vefat etmiştir. İbrahim Türker atandığı Karaman/Mandasun köyünde bir ay öğretmenlik yapmış ve yüksek mezuniyet derecesine göre Ankara Gazi Eğitim Enstitüsüne gönderilmiştir. Sami Tunca ise Kazancı ilkokulu dahil bir çok merkezde öğretmenlik, müdürlük yaptıktan sonra emekli olmuştur. Kendisi yöremizin tanınan yazar ve şairlerinden olup, ilk Kazancı kitabı ve diğer konularda kitaplar yazan eğitimci-yazar-şair özellikleriyle bir öncümüzdür. Sonrası yıllarda İvriz’e, Veli KAYACIK, Abdullah ERDEM ve Mustafa ZENGİN ikinci gurup, müteakip  yıllarda, Durmuş ÇETİN, Hüsamettin ERDEM, Kiraz ÇETİN (DEMİRCAN), İbrahim AYGÜN   dahil birkaç çocuk daha gönderilmiş olup, sonrasında bu okula uzun yıllar öğrenci gönderilmemiştir. Bu meslek öncüsü ve eğitimcilerimizi rahmetle ve saygıyla anıyoruz.  

Köy Enstitülerinin eğitim sistemi, ders konuları ve aydınlanmada mucize rolü konularında bilgilerimizi tazelemek için, sıra dışı başarılara imza atan eğitimcilerimizden Merhumlar İbrahim TÜRKER ve Sami TUNCA hocalarımızın yayınladığımız hayat öykülerini günün anlam ve önemi nedeniyle okuma fırsatı bulacakları için tekrar eklerde yayınlıyoruz.  

Köy Enstitülerindeki eğitimde, bilgi ve beceriyi artırmaya dayalı ve iş içinde  eğitim ilkesi  benimsenmişti. Öğretim süresi  itibariyle, 114 hafta kültür dersleri, 58 hafta tarım ve uygulaması dersleri, 58 hafta teknik dersler ve uygulaması, 6 hafta yıllık tatil. Tatiller her küme için farklı aylarda ve dönüşümlü olarak veriliyordu. Dersler dışında, toplu yapılan söyleşiler, öğretmenlerin bilgilendirme toplantıları, halk oyunları çalışması, eğlenceler, okuma saatleri ve beceri artırma çalışmaları gibi etkinlikler uygulanırdı.  

Merhum İbrahim TÜRKER’in bize intikal eden anıları içinde yer alan ve zamanın aynı okul mezunu  (şairi) Haşim KAYNAR tarafından yazılarak, Köy Enstitüleri dergisinin ilk sayısında yayınlanan dizelere yer verelim.. 

 

İçinde yatıp uyuduğumuz, 

İş yapıp karın doyurduğumuz. 

Binaların altında otlar vardı. 

Yerleri rüzgar, 

Toprağı koyun kuzu yalardı.. 

Göğümüzde kuş uçmaz, 

Bulut dolaşmazdı. 

Yoldan geçenler, 

Başını çevirip bu sırtlara bakmazdı.. 

Terler nasıl bulut olur, 

Bina nasıl kurulur, kuş uçurulur. 

Yıldız böceği gibi elektrik parlatılır.. 

Uğramayan yollar uğratılır. 

Bitmeyen işler bitirilir.. 

Bozkıra nasıl can getirilir? 

Bir millet bozkırda nasıl birleşir ? 

Cümle aleme gösterdik…... 


Saygıyla…  

 

Derleyen/Yazan :Kazancılı  Naci SÖZEN 



YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2021 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com