M|E Medya Ermenek Medya Ermenek
Facebookta Paylaş

YAZI-YORUM


Necati ALODALI

"ALINTIDIR" / YAZI-YORUM'UM ALTTADIR

TAKSİM CAMİİ NEDEN ÖNEMLİDİR?
Sosyal medyada özellikle genç nesillerin Taksim Camii konusuna yabancı olduklarını görüyoruz.
"Bu konu neden bu kadar abartıldı", "küçük bir cami, ne önemi var ki" tarzı yorumları görünce bir hatırlatma yapmak icabetti. Çünkü yeni nesiller yakın tarihi bilmiyor. Dolayısıyla da olanları doğru şekilde yorumlayamıyor. Taksim Camii neden önemlidir maddeler halinde bakalım;
1- Öncelikle belirtelim ki Taksim Camii bugünün konusu değildir. Geçmişi 150 yıla kadar uzanan bir ayakta kalma mücadelesinin, İslam olma ve İslam kalma mücadelesinin bir sembolüdür.
2- Taksim/Beyoğlu bölgesi Osmanlı döneminde Pera olarak adlandırılan ve gayri müslimlerin yaşadığı bir bölgedir. İçkinin ve sefahatin izin verildiği tek bölge olması dolayısıyla da asırlarca fuhşiyyatın merkezi olarak kalmıştır.
3- Osmanlı'nın zayıfladığı dönemlerde adeta kurtarılmış bölge olarak yabancı misyonların, casusların ve türlü oluşumların merkezi haline gelmiştir. 18. yüzyılda Osmanlı-Rus savaşından sonra buraya Ruslar tarafından yaptırılan Ortodoks Kilisesi Müslüman ahalinin büyük tepkisini çekmiştir. Çünkü bölgede pek çok kilise ve sinagog varken Rusların baskıyla kendi kiliselerini inşa etmeleri bir bağımsızlık meselesi haline dönüşmüştür. Tüm bu kilise ve sinagoglara alternatif olarak sadece 1 küçük cami(Ağa Camii) bulunması Müslümanların izzetine dokunmuştur. Bunun üzerine Sultan Abdülhamid tarafından daha o dönemde bölgeye büyük bir cuma camisi yaptırılması planlanmıştır. Bunu duyan batılı ülkeler Osmanlıyı tehdit etmişler ve bu bölgeyi elbirliğiyle sahiplenmişlerdir.
4- Cami konusu ikinci kez 1952 yılında Adnan Menderes tarafından dile getirilmişse de yine batılıların tehditleriyle geri adım atılmıştır.
5- Beyoğlu'ndaki levantenlerin, azınlıkların ve gayri müslimlerin 1960'dan sonra bölgeyi tamamen tahliye etmeleri ve yerlerine Müslüman ahalinin yerleşmesine rağmen cami yapımı uzun yıllar engel yemeye devam etmiştir.
6- Süleyman Demirel(1979) ve Turgut Özal da(1988) Taksim'e cami önerisine sıcak bakmışsa da kendi dönemlerinde batılıların baskısı ve tehditleriyle; içimizdeki İslam düşmanlarının, sabetayistlerin, dönmelerin tesiriyle geri adım atmışlardır. Yine Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde ve Erbakan'ın başbakanlığı döneminde gündeme gelmesine rağmen 28 Şubat darbesi nedeniyle cami yapılamamıştır.
7- 2013 senesinde Taksim Camiini yeniden gündeme alan Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısına bu kez de aynı bölgede fitili ateşlenen Gezi ayaklanması ile engel olunmaya çalışılmıştır.
8- Tüm tehditlere ve içeriden/dışarıdan saldırılara rağmen Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 2017 yılında Taksim Camiinin temeli atılmıştır. Gezi tayfası, TÜSİAD, Koç Grubu, DHKP-C, Almanya, ABD, Mason örgütleri ve kimi muhalefet partileri Taksim'e camiye izin vermeyecekleri yönünde açıklama yapmışlardır.
9- Taksim Camii aradan geçen 150 yılın ardından bugün tamamlanarak ibadete açıldı. Bu cami sadece bir ibadet merkezi değil aynı zamanda Pera bölgesinin fethinin de tamamlandığı anlamına geliyor. Çünkü dinimizde ezan okunmayan yer İslam toprağı kabul edilmiyor. Zaten tüm mücadele de bundan dolayıdır. Mesele Taksim Camii değil, bu ülkenin bir bütün olarak İslam kalma mücadelesidir. Sultan Fatih zamanında bir ihsan olarak Cenevizlilere ve Yahudilere tahsis edilen bu bölge tıpkı kapitülasyonlar gibi uzun asırlar Osmanlının başına bela olmuştur. Taksim Camiinin ibadete açılması Fatih zamanında verilen ihsanın ihanetleri sebebiyle levantenlerden geri alınması ve İstanbul'un madden ve manen fethinin tamamlandığı anlamına geliyor. Tıpkı İstiklal Harbi sonrasında kapitülasyonların kaldırılması gibi.
10- Taksim Camii tıpkı Ayasofya gibi fethin sembolüdür. Büyüklüğünün değil sembolik anlamının önemi vardır. Çünkü bu camii Osmanlının, Sultan Abdülhamid'in, Menderes'in, Demirel'in, Özal'ın, Erbakan'ın bizlere miras bıraktığı ahdidir.
Gezi tayfasının Taksim camii protestolarında "İşgal 1453'te başladı" pankartları taşıması işte bu sebepledir. Türkiye düşmanları ne dediğini çok iyi biliyor. Taksim camiinin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Sorun bizim, gençlerimizin, yeni nesillerin kısacası Müslümanların yeterince bilgi sahibi olmamasından kaynaklanıyor.
Taksim Camii davasını bilenlere, sahiplenenlere ve bugünleri görmemize vesile olanlara selam olsun. Bu yolda hasret çekip vefat edenlerin mekanı cennet olsun.
YAZI-YORUM
Millet olarak 150-200 senedir yurt içinde ve özellikle Avrupa'da alınan eğitim sonucu yetişen çağdaş-laik-ateist nesil başta din olmak üzere kendi öz değerlerine yabancılaşmış, bu yönde yapılan her icraata karşı çıkmış, hatta savaş açmıştır.
Bir İslam ülkesinde kendi toprakları üzerine Cami yapılmasına karşı çıkmaya Türkiye'nin dışında hiçbir ülkede rastlanmaz. Ancak ülkemizde yakın zamana kadar yanlış uygulanan laiklik (dinsizlik dini) savunucuları (bütün dinlere aynı mesafede olmaları gerekirken) sadece İslam Dinine karşı olduklarından Taksim/Pera semtinde 150 senedir yapılan kilise, havra, sinagog inşaatlarına hiç karşı çıkmamışlar aksine yardımcı olmuşlardır. Cami inşaatı için yapılan her teşebbüse batılıların tehdit ve baskıları ile hadsiz ve müptezel yerli maşaları eliyle engel olmayı çeşitli vesilelerle başarmışlardır.
Yukarıdaki yazının 8. maddesinde söylendiği gibi cami yapımının serencamı gayet açık bir şekilde anlatılmıştır. "Tüm tehditlere ve içeriden/dışarıdan yapılan saldırılara rağmen Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 2017 yılında Taksim Camiinin temeli atılmıştır. Bunun üzerine Gezi tayfası, TÜSİAD, Koç Grubu, DHKP-C, Almanya, ABD, Mason örgütleri ve kimi muhalefet partileri Taksim'e cami yapılmasına izin vermeyecekleri yönünde açıklama yapmışlardır."
1960 yılına kadar bölgede yaşayanların çoğunluğu azınlıklardan - gayri Müslimlerden ibaretken bunların bölgeyi tahliye etmeleriyle yerleşen Müslüman halk cuma namazlarını bodrumlarda, çatı katlarında, yol ve sokaklarda kılmaktaydı. Büyük bir ihtiyacı kısmen de olsa karşılayan Taksim Camii yapıldı ve çok şükür açılışı da yapıldı.
Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bu yolda karınca misali safını belirten, emeği geçen, bir tuğla ile de olsa katkıda bulunanlardan Allah razı olsun.
Türkiye düşmanlarının yaptıkları Gezi Ayaklanmasının tam karşısında yer alan Cami, bölgenin fethinin tamamlandığını tevsik eden mührü vurmuştur. Bu caminin yapılmasına karşı çıkanların Gezi Ayaklanmasında afişledikleri "zulüm 1453'te başladı" sözleriyle 1453'te böğürlerinden yedikleri hançerin hala yerinde durduğu anlaşılmaktadır. Dillerine doladıkları bu söz gibi, "kanal İstanbul'a, yeni hava limanına, köprülere, tünellere, şahlanan silah sanayisine ve ülke yararına yapılacak her türlü yatırıma, milli-manevi her yatırıma ve icraata batılıları emri ile karşı çıkan, engellemeye çalışan bu güruh milletine yabancılaşan gafillerden, soyu ve nesebi bozuklardan ibarettir. Çünkü Camiler ve Mescitler Allah'ın evleridir. Kim ki Cami ve Mescide engel olursa Allah'a savaş açmış olur.
TAKSİM CAMİİ AÇILMIŞTIR!
"CENABI HAK KIYAMETE KADAR MİNARELERİNDEN EZAN SESLERİNİ EKSİK ETMESİN! MİLLETİMİZE VE TÜM ALEMİ
İSLAMA HAYIRLI OLSUN! -"
YAZARLAR SAYFASINA ==>>>
Medya Ermenek Haber Sitesindeyayınlanan makaleleriniçeriği hakkında mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu makalesi yayınlanan yazara aittir.Yayınlanan makale karşılığında yazarlara telif ücreti ödenmez. Yazarlar bunu peşinen kabul etmiş sayılırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Kuralları
Yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret, küfür, aşağılayıcı, küçük düşürücü, pornografik,
ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici,
yorumların her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluğu yorumcuya aittir.
İsimsiz yazılan yorumlar bir saat içinde sistem tarafından otomatik olarak silinir.

Düzenleme | Copyright © 2013-2021 | MedER |Medya Ermenek
BİZE ULAŞIN
ghs.google.com
ghs.google.com